Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

Müjde, şeytan bulunmuştur!!!!..

THE_HAFIZ

Mesajlari Onaylanacak
Katılım
14 Ağu 2006
Mesajlar
319
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Hanif dostumun IŞILDAK GECELERİ adlı yazısında, hangi hadislerin sahih, hangilerinin uydurma olduğunu ısrarla soran AYŞEGÜL hanımın isteği doğrultusunda tekrar Hadis Kitaplarına bir göz atayım niyetiyle araştırırken, yıllarca varlığı bilinen ama kimsenin bulamadığı ve göremediği bir varlığı, Şeytanı buldum iyi mi?.. Hadi bu iyilikte benden olsun sizlere, bundan sonra görünmez bir düşmana karşı değil, bilinen ve görünen bir düşmana karşı koruyacaksınız kendinizi ve işiniz daha da kolaylaşacaktır.. Bu amme hizmetimden dolayı hiçbir ücret istemiyorum, bu benden milletimize bir armağan olsun..

Gelelim belgeye, buyrun okuyun ve rahatlayın..



Hadis: “Tüm kara köpekleri öldürünüz. çünkü onlar Şeytan-dır.”

Hanbeli 4/85,5/54



Kuran’daki Kehf suresinde gençler ve köpekleri anlatılır. Bu gençler övülmekte ve köpeklerin aleyhinde hiçbir şey söylenilmemektedir. Bu ayetleri eğer hatırlamazsanız, Peygamber döneminde köpeklerin mescidde dolaştığına dair hadisi de bilmiyorsanız, bu hadis size mantıksız da gelmiyorsa, sırf Kuran’da geçmeyen bir şeyi dine ilave ettiğine bakarak bu hadisi ve köpekler aleyhine diğer hadisleri reddedebilirsiniz. Bu tarz hadisler yüzünden köpeğin abdesti bozduğu gibi uydurmalar üretilmiş ve insanlar hayvanlar alemindeki en yakın dostlarından uzaklaştırılmışlardır.

Aslında hayvanlar alemiyle ilgili uydurma hadisler çok fazladır. Örneğin bir hadiste horozun melek gördüğü için öttüğü, eşeğin şeytan gördüğü için anırdığı söylenir. (Bakınız Sahihi Müslim) Fa-renin aslında Yahudi olduğu, bu yüzden deve sütü içmediği başka bir hadistir.(Bakınız Sahihi Müslim Zühd) Karganın sapkın(fasık) olduğu da hadistir.(Bakınız Buhari 59/16, Hanbeli Müsned 2/52) Devenin şeytandan yaratıldığı biyolojiye (!) ışık tutacak bir hadistir! (Bakınız Hanbeli Müsned 4/85) Kedinin aslanın aksırığından, domuzun filin aksırığından yaratıldığını iddia eden hadisler de vardır. (Bakınız El Mecruhin 1/101) Tüm bu hadisler Kuran’da geçmeyen uydurmalarıyla dinin mantıksız sanılmasına sebep olmuşlardır. Şimdi sadece Kuran’dan din anlaşılmaz diyenlere soralım. Sizin dini anlamadaki yönteminize göre hadisler dinin kaynağıdır. O zaman sizin yönteminize göre en güvenilir hadis kitaplarında geçen bu izahları da kabul etmeniz gerekir. Kabul ediyor musunuz? Kabul etmiyorsanız, sadece Kuran’ın güvenilir olduğuna ve o zaman dinin Kuran’dan anlaşılması gerektiği sonucuna varırsınız. Eğer bu hadisleri kabul ediyorsanız, ne diyelim, hayırlı olsun!...
 

Samet Gul

New member
Katılım
24 Ağu 2006
Mesajlar
68
Tepkime puanı
2
Puanları
0
kardeş sen hadislere inanıyormusun?
Bana inanmıyorsun gibi geliyor da
 

gencsofi

New member
Katılım
4 Eyl 2006
Mesajlar
128
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
31
Web sitesi
www.seferli.net
the_hafız kardeş,bu hadisin çok farklı anlamları olduğuna inanıyorum acaba benim için bakarmısın devamında bu hadis ile bağlantılı bir hadis daha varmı???
 

THE_HAFIZ

Mesajlari Onaylanacak
Katılım
14 Ağu 2006
Mesajlar
319
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Samet Gul' Alıntı:
kardeş sen hadislere inanıyormusun?
Bana inanmıyorsun gibi geliyor da


eĞER YUKARIDAKİ UCUBEYE HADİS DİYOR VE İNANIYORSANIZ, BENİ MAZUR GÖRÜN DOSTUM, YANINIZDA DEĞİLİM MAALESEF.. DUALARIMLA
 

THE_HAFIZ

Mesajlari Onaylanacak
Katılım
14 Ağu 2006
Mesajlar
319
Tepkime puanı
0
Puanları
0
gencsofi' Alıntı:
the_hafız kardeş,bu hadisin çok farklı anlamları olduğuna inanıyorum acaba benim için bakarmısın devamında bu hadis ile bağlantılı bir hadis daha varmı???


Benim bulduğum hadis metni bu kadar, ama, başka varyantında devamıda varsa, yazın ve görelim, sonra ne manaya geldiğini tartışalım, ama, şu halinde bir hadisten çok bir KÖPEK DÜŞMANLIĞI mahtığını hatırlatıyor. dualarımla
 

Samet Gul

New member
Katılım
24 Ağu 2006
Mesajlar
68
Tepkime puanı
2
Puanları
0
Hadis: “Tüm kara köpekleri öldürünüz. çünkü onlar Şeytan-dır.”
Sonradan hükmü kalkmış bir hadise ucube diyorsun kardeş.Allah affetsin seni
 

gencsofi

New member
Katılım
4 Eyl 2006
Mesajlar
128
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
31
Web sitesi
www.seferli.net
benim bu konuda bir bilgim ve yorumum yok ama her hakk hadise gönülden inanırım.
allah razı olsun dua ile.
 
S

seha

Guest
İsrailiyatın bir taifesi ve hikmet-i Yunaniyenin bir kısmı, daire-i İslamiyete girmesiyle, din süsüyle görünerek, fikirleri ihtilale verdiler. Şöyle ki:

O soylu Arap kavmi, cahiliyet zamanında ümmi bir ümmetti.Ne zaman ki içlerinden hak tecelli edip hislerindeki kabiliyeti uyandı ,onlara meydanda yol açan din-i mübini gördüklerinden, bütün rağbet ve meyillerini, yalnız dinin öğrenilmesine adadılar. Fakat kainata olan bakışları, Felsefenin açıklamaları nazarıyla değil, belki Kur'an'dan hüküm çıkararak, yalnız delil göstermek içindi. Onların o hassas tabi zevklerine ilham eden, yalnız onların fıtratlarına uygun olan geniş ve ulvi çevreleri ve saf ve yetenekli olan asli fıtratlarını talim ve terbiye eden yalnız Kur'ân idi. Bundan sonra kavm-i Arap, sair kavimleri yuttuğu gibi, diğer milletlerin bilgileri dahi Müslüman olmaya başladığından, hurafe dolu olan olan İsrailiyat ise, Vehb, Kâ'b gibi ehl-i kitab alimlerin İslamiyete girmelri ile Arapların hayallerinin hazinelerinde bir mecra ve menfez bir yol bularak o saf fikirleri karıştırdılar. Hem sonra da hürmet dahi gördüler. Zira ehl-i kitaptan alimlerinden İslamiyete gelenler, İslamiyet şerefiyle gayet olgunlaştıklarından, hürmet gördüler,geçmişteki pis bilgileri kabul edilir ve tasdik edilir gibi oldu, reddedilmedi. Çünkü, İslamiyetin usulüne aykırı olmadığından, hikaye gibi rivayet olunurken, ehemmiyetsizliği için tenkitsiz dinlenirlerdi. Fakat-eyvah-sonra hak olarak kabul edildiler, çok şüphe ve tenkidlere sebebiyet verdiler.

Hem de, şu İsrailiyat, kitap ve sünnetin bazı imalarına merci ve bazı anlaşılan manalara bir münasebetle kaynak olabilirlerdi-fakat ayet ve hadisin manaları değil.İradesizliklerinden başka bir kaynağı olmayan veya nazar atf etmeyen zahirperestler, bazı ayet ve hadisleri o İsrailiyat hikayelere tatbik ederek tefsir ettiler. Halbuki, Kur'ân'ı tefsir edecek, yine Kur'an ve hadis-i sahihtir. Yoksa, hükmü kalkmış, hikayeleri dahi huarafe olan İncil ve Tevrat değildir.

Evet, tasdik edilen bir mesele ile mana ayrıdır. Halbuki, tasdik edilmesi mümkün olan şey, mana yerine kullanıldı.İmkan dairesinde olan, mümkün olan,ama gerçek dışı pek çok şey olmuş gibi kabul edildi.

Hem de, ne zaman ki Yunan felsefesini Müslüman etmek için Me'mun'un asrında tercüme oldu. Fakat pek çok mitoloji ve hurafeye kaynak olan o felsefe, bir derece bozulduğundan , saf olan Arab fikirlerinin içlerine girdiğinden, bir derece zihin ve fikirleri karıştırdığı gibi, hakikatten taklide bir yol açtı.

Yazılacak çok şey var The_Hafız kardeşim yazdığın hurafeler dinimize böyle girdi.
 

HaNiF

Mesajlari Onaylanacak
Katılım
22 Tem 2006
Mesajlar
201
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
33
Konum
iN QuRaN
Samet Gul' Alıntı:
Hadis: “Tüm kara köpekleri öldürünüz. çünkü onlar Şeytan-dır.”
Sonradan hükmü kalkmış bir hadise ucube diyorsun kardeş.Allah affetsin seni


Hükmünün kalktığını neye göre belirliyorsunuz? Madem hükmü kalktıysa neden hala kitaplarda yer alıyor?
 

THE_HAFIZ

Mesajlari Onaylanacak
Katılım
14 Ağu 2006
Mesajlar
319
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Samet Gul' Alıntı:
Hadis: “Tüm kara köpekleri öldürünüz. çünkü onlar Şeytan-dır.”
Sonradan hükmü kalkmış bir hadise ucube diyorsun kardeş.Allah affetsin seni


Bak sayenizde birşey daha öğrendim, hükmü kalkmış hadis tekniği.. Bunun sebep ve sonuçlarını da yazarsanız inanın sevinirim. Yani, bir hadisin hükmü nasıl kalkar, sebebi ve illeti nedir, dualarımla
 

gencsofi

New member
Katılım
4 Eyl 2006
Mesajlar
128
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
31
Web sitesi
www.seferli.net
sen hadislere inanma hafız kardeş.ama hadisler olmadan namazı nasıl kılmayı planlıyorsun acaba. kendi yöntemleri varsa açda bizde öğrenelim
 

THE_HAFIZ

Mesajlari Onaylanacak
Katılım
14 Ağu 2006
Mesajlar
319
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Hem de, ne zaman ki Yunan felsefesini Müslüman etmek için Me'mun'un asrında tercüme oldu. Fakat pek çok mitoloji ve hurafeye kaynak olan o felsefe, bir derece bozulduğundan , saf olan Arab fikirlerinin içlerine girdiğinden, bir derece zihin ve fikirleri karıştırdığı gibi, hakikatten taklide bir yol açtı.



Okunması ve ders çıkarılması gereken bir yazı, teşekkürlerimi sunuyorum
 

yýldýz

New member
Katılım
22 Ağu 2006
Mesajlar
1,359
Tepkime puanı
8
Puanları
0
Selamün aleyküm.
ABİ BU BİZİM SİYAH GİYEN ADAMLARI ANIMSATTI YA, ALLAH TEALA DOĞRUSUNU BİLİR. AYRICA BU TÜR HADİSLER HERKESİN ANLAYACAĞI TÜRDEN DEĞİLDİR. BÖYLE BİR HADİSİ DE BAŞKA BİRİNDEN DUYMYŞTUM. BUNLAR DERİN MANALAR TAŞIYAN HADİSLERDİR. "ALLAH TEALA BACAĞINI AÇIP, BALDIRINI GÖSTERECEK" GİBİ HADİSTİ AMA TAM HATIRLIYAMADIM. BURDA ANLATILAN AHİRETTE ALLAH TEALA' YI GÖRME ŞEREFİNE NAİL OLANLARIN ENGEL OLAN PERDENİN KALKARAK ALLAH TEALANIN ZATININ BİR KISMININ GÖRÜLMESİ ANLATILIYOR. TABİ BUNU İLMİ OLMADAN DÜŞÜNEN BİRİ İÇİN NE ANLAMA GELDİĞİNİ FARKEDERSİNİZ. BU NEDENLE İLMİ OLMAYANLARIN BAZI HADİSLERİ ANLAMAYA ÇALIŞMAMASI GEREKİR. ASLINDA SÜNNET İÇİN GEREKLİ HADİSLER BELLİDİR DE NEDENSE İLLE ALTINDA BİR BİT YENİĞİ ARANIYOR. ZATEN BU SÖYLENMİŞ SÖZLER SİZLERİ SINAMAK İÇİN. TIPKI KURAN-I KERİM' DEKİ GİBİ. RESÜLALLAH EFENDİMİZ EN AKILLI KİŞİYDİ. AYRICA VAHİY ALIYORDU. BİLMEM ANLATABİLİYORMUYUM DERDİMİ. SINAV, SINAV,....
TAKSİYE DİKKAT EDİN KAMYONUN ALTINA GİRMESİN. HER ŞEYİN DOĞRUSUN ALLAH TEALA BİLİR. YANLIŞ ANLAMAYIN KARDEŞLER. BAZILARI ART NİYET ARIYOR. OKUMAK İYİDİR DE, ÖNEMLİ OLAN NASIL OKUMAK? DOĞRUSUNU ANLAMAK İÇİN Mİ? EĞRİSİNİ ANLAMAK İÇİN Mİ?
:3_3_6:
AYRICA İNSAN ÖLDÜRMEK SUÇTUR. HATTA HAYVAN ÖLDÜRMEK BİLE. FAZLA KURCALAMAK İYİ DEĞİLDİR. ZATEN GEREĞİ DE YOK.
ÖNEMLİ OLAN BİZİM İHTİYACIMIZ OLAN HADİSLER.
 

gencsofi

New member
Katılım
4 Eyl 2006
Mesajlar
128
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
31
Web sitesi
www.seferli.net
yıldız kardeşim çok haklısın!!
bu hadisin işaret ettiği; siyah giyinen kendini müslüman diye tanıtıpta sebebsiz yere binlerce insanı katleden o teröristlerde olabilir
allah razı olsun
dua ile..
 

yýldýz

New member
Katılım
22 Ağu 2006
Mesajlar
1,359
Tepkime puanı
8
Puanları
0
Cümlemizden Allah Razi Olsun Inşallah Kardeşim.
 

THE_HAFIZ

Mesajlari Onaylanacak
Katılım
14 Ağu 2006
Mesajlar
319
Tepkime puanı
0
Puanları
0
gencsofi' Alıntı:
sen hadislere inanma hafız kardeş.ama hadisler olmadan namazı nasıl kılmayı planlıyorsun acaba. kendi yöntemleri varsa açda bizde öğrenelim


Al sevgili dostum, Kur'ana göre namaz, oku bakalım, varmıymış yokmuymuş..


Öncelikle şunu belirtmeliyim ki: Kur'ana göre namazı anlatırken, Kur'anı yeni tanıyan ve bu yolda gitmeye çalışanların anlayabilmeleri için sade/anlaşılır/basit anlatmaya çalıştım ve uygulamaya yönelik çok soru geldiği için ayrıca örnek namaz tarifi yaptım. Hem de bu konuda orta düzeyde araştırma yapan kardeşlerimiz için orijinal ayetlerle örnek vermeye çalıştım. Kısaca her düzeyden inananlara hitap etmeye çalıştım. Elbette kusurlarımız olabilir. Varsa kusurlarımız Allah'tan şimdiden af dileriz. Amacımız; hikayelerden müteşekkil, Allah'ın kitabında anlatmadığı din ve uygulamalardan sıyrılmak ve onun eksiksiz, tam ve anlaşılması kolay dediği Kitap'tan GERÇEK Dini ve uygulamalarını izhar edip yaymaktır..

Halkımızın "alim" olarak bildiği ilahiyat profesörlerini, Allah'ın kolay-anlaşılır ve EKSIKSIZ/TAM dediği Kitabındaki ISLAMı ve uygulamalarını anlatmaya davet ediyoruz. Onlar istemese dahi taşıdıkları etiket nedeniyle Allah katında bu halka karşı sorumlu olduklarını unutmamalrı gerekiyor. Kur'andaki ISLAM bilinmesine rağmen, gelenekten gelen bir kısmı tutarlı da olsa büyük kısmı Kur'ana ve Efendimize hakaret ve onları 2. plana atan uydurmalardan kopamayan, Söze Kur'anla başlarken dahi, islamın 2. kaynağı sanılan bu uydurmaları dönüp dolaşıp zorlama yorum ve tevil ile Kur'anla örtüştürme gayretlerini hayretle izliyoruz. Bu "alim"lerimizin vebal altında olduklarını bir kez daha hatırlattıktan sonra konumuza dönüyoruz.

Kur'an-ı Hakim'de vakte binaen üç değişik namaz/salat ismi geçmektedir. Bunları sıralayacak olur isek: Salat-el Fecr-SABAH NAMAZI, Salat-el Vusta- ORTA NAMAZ. ve Salat-el İşa-AKŞAM NAMAZIdır.

Genel anlamıyla baktığımızda, Salat(sala) kelimesi; hem dua hem namaz hem de destek anlamlarını içerir. Fakat Yüce Allah, vakte bağlı farz namazlarından bahsederken dua ile ayrımı bilinsin diye, "sala" kelimesini "ikame" fiiliyle birlikte kullanır. Yani Türkçe anlamıyla "salayı ikame etmek" anlamına gelir. Sadece "sala", yani dua için, ikame/yerine getirme fiiline gerek yoktur. Yani hiç bir fiil/hareket gerçekleştirmeden kalben de Allah'a dua edebiliriz. Ama salayı ikame etmek deyince bunun fiili bir hareket olduğu anlaşılır. Bu yüzden ben şahsen, salayı ikameyi, Allah'a beden dili ile dua etmek olarak nitelendiriyorum. Rüku ile O'na boyun eğmek, secde ile O'nu Yücelterek tenzih ettiğimizi beden dili ile tasdik etmektir. Bu benim şahsi tanımlamamdır katılan olur katılmayan olur bu önemli değil. Şimdi demek ki: Kur'an-ı Hakimde sala kelimesi ikame ile birlikte kullanıldığında biz bunun bizlere belirli vakitlerde yapmamız gereken NAMAZ olduğunu anlıyoruz. Şimdi salayı ikame geçen ayetlerden bir kaç örnek verelim:



الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُقِيمُونَ الصَّلَاةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ

2/3 Onlar ki gayba inanırlar. Namazı kılarlar (salayı ikame ederler) ve kendilerine rızk olarak verdiğimiz şeylerden de infak ederler.

وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَءَاتُوا الزَّكَاةَ وَارْكَعُوا مَعَ الرَّاكِعِينَ

2/43 Ve namazı kılınız (salayı ikame edin), zekâtı da veriniz ve rüku' edenler ile beraber rüku' ediniz.



وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَءَاتُوا الزَّكَاةَ وَمَا تُقَدِّمُوا لِأَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

2/110 Namazı kılın (Salayı ikame edin), zekâtı verin, kendi hesabınıza önceden gönderdiğiniz her iyiliği Allah katında bulursunuz. Hiç şüphesiz Allah yaptıklarınızı görür.


إِنَّمَا وَلِيُّكُمُ اللَّهُ وَرَسُولُهُ وَالَّذِينَ ءَامَنُوا الَّذِينَ يُقِيمُونَ الصَّلَاةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكَاةَ وَهُمْ رَاكِعُونَ

5/55 Sizin velîniz ancak Allah'tır. Ve O'nun Resulüdür ve imân edenlerdir. O imân edenler ki, namazı kılarlar (salayı ikame ederler) ve zekâtı verirler ve onlar rükua varanlardır.



وَأَنْ أَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَاتَّقُوهُ وَهُوَ الَّذِي إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

6/72 Ve namaz kılın (Salayı ikama edin), ve O'ndan ittika ediniz/korkunuz, ve O, ki, huzurunda haşrolunacağınız O'dur.



وَجَعَلْنَاهُمْ أَئِمَّةً يَهْدُونَ بِأَمْرِنَا وَأَوْحَيْنَا إِلَيْهِمْ فِعْلَ الْخَيْرَاتِ وَإِقَامَ الصَّلَاةِ وَإِيتَاءَ الزَّكَاةِ وَكَانُوا لَنَا عَابِدِينَ

21/73 Onları, emrimiz uyarınca doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı, zekât vermeyi vahyettik. Onlar, daima bize ibadet eden kimselerdi.



Kur'anda diğer elçiler için salat-ı ikame tabiri bulunmaz. Sadece SECDE kelimesi geçer. Salat-ı ikame İbrahim (AS) ile anılmaya başlar. Rabb'imiz namazı Hz. İbrahim'e öğretmiş ve bu namaz kılma uygulaması nesiller boyu tevatüren gelmiştir. Yani bu uygulama zaten devam ede geldiğinden Kur'an sil baştan/sıfırdan namaz tarifi yapmamıştır. Bu bağlamda şu ayetlere bakacak olur isek:



يَامَرْيَمُ اقْنُتِي لِرَبِّكِ وَاسْجُدِي وَارْكَعِي مَعَ الرَّاكِعِينَ

3/43 Ey Meryem! Rabbine ibadet et; secde et ve rüku edenlerle birlikte rüku et.



التَّائِبُونَ الْعَابِدُونَ الْحَامِدُونَ السَّائِحُونَ الرَّاكِعُونَ السَّاجِدُونَ الْآمِرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَالنَّاهُونَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَالْحَافِظُونَ لِحُدُودِ اللَّهِ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِنِينَ

9/112 Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, (İslam uğrunda) seyahat edenler, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredenler, kötülükten sakındıranlar ve Allah'ın koyduğu sınırları gözetenlerdir. Mü'minleri müjdele!



يَاأَيُّهَا الَّذِينَ ءَامَنُوا ارْكَعُوا وَاسْجُدُوا وَاعْبُدُوا رَبَّكُمْ وَافْعَلُوا الْخَيْرَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

22/77 Ey iman edenler; rüku edin, secde edin, Rabb'inize kulluk edin ve hayırlı fiiller işleyin ki kurtuluşa eresiniz.




وَالَّذِينَ يَبِيتُونَ لِرَبِّهِمْ سُجَّدًا وَقِيَامًا

25/64 Ve onlar ki Rableri için secde edenler ve kıyamda bulunanlar olarak gecelerler.



مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ وَالَّذِينَ مَعَهُ أَشِدَّاءُ عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَاءُ بَيْنَهُمْ تَرَاهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِنَ اللَّهِ وَرِضْوَانًا سِيمَاهُمْ فِي وُجُوهِهِمْ مِنْ أَثَرِ السُّجُودِ ذَلِكَ مَثَلُهُمْ فِي التَّوْرَاةِ وَمَثَلُهُمْ فِي الْإِنْجِيلِ كَزَرْعٍ أَخْرَجَ شَطْأَهُ فَآزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوَى عَلَى سُوقِهِ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغِيظَ بِهِمُ الْكُفَّارَ وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ ءَامَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْهُمْ مَغْفِرَةً وَأَجْرًا عَظِيمًا



48/29 Muhammed Allah'ın elçisidir. Onun beraberinde bulunanlar, inkarcılara karşı sert, birbirlerine merhametlidirler. Onları rükua varırken, secde ederken, Allah'tan lütuf ve hoşnutluk dilerken görürsün. Onlar, yüzlerindeki secde izi ile tanınırlar. İşte bu, onların Tevrat'ta anlatılan vasıflarıdır. İncil'de de şöyle vasıflandırılmışlardı: Filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş, ekincilerin hoşuna giden ekin gibidirler. Allah böylece bunları çoğaltıp kuvvetlendirmekle inkarcıları öfkelendirir. Allah, inanıp yararlı işler işleyenlere, bağışlama ve büyük ecir vaat etmiştir.


"Rüku edenler birlikte rüku, secde edenler birlikte secde ediniz!" Demek ki süregelen bir uyguluma var ki böyle deniyor. Ve böyle yapmaya devam edin diyor Allah. Şayet bilinmemiş/tamamen unutulmuş uygulama olsa idi, bunun öce ayrıntılı tanımı yapılırdı. Lakin gerek görülmemiş. Ama Allah bu konuda olmazsa olmaz kuralları vermiş. Nedir bu kurallar:

1- (Kıyam) - Rüku - Secde

2- Kur'andan ayet/ler okumak.

Demek namazdaki diğer ince ayrıntılarda gelenek olan değişen/yanlış olan bir şey yoktu. Yalnız 2. maddeye dikkat ederseniz: Namaz içinde mutlaka Kur'andan ayetler okunacak. Risalet öncesi ortada henüz Kur'an yok!!! mevcut olanlar ise Muharref!!! Bilenenler ise Allah'ın ismi, Sıfatlarından bir kısmı, ve Tekbir.....vs gibi. Bu sebepten İbrahim (AS)dan geleneksel babadan oğula görsel/uygulama olarak devam eden salat-ı iqame uygulamasında "Rüku&secde edenlerle birlikte.....ediniz" diyerek devamını emretmiş ek olarak artık Kur'an indiğinden dolayı, salat-ı iqame içinde SADECE KUR'AN AYETLERI OKUNMASIna dikkat çekilmiştir.

Ehli Sünnetçiler veya sünneti/hadisi din sayan çoğunluğa şu ayetleri okuduğumuzda:

17/41 Biz, and olsun ki öğüt almaları için bu Kuran'da bunları türlü türlü açıkladık. Fakat bu açıklamalar ancak onların nefretini artırmıştır.

17/89 And olsun ki, biz Kuran'da insanlara türlü türlü misal gösterip açıkladık. Öyleyken insanların çoğu nankör olmakta direndiler.

18/54 And olsun ki, Biz bu Kuran'da insanlara türlü türlü misali gösterip açıkladık. İnsanın en çok yaptığı iş tartışmadır.

54/22 And olsun ki, Kuran'ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?

39/27Yemin ederim ki bu Kur'anda insanlar için her türlüsünden temsil getirdik, gerek ki iyi düşünsünler

54/17 And olsun ki Kuran'ı, öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?

21/10 Andolsun ki, size öyle bir kitap indirdik ki. bütün şanınız ondadır; hala akıllanmayacak mısınız?

17/41 Biz, and olsun ki öğüt almaları için bu Kuran'da bunları türlü türlü açıkladık. Fakat bu açıklamalar ancak onların nefretini artırmıştır.

39/23 Allah, ayetleri birbirine benzeyen ve yer yer tekrar eden Kitab'ı, sözlerin en güzeli olarak indirmiştir. Rabb'lerinden korkanların bu Kitap'dan derileri ürperir; sonra hem derileri hem de kalpleri Allah'ın zikriyle yumuşar. İşte bu Kitap, Allah'ın doğruluk rehberidir; O'nunla dilediğini doğru yola iletir. Allah kimi de saptırırsa, onu doğru yola eriştirecek kimse bulunmaz.

....Evet bu ayetleri onlara okuduğumuzda "Amenna" dedikleri halde, Amerika'da, Almanya'da, Hollanda'da yaşayan Müslümanlarımızdan tutunda tâ Türkiye'de yaşayanlara kadar, anlaşmışçasına hep aynı soruyu sorarlar:

"İyi diyonda kardeşim, hani Kur'anda Namazı nasıl kılacağımız yazıyor mu?"

"Kur'anda Hac uygulaması anlatılıyor mu?" "..........................vs."

Tabi bu soruların altındaki mantık şudur: Kur'anda her şey yok, hadisler olmazsa Kur'an tek başına asla yeterli değil" Hani yukarıdaki ayetlerde Allah : "Biz bu kitapta hiç bir şeyi eksik bırakmadık" derken "Amenna" diyordunuz. Ardından bu kıvırma niçin? Tabi hadislerdeki Namaz tasvirini bekledikleri için bunu Kur'anda asla bulamayacaklar. Çünkü Kur'an gerçekten Aktif olan/Çalışan Akla hitap eder. Bir de Gönülleri/Vicdanları Temiz olanlara. Neyse bu iddia sahiplerine "bana öyle bir hadis getir ki; namazın nasıl kılındığını başından sonuna kadar anlatmış olsun" Fakat, böyle bir hadis getiremediler, getiremezler de. Çünkü bu ehli sünnetçilerin kendileri de biliyor ki; hiç biri namaz kılmayı hadislere bakarak öğrenmediler. Namazı Kılanlardan (anne-baba-hoca-imam/atalar) öğrendiler. Ya da ilmihalden öğrenildi ki; ilmihalde anlatılan da yine gelenekten gelen uygulamalardan müteşkkil tasvirdir.

Bizler de diyoruz ki; kardeşler! işte aynen böyle bu uygulama İbrahim (AS)'dan bu yana uygulamalı olarak bizlere kadar gelmiştir. Fark sadece şudur: Son Elçi Hz. Muhammed (SAV)'e elçilik verilmeden önce az sayıdaki hanifler bu namaz uygulamasını devam ettiriyordu. Bu yüzden Kur'anda: "Rüku edenlerle rüku, secde edenlerle birlikte secde edin" diyor yani bu uygulamayı devam ettirin ama artık Kur'an indiğinden dolayı, namazda "KUR'ANDAN (AYET/LER) OKUYUN" diyor Yüce Allah. Ve hem de "Kolayınıza Geleni"...
 

gencsofi

New member
Katılım
4 Eyl 2006
Mesajlar
128
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
31
Web sitesi
www.seferli.net
ayrıca namazda son oturuşuda yapmayacaksın o zaman.nasıl olsa ayet yok orada selamıda rüküdan sora verirsin artık
 

gencsofi

New member
Katılım
4 Eyl 2006
Mesajlar
128
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
31
Web sitesi
www.seferli.net
yaa kardeşim ehli sünnet demişin peygamber efendimizin sünnetini yapmaktamı yanlış
 
S

seha

Guest
The_Hafız Kardeşim İş bu kadar da kalmadı. Çünkü Kur'an tefsiri için gayret sarf edilidiği vakit, bazı zahiriyun, Kur'an'ın nakillerini bazı İsrailiyata tatbik ettiler ve bir kısımı akıllarını dahi boğazları kesilircesine felsefeye yardıma seferber ettiler. Çünkü gördüler ki, Kur'an akıl ve nakil ile iç içedir. Hadis de öyle... Sonra kitap ve sünnetin bazı sadık nakillerini ve bazı hurafe olmuş İsrailiyatın ortasında bir mutabakatı ve münasebeti içtihad ile meydana çıkardılar. Hem de hakiki olan akıllarıyla kuruntulu ve sahte olan şu felsefe arasında bir uygunluk ve benzerlik tevehhüm ettiklerinden, şu uygunluk ve benzeşmeyi kitap ve sünnetin manalarına tefsir ve maksatlarına beyan zannedip hükmettiler

Tefsirci ancak içindeki parçalarıdır. Manası içindedir. Maddesi de incidir, çakıl değildir. Faraza, bu uygunluğu göstermekten maksat, o sadık şahidin temize çıkarılması için olsa da, yine abestir. Zira Kur'an-ı Mübin, ona itaat anahtarını teslim eden öyle akıl ve naklin temize çıkarmalarından pek yüksek ve ganidir. Çünkü Kur'an, onları temize çıkarmasa, şehadetleri dinlenilmez. Evet, Süreyya'yı yerde değil, semada aramak gerekir. Kur'an'ın manasınıda madeninde ara. Yoksa, karma karışık olan senin cebinden arama; zira bulamıyorsun. Bulsan da, sikke-i belagat olmadığından, Kur'an kabul etmez.
Zira kesinleşmiş bir hüküm şudur: Asıl mana odur ki, sözler onu kulakta boşalttığı gibi, zihne nüfuz ederek vicdan dahi içmekle, fikir çiçeklerini feyizli eden şeydir. Yoksa, başka şeyin fazla meşguliyetinden senin hayaline giren bazı ihtimaller, veyahut felsefenin batıllığından ve hikayelerin mitolojisinden çalıp cepte doldurarak sonra ayet ve hadislerin didiklenmesi ile gizlemek, çıkartmak, elde tutmak, çağırmak ki, "Budur mana, geliniz, alınız" dediğin vakit alacağın cevap şudur: "Yahu! İşte senin manan siliktir. İmzası taklittir; hakikat eleştirmenleri reddeder. Kur'an Mucizesinin Sahibi dahi onu darb edeni tard eder. Sen ayet ve hadisin nizamlarına saldırdığın vakit, ayet şikayet edip belagatın sahibi senin hülyanı senin hayalinde hapsedecektir. Ve hakikat müşterileri dahi senin bu malını almayacaktır. Zira diyecek: ayetin manası elmastır,incidir. Bu ise çakıldır,taş parçasıdır. Hadisin anlattığı canlı, bu ölüdür."

Ama -eyvah- hakikat sahipleride akletmekten korktular. Hadis diye hem de sadık şahidleri şahit gösterek içimize ihtilaf soktular.
vesselam
 
Üst Alt