Pozitivizm hakkında görüşleriniz neler?

mhmt

New member
Pozitivizmin beşiği Fransa'dır. Osmanlı döneminde pozitivizm bize de oradan ithal edilmiştir. Önce Jön Türk tayfasının, sonra İttihat ve Terakki kodamanlarının içindeki Avrupa aşkını körükleyen felsefi akımlardan biri de pozitivizmdi.
Kendini "din"in yerine teklif eden pozitivist düşüncenin babası Auguste Comte (1798-1857) "düşüncenin tarihi gelişimi"nin üç aşamasına işaret eder. Bunlar, teolojik, metafizik ve pozitif aşamalardır. Pozitivist akla göre bu sonuncu aşamada artık "teoloji" ve "metafiziğe" hiç ihtiyaç kalmayacaktır. Yani dine ve imana ihtiyaç kalmayacak, bunun yerini "pozitif bilimler" alacaktır.
Kilise'nin varlığına rağmen, Batı'da bile bu maddeci ütopya tutmamıştır.
pozitif bilim ilerledikçe insanoğlu haddini ve yetersizliğini daha çok idrak etmeye başlamıştır. Metafiziğe olan ihtiyaç gerilememiş, aksine bilimin metafiziğin yerini doldurma iddiasının fos olduğu, iyice anlaşılmıştır.
Peki bu durumda, "Pozitivizm Kilisesi"nin kurucusu Comte ne yapmıştır dersiniz?
Bu sorunun insanı hayrete düşüren cevabını, konunun uzmanı ve felsefe hocası Prof. Dr. S. Hayri Bolay'dan alalım: "Comte da, metafiziği inkar ettikten sonra, şekil ve sosyal prensiplerini Katolik mezhebinden alan bir din kurarak, ta teolojik devre dönen bir metafizik kurdu. Bu yeni dinin tanrısı "insanlık", mucizeleri ise "bilimsel keşifler"dir. Bu materyalist bir metafiziktir." (Felsefi Doktrinler Sözlüğü, 227)
Bizi "Bilim kilisesi"nde günah çıkarmaya davet eden Pozitivizm misyonerlerinin akıl hocasının geldiği noktaya bakın! Dahası var. Aynı kaynaktan öğreniyoruz ki, pozitivizmin "papası" Comte, bir de "İnsanlık Dini" adını verdiği bir din kurmuş. Hatta "Pozitivizmin İlmihali" diye bir de ilmihal yazmış. Bu eser P. Erman tarafından Türkçeleştirilerek MEB tarafından 1952'de basılmıştır.
dudaklarımızı uçuklatan ve İslam karşıtlığının tarihi arka-planını ele veren bir bilgi daha veriyor : "Comte, Gülhane Hattı'nın ilanından sonra "müstağrip" M. Reşid Paşa'ya bir mektup göndererek kurduğu yeni din için Türkiye'yi hazırlamasını ister." (Age, s. 229).

DETAYLI BİLGİ İÇİN: www.mustafaislamoglu.com
selam ve dua ile
 

mehmet_16

New member
Pozitivizmin beşiği Fransa'dır. Osmanlı döneminde pozitivizm bize de oradan ithal edilmiştir. Önce Jön Türk tayfasının, sonra İttihat ve Terakki kodamanlarının içindeki Avrupa aşkını körükleyen felsefi akımlardan biri de pozitivizmdi.
Kendini "din"in yerine teklif eden pozitivist düşüncenin babası Auguste Comte (1798-1857) "düşüncenin tarihi gelişimi"nin üç aşamasına işaret eder. Bunlar, teolojik, metafizik ve pozitif aşamalardır. Pozitivist akla göre bu sonuncu aşamada artık "teoloji" ve "metafiziğe" hiç ihtiyaç kalmayacaktır. Yani dine ve imana ihtiyaç kalmayacak, bunun yerini "pozitif bilimler" alacaktır.
Kilise'nin varlığına rağmen, Batı'da bile bu maddeci ütopya tutmamıştır.
pozitif bilim ilerledikçe insanoğlu haddini ve yetersizliğini daha çok idrak etmeye başlamıştır. Metafiziğe olan ihtiyaç gerilememiş, aksine bilimin metafiziğin yerini doldurma iddiasının fos olduğu, iyice anlaşılmıştır.
Peki bu durumda, "Pozitivizm Kilisesi"nin kurucusu Comte ne yapmıştır dersiniz?
Bu sorunun insanı hayrete düşüren cevabını, konunun uzmanı ve felsefe hocası Prof. Dr. S. Hayri Bolay'dan alalım: "Comte da, metafiziği inkar ettikten sonra, şekil ve sosyal prensiplerini Katolik mezhebinden alan bir din kurarak, ta teolojik devre dönen bir metafizik kurdu. Bu yeni dinin tanrısı "insanlık", mucizeleri ise "bilimsel keşifler"dir. Bu materyalist bir metafiziktir." (Felsefi Doktrinler Sözlüğü, 227)
Bizi "Bilim kilisesi"nde günah çıkarmaya davet eden Pozitivizm misyonerlerinin akıl hocasının geldiği noktaya bakın! Dahası var. Aynı kaynaktan öğreniyoruz ki, pozitivizmin "papası" Comte, bir de "İnsanlık Dini" adını verdiği bir din kurmuş. Hatta "Pozitivizmin İlmihali" diye bir de ilmihal yazmış. Bu eser P. Erman tarafından Türkçeleştirilerek MEB tarafından 1952'de basılmıştır.
dudaklarımızı uçuklatan ve İslam karşıtlığının tarihi arka-planını ele veren bir bilgi daha veriyor : "Comte, Gülhane Hattı'nın ilanından sonra "müstağrip" M. Reşid Paşa'ya bir mektup göndererek kurduğu yeni din için Türkiye'yi hazırlamasını ister." (Age, s. 229).

DETAYLI BİLGİ İÇİN: www.mustafaislamoglu.com
selam ve dua ile

anladım. sağolasın kaynak için.
 
Üst