- Katılım
- 20 May 2019
- Mesajlar
- 452
- Tepkime puanı
- 3
- Puanları
- 18
Değerli kardeşimiz,
Evet, bu anlamda bir menkıbe nakledilir. Allah sevdiği kullarına bir ikram olarak bazı harika haller nasip edebilir. Peygamberlere mucizeler verildiği gibi, veli kullara da keramet verilebilir.
Seyyid Ahmed b. Alî el-Mekkî b. Yahyâ er-Rifâî (ö. 578/1182), Allah’ın veli kullarından keramet sahibi biridir.
Ahmed er-Rifâî’nin Hz. Hüseyin (ra) soyundan gelen bir seyyid olduğunda bütün kaynaklar birleşirler.
1160’ta bazı yakınları ve müridleriyle birlikte hacca gitti. Dönüşte Medine’yi ziyaret etti. Medine uzaktan görününce devesinden inip yürüyerek Ravza-i Mutahhara’ya girdi. Rifâî’nin bu ziyaret sırasında zuhur ettiği ileri sürülen bir kerametiyle ilgili menkıbe oldukça meşhurdur.
Rivayete göre, Hz. Peygamber (asm) Efendimizin kabri önüne gelince “es-Selâmü aleyke yâ ceddî!” diyerek selâm vermiş, orada bulunanlar Hz. Peygamber (asm)’in “Aleyke’s-selâm yâ veledî!” sözüyle selâma karşılık verdiğini duymuşlar; cezbeye gelen Rifâî diz çöküp, “Uzakta iken benim yerime varıp toprağını öpsün diye sana ruhumu gönderiyordum; şimdi bu devlet bedenime de nasip oldu; uzat elini de dudaklarımla öpeyim.” manasına gelen meşhur şiirini okumuş; bunun üzerine Peygamberimizin kabrinden dışarıya nurani bir el uzanmış ve Rifâî bu eli öpmüş; aralarında Hayât b. Kays el-Harrânî ve Adi b. Müsâfir gibi zatların da bulunduğu büyük bir topluluk hadiseye şahit olmuşlardır.
Evet, bu anlamda bir menkıbe nakledilir. Allah sevdiği kullarına bir ikram olarak bazı harika haller nasip edebilir. Peygamberlere mucizeler verildiği gibi, veli kullara da keramet verilebilir.
Seyyid Ahmed b. Alî el-Mekkî b. Yahyâ er-Rifâî (ö. 578/1182), Allah’ın veli kullarından keramet sahibi biridir.
Ahmed er-Rifâî’nin Hz. Hüseyin (ra) soyundan gelen bir seyyid olduğunda bütün kaynaklar birleşirler.
1160’ta bazı yakınları ve müridleriyle birlikte hacca gitti. Dönüşte Medine’yi ziyaret etti. Medine uzaktan görününce devesinden inip yürüyerek Ravza-i Mutahhara’ya girdi. Rifâî’nin bu ziyaret sırasında zuhur ettiği ileri sürülen bir kerametiyle ilgili menkıbe oldukça meşhurdur.
Rivayete göre, Hz. Peygamber (asm) Efendimizin kabri önüne gelince “es-Selâmü aleyke yâ ceddî!” diyerek selâm vermiş, orada bulunanlar Hz. Peygamber (asm)’in “Aleyke’s-selâm yâ veledî!” sözüyle selâma karşılık verdiğini duymuşlar; cezbeye gelen Rifâî diz çöküp, “Uzakta iken benim yerime varıp toprağını öpsün diye sana ruhumu gönderiyordum; şimdi bu devlet bedenime de nasip oldu; uzat elini de dudaklarımla öpeyim.” manasına gelen meşhur şiirini okumuş; bunun üzerine Peygamberimizin kabrinden dışarıya nurani bir el uzanmış ve Rifâî bu eli öpmüş; aralarında Hayât b. Kays el-Harrânî ve Adi b. Müsâfir gibi zatların da bulunduğu büyük bir topluluk hadiseye şahit olmuşlardır.