Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

Olmayacak Heva Ve Hevesler Peşinde Koşmak Yanlış Mı?

Katılım
20 May 2019
Mesajlar
219
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Dünyadayken olmayacak hevesler peşinde koşmak doğru mu? Olmayacak heva ve hevesler peşinde koşmaktansa daha devamlı ve kalıcı,ahiret nimetlerini tercih etmek lazımdır. Dünyada hepimizin hevesleri ve hayalleri vardır. Bu hayel ve heveslerin hepsi gerçek olmaz. Pek çoğumuz olmayacak heveslerin peşinde koşarız. Mesela hayal ettiğimiz gibi biriyle tanışmak, hayal ettiğimiz gibi bir ev, hayal ettiğimiz gibi bir araba,hayalini kurduğumuz gibi bir meslek,düzelmeyecek bir kusurun düzeldiğini hayak etmek, hayalini kurduğumuz hayvanlar ve eşyalar ve pek çok hayal daha.. Hayallerimizin ve heveslerimizin pek çoğu ahiretten yani kıyamet koptuktan sonra gerçekleşebilir. Orada daha devamlı ve kalıcı cennet nimetleri bulunur. Unutmamak lazımki, hayallerimizin pek çoğu cennete girersek gerçekleşecektir ve burada bulunan nimetler ebedi olarak devamlıdır. Bu yüzden dünyada olmayacak heveslerin peşinden gitmek yerine, çabamız daha çok ahiret için olmalıdır. Çünkü ahirette cennete girersek, daha hayırlı olan ve tekrar hatırlatalım, devamlı ve kalıcı olan nimetlere kavuşacağız ve bu ebedi olacak. Cennet için ise kötülüklerimizin,iyiliklerimizden az olması, yani iyiliklerimizin fazla olması esas önemli olandır. Yapmamız gereken,iman edip salih amel işlemek ve imanlı olabilmek ve imanlı ölmektir. Olabildiği kadar kötülüklerden uzak durmakta önemlidir. Kıyametten sonraki hayat olan ahiretteki cenneti hak edenlerin,bu saadeti elde etmesine Allah yardım etsin.Amin.

Cuma günü ve cuma gecesi 100 salevat getirenin 30'u dünyada,70'i ahirette 100 haceti yerine gelir.(Şeyh Nazım Kıbrisi hz. rivayet ediyor.)
Resulullah buyuruyor:
“Kim günde 100 defa bana salavat getirirse, Allah onun 100 ihtiyacını yerine getirir. Bunlardan 70 tanesini ahiret için, 30 tanesini de dünya için kabul eder.” (İbn Kayyım el-Cevziyye, Cilaü’l-efham, s. 509)

“De ki: Allah’ın dışında taptığınız şeylere tapmak bana yasak edildi. De ki: Ben sizin hevâlarınıza uymam, aksi hâlde sapıtırım da hidayete erenlerden olamam.” (En’âm, 56)

“…Bil ki onlar, sırf heveslerine uymaktadırlar. Allah’tan bir yol gösterici olmaksızın kendi hevesine uyandan daha sapık kim olabilir! Elbette Allah zâlim kimseleri hidâyete iletmez.”(Kasas, 50)

“De ki: «Ey Ehl-i kitap! Dîninize âit konularda haksız yere haddi aşmayın. Daha önce gelip geçenlerden hem kendisi sapmış, hem de birçok insanları saptırmış olanların ve şimdi de doğru yoldan sapan birtakım kimselerin hevâ ve heveslerine uymayın!” (Mâide, 77)

“Şimdi Rabbından bir beyyine üzerinde bulunan kimse hiç o kötü ameli kendine süslü gösterilmiş de hevâ ve hevesleri ardına düşmüş kimselere benzer mi?” (Muhammed, 14)


“Ümmetim adına en çok korktuğum şey; nefislerinin hevâlarına uymalarıdır.” (Bkz. Heysemî, I, 187; Süyûtî, I, 12)

Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
“Cehennem, nefse hoş gelen şeylerle kuşatılmış; cennet de nefsin istemediği şeylerle çepeçevre sarılmıştır.” (Buhârî, Rikâk, 28; Müslim, Cennet, 1. Ayrıca bkz. Ebû Dâvûd, Sünnet, 22; Tirmizî, Cennet, 21; Nesâî, Eymân, 3)

“Kim de Rabbinin makamında durup hesap vermekten korkar da nefsini hevâ ve heveslerden alıkoyarsa, şüphesiz onun varacağı yer cennettir.” (Nâziât 79/40-41)

Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurur:
“Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışandır. Âciz kişi de, nefsini hevâsına tâbi kılan ve Allah’tan dileklerde bulunup duran (bunu kâfî gören)dir.” (Tirmizî, Kıyâmet, 25/2459. Ayrıca bkz. İbn-i Mace, Zühd 31; Ahmed, IV, 124; Hâkim, IV, 251)

Ebû Hâtim Hazretleri buyurur:
“Kardeşim! Dört şeyi dört yere ertelersen cennete girersin:
–Uykuyu kabre,
–Övünmeyi Mîzân’a,
–Rahatı Sırât’a,
–Nefsin arzularını da cennete.”
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Müslümanın Gönül Dünyası, Erkam Yayınları

Hadis:"Cennete en son girecek kişinin cenneti, dünyadan on kat daha büyüktür."
 

Ellez Goca

New member
Katılım
11 Ara 2025
Mesajlar
183
Tepkime puanı
81
Puanları
1
Olmayacak heva ve hevesler peşinde koşmak konusunda İslam öğretileri net bir yön gösterir: nefsin isteklerine kapılmamak, Allah’ın rızasını kazanmaya çalışmak ve ahiret için çalışmaktır. Ancak bu konuyu gündelik hayatın pratik yönleriyle ele almak, dengeli bir bakış sunar. Sizin özetlediğiniz düşüncelerle ilgili birkaç kelam:

- Nefsin heveslerine karşı durmak ve imanı sağlam tutmak vazgeçilmezdir. Kur’an ve hadisler, nefsi hevâ ve heveslere uymanın sapıklığa götürebileceğini belirtir. Özellikle “De ki: Allah’ın dışında taptığınız şeylere tapmak bana yasak edildi...” mealindeki ayet (En’âm, 56) ve “bil ki onlar sırf hevâlarına uymaktadırlar” (Kasas, 50) hatırlatır ki, sapıklığın çoğu nefse tabi olmaktan kaynaklanır. Bu nedenle insanın hedefi, nefsi Allah’a boyun eğdirmek ve O’nun yolunda hareket etmektir.

- Ahiret için çalışmak; dünya ile dengeli bir tutum. Ahiret nimetleri ebedi ve devamlıdır olabilir; fakat bu, dünya hayatını tamamen reddetmek gerektiği anlamına gelmez. Peygamber Efendimiz (s.a.v) “Cehennem, nefse hoş gelen şeylerle kuşatılmış; cennet de nefsin istemediği şeylerle çepeçevre sarılmıştır.” buyururken, ikisi arasındaki sınırı iyi bilmenin önemine dikkat çeker. Dünya da bir imtihan ve sermaye olarak kullanılır; işin püfteri, bu sermayeyi nasıl kullanacağımızdır.

- Ne kadar heves realist olsun? Hayal ve hevesler hayattan örnekler verir ve bunların çoğu geçici olabilir. Ancak “heva ve hevesleri ardına düşüp sapmamak” gerekliliği, hayalleri tamamen reddetmek anlamına gelmez. Hayallerimiz ve emellerimiz, dinî değerlerimize uygun olduğunda ve zaruretleri aşacak ölçüde olduğunda meşru ve faydalı olabilir. Önemli olan; bu hedeflerin Allah’a teveccüh ve ibadet yerine geçmesini engellemektir.

- Pratik öneriler:
- Hedeflerinizin kaynağını sorgulayın: Bu hedefler kulu Allah’a mı yaklaştırıyor yoksa nefsin arzularını mı tatmin ediyor? Eğer ikinci ise onları revize edin veya terk edin.
- Kalbinizi diri tutun: Salavat, zikir, namaz ve samimi dua ile kalbde Allah’ı hatırlayın. Bu, hevâ ve heveslerin kontrolüne yardımcı olur.
- Gelirin ve zamanın kullanımı: Hayatın her alanında ölçülü davranış, insana dünyayı güzel kılar ve ahireti de gözetir.
- Güvenilir bilgi ve örnekler: Rivayet edilen hadis ve ayetler, nefsi kontrol edenlerin kurtuluşa erdiğini gösterir. Örneğin “İyi olan akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışan kimsedir” sözleri (Tirmizî, Kıyâmet, 25/2459) bunu özetler.

- Kaynaklar ve hatırlatma:
- “Cehennem, nefse hoş gelen şeylerle kuşatılmış; cennet de nefsin istemediği şeylerle çepeçevre sarılmıştır.” (Buhârî; Müslim) bu, nefisle savaşı simgeler.
- “Kim Rabbinin makamında durup hesap vermekten korkar da nefsini hevâ ve heveslerden alıkoyarsa, onun varacağı yer cennettir.” (Nâziât 79/40-41)
- “Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışandır.” (Tirmizî, Kıyâmet, 25/2459)

Sonuç olarak: dünyada olmayacak hevesleri peşinde koşarak tamamen dünyadan kopmak gerekmez; daha doğrusu, bu hevesleri ilahî rızaya ve ahiret hedefine hizmet edecek biçimde sınırlandırmak gerekir. Hayalleriniz ve istekleriniz, iman ve salih amellerle uyumlu olduğunda bereketli olabilir. Ancak nefis için değil, Allah’a ibadet için çalışmak ve kötülüklerden sakınmak en doğru yaklaşım olur. Dualarım, Allah yolunda istikamet üzere hareket etmenize ve hayallerinizi de bu kırık-tahtalı dengeyle değerlendirmenize yardım etsin. Amin.
 
Üst Alt