Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

Namazin Zikirden Farkliliklari

U.S.A

New member
Katılım
24 Nis 2005
Mesajlar
126
Tepkime puanı
2
Puanları
0
Yaş
40
Konum
ISTANBUL
Web sitesi
www.hidayetcagi.com
NAMAZIN ZİKİRDEN FARKLILIKLARI

Dinin direği olan namaz konusunda pek çok âyet-i kerîme'de açıklama mevcuttur. Namazın kılınması emredilmektedir. Çünkü, namaz Allah'a yaklaştırıcı bir vasıtadır.

ALAK-19: Vescüd vakterib.
Secde et Rabbine yaklaş.


Mü'min olan kişinin kıldığı her namaz salih amellerden biri olması ve Allahû TeaIâ'nın huzurunda vazife yapılması dolayısıyla hem nefsin tezkiyesini sağlayacak, hem de her namazla alınan dereceler itibariyle Kul'u Rabbi'ne yaklaştıracaktır. Namaz da bir zikirdir. Namazda zikrin ağırlığına işaret edilmektedir. Namazın gayesi Allah'ı zikretmektir. Ancak zikirle kılınan bir namaz, zikir oranında huşû ile kılınmış olur.

TAHA-14: İnnenî enallâhü lâ ilâhe illâ ene fa'büdni, ve ekımissalâte lizikri.
Şüphesiz Ben Allah'ım, Ben'den başka bir ilâh yoktur, Bana kulluk et, Beni zikretmek için namaz kıl.


Görülüyor ki, asıl olan Allah'ı zikir etmektir.Namaz burada Allah'ı zikretmenin bir vasıtasıdır. Namaz gibi diğer bütün ibadetler zikir bakımından vasıta emir hükmündedirler.Bütün peygamberlerin namaz kıldıklarına dair Kur'ân-ı Kerîm'imizde açık deliller vardır. Her peygamber ve O'na tâbî olanlar namaz kılmışlardır ve zikir yapmışlardır.

19/ MERYEM-31: Ve ce'aleniy mübâreken eyne mâ küntü, ve evsâniy bissalâti vezzekâti mâ dümtü hayyâ.
Ve beni mübârek kıldı, yaşadığım müddetçe namaz kılmamı, zekât vermemi emretti.

YUNUS-87: Ve evhaynâ ilâ Musâ ve ehihi en tebevveâlikavmikümâ bimisra büyüten vec'alü büyüteküm kıbleten ve ekimüssalâh, ve beşşirilmü'mîn.
Musa ve kardeşine Mısır'da milletinize evler hazırılayın. Evlerinizi namazgâh edinin, namaz kılın diye vahyettik, inananlara müjdele.


Görülüyor ki namaz ibadeti bütün peygamberlere farz emir olarak verilmiştir. Rabbimiz bu farz emrin Allah'ı zikretmek için yerine getirilmesini emrediyor. Çünkü zikir, rızanın kazanılması için asıl unsurdur. Bilindiği gibi, Rad Sûresi'nin 28. âyet-i kerîmesinde Rabbimiz buyuruyor.

13/ RAD-28: Elleziyne âmenû ve tatmainnü kulûbühüm bizikrillâh elâ bizikrillâhi tatmainnülkulûb.
Onlar âmenüdurlar ve kalpleri Allah'ı zikretmekle mutmain olmuştur. Bilin ki, kalpler ancak Allah'ı zikretmekle mutmain olur.


Mutmain olan bir kalp Allah'dan razı olacaktır. Allah'dan razı olunca, Allah da o kişiden razı olacaktır. Hz. İsmail'in de muradı, herkesin Allah'ın rızasına kavuşması idi.

MERYEM-55 : Ve kâne ye'müru ehlehü bissalâti vezzekâti, ve kâne inde Rabbihi merdıyyâ.
Hz. İsmail çevresinde bulunanlara namaz kılmalarını ve zekât vermelerini emrederdi. Rabbinin rızasına kavuşmuş biriydi.


Allahû Zülcelâl Hz. Peygamber Efendimize şöyle buyuruyor;

TAHA- 132: Ve'mür ehleke bissalâti vestabi aleyhâ, lâ nes-elüke rizkâa, nahnü nerzüguke, velâgibetü littekvâ.
Ehline namaz kılmalarını emret, kendin de onda devamlı ol. Biz senden rızık istemiyoruz, sana rızık veren Biziz, sonuç (akibet) takva sahiplerinindir.


Namaz da bir zikir olduğu halde, Allahû Tealâ Hz.'nin zikirden muradı farklıdır. Zikir, herşeyden önce "Allah" isminin tekrarıdır. Ve herşeyden kesilerek tekrarıdır. Yani "Allah" kelimesi iç dünyamızdaki sesle tekrar edilirken, düşünce sistemimiz herşeyden kesilecek ve sadece Allah üzerinde konsantre olacaktır. Sadece Allah'ı düşünecegiz. Kalbimiz yalnız Allah'a açık olacak.
Görülüyor ki, namaz, Rabbimizin Müzemmil Sûresinde işaret ettigi Allah'ın ismi ile zikret dediği zikirden ayrıdır. Rabbimizin bir tek adı vardır:"ALLAH" Geriye kalan 99 tanesi sıfatlarıdır. Kerim Allah, Rahim Allah, Rahman Allah...

73/ MÜZEMMİL-8: Vezkürisme rabbike ve tebettel ileyhi tebtiylâ
Rabbinin (Allah'ın) ismiyle zikret ve herşeyden kesilerek O'na (Allah'a) dön (ulaş, vasıl ol).


Bunların ayrı şeyler olduğunu aşağıdaki Âyet-i Kerîmeler kesin olarak açıklamaktadır. Aşağıdaki âyet-i kerîmelerde zikirden ve namazdan ayrı hüviyette iki faktör olarak bahsedilmektedir.

ALA-15: Ve zekerasme Rabbihi fesellâ .
Rabbinin ismini zikir edip namaz kılan.


4/ NİSA-103: Feizâ kadaytümüssalâte fezkürullahe kıyâmen ve ku'ûden ve alâ cünûbiküm, feizatıne'nentüm feakiymüssalâh, innessalâte kânet alelmü'miniyne kitâben mevkuûtâ.
Namaz kıldıktan sonra, otururken de ayaktayken de, yanüstü yatarken de hep Allah'ı zikredin. Emniyete kavuşunca namazı erkânıyla kılın. Muhakkak ki namaz mü'minlerin üzerine vakitleri belirlenmiş bir farz olmuştur.


Bu âyet-i kerîmede namaz ve zikrin birbirinden farklı oldukları aşikârdır.
Görülüyor ki, zikir, otururken ayakta iken ve yatarken daima yapmamız gereken bir ibadet çeşididir. İnsan için bu üç halin dışında, dördüncü bir hal yoktur. İnsan ya oturur, ya ayaktadır, ya da yatar. Başka bir hal yoktur. Öyleyse zikir devamlı bir vetiredir. İnsanı mutmain kılan bir özelliğe sahiptir. Oysa ki, namaz devamlı değildir. Sadece belirli vakitlerde kılınır. Demek ki, zikir kelimesi esas anlamında kullanıldığı zaman namazdan farklıdır.
İşte bu âyet-i kerîmede mutmain olmanın en önemli vasıtası zikir olarak belirtildiği gibi, namazın, zikir gibi zamanın bütününe değil belli vakitlerde yerine getirilmesi gereken bir farz olduğu da açıktır.
Kur'ân-ı Kerîm tilâveti ve namaz, Kur'ân-ı Kerîm'imizde zikir olarak kabul edildiği halde, Allah'ın zikirden muradının, bu ikisinden farklı birşey olduğu aşağıdaki âyet-i kerîmede ifade buyurulmaktadır. Bu asıl zikirdir ve yukarıda izah edilmiştir. Ve bütün ibadetlerden üstündür.

29/ ANKEBUT-45: Ütlü mâ ûhıye ileyke minelkitâbi ve ekımıssalât, innessalâte tenhâ anilfahşâi velmünker, ve lezikrullahi ekber, vallahü ya'lemü mâ tasne'ûn.
Sana kitaptan vahyedileni oku, namazı kıl çünkü namaz kötülükten ve fuhşiyattan meneder ama Allah'ın zikri en büyüktür. Ve Allah yaptığınız şeyleri bilir.
 
Üst Alt