Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

Mürşid - Yunus Emre

U.S.A

New member
Katılım
24 Nis 2005
Mesajlar
126
Tepkime puanı
2
Puanları
0
Yaş
40
Konum
ISTANBUL
Web sitesi
www.hidayetcagi.com
Hakkı bulayım dersen

Gel ey kardeş, Hakkı bulayım dersen,
Bil kamil mürşide varmasan olmaz,
Resulün cemalin göreyim dersen,
Bir kamil mürşide varmasan olmaz.

Niceler gittiler mürşid arayı,
Arayanlar buldu derde devayı,
Bin kez okur isen aktan karayı,
Bir kamil mürşide varmasan olmaz.

Gel şimdi kardeşler gidelim bile,
Nice aşıkların bağrını dele,
Cebrail delildir, Ahmet'e bile,
Bir kamil mürşide varmazsan olmaz.

Kadılar mollalar cümle geldiler,
Kitapların hep bir yere koydular.
Sen bu ilmi kimden aldın dediler.
Bir kamil mürşide varmasan olmaz.

YUNUS EMRE bunda mana var dedi,
Bir kamil mürşide sen de var şimdi,
Hazret Musa'ya Hızır'a var dedi,
Bir kamil mürşide varmasan olmaz

YUNUS EMRE HZ.


Be hey kardaş hakk'ı bulammı dersin,
Hakk'a yarar amel işlemeyince
Tarikat sırrına eremmi dersin,
Kamil mürşid sana söylemeyince.

YUNUS EMRE HZ.

Bulun mürşidi de yapışın ele,
Mürşitsiz varılmaz ol doğru yola,
Hasan Hüseyin'le dört yarı ile,
Yeşil sancağıyla gelir Muhammed,

YUNUS EMRE HZ.

Doğruya varmayınca,
Mürşide ermeyince,
Hak nasip etmeyince
Sen derviş olamazsın

YUNUS EMRE HZ.


18/KEHF-17: Ve tereş şemse izâ taleat tezâveru an kehfihim zâtel yemîni ve izâ garabet takrıduhum zâteş şimâli ve hum fî fecvetin minh(minhu), zâlike min âyâtillâh(âyâtillâhi), men yehdillâhu fe huvel muhted(muhtedi), ve men yudlil fe len tecide lehu veliyyen murşidâ(murşiden).
(Ey Resûl'üm! Orada olsaydın) görürdün ki; güneş doğduğu zaman mağaranın sağ tarafına ulaşır. Battığı zaman ise onları sol taraftan terkederdi. Onlar mağaranın geniş bir yerindeydiler. Bu, Allah'ın âyetlerindendir. Allah kimi Kendine ulaştırırsa o hidayete erer. Ve kim dalâlette ise onun için velî mürşid bulunmaz.
 

tarikay

New member
Katılım
6 Şub 2005
Mesajlar
93
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
50
Mürşidine ulaşmayan nefsini arındıramaz dalalette kalır

Mürşidine ulaşmayan nefsini arındıramaz dalalette kalır

EFENDİM

İznik’e selam söyleyin turnalar.
İline kurban olduğum. Efendim.
O sultanın sözlerinde hikmet var.
Diline kurban olduğum. Efendim.

Senin soyun varır. Bozoklu Hana,
Ondan da Hüseyin ile Hasana.
Bin dokuz yüz otuz üç, kutlu sene,
Yılına kurban olduğum. Efendim.

Her dediği birer birer çıkıyor.
Çatır, çatır hurafeyi yıkıyor.
Eylül goncaları gibi kokuyor.
Gülüne kurban olduğum. Efendim.

Henüz öğrendim deli kim, hasta kim.
Kim götürür gardaş bizi dosta kim,
Onun daveti sırat-ı müstakîm.
Yoluna kurban olduğum. Efendim.

Karşı çıkar tâgutların tamamı,
Kuma mı gömdün, başını kuma mı,
O resul, halife, devrin imamı,
Haline kurban olduğum. Efendim.

Bu vuslata bir dilekle başlanır.
Müşrikler, münafıklar telaşlanır.
O bir ahlat ağacıdır, taşlanır.
Dalına kurban olduğum. Efendim.

O Mehdidir. Allah’ın davetçisi,
Kur’ânın ruhunun tilavetçisi,
Hidayet çağının hidayetçisi,
Rolüne, kurban olduğum. Efendim.

Mazime bakarım geride kalmam.
İzinden giderim, şaki de olmam.
Acep öpmek nasip olur mu bilmem.
Eline kurban olduğum. Efendim.

Himmet et, muhtacım himmet et bana,
Yüz bin kere feda, kul Ahmet sana,
Bir tek telini değişmem cihana,
Kılına kurban olduğum . Efendim.
 

yigit

New member
Katılım
22 May 2005
Mesajlar
42
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
39
Konum
CENNET

U.S.A

New member
Katılım
24 Nis 2005
Mesajlar
126
Tepkime puanı
2
Puanları
0
Yaş
40
Konum
ISTANBUL
Web sitesi
www.hidayetcagi.com
Nazar kıl çeşm-i ibretle, makâm-ı ilticâdır bu!
Erenler dergâhı, bâb-ı füyûzât-ı Hüdâ’dır bu!
Ziyâüddîn-i Ahmed, mevlidi anın Gümüşhâne,
Şehir-i şark-u garbın, mürşid-i râh-ı Hudâdır bu!..
Muhakkak ehl-i Hakk ölmez, ebed haydır bil ey zâir!
Saray-ı kalbini pâk eyle, bâb-ı evliyâdır bu!
Şu’a-ı dürr-i vahdet, menba’-ı ilm-i ledünnîdir.
Mükemmel vâris-i şer’-ı Mahmmed Mustafâ’dır bu.
Hilâfet müddetinden, “İrcii” vaktine dek Hakk’a,
Tarîk-i Hâlidî’yi neşr eden, Hakk-reh-nümâdır bu.
Cilâ-yı ruhdur zikri, mürîdana gıdâdır bu!”​


AHMED ZİYÂÜDDÎN-İ GÜMÜŞHÂNEVÎ (K.S.)
 

U.S.A

New member
Katılım
24 Nis 2005
Mesajlar
126
Tepkime puanı
2
Puanları
0
Yaş
40
Konum
ISTANBUL
Web sitesi
www.hidayetcagi.com
Dermend olmayınca, gönül Hak olmaz

Aşık olmayınca sine çâk olmaz

KUL HİMMET'im eydür vücut pâk olmaz

Mürşid-i kâmilden el olmayınca


KUL HİMMET
 

U.S.A

New member
Katılım
24 Nis 2005
Mesajlar
126
Tepkime puanı
2
Puanları
0
Yaş
40
Konum
ISTANBUL
Web sitesi
www.hidayetcagi.com
Taptuğun tapusuna
Kul olduk kapısına
Yunus miskin çiğ idik
Piştik elhamdülillah
...
Vardığımız illere
Şol safa gönüllere
Baba Taptuk manisin
Saçtuk elhamdülillah
...
Yunus bir doğan idi kondu Taptuk koluna
Avın şikira geldi bu yuva kuşu değil.
...
Yine esridi Yunus Taptuk yüzün görende
Baktığım yüzde gördüm Taptuğumun nurunu.

Bize kadir gecesidir bu gice
Ko erte olmasın seher gerekmez
Yunus esrüyüben düştü sokakta
Çağınr Taptuğunu ar gerekmez
YUNUS EMRE​
 

kanal-7com

New member
Katılım
20 Haz 2005
Mesajlar
6
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
44
Web sitesi
www.kanal-7.com
esselamu aleykum​


ÇİLE


Gaiblerden bir ses geldi: Bu adam,
Gezdirsin boşluğu ense kökünde!
Ve uçtu tepemden birdenbire dam;
Gök devrildi, künde üstüne künde...

Pencereye koştum: Kızıl kıyâmet!
Dediklerin çıktı ihtiyar bacı!
Sonsuzluk, elinde bir mâvi tülbent,
Ok çekti yukardan, üstüme avcı.

Ateşten zehrini tattım bu okun,
Bir anda kül etti can elmasımı.
Sanki burnum, değdi burnuna "yok"un,
Kustum öz ağzımdan kafatasımı.

Bir bardak su gibi çalkandı dünyâ;
Söndü istikamet, yıkıldı boşluk.
Al sana hakikât, al sana rûyâ!
İşte akıllılık, işte sarhoşluk!

Ensemin örsünde bir demir balyoz,
Kapandım yatağa son çâre diye.
Bir kanlı şafakta, bana çil horoz,
Yepyeni bir dünyâ etti hediye.

Bu nasıl bir dünyâ, hikâyesi zor;
Mekânı bir satıh, zamânı vehim.
Bütün bir kâinat muşamba dekor,
Bütün bir insanlık yalana teslim.

Nesin sen, hakîkat olsan da çekil!
Yetiş körlük, yetiş, takma gözde cam!
Otursun yerine bende her şekil;
Vatanım, sevgilim, dostum ve hocam!

.
.
.
.
Aylarca gezindim, yıkık ve şaşkın,
Benliğim bir kazan ve aklım kepçe.
Deliler köyünden bir menzil aşkın,
Her fikir içimde bir çift kelepçe.

Niçin küçülüyor eşyâ uzakta?
Gözsüz görüyorum rûyâda, nasıl?
Zamânın raksı ne, bir yuvarlakta?
Sonum varmış, onu öğrensem asıl?

Bir fikir ki, sıcak yarada kezzab,
Bir fikir ki, beyin zarında sülük.
Selâm, selâm sana haşmetli azâb;
Yandıkça gelişen tılsımlı kütük.

Yalvardım: Gösterin bilmeceme yol!
Ey yedinci kat gök, esrârını aç!
Annemin duâsı, düş de perde ol!
Bir asâ kes bana, ihtiyar ağaç!

Uyku kaatillerin bile çeşmesi;
Yorgan, Allahsıza kadar sığınak.
Tesellî pınarı, sabır memesi;
Size serbest, bana kum dolu çanak.

Bu mu, rûyâlarda içtiğim cinnet,
Sırrını ararken patlayan gülle?
Yeşil asmalarda depreniş, şehvet;
Karınca sarayı, kupkuru kelle...

Akrep, nokta nokta rûhumu sokmuş,
Mevsimden mevsime girdim böylece.
Gördüm ki, ateşte, cımbızda yokmuş,
Fikir çilesinden büyük işkence.

.
.
.
.

Evet, her şey bende bir gizli düğüm;
Ne ölüm terleri döktüm, nelerden!
Dibi yok göklerden yeter ürktüğüm,
Yetişir çektiğim mesâfelerden!

Ufuk bir tilkidir, kaçak ve kurnaz;
Yollar bir yumaktır, uzun, dolaşık.
Her gece rûyâmı yazan sihirbaz,
Tutuyor önümde bir mavi ışık.

Büyücü, büyücü, ne bana hıncın?
Bu kükürtlü duman, nedir inimde?
Camdan keskin, kıldan ince kılıcın,
Bir zehirli kıymık gibi, beynimde.

Lûgat, bir isim ver bana halimden;
Herkesin bildiği dilden bir isim!
Eski esvablarım, tutun elimden;
Aynalar, söyleyin bana, ben kimim?


Söyleyin, söyleyin, ben miyim yoksa,
Arzı boynuzunda taşıyan öküz?
Belâ mîmârının seçtiği arsa;
Hayattan muhâcir; eşyâdan öksüz?

Ben ki, toz kanatlı bir kelebeğim,
Minicik gövdeme yüklü Kafdağı,
Bir zerreciğim ki, Arş'a gebeyim,
Dev sancılarımın budur kaynağı!

Ne yalanlarda var, ne hakîkatta,
Gözümü yumdukça gördüğüm nakış.
Boşuna gezmişim, yok tabîatta,
İçimdeki kadar iniş ve çıkış.

.
.
.
.

Gece bir hendeğe düşercesine,
Birden kucağına düştüm gerçeğin.
Sanki erdim çetin bilmecesine,
Hem geçmiş zamânın, hem geleceğin.

Açıl susam, açıl! Açıldı kapı;
Atlas sedirinde Mâverâ Dede.
Yandı sırça saray, İlâhî Yapı,
Binbir âvizeyle uçsuz maddede.

Atomlarda cümbüş, donanma, şenlik;
Ve çevre çevre nûr, çevre çevre nûr.
İçiçe mîmârî, içiçe benlik;
Bildim seni ey Râb, bilinmez meşhûr!

Nizâm köpürüyor, med vakti deniz;
Nizâm köpürüyor, tâ çenemde su.
Suda bir gizli yol, pırıltılı iz;
Suda ezel fikri, ebed duygusu.

Kaçır beni âheng, al beni birlik!
Artık barınamam gölge varlıkta.
Ver cüceye, onun olsun şâirlik,
Şimdi gözüm, büyük sanatkârlıkta!

Öteler, öteler, gayemin malı;
Mesâfe ekinim, zaman mâdenim.
Gökte saman-yolu benim olmalı!
Dipsizlik gölünde, inciler benim.

Diz çök ey zorlu nefs, önümde diz çök!
Heybem hayat dolu, deste ve yumak.
Sen, bütün dalların birleştiği kök;
Biricik meselem, Sonsuz'a varmak...







Necip Fazıl KISAKÜREK
 

kanal-7com

New member
Katılım
20 Haz 2005
Mesajlar
6
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
44
Web sitesi
www.kanal-7.com
esselamu aleykum..

VEDA

Akşamı getiren sesleri dinle,
Dinle de gönlümü alıver gitsin.
Saçlarımdan tutup kor gözlerinle
Yaşlı gözlerime dalıver gitsin.

Güneşle köye in, beni bırak da
Küçüle küçüle kaybol ırakta.
Bu yolu dönerken arkana bak da
Köşede bir lahza kalıver gitsin.

Ümidim yılların seline düştü,
Saçının en titrek teline düştü,
Kuru yaprak gibi eline düştü,
İstersen rüzgara salıver gitsin.


Necip Fazıl KISAKÜREK
 

E R H A N

New member
Katılım
14 Ocak 2005
Mesajlar
555
Tepkime puanı
14
Puanları
0
Yaş
44
Konum
istanbul
Web sitesi
www.hidayetcagý.com
yigit' Alıntı:
Yok öyle cahil beyinleri zehirlemek. Her eyre mübarek mesajınızı serpiştirmişsiniz. Madem tebliğ yapacaksınız kendi o allah ile sohbet olan kiştabınızı buraya ayzarak tebliğ yapsanıza.

Ne o , olmuyormu !!!

http://www.islamforum.net/showthread.php?goto=newpost&t=82
http://www.islamforum.net/showthread.php?goto=newpost&t=596

Girin bakayım okuyun şuraları. Yok öyle oraya buraya kurandan ayet yazarak kendini temize çıakrmak.

Yok öyle...
benim zavallı nefsinin kin nefret afetine yenilmiş
biriicik kardeşim ne kızdırdı seni böyle
seni o kadar çok seviyor ki Allah ve Biz de tabi
o kitab Hiç Bir zaman kuran ın yerini tutmaz
Kuran şeriat kitabıdır
risalet nurları sohbet kitabıdır

abenim canım kardeşim kuranla hükmedilir
risalet nurları kitabıyla değil
o yüzden kurandan ayetler yazıyoruz
 

Karababa

Member
Katılım
22 Şub 2005
Mesajlar
661
Tepkime puanı
10
Puanları
18
Konum
Bursa
Web sitesi
mantolamabursa.tk
Sen allah adına, turnusov musun!

Sen allah adına, turnusov musun!

-Duyurulan kelimelerde yanlış nedir! Ayırıpmı yazıyorsun.
-Aklındakileri ila birileri zorakide olsa kabul mü etmeli. Doğrusu hangisi.
 
Üst Alt