Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

Mürşid ile tevbeye mecburmuyuz

THE_HAFIZ

Mesajlari Onaylanacak
Katılım
14 Ağu 2006
Mesajlar
319
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Evet ben suçlu bir insanım ben en kötüyüm ben en berbatım....Nasıl?....Rahatlama hissi oluşmaya başladımı.......Kavga etmek için yer arıyorsun yaaa...Sürekli insanları suçluyorsun



Size kocaman bir pess daha hanfendi, demek ki tartışmadan anladığınız bu, kimsenin kavga falan isteği yok içiniz rahat olsun, ben sadece bir özeleştiri yapın demiştim ama yapmayın siz zaten kendinizi melekleştirmiş imtihanden düşmüşsünüz, ne deyim yolunuz açık olsun
 

gencsofi

New member
Katılım
4 Eyl 2006
Mesajlar
128
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
33
Web sitesi
www.seferli.net
hangi tarik yolcusu diliyle ben şu makamdayımm ben şunu yaparım demiştirki??
HİÇ BİRİ!!! onlar sadece ben günahkarım ben suçluyum,BEN PİŞMANIM!! DEMİŞLERDİR KARDEŞİM.KİMSE KENDİNİ MELEKLEŞTİRMEZ KORKMA SEN
 

Aysegul

New member
Katılım
15 May 2006
Mesajlar
891
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
38
Size kocaman bir pess daha hanfendi, demek ki tartışmadan anladığınız bu, kimsenin kavga falan isteği yok içiniz rahat olsun, ben sadece bir özeleştiri yapın demiştim ama yapmayın siz zaten kendinizi melekleştirmiş imtihanden düşmüşsünüz, ne deyim yolunuz açık olsun


Hala suçluyosun:( :( :( :( ...Bu huyunu bırakmanı tavsiye ediyorum...Bu hoş bir şey değil
 

E R H A N

New member
Katılım
14 Ocak 2005
Mesajlar
555
Tepkime puanı
14
Puanları
0
Yaş
45
Konum
istanbul
Web sitesi
www.hidayetcagý.com
kimse iblisi yenmişe tabi olmadan iblisi yenemez
işte bunu çok iyi bilen iblis mürşide tabiyatı engellemek için her şeyi yapar
zaten Allah tan mürşidi sormak büyük bir iştir Allah a kalbden ermeyi dileyenler hariç onlar için kolaydır

LOKMAN-15: Ve in câhedâke alâ en tuşrike bî mâ leyse leke bihî ilmun fe lâ tutı’humâ ve sâhibhumâ fîd dunyâ magrûfen vettebi’ sebîle men enâbe ileyy (ileyye), summe ileyye merciukum fe unebbiukum bi mâ kuntum ta’melûn (ta’melûne).
Bilgin olmayan bir şey hakkında, şirk koşman için seninle mücâdele ederlerse, ikisine de itaat etme! Ve dünyada onlara güzellikle sahip ol. Bana yönelenlerin (ruhunu Bana ulaştırmak üzere yola çıkaranların) yoluna tâbî ol. Sonra dönüşünüz Banadır. O zaman yaptığınız şeyleri size haber vereceğim.

mürşidi olmayanın mürşidi şeytandır
yunus derki
bir kamili mürşide varmazsan yunus olamazsın evliya olamazsın
Allah a ulaşmayı dileyip mürşidini sabırla ve namazla Allah a sormayan ın amelleri boşa gidecek
ayetler açıkca <ortada
bu kadar kolay ken hidayet neden seçilir delalet
 

basbas

New member
Katılım
8 Eyl 2006
Mesajlar
234
Tepkime puanı
2
Puanları
0
Yaş
42
erhan kardeşim görüyosunki şeytan biçoğumuzun etrafından ayrılmıyor zaten
bide bir şeyi merak ediyorum bir mürşide tabi olmaya karşı oldumu düşün me ama sen Allah a nasıl sordun hani Allah a sor diyorsunya o yüzden
 

E R H A N

New member
Katılım
14 Ocak 2005
Mesajlar
555
Tepkime puanı
14
Puanları
0
Yaş
45
Konum
istanbul
Web sitesi
www.hidayetcagý.com
erhan kardeşim görüyosunki şeytan biçoğumuzun etrafından ayrılmıyor zaten
bide bir şeyi merak ediyorum bir mürşide tabi olmaya karşı oldumu düşün me ama sen Allah a nasıl sordun hani Allah a sor diyorsunya o yüzden



Hacet namazinin persembeyi cumaya baglayan gecelerde veya kandil gecelerinde kilinmasi asildir. Ama bütün gecelerde kilinabilir. Önce boy abdesti alinir. Sonra hacet namazina niyet edilir.
Namazda asagidaki âyetler okunur:

1. Rekâtta: Subhaneke + Fatiha + 3 Âyetel Kürsî

2. Rekâtta: Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.

2. Rekâtin sonunda : Ettehiyyâtü + Allahümme salli + Allahümme bârik

3. Rekâtta: Subhaneke + Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.

4. Rekâtta: Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.

Namaz tamamlandiktan sonra Allah'tan hacet neyse o istenir. Allah'tan mürsid istemek için bu namaz kilindiysa mürsid istenir.

Bu namazdan sonra hiç konusmadan yatmak gerekir. Yatarken kibleyi saga alacak sekilde yatak kurulur. Vücudun ön cephesi kibleye çevrilerek yanüstü yatilir, 3 Âyetel Kürsî okunur ve Allah'tan mürsid istenir. Eger kisinin haceti mürsid degil de baska bir hedefe ulasmaksa (zahirî veya batinî bir hedef olabilir) o hedefe ulasmak istenir. Sessiz zikir (hafî zikir) bu istekten sonra baslar. Yanüstü yatildigi için sag kulak yastiga gelecektir. Bas biraz saga, sola oynatilarak kulakta kalbin atislarinin, basinç sebebiyle rahatça duyulacagi pozisyona gelinir. Ve kalbin her çift atisinda "Allah, Allah" diyerek kisi Allah'i zikr-i hafî ile (yani sessiz olarak) içinden zikredecektir.

Eger ilk namazdan sonra yatildiginda birsey görülmez ise tekrar tekrar, her persembeyi cumaya baglayan gece namaza devam edilmelidir. Her gece de kilinabilir.
 

basbas

New member
Katılım
8 Eyl 2006
Mesajlar
234
Tepkime puanı
2
Puanları
0
Yaş
42
Sen bu şekildemi buldun yani,bu bildiğimiz hacet namazı teşke daha sık başvursak değilmi.Allah razı olsun kardeşim.
 

Samet Gul

New member
Katılım
24 Ağu 2006
Mesajlar
68
Tepkime puanı
2
Puanları
0
Ya sırf iki tane adam 2-3 adam yüzünden ortalık hep dağılıyor yav.Atın unları olsun bitsin.Girmeyeecğim dedim ama bu adamlar elini kolunu sallaya sllaya geziyorlar.Laf söylüyorlar.İlkelerini ortaya atıyorlar.Sizde birbirinze karşılık oalrak konular açıyorsunuz.(Aysegul kardes sende dahil:( )
Herkes kendi kıblesine dönsün.Zaten çok yakın bir zamanda anlayacaklar gerçek kıblenin neresi olduğunu
 

basbas

New member
Katılım
8 Eyl 2006
Mesajlar
234
Tepkime puanı
2
Puanları
0
Yaş
42
Ya sırf iki tane adam 2-3 adam yüzünden ortalık hep dağılıyor yav.Atın unları olsun bitsin.Girmeyeecğim dedim ama bu adamlar elini kolunu sallaya sllaya geziyorlar.Laf söylüyorlar.İlkelerini ortaya atıyorlar.Sizde birbirinze karşılık oalrak konular açıyorsunuz.(Aysegul kardes sende dahil:( )
Herkes kendi kıblesine dönsün.Zaten çok yakın bir zamanda anlayacaklar gerçek kıblenin neresi olduğunu

sana katılıyorum kardeşim
 

Aysegul

New member
Katılım
15 May 2006
Mesajlar
891
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
38
Ya sırf iki tane adam 2-3 adam yüzünden ortalık hep dağılıyor yav.Atın unları olsun bitsin.Girmeyeecğim dedim ama bu adamlar elini kolunu sallaya sllaya geziyorlar.Laf söylüyorlar.İlkelerini ortaya atıyorlar.Sizde birbirinze karşılık oalrak konular açıyorsunuz.(Aysegul kardes sende dahil:( )
Herkes kendi kıblesine dönsün.Zaten çok yakın bir zamanda anlayacaklar gerçek kıblenin neresi olduğunu

Ben tartışma amaçlı değil...Sadece yeni üye olan kardeşlerimiz yanlış bilgiler edinmesin diye konu açtım...Tartışmalar benide bezdirdi:(
 
Katılım
12 Eyl 2006
Mesajlar
60
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Web sitesi
www.blogcu.com
Ya sırf iki tane adam 2-3 adam yüzünden ortalık hep dağılıyor yav.Atın unları olsun bitsin.Girmeyeecğim dedim ama bu adamlar elini kolunu sallaya sllaya geziyorlar.Laf söylüyorlar.İlkelerini ortaya atıyorlar.Sizde birbirinze karşılık oalrak konular açıyorsunuz.(Aysegul kardes sende dahil:( )
Herkes kendi kıblesine dönsün.Zaten çok yakın bir zamanda anlayacaklar gerçek kıblenin neresi olduğunu
efendim neresiymiş gercek kıble...tarikatları eleştirmek haddim değil zira kesinlikle futursazcada konuşmak istemem..diyebilirimki sıradan insanları derleyen,toparlayan,düzenleyen faydalı kurumlardırda tarikatlar o nedenle kimse tarikatları eleştirmeye yeltenmez,saygıyla bakar siyasetcide böyle düşünür devletin resmi çizgiside..evrensellşememiş tarikat yada tarikatlar zaman karşısında eziliyor toplumlarda sağılıyor.
ha diyeceksiniz ki ben halimden memnunum.istediğimi sevmekle hürüm,,istediğim mürşide bağlanmak benim sorunum diyebilirsin ancak bu sana diğer cemaat ,mezhep ve alimleri eleştirme hakkını vermez..bazı tarikat eğitimi tekniklerinide dine maletme hakkını hiç vermez...rabıtayı hz ebubekire dayandırırsınız cebri zikiri hz ali ye herkes kendi safına cekmekte değerleri..konuşacak,yazacak anlatacak çok şey var.ezcümle birey olarak seninde büyüme,yücelme,geniş adalet duygusu,kazanma hevesi ve bu dünyada hakların var Allah bu değer ve duyguları herkese eşit şekilde vermiştir.peygamberler hariç..onlarda insandır ama kimse peygember olamaz.neyse mevzu bu değil.beynini,zihnini,yüreğini kalıcı olması süretiylebirilerine endexlersen sıradan olarak kalırsın asla tozlu petekten arının bal yapışı gibi bir tada erişemessin..
 

THE_HAFIZ

Mesajlari Onaylanacak
Katılım
14 Ağu 2006
Mesajlar
319
Tepkime puanı
0
Puanları
0
efendim neresiymiş gercek kıble...tarikatları eleştirmek haddim değil zira kesinlikle futursazcada konuşmak istemem..diyebilirimki sıradan insanları derleyen,toparlayan,düzenleyen faydalı kurumlardırda tarikatlar o nedenle kimse tarikatları eleştirmeye yeltenmez,saygıyla bakar siyasetcide böyle düşünür devletin resmi çizgiside..evrensellşememiş tarikat yada tarikatlar zaman karşısında eziliyor toplumlarda sağılıyor.
ha diyeceksiniz ki ben halimden memnunum.istediğimi sevmekle hürüm,,istediğim mürşide bağlanmak benim sorunum diyebilirsin ancak bu sana diğer cemaat ,mezhep ve alimleri eleştirme hakkını vermez..bazı tarikat eğitimi tekniklerinide dine maletme hakkını hiç vermez...rabıtayı hz ebubekire dayandırırsınız cebri zikiri hz ali ye herkes kendi safına cekmekte değerleri..konuşacak,yazacak anlatacak çok şey var.ezcümle birey olarak seninde büyüme,yücelme,geniş adalet duygusu,kazanma hevesi ve bu dünyada hakların var Allah bu değer ve duyguları herkese eşit şekilde vermiştir.peygamberler hariç..onlarda insandır ama kimse peygember olamaz.neyse mevzu bu değil.beynini,zihnini,yüreğini kalıcı olması süretiylebirilerine endexlersen sıradan olarak kalırsın asla tozlu petekten arının bal yapışı gibi bir tada erişemessin..



A sevgili kardeşim,
Şu dünya da kıbleden çok ne var,
Şeyhinin resmine bakarak rabıta namazı kılanlarımı ararsın,
Hemen bir caminin yanıbaşına koydukları ölmüş şeyhlerinin önünde rukulara eğilip, daha sonra Allaha yönelenleri mi ararsın..
Şeyhine farz ve sünnet icat ettirme azminde olanları mı ararsınız..

İcat deyince, Bir tarikata mensup kardeşimiz günde iki paket sigara tüketmekte, tabi, ciğerler iflas, neredeyse her yüz adımda dinlenmek zorunda kalıyor, uyardım bir keresinde, sigarayı bırakmasının iyiliğine olacağını söyledim, adama bana yarı kızgın bir halde, asla bırakamam deyince, nedenini sordum.. İşte verdiği ilginç ve bir o kadar düşündürücü neden..
-Bırakamam çünkü bu şeyhimin sünnetidir...
Meğer adamın şeyhide sigara içiyormuş, demek ki şeyhi asit içse, bunlarda tereddütsüz içecekler..
Mesele oldukça
dramatik ve tam aklın iflas ettiğinin açık göstergesi anlayacağınız
 

alptraum

New member
Katılım
1 Ocak 2005
Mesajlar
2,908
Tepkime puanı
166
Puanları
0
Yaş
38
Konum
Aþk`dan
Web sitesi
www.muhakeme.net
böyle insanlar da var ama bunun tam tersi gece gündüz sirf allah rizasi icin calisan insanlarda var ister tarikat ehli olsun ister olmasin hicbir sey gözetmeden sirf allah rizasi icin islami daha iyi yasayabilmek icin dünyevi bukadar seyden yüzünü ceviren insanlar ne olacak bunlar eli öpülecek insanlar örnek teskil eden insanlar ister avam olsun ister alim bunlar dünyaya isik veren insanlar
 

THE_HAFIZ

Mesajlari Onaylanacak
Katılım
14 Ağu 2006
Mesajlar
319
Tepkime puanı
0
Puanları
0
böyle insanlar da var ama bunun tam tersi gece gündüz sirf allah rizasi icin calisan insanlarda var ister tarikat ehli olsun ister olmasin hicbir sey gözetmeden sirf allah rizasi icin islami daha iyi yasayabilmek icin dünyevi bukadar seyden yüzünü ceviren insanlar ne olacak bunlar eli öpülecek insanlar örnek teskil eden insanlar ister avam olsun ister alim bunlar dünyaya isik veren insanlar


Söylediğiniz insanlara bende saygı duyuyorum, benim deşifre ettiklerim, dini sulandıranlardır, ciddi olanlara sözümüz yoktur
 

basbas

New member
Katılım
8 Eyl 2006
Mesajlar
234
Tepkime puanı
2
Puanları
0
Yaş
42
demekki sahte bir doktor gelip,bilinen ve iyi sonuç veren bir tedaviyi uygulayıp zarar verse bütün doktorlarada doğru olan tedavi şekillerinede karşı çıkıp herkesi men etmeye kalkışılacak öylemi....kendi mesleğimden örnek vermek istedim bende sağlıkçıyım ve bir çok hastam oldu,çaresiz hastalığına isyan eden,bu kişilerin hemen hemen hepsi Kuran meali okuyan kişilerdi ama idrak edemiyorlardı,işte o karşı çıktığınız evliya,alim ve cemaat kesimi bunun önüne geçmeyi başarıyor,bir nevi tedavide bulunuyor haşa şifayı veren Allahtır bunu unutmuş sanmayın.Ama yalan yanlış inançları olanlar için kurunun yanında yaşıda yakmanın alemi yoktur diye düşünüyorum....dua ile....
 

fetih

New member
Katılım
16 Şub 2007
Mesajlar
1,994
Tepkime puanı
355
Puanları
0
Yaş
45
Konum
Uzay Ýstasyonundan Alooooo Kimse Yokmuuuuu :)
komik gercekten.cemaatleşmek,sosyalleşmek şüphesiz kişiyi değişik boyutlarla geliştiren unsurların başında gelmektedir.teşbihte hata olmasınhani bu birazda papaz aracılığıyla günah çıkarmaya benziyor..

kardeşim biraz daha dikkatli olalım yazarken haşa sen Resulullah ve sahabe-i güzini siliyorsun günah çıkarma değildir busen hiç günah işlemeden yaşadınmı veya yaşayabilirmisin hasta olduğunda doktorsuz iyileşebilirmisin ''benim ümmetimin alimleri beni israiloğulları peygamberleri gibidirler'' H.Z MUHAMMED a.s ALLAH c.c CÜMLE KULLARINA HAKİKATİ İDRAK EDEBİLME kabiliyeti hsan eyleye
 

fetih

New member
Katılım
16 Şub 2007
Mesajlar
1,994
Tepkime puanı
355
Puanları
0
Yaş
45
Konum
Uzay Ýstasyonundan Alooooo Kimse Yokmuuuuu :)
Tasavvufun dışında kalan ve ona taassupla bakan bazıları, hürmetle ibadeti birbirine karıştırıyor. Öyle ki, bu kimseler müridin mürşidine gösterdiği edeb, hürmet, teslimiyet ve muhabbeti çok aşırı bularak, müridi ve mürşidi şirkle suçluyor. İşin tuhaf yanı, onların şirkle suçladıkları Allah dostları da, bir ömür boyu bütün şirk çeşitlerinden kurtulmak için uğraşıyor. Aslında veli, işin en başında şirk ve gösteriş gibi en tehlikeli suçlardan kurtuluyor, fakat ne yazık ki bazı kimselerin suçlamasından kurtulamıyor.


Veli olmanın temeli marifete ermektir. Marifet, Yüce Rabbi ilâhlık sıfatlarıyla tanımak ve haklarını korumaktır. Kulun hakkı ile Rabbi’nin haklarını birbirine karıştıran kimse marifet sahibi olamaz. Velinin tek hedefi tevhittir. Gerçek tevhide ulaşmayan kimse veli olamaz. Veli olmayan nasıl mürşid olsun?

Bizatihi ibadet edilmeye, yüceltilmeye, övülmeye ve sevilmeye sadece Cenab-ı Hak layıktır. O'na ibadet ve saygı için bir sebebin bulunması gerekmez. O cennet ve cehennemi yaratmasaydı bile, kula gereken, samimiyetle O'na kulluk etmek, bütün sevgisiyle O'nu sevmek ve yüceltmektir.


Hürmetin asıl sebebi

Peygamber ve veli de olsa hiç bir insan, kendisinden kaynaklanan bir sebeple başkalarının hürmet ve hizmetini hak etmiş değildir. Şeref ve izzetin tek kaynağı Allahu Tealâ’dır. Bütün izzet, şeref, kıymet, nimet ve ikram O'nun elindedir. O kulları içinden dilediğini seçip peygamber yapar. Onu mucize ve melekleri ile destekler. Kendisini temiz fıtrat, keskin anlayış, güzel ahlâk ile süsler, insanların önüne bir rehber olarak koyar ve "buna tabi olun!" emrini verir. İşte o andan itibaren Peygambere itaat Allah'a itaat olur. Ona isyan eden, karşısında Yüce Allah'ı bulur. Onu seveni Allah sever; üzenin hakkından da O gelir.

Peygamberler Yüce Allah'ın en sevgili dostlarıdır. Hepsinin imamı Hz. Muhammed (A.S.) Efendimiz’dir. O, hürmetlerin en güzeline layıktır. Yapılabilecek her övgü onun için azdır, fakat ona secde etmek haramdır. Şerefli şahsını kul vasfından çıkarıp ilâhlık vasfında görmek sapıklıktır.

Bir veli için de durum aynıdır. Velâyet halktan değil, Allah'tan gelir. Veli, Allah tarafından eti, kemiği, soyu, malı, milleti sayesinde değil; imanı, irfanı ve edebi ile sevilir. Allahu Tealâ sevdiği kullarını diğer kullarına da sevdirir. Bu sevgi ona karşı hürmet ve edebi gerektirir. Allahu Tealâ bir kulunu sevince, onu bütün meleklere, gökteki ve yerdeki varlıklara sevdirir; gönüllerde ona karşı bir hürmet hissi yerleştirir. Bu ilahî bir kanundur, değişmez. (Meryem/96)

Allah'ın Habibi (A.S.) şu müjdeyi veriyor:

"Allahu Tealâ bir kulu sevdiği zaman Cibril'i çağırır ve ‘ben falanca kulumu seviyorum, onu sen de sev’ buyurur. Cibril de o kulu sever. Sonra gök ehline seslenerek; ‘Haberiniz olsun, Allah falanca kulu seviyor, onu siz de sevin!’ der. Onu gök ehli de sever. Sonra o kul için yeryüzünde kabul ve kullar arasında ona karşı sevgi konur.”

"Şüphesiz Allah, melekleri, bütün gök ve yer ehli, hatta yuvasındaki karınca, denizdeki balık, insanlara hayır öğreten alim ve salih kimseye salât, dua ve istiğfar ederler."

Şimdi şu soruyu sormak gerekir: İmanı, edebi, irşadı ve hizmeti ile Allah'ın dostu olduğu gün gibi açık olan bir kâmil mürşide cümle alem hayran ve hürmet içinde iken, biz hangi mantıkla ilgisiz kalacağız, onu hafife alacağız, ondaki ilahi nur ve sevgiden mahrum olacağız? Hele de bu kıymetli şahsiyetlere dil uzatmak, onları alaya almak, karalamak, düşmanlık yapmak vahim bir talihsizliktir.

Herkes, kalbindeki iman ve takva kadar Allah'ın sevdiklerini sever, O'nun dinine hizmet eder, ilahi emanetleri korur. Yüce Rabbimiz ölçüyü şöyle ortaya koyuyor: "Kim Allah'ın şeâirini (varlığının delillerini ve dininin alâmetlerini) yüceltirse, bu kalbinin takvasındandır." (Hac, 32)

Büyük müfessir Taberî (Rh.A.), ayetin şu manaya geldiğini belirtiyor: Mü'min kullarıma, bana ait olan her şeye hürmet, saygı ve usulünce muamele etmek haktır, borçtur." (Taberî, Camiu'l-Beyan)

Rasulullah (A.S.) Efendimiz uyarıyor: “Allah adamlarını hafife alanın kendisi alçalır.” (Tirmizî, Ahmed) "Büyüğümüzü (hürmet ve edeble) yüceltmeyen, küçüğümüze merhamet göstermeyen, alimimizin (kıymet ve edebini) bilmeyen bizden değildir." (Ahmed, Hakim, Tirmizî)

Bazıları, tevhidi koruma niyetiyle takvasıyla meşhur velilere, özellikle de kâmil mürşidlere hürmet, tazim ve edepten kaçmakta ve aynı zamanda halkı da bundan sakındırmaktadırlar. Bu kimseler, bilerek veya bilmeyerek imanî bir tehlike içine ve ilâhî tehdit altına girmektedirler.

Oysa tereddüde ne gerek var? Bu ümmetin salihleri ve irşadla meşgul kâmilleri, hiçbir zaman yahudi ve hıristiyanların alimleri gibi ilâhî sınırları ve edebi çiğnemediler ki tehlike arzetsinler. Kâmil velilere Allah için hürmet gösteren sadık talipler de onları kulluk vasfından ve mükellefiyet bağından çıkarmadılar ki şirke ve zarara girsinler. Herkes herşeyini Kur'an ve Sünnet edebine göre yaptıktan sonra sonuç rahmet ve cennettir. Bu hürmeti putlara yapılan tazime, zalimlerin önünde baş eğmeye veya mevki sahiplerine yağ çekmeye benzetenler, belli ki ilâhî edeb ve hürmeti bilmiyor; hak ile batılı, nur ile ateşi birbirine karıştırıyorlar.

Bilinmelidir ki, kâmil mürşidin müridinden, üstadın talebesinden, imamın cemaatinden istediği edeb, kendi adına ve nefsi hesabına değildir. Kâmil mürşid ve rabbanî alimler, talebelerini ilâhî edeble edeblendirmek ve onları Cenab-ı Hakk'ın huzurunda kabul görecek şerefli bir kul haline getirmek için uğraşırlar.

İmam Şa'rani (K.S.) der ki: "Mürid, mürşidi tarafına ayağını uzatmama edebine bile dikkat etmeli, en küçük adapsızlığı basit görmemeli, huzurunda ve gıyabında edebe dikkat etmelidir. Bu edebi elde eden mürid, nihayet Allahu Teâlâ'ya karşı edebli olma haline yükselir. Çünkü mürşid mürid için manen yükselme sebebi, marifet ve edeb mektebidir." (el-Envaru'l-Kudsiyye)

Kâmil mürşid, alim, arif ve salihtir. Allah’ın dostu, Peygamberimiz’in vârisidir. Terbiyemizle uğraşan manevi bir babadır. O bütün vasıflarıyla hürmet ve saygıya layıktır. İçeri girince ayağa kalkmak, ziyaret ederken elini öpmek, huzurda edeb için boyun büküp sessizce oturmak, devamlı yüzüne bakmaktan sakınmak hürmetin zahirî şeklidir.

Ölçüsüz yüceltmenin tehlikesi

Rasulullah (A.S.) Efendimiz’in şu uyarısı pek çok tehlikenin önünü kesmektedir:

"Ey insanlar! Sözünüzü dikkatli söyleyin. Sakın şeytan sizi basit ve boş şeylere sevketmesin. Ben, Abdullah'ın oğlu Muhammed ve Allah'ın Rasulüyüm. Vallahi, sizin beni Allah'ın yücelttiğinden daha yükseğe çıkarmanızı sevmem." (Ahmed, İbnu Kesir)

Bu uyarı, ümmetin önünde bulunan bütün imam ve mürşidlerin, cemaat ve müridlerin temel anlayışı olmalıdır. Herhangi bir mürid, önündeki mürşidi övme ve yüceltme adına esasen anlamadığı, bizatihi tecrübe ve müşahede etmediği hal ve makamları, yetki ve tasarrufları ona ait göstermekle uğraşmamalıdır. Buna gerek olmadığı gibi, bu tip yakıştırmaları ispat etme imkanı da yoktur.

Bir şeyhin, Allahu Teâlâ gibi herşeyi bildiğini söylemek küfürdür. Onun bütün alemi elinde tuttuğunu iddia etmek haramdır. Mürşidi adına keşif ve kerametler uydurmak, böyle hikayelerle onu insanların nazarında yücelteceğini sanmak, koyu bir cehalettir. İlmi, edebi, takvayı, taatı, hizmet ve cihadı hafife alıp, gördüğü rüyalar ve hülyalar ile şeyhini tanıtmaya, tasavvufu anlatmaya çalışmak; mürşid adına bir cinayet, temiz tasavvuf yoluna ihanettir. Görünen hallerden ve yaşanan fiillerden birşey anlamayıp rüyalarda hikmetler aramak, feraset değil gaflettir. Asıl hürmet ve edeb mürşidin huzurunda değil, onun bulunmadığı yerlerde muhafaza edilmelidir. Şu örneği iyi düşünelim:

Rasulullah Efendimiz (A.S.) abdest aldığında, Ashab-ı Kiram Rasulullah'ın abdest suyunu kapıp, yüzlerine ve vücutlarına sürüyorlardı. Rasulullah (A.S.):

"Niçin böyle yapıyorsunuz?" diye sordu. Dediler ki:

"Bereketlenmek ve sevap kazanmak için!" Bunun üzerine Efendimiz:

"Kim Allah ve Rasulü’nün kendisini sevmesini istiyorsa (böyle şeyler yerine), konuştuğunda doğru söylesin, emanete ihanet etmesin ve komşusuna eziyet etmesin." buyurdu. (Heysemî, Kurtubî)

Demek ki müridin mürşidine olan saygı ve sevgisi, sırf şekilde kalan hareketlerle, el öpüp yerlere serilmelerle değil; kalpteki samimiyet, haldeki istikamet, ve insanlara Allah için hizmetle ispat edilebilir.


Dilaver Selvi
 

tahsiye72

New member
Katılım
6 Ağu 2006
Mesajlar
350
Tepkime puanı
4
Puanları
0
Yaş
52
..

..

Ne yazık ki bugün Allah’ın ve Resûl'ünün emirlerini sorgulayan, aklı peşinden giden, hevasına uyan insanlar bu birinci tatbikatın içerisinde adeta Allahû Tealâ’nın emirlerini sorgularcasına, Allah istediği kadar Kur’ân-ı Kerim’de: “Sen nefsini tezkiye edemezsin.” dese bile “Hayır, aklımla kendi nefsimi tezkiye edeceğim.” demektedirler.
Eğer Allahû Tealâ, Kur’ân-ı Kerim’de; “Sen nefsini tezkiye edemezsin. Allah dilediğinin nefsini tezkiye eder. Ben sizin nefsinizi bir resûl vasıtasıyla tezkiye ederim.” diyorsa, o halde biz de aklımızı resûle teslim etmek zorundayız. Aklımız mürşide tâbî olmak zorundadır. İnsanların çoğu dîni el yazması kitaplardan öğrendikleri için Allahû Tealâ’nın emirlerine muhalif olmaktadırlar. El yazması kitaplar aklın ürünüdür ve Kur’ân-ı Kerim’e ters düşmektedir. Eğer insanlar dîni Kur’ân-ı Kerim’den öğrenselerdi, o zaman el yazması kitaplara ihiyaç duymayacaklardı.
Aşağıdaki âyet-i kerimenin bu konuda bize verdiği mesaja bakalım:
2/BAKARA-78: “Ve minhum ummiyyûne lâ ya'lemunel kitâbe illâ emâniyye ve in hum illâ yezunnûn(yezunnûne).”
Onlardan bir kısmı ümmîlerdir. Onlar (Allah'ın) Kitab'ını bilmezler (tanımazlar da). Sadece emaniyyeyi (kişilerin el yazması kitaplarını) bilirler. Onlar sadece zan (ve kuruntu) içindedirler.
Burada “Kitap” denilen; Kûr’an-ı Kerim’dir. “Emaniyye” ise aklın ürünü olan el yazması kitaplardır. Çünkü; takip eden âyet-i kerime, bize bu gerçeği ifade ediyor:

2/BAKARA-79: “Fe veylun lillezîne yektubûnel kitâbe bi eydîhim summe yekûlune hâzâ min ındillâhi li yeşterû bihî semenen kalîlâ(kalîlen). Fe veylun lehum mimmâ ketebet eydîhim ve veylun lehum mimmâ yeksibûn(yeksibûne).”
Yazıklar olsun onlara ki; elleriyle kitap yazıp, sonra da (emaniyye bilgiler içeren) bu yazdıklarını az bir bedel (para) karşılığında satmak için: “Bu Allah'ın indindendir.” derler. Yazıklar olsun onlara, elleriyle (böyle şeyler) yazdıklarından dolayı... Yazıklar olsun onlara, kazandıkları şeylerden dolayı…
 

abrec

New member
Katılım
21 Ağu 2006
Mesajlar
321
Tepkime puanı
2
Puanları
0
baba öyle ayetleri kafanıza göre yorumlarsanız bu olur işte bunlar bize nerden girmiş anlıyamadım mürşit ne oluyor şıhlar şehler herkez bir ayet alıyor bak diyor bu cemaatleşmeler var ya tehlikeli olmaya başladı sonrada günah çıkartan papazlara güleriz ne varkı var ayşegül senin anlattığınla papazların yaptığının şirke girmeyin
 
Katılım
12 Eyl 2006
Mesajlar
60
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Web sitesi
www.blogcu.com
kardeşim biraz daha dikkatli olalım yazarken haşa sen Resulullah ve sahabe-i güzini siliyorsun günah çıkarma değildir busen hiç günah işlemeden yaşadınmı veya yaşayabilirmisin hasta olduğunda doktorsuz iyileşebilirmisin ''benim ümmetimin alimleri beni israiloğulları peygamberleri gibidirler'' H.Z MUHAMMED a.s ALLAH c.c CÜMLE KULLARINA HAKİKATİ İDRAK EDEBİLME kabiliyeti hsan eyleye
hmm tamam kardeşim...iyide o alimler dedikleriniz kimler.alim nedir,alim olmanın kriterleri nelerdir.benim alim dediğime sen neden alim diyemiyosun yahut benim alim dediğime neden yabancı kalıyorsunuz ve eleştirel bakış açılarıyla dolusunuz.

isterseniz ben alimliğim bir kaç kriterini yazayım..zamanın fen ve edebiyat bilgilerinde yetişmiş, kuranı kerimin manasını ezbere bilen,islamın 20 ana ilim ve kolları olan 80 ilminde uzmantüm hadislei ezbere bilendört hak mezhebin inceliklerini öğrenmiş,tasavvufun en yüksek derecelerine ulaşmış,yetişmiş ve yetiştirebilen,insanların ilminden faydalendığı zat müctehid demek alim.
alimin uykusu,cahilin ibadetinden hayırlıdır(hadis-i serif)
kısaca senin o alim bildiğin şıh'lar alim değil sadece mürşid dir(irşad eden)irşad eden herkes mürşiddir diyebiliriz bu mantıkla...
 
Üst Alt