Lütfen yardım

daffodil

New member
Merhaba sevgili müslümanlar,bir konuda aydınlanmak istiyorum ve eminim ki sorumun cevabını bu forumda siz değerli dostlar sayesinde bulacağım.

Geçen gün ensest ilişki hakkında yapılan bir tartışmada kafama takılan şu sorunun cevabını arıyorum;

İslam inancına göre insanlık Adem peygamber ile Havva anadandan türemiş ve bu günlere kadar gelmiştir,peki Adem ile Havva'nın çocukları arasında bir ensest ilişki durumu söz konusu olmuş mudur?
Açıkçası Adem ile Havva'nın çocukaları kendi aralarında ilişkiye girmişler midir?
Torunların torunlar vs..bu şekilde mi insanlık oluşmuştur.

Eksik yada yetersiz din bilgim yüzünden kavram kargaşası yaşıyor olabilirim.Rica etsem islam dini hakkında bilgisi olan bir din büyüğüm beni bu konuda aydınlatabilir mi?
 

emrahyldrm

New member
Bir din büyüğü değilim amma ,

Rabbimin her şeyi bildiğinden şüphemiz yok.Hikmetinden sual olunmaz.

Bir düşün bakalım ; Eğer iki tane Adem iki tane de Havva olsa idi ne olurdu bu dünyanın hali ? "Ben birinci Adem'denim-sen ikinci Adem'densin.Hayır ben birincidenim..." olurdu.
Hemde Adem'ler Havva'lar yaratıldığından beri.Yani en başından.
 

daffodil

New member
Sevgili kardeşim kendince bir mantık yürütmüşsün ve zahmet verip sorumu cevaplamaya çalışmışsın,sağol teşekkür ederim ama malesef bu yanıt olmadı.

Evet değerli arkadaşlar bu konuda beni aydınlatmak isteyen başka biri var mı?
 

pusula

Üyeliði durduruldu
ensest kelimesini biz ensest olmayan ilişkiyi öğrendikten sonra isimlendirdik. balık suda olduğunu dışına çıkınca anlarmış...

asırlara göre şeriatlar değişir. bu meselenin iki yönü var :

1. 'Bir su, beş muhtelif mizaçlı hastalara göre nasıl beş hüküm alır. Şöyle ki: Birisine, hastalığının mizacına göre su ilâçtır; tıbben vâciptir. Diğer birisine, hastalığı için zehir gibi muzırdır; tıbben ona haramdır. Diğer birisine az zarar verir; tıbben ona mekruhtur. Diğer birisine zararsız menfaat verir; tıbben ona sünnettir. Diğer birisine ne zarardır, ne menfaattir; âfiyetle içsin, tıbben ona mübahtır. İşte hak burada taaddüt etti. Beşi de haktır. Sen diyebilir misin ki, "Su yalnız ilâçtır, yalnız vâciptir, başka hükmü yoktur"?

İşte bunun gibi, ahkâm-ı İlâhiye, mezheplere hikmet-i İlâhiyenin sevkiyle ittibâ edenlere göre değişir. Hem hak olarak değişir ve herbirisi de hak olur, maslahat olur.'

bu alıntıdan anlaşılan o şeriatı bizim asrımızla kıyas etmek değil kendi çağı içindeki hak dinle değerlendirmek gerekliliğidir. buna göre de bir batında doğmayan ikizlerin kardeş evliliğine bakan Hz. Adem dini yada şaraba ruhsatla bakan Hz. İsa dini için bu şartlar bir noksan getirmez. bu onlar için aynı hakdır. Allah emreder güzel olur. neyheder çirkin olur.

2. 'Meselâ, bir adam, su-i ihtiyarıyla, haram bir tarzda kendini sarhoş etse, tasarrufâtı, ulema-i şeriatçe aleyhinde câridir, mazur sayılmaz. Tatlik etse, talâkı vaki olur. Bir cinayet etse, ceza görür. Fakat su-i ihtiyarıyla olmazsa talâk vaki olmaz, ceza da görmez. Hem meselâ, bir içki müptelâsı, zaruret derecesinde müptelâ olsa da diyemez ki, "Zarurettir, bana helâldir."

İşte, şu zamanda zaruret derecesine geçen ve insanları müptelâ eden, bir beliyye-i âmme suretine giren çok umurlar vardır ki, su-i ihtiyardan, gayr-ı meşru meyillerden ve haram muamelelerden tevellüt ettiklerinden, ruhsatlı ahkâmlara medar olup haramı helâl etmeye medar olamazlar. Halbuki, şu zamanın ehl-i içtihadı, o zaruratı ahkâm-ı şer'iyeye medar yaptıklarından, içtihadları arziyedir, hevesîdir, felsefîdir; semâvî olamaz, şer'î değil. Halbuki, semâvat ve arzın Hâlıkının ahkâm-ı İlâhiyesinde tasarruf ve ibâdının ibâdâtına müdahale ve o Hâlıkın izn-i mânevîsi olmazsa, o tasarruf, o müdahale merduddur.'

o eski dinleri iyi incelemek onların hükümlerinden bizim yararlanabileceğimiz anlamına gelmez. bizim mükellef olduğumuz hak dine göre meseleye bakılır.
 

daffodil

New member
Pusula aydınlatıcı bilgilerin için teşekkürler,yazdıkların arasında anlamını bilmediğim kelimeler olduğu için tam manasını çıkaramadım fakat anladığım kadarını anlatmak istiyorum eğer yanlış anlamışsam lütfen beni uyarır mısın ve doğru anlayabilmem için günümüzde kullandığımız kelimelerden ve cümlelerden oluşan bir anlatım şekli tercih edersen sevinirim.

Aslında yazdıkları hakiki gerçek türkçe olabilir ama malum türkçenin yozlaşması ve günümüzde aldı hal sizin yazdıklarınızdan benim tam olarak bir mana çıkarmama engel teşkil ediyor.

Şimdi yazdığınız açıklayıcı bilgiden ne anladığımı ifade etmek istiyorum.

Diyorsunuz ki:Evet Adem peygamber ile Havva ananın çocukları kendi aralarında cinsel ilişkiye girmişler ve neticesinde yeni nesiller dünyaya gelmişlerdir ancak o dönemde ensest kavramı olmadığı için günahta sayılmıyordu,günah ve sevap kavramları zamana,mekana ve kişiye göre değişiklik gösterebilir.

Bu yüzdende Adem peygamber ve Havva ananın evlatlarının kendi aralarında cinsel birliktelik yaşamaları ve yeni nesiller dünyaya getirmeleri herhangi bir sorun yaratmaz ,kısacası caizdir.

Doğru anlamış mıyım?
 

pusula

Üyeliði durduruldu
hem evet hem hayır...

evet çünkü bu asırdan bakınca aynen senin dediğin gibi oluyor...

hayır çünkü Hz. Ademin çocukları "horraaa!" deyip dileyen dilediğiyle değildi. hatta bir rivayete binaen Kabil, Habille evlenmesi gereken ve kendi ile aynı anda doğan kızkardeşini eşi yapabilmek için malum hadise meydana geldi. anlaşılan o ki kendi aralarında, kendi şartlarına uygun bir evlenme usulleri varmış ve vahyen kendilerine Hz. Adem aracılığıyla bildirilmiş.

onların şeriatları öyleymiş... Hz Adem ne aktarmışsa ona göre imtihan olurlar. zaten pek çoğu hislerden de imtihan olmamışlar. mülkiyet kavramı, ölçü ve tartı hatta giyim kuşam sonradan mucize eliyle beşere verildiğinden mesuliyetleri kendilerine bildirilen kadardır.
 
Üst