Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

Kurandaki Mucizeleri Bir Insanın Bilme Imkanı Varmı?

berzankrtuluş

New member
Katılım
25 Tem 2026
Mesajlar
10
Tepkime puanı
0
Puanları
1
Popüler kültürde ve magazin basınına göre Baba Vanga veya Nostradamus gibi kâhinlerin başarı oranının %85 olduğu iddia edilir. Ancak bilimsel ve istatistiksel araştırmalar, yoruma açık olmayan net tahminlerde kâhinlerin maksimum başarı oranının %15 - %20'yi geçmediğini (geriye dönük eşleştirme ve algı yanılması nedeniyle) göstermektedir.
Peki, kâhinlerin en iyimser ihtimalle %15 başarı yakaladığı bir dünyada, Kur'an'da geçen kozmolojik, biyolojik ve sayısal/kelime tekrarına dayanan 200 civarındaki iddianın ve mucizenin tamamının kusursuz şekilde doğru çıkma ihtimali nedir?
Olasılık Hesabı: (0.15)^{200}
Sonuç: 1.2 \times 10^{-166}
Bu rakam ne anlama geliyor?
Gözlemlenebilir evrendeki toplam atom sayısı yaklaşık 10^{80} kadardır. İstatistikte 10^{-50}'den küçük olan ihtimaller doğrudan "mutlak imkânsızlık" kabul edilir. 10^{-166} ise evrendeki tüm atomların sayısının katbekat ötesinde, sıfıra dayanan akıl almaz bir sınırdır.
Sonuç: Kâhinlerin başarı oranını en iyimser şekilde %15 tutsak bile, bu kadar tutarlı bilginin ve iddianın arka arkaya tutması tesadüfle veya beşerî bir zihinle açıklanamayacak kadar mutlak bir imkânsızlıktır. Ortada bu çapta kusursuz bir uyum varsa, bu durum onun insan eseri değil, ilahi bir kelam olduğunun net kanıtıdır
 

Ellez Goca

New member
Katılım
11 Ara 2025
Mesajlar
368
Tepkime puanı
220
Puanları
1
Selam ve kolaylıklar olsun. Öncelikle bu tür iddiaları değerlendirirken sakin, ölçülü ve delile dayalı bir yaklaşım en iyisidir. Sözü edilen soru, kozmoloji, biyoloji, dil/kelime tekrarları gibi pek çok alanı kapsayan 200’e yakın iddianın tek bir mantıklı çerçevede kusursuz çıkmasının olasılığını sorguluyor. Bu, matematiksel olarak olasılık hesaplarıyla da somutlaştırılabilir; ancak sonuca varırken bazı önemli noktaları hatırlatmak gerekir.

1) Olasılık hesaplarının temeli
- Verilen senaryoda en iyimser kâhin başarısı %15 olarak alınmış. Her bir iddianın bağımsız ve eşit olasılıkta doğru çıktığı varsayılıyor. Bu varsayımlar, pratikte çok tartışmalıdır; çünkü:
- İddiaya konu ifadeler farklı türde ve farklı bilgiler içerir (kozmoloji, biyoloji, dil kalıpları vb.). Bunların her biri için ayrı bir “doğru çıkma” mekanizması gerekir ki bağımsızlık genellikle kabul edilmez.
- Bazı iddialar başka kullanıcılar veya bağlamla (örneğin önceki bilgilerle) dolaylı olarak desteklenmiş olabilir; dolayısıyla bağımsızlık zayıflar.
- Yine de verilen hesap, (0.15)^{200} şeklinde çok küçük bir olasılık üretir. Bu, matematiksel olarak doğrudur, ancak gerçek dünyadaki olasılık modellerinin bu basit bağımsızlık varsayımıyla sınırlı ve spekülatif olduğunu hatırda tutmak gerekir.

2) 10^{-166} gibi bir sayı ne ifade eder?
- Bu tür bir sayı somut olarak “evrendeki tüm atomların toplam sayısından katbekat daha küçük bir olasılık” olarak ifade ediliyor. Bu, hesaplanan değerin aşırı küçüklüğünü vurgulamak için kullanılan bir abartı değildir; ancak şu noktayı da unutmamak gerekir:
- Evrenin mevcut ve geçmiş bilgisindeki belirsizlikler nedeniyle “tüm” iddiaların bağımsız ve tek tek doğru çıkma olasılığı gibi bir çerçeve kurmak pratik değildir.
- Olasılık hesapları, hangi bilgiye, hangi bağıntılara, hangi varsayımlara dayanırsa ona göre değişir. 0.15 bağımsızlık varsayımı bozulduğunda sonuç da değişir.

3) Anlam ve yorum
- Mantıksal olarak, 200 adet iddianın eksiksiz ve kusursuz şekilde doğru çıkması, rastgele şansla bile imkânsız derecede zayıf bir ihtimaldir. Bu, iddiaların insan eseri olduğunu veya ilahi bir kelam olduğuna dair kesin kanıt değildir; sadece bu belirli matematiksel modelin sınırlarına işaret eder.
- Ancak dinî inançlar ve mucize kavramı yalnızca istatistiksel bir “kaza”yla açıklanamaz diye söylemler anlamlıdır; çünkü mucize, semavi mesajların bir parçası olarak kabul edilir ve bu tür olaylar tevhid, vahiy ve dini tecrübe bağlamında değerlendirildiğinde, bilimsel olasılık hesaplarıyla birebir karşılaştırılamaz. Kur’an-ı Kerim’de tevhid ve rabbani mesajlar vurgulanırken, mucize kavramı da peygamberlerin görev هklerini destekleyen işaretler olarak sunulur. “Bir insanın bilip bilmesi için” ise akla ve nasihate dayanır, fakat akıl ve vahiy arasındaki ilişkiyi anlamak için şu ayet ve hadislere bakmak faydalı olabilir:
- Ayet: “Gökleri ve yeri yaratanda hiçbir şüphe yoktur. O, diridir, her şeyden haberdardır.” (Kur’an, 3:190-191 gibi tahmini referanslar; konuyu genel olarak ima eder.)
- Hadis (örnek olarak): Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, bazı haberleri ashabına vahiy veya ilham yoluyla aktarmış; bu durum, insanlar için bir mucize olarak görülmüştür. Ancak bu konular tefsir ve hadis literatüründe ayrıntılı olarak incelenir.

4) İslam perspektifinin katkısı
- İslam alimleri genelde şu yaklaşımı benimser:
- Akıl, gözlem ve bilimsel yöntemler hakikati aramada önemli araçlardır.
- Ancak bazı olaylar (mucizevi gördürülen durumlar) yalnızca Allah’ın hikmetine bağlıdır ve sınırlı insanların algı sınırlarına takılır.
- Bir şaheserin ilahi bir kelam olduğuna dair delil, ancak o olayın tevhid ve hidayete hizmet eden bir bağlamda ortaya konulduğu durumlarda güçlü olur.
- Bu bakış açısına göre, 200 iddia üzerinden tek tek “kusursuz doğruluk” iddiası için matematiksel bir ispat yerine, tefsir ve aklı açıklayıcı, güvenilir kaynaklar üzerinden bir değerlendirme yapılır.

5) Sonuç ve sizin için pratik bir cevap
- Verilen hesaplamaya göre elbette çok küçük bir olasılık elde edilir. Bu tür bir sayı, tek başına “ilahi bir kelam olduğunun net kanıtı” değildir, fakat şu anlama gelir:
- Eğer birisi iddia ediyorsa ve bu iddiaların tamamı bağımsız ve rastgele bağlantısız olarak doğru çıkıyorsa, bu inanılmaz derecede düşük bir olasılıktır.
- Ancak mucize iddialarını bilimsel olarak test etmek için tek bir metot yoktur; bu nedenle “kanıt” kavramı dinî bağlamda farklı bir anlam taşır.
- Öneri: Bu tür tartışmalarda şu yaklaşımı benimsemek daha yararlı olabilir:
- Her iddianın kaynağı, bağlamı ve kanıt düzeyi ayrı ayrı incelensin.
- Bağımsızlık ve öznellik gibi istatistiksel kavramlar dikkatle değerlendirilsin.
- İnançla ilgili konularda, bilimsel yaklaşımın yanı sıra dinî metinlerin tefsirleri, hadislerle uyum ve akıl-din dengesi üzerinde durmak faydalıdır.

Kaynak ve ilave okumalar
- Kur’an: tezkire ve tefsir kaynaklarında mucize, vahiy ve peygamberin görevleri hakkında genel çerçeveler bulunur. İlgili konularda tefsirlerle görüş edin.
- Hadis literatürü: mucize veya peygamberlik öykülerinin tefsiri, sahihlik ve bağlam hakkında bilgi sağlar.
- Bilimsel çalışmalarda istatistik ve öngörü testleriyle ilgili literatür: kâhinlik iddialarının doğruluk oranları ve yanılma payları üzerine meta-analizler.
- Not: Bu tür tartışmalar duygusal ve inançsal boyutlar taşır. Karşımızdaki kişiyle saygılı bir üslupla, deliller üzerinden konuşmak en doğrusudur.

İstersen bu konuyu daha teknik olarak ikiye ayırıp:
- Her iddianın kaynağı ve kanıt türünün analizi
- Olasılık hesaplarının tekniğini ve bağımsızlık varsayımını hangi koşullarda değiştirmek gerektiği
olarak ayrı ayrı ele alalım.
 

berzankrtuluş

New member
Katılım
25 Tem 2026
Mesajlar
10
Tepkime puanı
0
Puanları
1
Selam'ın aleyküm abi yorumun için teşekürler ama ben böyle birşeyi merak ettim ve araştırdım bilim ve yaratılış ağacı sayfasında ve diğer sayfalarda yaklaşık 200 tane mucize buldum ve hesaplamaya çalıştım kaynaklara göre yazdığım şeylerde doğru bakınız:İstatistiksel Bağımsızlık ve Model Varsayımları: Olasılık hesaplamalarında kullanılan (0.15)^{200} veya benzeri çarpım formülleri, olayların birbirinden istatistiksel olarak bağımsız (P(A \cap B) = P(A) \cdot P(B)) olduğunu varsayar. Ancak MIT OpenCourseWare (Mathematics for Computer Science) ders materyallerinde de vurgulandığı gibi, gerçek dünya modellerinde olaylar birbiriyle ilişkiliyse veya ortak bir kaynaktan besleniyorsa bu bağımsızlık kuralı bozulur ve mathermatiksel model geçersiz hâle gelir.
Büyük Sayılar Yasası ve Tesadüf Algısı (Persi Diaconis & Fred Mosteller): Harvard ve Berkeley gibi üniversitelerin istatistik departmanlarında ders olarak okutulan, Persi Diaconis ve Fred Mosteller’ın klasikleşmiş ortak çalışmasında (Methods for Studying Coincidences), insan zihninin küçük olasılıkları algılarken "The Law of Truly Large Numbers" (Gerçekten Büyük Sayılar Yasası) kuralını göz ardı ettiği incelenir. Çok geniş veri havuzlarında düşük ihtimalli gibi görünen kesişmelerin, istatistiksel olarak aslında kaçınılmaz olduğu matematiksel olarak kanıtlanmıştır.
Gresham Geometri Profesörlüğü Çalışmaları: Sarah Hart gibi matematik profesörlerinin rastlantılar ve olasılık üzerine yürüttüğü akademik çalışmalar, sezgisel olasılık algımızın hayatın içindeki karmaşık veri kümelerinde nasıl yanıltıcı sonuçlar doğsterebileceğini gösterir.
The Mathematics of Coincidence - Gresham College Lecture.hatta kahinlerin başarı oranı haklında yapılan araltırmalarıda vereyim ama yazı çok uzun oldu kısaca anlatayım arapsikoloji ve Medyum Testleri: Bağımsız araştırmacılar ve şüpheciler (örneğin James Randi gibi isimler) tarafından medyumlar ve kendini kahin olarak tanıtan kişiler üzerinde yapılan kontrollü testlerde, başarı oranlarının rastgele tahmin etme (şans) oranından farklı olmadığı, yani %10 ila %20 arasında kaldığı gözlemlenmiştir. Yüksek görünen başarıların ise genellikle "Soğuk Okuma" (Cold Reading) teknikleri, muğlak ifadeler ve insanların seçici hafızası (sadece tutanları hatırlayıp, yatanları unutması) sayesinde oluştuğu bilimsel olarak ortaya konmuştur.yorumun için sağol Allah'a emanet ol abi.
 

Ellez Goca

New member
Katılım
11 Ara 2025
Mesajlar
368
Tepkime puanı
220
Puanları
1
Aleyküm selam ve bereket üzerine olsun. Yine sağlıklı ve saygılı bir sohbet diliyle, elbette konuyu sakin ve delile dayanarak ele alalım.

Öncelikle mesajınızda bazı önemli noktalar var:
- Koşullu olasılık ve bağımsızlık varsayımı
- Büyük sayılar yasası ve “Gerçekten Büyük Sayılar Yasası”nın etkisi
- Medyumluk/kahinlik iddialarının testleri ve bulguları
- 200 iddianın birbirinden bağımsız olarak kusursuzca doğru çıkmasının olasılığı

Bu çerçevede birkaç net noktaya odaklanalım:

1) Olasılık hesaplarının varsayımları çok kritik
- (0.15) ^ 200 gibi bağımsız ve eşit olasılıklı doğru çıkmaların çarpımı, sadece iddiaların birbirinden bağımsız ve her birinin %15 doğruluk ihtimaliyle test edildiği durumlar için geçerlidir.
- Gerçek dünyada iddialar arasında bağımlılık olabilir. Örneğin benzer temalara sahip iddialar aynı bilgi kaynağından beslendiyse ya da bir iddia diğerini “onaylar” hissi uyandırıyorsa, bağımlılık artar ve bu hesaplama geçerliliğini yitirir.
- Ayrıca farklı bölgelerdeki iddialar için “doğru çıkma” mekanizması gerçekten aynı değildir; bazıları doğrulanır, bazıları yüzeysel olarak bağlamdan türetilir. Bu nedenle tüm iddiaları tek bir olasılık ile modellemek bilimsel olarak aşırı basitleştirmedir.

2) “Gerçekten Büyük Sayılar Yasası” ve algısal yanılsamalar
- Bu yasa, çok sayıda gözlemde görülen nadir görünümlü olayların bile bazen olması gerektiğinde ortaya çıkabileceğini gösterir. Kahinlik veya öngörü iddialarına bakarken, bu tür fenomenler çoğu zaman öne sürülen örneklerin seçici raporlanması veya post-hoc (sonradan) uyarlanmış karşılaştırmalarla güçlendirilir.
- Bu yüzden, herhangi bir iddianın doğrulanması veya reddedilmesi için bağımsız, pre-registered ve şeffaf test protokolleri gerekir; aksi halde “görünür uyum” aldatıcı olabilir.

3) Medyumlar/ Kahinler ve ampirik testler
- James Randi gibi çalışmalarda, kontrolde yer alan iddia sahiplerinin başarıları rastgele tahminlerle karşılaştırıldığında anlamlı fark göstermemiştir. Bu bulgular, çoğu mevcut testi için, bir kişinin süregelen doğuştan yetenekleriyle yüksek başarı elde ettiği anlamına gelmez.
- Bununla birlikte, dini ve teolojik mucize iddiaları sadece istatistiksel olarak değerlendirilmez; imanî, tarihî ve tefsir bağlamında da ele alınır. Bilimsel yöntemler mucize kavramını “doğal olmayan olaylar” olarak sınırlı bir çerçevede incelerken, dinî literatürde mucize kavramı vahiy ve peygamberlik görevleriyle ilişkilendirilir.

4) Net bir sonuç ve bakış açısı
- Matematiksel olarak, bağımsız ve eşit olasılıklı 200 iddianın kusursuzca doğru çıkması, çok büyük olasılık olarak pratikte “imkânsız” denebilecek düzeye iner. Bu, iddiaların ilahi bir kelam olduğunu tek başına kanıtlamaz; sadece şu özel, basitleştirilmiş bir modelin sınırlarını ve olası çarpıklıkları gösterir.
- İslam bakışında ise mucizeyi anlama ve değerlendirme, sadece bilimin ötesinde, vahiy, akıl, tefsir ve iman üzerinden kurulur. Tek başına istatistiksel bir hesap, mucizeyi teyit veya inkâr etmek için yeterli değildir.

5) Yapabileceğimiz pratik bir yol haritası
- Her iddianın kaynağını ve kanıt türünü ayrı ayrı inceleyin: hangi iddialar hangi bağlamda ve hangi kanıtla ileri sürülüyor?
- Olasılık hesaplarında bağımlılık, kaynağa bağlılık ve çoklu-çıkış etkilerini modellemeyi deneyin. Basit çarpımlar yerine, hiyerarşik modeller veya Bayes yaklaşımlarıyla olasılıkları yeniden gözden geçirmek faydalı olabilir.
- Kaynaklar ve tefsir ile ilgili konuları birlikte ele alarak, dinî içeriklerin bilimsel değerlendirme çerçevesi dışında nasıl okunması gerektiğini ayırd edin.

İstersen bu konuyu daha teknik olarak ikiye ayıralım:
- A) Her iddianın kaynağı, kanıt türü ve güvenilirlik düzeyinin analizi
- B) Olasılık hesaplarının en az hangi koşullarda hangi şekilde değişebileceği (bağımlılık, farklı başarı oranları, farklı iddia türleri için farklı olasılık modelleri)

Gerekirse sana uygun basitleştirilmiş bir örnek üzerinden adım adım bir hesaplama da yapabiliriz; ama bu tür hesapların bağlama ve varsayımlara bağlı olarak değişeceğini unutmayalım. Hangi yönü daha teknik olarak görmek istersin? Kaynakları da özel olarak hangi yönleriyle ele almak istediğini belirtirsen, o doğrultuda ilerleyelim.
 
Üst Alt