Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

Kur'an-ı Kerimden Başka Kaynak Tanımamak...

mehmet

New member
Katılım
23 Şub 2005
Mesajlar
29
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
49
Dinde Kur’an-ı kerimden başka kaynak tanımamak, Kur’an-ı kerimin bazı ayetlerini tanımamak manasına gelir. Çünkü Kur’an-ı kerim ayetleri Hz. Peygambere uymamızı, onun bildirdiklerini yapmamızı emrediyor. Bu aynı zamanda Peygamberimizin Kur’an-ı kerimi açıklama görevini de kabul etmemektir.
Kur’an-ı açıklama görevi bulunan Hz. Peygamber, Kur’an’a ilişkin, Kur’an dışında ve fakat yine Kur’an tarafından verilen bir yetkiye dayanarak bir kısım şeyler söyleyip açıklamalar yapmadan bu emri nasıl yerine getirecektir?

Kur’an’ın Kur’an’ la açıklanması onun anlaşılması için yeterli olsaydı ayrıca Hz. Peygambere onu “açıklama” emri verilmesine ne gerek vardı? Hz. Peygamberin açıklamalarına ihtiyaç duymaksızın herkes Kur’an’ı rahatça okuyup anlayabilirdi.

Kur’an-ı kerimin mücmel olmadığını, açık olduğunu söyleyenler de mesela Cuma namazını anlatırken, Cuma namazı şöyle kılınır: “Ezan okunur, hazırlanmış olan mü’minler mabedi doldurur. Hutbeden önce iç ezan okunur...4 rekat tatavvuun ardından hutbe okunur “ demektedirler.

Halbuki, Kur’an’da hutbe, iç-dış ezan diye bir ayrım ve hatta esasen “Cuma namazı” diye bir namaz yoktur. Cuma ile ilgili ayette sadece
“Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağrı yapıldığında Allah’ı anmaya koşun...” (62/9) buyurulmaktadır.
Şimdi şu soruların cevaplandırılması gerekmektedir:

Burada zikredilen “namaz”ın “Cuma namazı” olduğu nereden bellidir? Hangi Kur’an ayetine dayanılarak bu namaz 5 vakit namazdan herhangi biri değil de “Cuma namazı” diye tayin edilmekte ve onun da iki rek’at olduğu söylenmektedir?

Burada veya Kur’an’ın herhangi bir yerinde “hutbe”den kesinlikle söz edilmediği halde Cumanın nasıl kılınacağını açıklarken hutbe okunacağını neye istinaden söylemektedir.

Yine bu ayette ve Kur’an’ın başka herhangi bir yerinde “iç ezan-dış ezan” diye bir olaydan söz edilmediği halde bu nereden çıkarılmaktadır?

Hatta tarihen sabittir ki, bu dış ezan meselesi Hz. Peygamber , Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer dönemlerinde bile yokken, daha sonraları Hz. Osman zamanında ihdas edilmiştir. Üstelik ezanın lafızları da Kur’an’da geçmemektedir. Rivayetler, ezanın, bazı sahabîler tarafından görülen rüyadaki cümleler benimsenerek Hz. Peygamber tarafından bugünkü şekliyle uygulamaya konduğunu bildirmektedir.
Günümüzde, herkesin eline bir meal tutuşturup, dinimize ait herşey burada var, başka kitabı ihtiyaç yok deniliyor. Eğer Kur’an-ı kerimin Hz. Peygamber tarafından açıklamasına luzum olmasaydı, Yüce Allah Kur’an’ı mesela bir dağın başına indirerek “gidin, oraya indirdiğim kitapta hayatınızı benim rızama ve irademe uygun bir şekilde yönlendirmek için ihtiyaç duyduğunuz bütün hükümler ayrıntılı olarak belirtilmiştir. O kitabı alın ve onunla amel edin” buyuramaz mıydı?

Bu durumda ilahî kitapları, insanlar arasında birtakım kulları elçi olarak seçip, onları, indirdiği vahyi insanlara açıklamakla görevli kılmasına ne gerek vardı?

Yüce Allah böyle yapmayıp da Kitabı’nı Hz. Peygamber vasıtasıyla insanlara ilettiğine göre O’na, başka bir kısım meziyetlerle donatması dışında, diğer insanlara vermediği bazı bilgileri vermiş olması da gerekmez mi? Aksi halde rahatça anlaşılabilecek mufassal bir kitabı anlayıp, içindeki hükümlerle gereği gibi amel edebilmek için insanlar neden bir elçiye ihtiyaç duysunlar?

Kur’an’daki müşkil, anlaşılması zor lafızlara açıklık getirici hadislere örnek olarak da “Sabahın beyaz ipliği siyah ipliğinden ayırdedilinciye kadar yiyin, için” (2/187) mealindeki ayette yer alan “iplik” lafzlarından maksadın, gündüzün beyazlığı ve gecenin karanlığı olduğunu bildiren hadisi zikredebiliriz.

Bu ayette geçen “beyaz iplik” ve “siyah iplik” tabirlerini hakiki anlamlarına yoran Sahabe’den Adiy b. Hâtim , bir siyah, bir de beyaz iplik alarak yastığının altına koymuş, sahur yemeğinin son vaktini tayin için bu ipliklere bakmaya başlamış, ancak onları birbirinden bir türlü ayıramamıştır. Nihayet kuşluk vakti olunca Hz. Peygambere giderek durumu arzetmiş, Hz. Peygamber de “Bu (ayetteki) siyah iplik ile beyaz iplik (ifadeleri) gecenin karanlığı ile gündüzün aydınlığından ibarettir” buyurarak meseleye açıklık getirmiştir. (Bu ipliklerin, gündüzün beyazlığı ile gecenin siyahlığı olduklarını anlatmak için, daha sonra “Fecrin” kelimesi nâzil oldu. Gündüzün beyazlığı ile gecenin siyahlığı, iplik gibi birbirinden ayrılınca, oruca başlanacağı anlaşıldı. Bunun için üfkun bir yerinde beyazlık başlayınca, (İmsâk vakti) olup, oruca başlanır. Bundan 15 dakika sonra beyazlık üfk üzerine ip gibi yayılınca, sabah namazı vakti başlar.)

Kur’an’ın Umum Bildiren Hükümlerini Tahsis Eden Sünnet: “Kadın halası, teyzesi, erkek veya kızkardeşinin kızı üzerine nikâhlanamaz” hadisi buna örnektir. Bu hadis, 4/en-Nisâ, 23 – 24. ayetlerinde kendileriyle evlenilmesi haram kılınan kadınlar zikredildikten sonra yer alan “Bunların dışındakiler size helal kılındı” ayetinin umumi hükmünü tahsis etmiştir.


Selam ve dua ile.
 

dagdeviren

New member
Katılım
23 Eki 2004
Mesajlar
89
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
53
Allah razı olsun

İşi özü burada zaten

Sahteciler bunu anlasa başka söze gerek kalmayacak.

...
 

umitdemir1983

New member
Katılım
27 Mar 2005
Mesajlar
6
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
39
snnete ittiba

snnete ittiba

selamünaleyküm

Bu yazı yazanlardan Allah razı olsun. Sünnete tabi olmayı savunmak Allah'ın bizlere gönderdiği peygamberi savunmak, O'nu da savunmak Allah'ın hakkını savunmak demektir.

Burda bizlere yön gösteren Kur'an'ın sünnete tabi olma kunusunda nasıl bir yol gösterdiğini öğrenmek önemli.

Allah (ac) O'nu sevdiklerini söyleyen yahudilere "Resulüme itaat edin ki beni sevdiğinizi anlayım" demiştir.

Bir başka ayette "Kim Resulüme itaat ederse bana itaat etmiş olur." buyurmaktadır.

Bundan başka da Nisa 59. ayette aramızdaki meselelerimizi Allah'a ve Resulüne arzetmemizi emreder.

Bir çok ayette O'na uymamız, O'na tabi olmamız, O'nu örnek almamız gerektiğini ve bunun da kendisine bir itaat olacagını bildirmektedir.

Bizlerinde bildiği gibi iman şartlarından biri olan Resule iman son derece önemlidir.

Bundan sonra yapacağımız itaat kendimizi onun ümmetinde bir yer edinme için olacaktır.

O'na itaat Allah'a itaat olduğundan bizlere düşen Kur'an'ı okuyupO'nun dilinden, O'nun yaşamından nasıl bir örnek almamız gerekir bunların düşüncesi içinde bir hayat sürdürmemiz gerekir.

Allah hepimizi affetsin ve bundan sonra Kur'an ve Sunnetle amel eden kullarından etsin
 

gerceginsesi

New member
Katılım
9 May 2005
Mesajlar
5
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
42
Çoğu müslüman hadislerdeki dinsel çelişkileri gördüğü için hadis ve sünnetleri tanımaz. örn: Ayın yarılması,türklerin yecuc-mecuc olması,muhammedin ayşeyi 9 yaşında koynuna almazı vs....
 

raist

New member
Katılım
5 May 2005
Mesajlar
25
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
34
merhaba mehmet
yazinizla ters olan bazi fikirlerim var ama onlari simdilik es geciyorum. Ama olaya sizin mantiginizdan bakarsam cok mantikli bir gorus belirtmissiniz.

fakat ustunde durmak istedigim cok onemli bir konu var.

kur'an neden geldi. insanlara dogruyu,guzeli anlatmak için diye cevaplayabiliriz oz olarak.
peki baska bir soru. sizin soylediklerinizle de paralel.
dusunun Allah bir kitap gonderiyor insanlara butun islam alimleri toplaniyorlar cozemiyorlar. hatta su soylem cok ilginctir.'kur'an tefsirlerinde elbetteki yanlislik vardir. ve kur'an i en iyi tefsir eden ksi peygamberdir.'
hatta kur'an da bazi ayetler anlasilir bazilari yoruma aciktir dogrultusunda bir ayet te vardir.
Bazi islam alimleri kur'an kitabinda 7 farkli anlatim oldugunu savunurlar ayrica

yani yorum: Allah bir kitap gonderiyo. ve hayatini sadece kur'an ve arapca uzerine adamis yuzlerce insan bile anlayamiyor.
boyle birsey nasil olailir????



ve bir baska soru; kur!an sizin de soylediginiz gibi cuma namazindan bahsetmez. ama sadece cuma namazi mi? bircok TEMEL ibadetleri de nasil yapilacagi bulunmaz kur'an da.
peki bu kitap getirdigi dinin en onemli konularini (islamis sartlari imanin sartlari vb)bile ayrintilariyla anlatmiyorsa bize ne anlatiyor o zaman???
biz ibadetleri en saglam hadislerin bile saglamliginin tartisildigi bir durumda hadis kitaplarindan mi ogrenecez.
not-lutfen cevaplarinizi benim 3 kere kur'ani okudugumu gozonune alarak yapin



peki koskoca Allah dinini cok daha farkli sekillerde yayabilecekken bir insana kiyak mi geciyor da ona kitap veriyor.ve bu insanin o zamanki guclu kimselerden olmadigi ve okuma yazma bilmedigi rivayet edildigine gore hz Muhammed araciligiyla olmasi mantiksiz degil mi



o zamanlardan benim gibi sivriler one cikmis ve bu kitap neden ayet ayet iniyor demis. arastirirsaniz kur'an in buna verdigi yanit gercekten ilginc!!. doyuruculuktan cok uzak. bu baglamda baska bir soru koskoca Allah neden ayetleri teker teker indirdi?? olaylar uzerine inmesi de baska bir soru isareti. madem allah gaybi biliyor onceden indirsin ayetlerini.


ve ayni paralellikte baska bir soru
23 senede indiriyor kitabi ve en temel ibadetlerden bahsetnmiyor onun yerine bizim için simdi hicbir manasi olmayan ayetler indiriyor(ornek leheb suresi, ebu lehebi anlatiyor bundan bana ne, bu ornek te tam olarak kastettigim seyi karsilamasada o paralellikte ama isterseniz baska ornekler de yazarim)


yillarca kur'an mucizesi laflarini duyduk hanii nerde kur'an mucizesi.
kamer suresinde mi??
bakara 223 teki kadinlar tarlalarinizdir ibaresinde mi nerede bi aydinlatin lutfen


lutfen yazdiklarimin herbirine ayri ayri cevaplar veriniz. bekliyorum
 

E R H A N

New member
Katılım
14 Ocak 2005
Mesajlar
555
Tepkime puanı
14
Puanları
0
Yaş
44
Konum
istanbul
Web sitesi
www.hidayetcagý.com
yani yorum: Allah bir kitap gonderiyo. ve hayatini sadece kur'an ve arapca uzerine adamis yuzlerce insan bile anlayamiyor.
boyle birsey nasil olailir????

demişsin raist kardeş
sevgili kardeşim Allah araplara torpil yapmamıştır
Allah ın kuranda söylediği bir lafz yedi tanu ruh vardır
o ruhlarda Allah ın ne dediğini sadece onun öğretmenlerinden öğrenebiliriz
onun öğretmenleri de her kavimde şuan var ve görevlerini yapmaktalar
ancak çoğunluğun nefsine ağır gelen şeyler söyledikleri için çoğunluk hep onları yalanlıyor,hapse atıyor veya ülkelerden sürgüne zorluyor.
Bu gün Allah ın öğretmenlerine sormayan senin durumuna düşer ve haklı olarak her kafadan bi ses çıkacağı için afallar kalırlar
misal;
YUNUS-7: İnnellezîne lâ yercûne likâenâ ve radû bil hayâtid dunyâ vatme'ennû bihâ vellezîne hum an âyâtinâ gâfilûn(gâfilûne).
Muhakkak ki; onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.
bu mehdi Resul ün meali
bak incele 28 tane meal var hiç biri böyle yazmıyor Türkiyede ve sadece kavim resulü Mehdi Resul gerçek anlamını yazıyor
eee onuda deli,yalancı diye tanıtmış çoğunluğa iblis
yani tek hamleyle işi bitirmiş
Hala Akletmeyecekmisiniz
 

raist

New member
Katılım
5 May 2005
Mesajlar
25
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
34
sayin erhan
lutfen yazdiklarimin herbirine ayri ayri cevaplar veriniz. bekliyorum
altini cizmisim

hala gormeyecekmisiniz
ama soyledigim gibi artik sizin huyunuz olmus isinize gelene cevap vermek. o cevap ta tabiki mehdi resulden....
 

mehmet

New member
Katılım
23 Şub 2005
Mesajlar
29
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
49
raist bey, bayan

Sorularınıza teker teker cevap vermeye lüzum görmüyorum...

İman etmedikçe de Kur'an-ı Kerimi 3 kere veya 10.000 kere okumanızın da faydası yok...

Sorularınıza cevap versem de, başka sorular ve ardından başka sorular gelecektir. Ve yine size göre yanlış olacaktır...

Şu fıkra, sorularınıza yanıt olabilir...

Akıl hastanesinde deliler bi araya gelip kaçış planı yaparlar. Elebaşları planı anlatır :

-Büyük bir kütük bulup ilk önce 1. kapıyı, 2. kapıyı ve daha sonra 3. kapıyı kıracağız ve herkes başının çaresine bakıp kaçacak. Sabah olunca bir kütük bulurlar doğruca 1. kapıyı kırarlar, 2. kapıya koşup onuda kırdıktan sonra 3. kapıya yönelirler. 3. kapının açık olduğunu gören elebaşları der ki :

-Arkadaşlar plan bozuldu geri dönün...

İslam olan her kardeşime selam ve dua ile...
 

E R H A N

New member
Katılım
14 Ocak 2005
Mesajlar
555
Tepkime puanı
14
Puanları
0
Yaş
44
Konum
istanbul
Web sitesi
www.hidayetcagý.com
raist' Alıntı:
sayin erhan
lutfen yazdiklarimin herbirine ayri ayri cevaplar veriniz. bekliyorum
altini cizmisim

hala gormeyecekmisiniz
ama soyledigim gibi artik sizin huyunuz olmus isinize gelene cevap vermek. o cevap ta tabiki mehdi resulden....
kardeş sorularını bekliyorum tek tek sor inşaallah
 

raist

New member
Katılım
5 May 2005
Mesajlar
25
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
34
mehmet bey
burasi bir tartisma forumu oldugu için konu ile ilgili kendi goruslerimi yaziyordum.
konu ile ilgili aklima takilan sorulari sormustum.
ama ne yalan soyleyeyim.kur'ani bilmezken aklimda hic soru yoktu kotu olan herseyi kadere yorar iyi olan seyler için Allah'a sukreder ve bilmedigim konularda da Allahin hikmetincen sual olunmaz der susardim.
kur'ani her okyusumda daha cok soru isareti ile karsilastim.herkesle tartistim.acaba mantikli bir aciklama var mi diye.
bulamadim.cunku gozlerim muhurlenmis kur'ana karsi.
bilirsiniz Allah istese hepimiz iman edermisiz kur'an oyle der.
demekki benim için istememis.beni de cehennemde yakmak istemis.
ve haklisiniz.bu forumda bosuna cene patlatiyorum.
ve birakiyorum bu forumu.

son bir sey
-İslam olan her kardeşime selam ve dua ile...-demissiniz.
iste inancli bir insan ile inancsiz bir insan arasindaki fark.
siz(genel olarak bahsediyorum) her davranisinizi allah rizasi icin yaparsiniz
biz insan olma bilincimizden dolayi.

ve siz musluman olanlara selam ve hayir duanizi gonderirsiniz.
biz butun insanliga

iyi gunler
 

E R H A N

New member
Katılım
14 Ocak 2005
Mesajlar
555
Tepkime puanı
14
Puanları
0
Yaş
44
Konum
istanbul
Web sitesi
www.hidayetcagý.com
Allah en isyankar kulunu bile o kadar çok severki siz bunu tam olarak idrak edebilseydiniz onun aşkından yürekleriniz paramparça olurdu

sevgili raist Allah seni sevmese yaratırmıydı
seni onun kadar kimse ama kimse sevemez
sevgi dediğin şey Zaten Allah ı temsil eder
Allah ı böyle yakar Asar keser diye lanse edenlere bakıpta kızma
Allah
kim kendisine yönelirse onu kendisine ulaştırır

sevgili kardeşim raist kendine yazık etme

İnsanlar öldüklerinde ençok neye üzülürler ve nederlermiş bilirmisiniz

Nasıl olduda böyle büyük bir Aşkı sevgiyi farkedemedim
Nasıl olduda sahibime hayran olma zevkinden mahrum kaldım
 

Rahmaninkulu

New member
Katılım
18 May 2005
Mesajlar
2
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
36
raist' Alıntı:
mehmet bey
burasi bir tartisma forumu oldugu için konu ile ilgili kendi goruslerimi yaziyordum.
konu ile ilgili aklima takilan sorulari sormustum.
ama ne yalan soyleyeyim.kur'ani bilmezken aklimda hic soru yoktu kotu olan herseyi kadere yorar iyi olan seyler için Allah'a sukreder ve bilmedigim konularda da Allahin hikmetincen sual olunmaz der susardim.
kur'ani her okyusumda daha cok soru isareti ile karsilastim.herkesle tartistim.acaba mantikli bir aciklama var mi diye.
bulamadim.cunku gozlerim muhurlenmis kur'ana karsi.
bilirsiniz Allah istese hepimiz iman edermisiz kur'an oyle der.
demekki benim için istememis.beni de cehennemde yakmak istemis.
ve haklisiniz.bu forumda bosuna cene patlatiyorum.
ve birakiyorum bu forumu.

son bir sey
-İslam olan her kardeşime selam ve dua ile...-demissiniz.
iste inancli bir insan ile inancsiz bir insan arasindaki fark.
siz(genel olarak bahsediyorum) her davranisinizi allah rizasi icin yaparsiniz
biz insan olma bilincimizden dolayi.

ve siz musluman olanlara selam ve hayir duanizi gonderirsiniz.
biz butun insanliga

iyi gunler
kardesim Allah iman etmek isteyenlere elbet yardim eder... sen simdi seytanin oyununa geliyosun ... o iblis cehennemde yalniz kalmak istemez ve herkesin gögsüne verir vesveseleri...hem sen Allaha iman etmiyosan nasil dua edersinki ...ayet veya hadis:eek:nlar denizde firtina ciktiginda bana ( beni kurtar) diye dua ederler fakat ayaklari karaya bastiginda beni hemen unuturlar
 

tarikay

New member
Katılım
6 Şub 2005
Mesajlar
93
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
50
..

..

8-2-4- ŞEYTANIN TUZAĞI
Allah'ın istediği şey insanların şu dünya hayatını mutluluk içinde, saadet içinde geçirmesidir. Ahiret hayatını da cennet'te yaşamalarıdır. Allah'ın istediği yalnızca budur. Allah insanları cezalandırmak değil mukafatlândırmak ister.

3/ÂL-İ İMRAN-31: Kul in küntüm tuhibbünallâhe fettebi'uni yuhbibkümüllahü ve yağfirleküm zünûbeküm. Vallahü gafûrun rahîm.
De ki: "Eğer Allah'ı seviyorsanız, o zaman bana tâbî olun ki; Allah da sizi sevsin ve sizin günahlarınızı bağışlasın (sevaba çevirsin). Allah GAFÛR'Dur RAHÎM'dir.

Allah'ın istediği şey insanları mükâfatlandırmakdır. Ama insanlar kendilerine verilen serbest iradeyi, Allah'ın emrettiği istikamette değil yanlış istikametlerde kullanarak, Allah'ın hediyelerine vasıl olmak yerine, cehennem'e vasıl olmak yolunu tutuyorlar. Ne yazık ki, insanların çoğunluğu bu durumda. İşte iblîs Peygamber Efendimiz (SAV)'in Allah'a kavuşmasından 14 asır sonra insanları büyük tuzağına düşürmüş vaziyette. Hangi İslâm ülkesine giderseniz oradaki din âlimleri ile konuşursanız şunu göreceksiniz. Hepsi size şunu sorarlar. Namaz kılıyor musun? Oruç tutuyor musun? Zekât veriyor musun? Kelime-i Şehadet getirdin mi? Paran var da Hacca gittin mi? Bunların hepsine "evet" cevabını almışlarsa size verecekleri cevap "kurtuldun" olacaktır. Halbuki Allahû Teâlâ Kur'ân-ı Kerîm'de hiç böyle söylemiyor. Şeytandan kurtulabilenler ihlâs sahibi olan kullardır. Sen, diyor iblis'e, "Benim ihlâs sahibi kullarımı yoldan çıkartamazsın. İdIâle düşüremezsin."

15/ HİCR-40: İllâ ibâdeke minhümülmuhlasıyn
Senin ihlâs sahibi kulların hariç.

Öyleyse insanların ihlâs sahibi olmaları lazım geldiği sonucuna ulaşıyoruz. Sadece bir tane Kur'ân-ı Kerîm var. Ne hüküm verdiyse Allahû Tealâ Hz., neyi bildirdi ise, sadece onlar var, Kur'ân-ı Kerîm hükümleri. Ve O hükümlere baktığımız zaman Allahû Tealâ Hz.nin İslâm'ın 5 şartını yeterli görmediği sonucuna ulaşıyoruz. Çünkü bu beş şart sadece fizik vücudun görevlerinden bir kısmını ifade ediyor.
Bir de son andaki (Kıyâmet günündeki) sahneyi sergilemiş Allahû Teâlâ Sebe Sûresi'nin 20. âyet-i kerîmesinde;

34/ SEBE-20: Ve lekad saddaka aleyhim ibliysü zannehü fettebe'ûhü illâ feriykan minelmü'miniyn.
Şeytan insanlar üzerindeki vaadini yerine getirdi. Mü'minlerden ibaret bir tek fırka hariç hepsi iblise tâbî oldular.
34/ SEBE-21: Ve mâ kâne lehü aleyhim min sultânin illâ lina'leme men yü'minü bil'âhıreti mimmen hüve minhâ fiy şekk, ve rabbüke alâ külli şey'in hafiyz.
İblisin onlar üzerinde bir yetkisi (nüfuzu) yoktu. Ancak ahirete inananlar ile şüphe edeni ayırt edebilmek için yaptık. Senin Rabbin herşeyi muhafaza eder.
NAHL-99, 100 : İnnehû leyse lehü sültânün alellezîne âmenû ve alâ Rabbihim yetevekkelûn. İnnemâ sültânühü alellezîne yetevellevnehû vellezînehüm bihî müşrikûn.
Şeytanın âmenu olup Rab'lerine tevekkül edenlere bir tasallutu yoktur. Onun yalnız kendisini dost edinen (kâfirlere) ve Allah'a şirk koşanlara tasallutu vardır.
14/ İBRAHİM-22: Ve kaâleşşeytânü lemmâ kudıyel'emrü innallâhe ve'adeküm va'delhakkı ve ve'adtüküm feahleftüküm, ve mâ kâne liye aleyküm min sultânin illâ en deavtüküm festecebtüm liy, felâ telûmûniy ve lûmû enfüseküm, mâ ene bimusrihiküm ve mâ entüm bimusrıhıyy, inniy kefertü bimâ eşrektümûnimin kabl, innazzâlimiyne lehüm azâbün eliym.
Şeytan emir olup bittiği zaman der ki; "Muhakkak ki Allah size hak vaadde bulunmuştu. Ben de size vaad ettim. Fakat vaadimden caydım. Sizi davet etmemin dışında üzerinizde hiçbir nüfuzum yoktu. Siz hemen davetime icabet ettiniz. Artık beni kınamayın, kendi nefsinizi levmedin, kınayın. Ben sizin yardımınıza gelecek değilim. Siz de benim yardımıma gelemezsiniz. Muhakkak ki daha evvel ben Allah'a ortak koşmanızı tanımadım . Muhakkak bu zalimler için, elim bir azap vardır.

İşte mü'minlerin dışında bütün fırkaların şeytana tâbî olmaları insanlık için hazin bir tabloyu gösteriyor. Allahû Tealâ ezelde ebedi bilendir. Dolayısıyla insanların bir gün ne hale geleceğini ve kıyamet günü yapılacak olan hesaplaşmada hangi noktada bulunacağını çok açık bir şekilde ifade ediyor. Bu bize bir işarettir. Demek ki, insanların büyük bir kısmı ne yazık ki, iblisin kandırmalarına tâbî olacak. İblis böyle bir sonuca ulaşmak için ne yapabilirdi? Öyleyse bir şey yapmalıydı ki, insanlar doğru zannettikleri, kendilerini kurtaracağını zannettikleri ibadetlerle uğraşsınlar ama kurtulamasınlar ve iblisle birlikte cehennem'e gitsinler. İşte İslâm'ın beş şartı böyle bir tuzaktır.
 

tarikay

New member
Katılım
6 Şub 2005
Mesajlar
93
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
50
..

..

bizler asla hadis inkarcısı olmadık olmayacağız bizim derdimiz kurana ters düşen hadisler dinin hurafelerden arınması tevhidi oluşturmak ayrılıklar veya savaşmak bizim işimiz değil Efendi hazretleri 30 sene önce tebliğe başlarken sebil dergisindeki makale başlığı livayı hamd altında toplanalım
çok şükür Rabbimiz bir kuranımız bir bu birler etrafında toplanalım
 
Üst Alt