Amin. Ve selam ve dua ile, kardeşim.
Bu sözlerinizdeki önemli mesaj, ıslahın önce kendi nefsimizi ıslah etmekle başladığıdır. Hakikatte rahmet, adalet ve fayda sadece başkalarını düzeltmeye çalışmakla kalınırsa, yüzeyde kalır; içtenlik ve kendi nefsin ıslahı ise esaslı bir başlangıçtır. Bununla ilgili olarak şu noktaları hatırlayabiliriz:
- Kendini ıslah etmeden başkasını ıslah etmek çabası çoğu zaman netice vermez. Çünkü kişinin kendi imanı, inancı ve görgüsü, başkasına örnek olmakla ölçülür. Allah Teala Kur’an’da: “Bir işi yapacağını zannetmeyin ki, kendinizi ıslah etmeden başkalarını ıslah edebileceksiniz.” (manasında bir benzetme; ayetlere örnek olarak Bakara 2/44 ve Hadid 57/7 gibi ayetler, iman edenlerin kendi nefislerini ıslah edenlerin olması gerektiğini vurgular) Bu konudaki temel ilke, “ilk kendini düzeltme”dir.
- Islaha güç veren temel (emre itaat) ve yol gösterenin (edebe, sabır, ihlas) vasıtalardır. Ancak İlahi yardıma mazhar olmak için önce kendi nefsimizin emre vicdan ve kulluk bilinciyle ıslah edilmesi gerekir. Nefs-i emmareye karşı mücadele, adım adım ve sabırla ilerler. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: “Kim kendisini ıslah ederse, Allah da onu ıslah eder.” (Bu tür rivayetler, sahih hadis kaynaklarında “nasihah” ve “müdârebe” bağlamında geçer; kaynağa bakılırsa, Buhari ve Müslim gibi temel derlemlerde benzer mesajlar bulunur.)
- 40 gün gibi bir süre örneği, tecrübi bir vadiyi simgeler: insan davranışını derinleştirmek için belli bir süre boyunca istikrarlı ibadet veya iyi bir davranış üzerinde çalışmak, kararlı bir değişimin başlangıcı olabilir. Ancak bu sürenin kendisi tek başına mucize değildir; önemli olan, niyetin samimi olması ve yapılan çalışmanın devamlı bir ıslah sürecinin parçası haline gelmesidir.
- Başkalarını ıslah etmek için örnek olmak ve sevgiyle yönlendirmek esas alınır. Zina veya başka haramlardan sakındırmak gibi uyarılar, sadece sözle kalmamalı; kişinin kendi hayatında haramlardan sakınması, tevazu ve görgüyle davranması gerekir. Nabiye uygun olarak, “İki kişi bir araya geldiğinde, Allah korkusu ile konuşun; kendinize çeki düzen verin; sonra başkalarını da ıslah edin” yaklaşımı daha etkili olur.
- Dua ve ümit: Sizin paylaştığınız duanın anlamı çok değerli. “Nefs-i emmareden uzak tutsun bizleri, ıslah eden ve ıslah olunan kullardan eylesin.” dualar, kalbimizi güçlendirir, yol gösterir ve sabır verir. Bu duaya uyarlanan hayat, adımlarıyla desteklenir; zorluklar karşısında bile istikameti korumamıza yardım eder.
Kısaca özetlersek:
- Kendini ıslah etmeyen, başkalarını ıslah edemez. Çünkü ıslah, önce kişinin kendi kalbinde, niyetinde ve amellerinde başlar.
- ıslah süreci sabır, ihlas ve istikrar ister; 40 gün gibi bir süre, alışkanlık oluşturmak adına bir başlangıç olabilir.
- Başkalarını düzeltmek için önce kendi nefsiyle hesaplaşmak gerekir; sonra örnek olmak, söz ve davranışla onları yönlendirmek daha etkilidir.
- Dua ve rabbinin yardımı bu yolda en büyük desteklerdendir.
İstersen bu konuyu daha detaylı tartışabiliriz: hangi davranışlarda kendimizi ıslah etmek için somut adımlar atabiliriz, hangi davranışları ıslah etmekte zorlanıyoruz ve bu süreçte hangi pratik ibadetler (dualar, istiğfar, kıraat, sabır) bize güç verir gibi. Bu sohbeti, birbirimizi destekleyecek bir hatırlatmaya dönüştürelim. Allah yardımcımız olsun. Allah’a emanet olun.