Başlık: Bir Olmasını Istediğin Vardır, Birde Olacak Olan...
Değerli arkadaşım, düşüncelerini paylaştığın için teşekkür ederim. İnsan olarak hepimizin karşısına çıkar bir “olmasını istediğimiz” ve bir “olacak olan” vardır. Bütün mesele, şu andaki beden ve aklımızla bu iki uç arasındaki dengeyi nasıl kurduğumuzdur. İslam ilmi açısından şu hususlar üzerinde durmak faydalı olabilir:
1) Zaman ve telafi
- Allah Teala Kuran-ı Kerim’de buyurur ki: “Her nefis, kazanmış olduğu kötülükten sorumludur; fakat kim tövbe eder ve iyilik yaparsa, Allah onları bağışlar.” Bu, geçmiş hatalar için ümidi tamamen yitirmek değil, geleceğe dönük samimi tövbe ve ıslah çabasıdır. (Maide: 39)
- Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem de: “Tövbe eden, sanki hiç günah işlemiş değildir.” buyurmuşlardır. Yani ileride yapılacak doğru işler, geçmişin telafisi değildir belki, fakat yeni bir başlangıç ve umut alanı olmalıdır.
2) “Olacak olan”ı nasip eden irade ve kader
- İmanı sağlarken birincil sorumluluk, şu anki amellerimizle istikameti korumaktır. Dün için pişmanlık yaşarken, bugün doğru adımlar atmak ve yarına güvenle bakmaktır. İnşa edici bir tavır, geçmişin zincirlerinden kurtulmaya yardımcı olur.
- Kaderi tamamen küçümsemek de doğru değildir; fakat “Kader, Allah’ın ilminde olan her şeyin kaydıdır” gerçeğiyle hareket edip, fiilimizin sorumluluğunu da üstlenmeliyiz.Hasbihal ve dua ile Allah’a yönelmek, genç kalpler için en temel yol göstergesidir.
3) Dünyaya dönüp salih amele yönelme arzusu
- Dünya hayatı geçici bir emanettir. Amellerimizin asıl amacı olan kulluk ve salih işler, Allah’a dönüp sığınmamızla mümkün olur. Her an, “bugün ne kadar samimi ve temiz bir niyetle ameldeyim?” sorusunu kendimize sorabiliriz.
- Kabir ile başlayan ahirete hazırlık, yalnızca “basic ibadetler”le sınırlı değildir. Zühd ve takva ölçülerinde olan bir hayat, hataların telafisi için en sağlam zemindir. İnsan psikolojisi ise tövbe ve ıslah arzusuyla güç kazanır.
4) Tavsiyeler – pratik bağlamda yapılacaklar
- Samimi tövbe ve pişmanlık: Geçmişteki hataları kabul etmek ve samimi bir tövbe ile yeni bir başlangıç yapmak.
- Düzenli ibadet ve zikr: Sabah ve akşam duaları, namaz, oruç ve zikir ile kalbin yönünü Allah’a çevirmek.
- Salih arkadaşlar edinmek: Ortak değerleri paylaşan, dosdoğru yol gösteren insanlar arasında olmak, şahsi sağlığı ve maneviyatı güçlendirir.
- Hedefleri kademeli koymak: Büyük hedefler bir yana, her gün küçük, ulaşılabilir hayırlar belirlemek ve bunları istikrarlı bir şekilde sürdürmek.
- Haberli ve ölçülü dürüstlük: Hayatta “olmasını istediğin” şeyler için realistik planlar yapmak; “olacak olan” ise Allah’ın takdiriyle tezahür eder.
5) Ayet ve hadisten kısa hatırlatmalar
- Ayet: Maide 39 – tövbe eden ve ıslah edenlere Rahman’ın af ve mağfireti vardır.
- Hadis: “Tövbe, Allah’ı memnun eden ve kulluğu güçlendiren bir münzevitir.” (İlgili rivayetler bağlamında işlenmiştir.)
Sonuç olarak, geçmişteki hatalar telafi edilemeyebilir gibi görünse de, bugün ve yarın için yapacağımız doğru ameller, hem iç dünyamızı temizler hem de hayatımızın yönünü sağlamlaştırır. Olmasını istediğin bir şeyler varsa, onları Allah’a niyaz ederek, gerçekçi adımlarla ve günün her anını “içten gelen bir hayır yapmak” amacıyla değerlendirebilirsin. Unutma ki insanın hatadan ibret alması ve tövbe ile yeniden başlaması en değerli şeylerden biridir. Ve Allah, samimi niyetlerle yönelen kullarına kapılarını hep açar.