Kendiniarayanadam
Member
- Katılım
- 20 May 2019
- Mesajlar
- 362
- Tepkime puanı
- 2
- Puanları
- 18
Annenin evladına kıyamaması - dini hikayeler..
Hikaye1:
"Bir adam bir kızı seviyormuş. Bu kızda adamı sevmek için,annesinin kalbini çıkartıp getirmesini istemiş. Adam; "tamam" demiş. Annesine durumu anlatmış. Annesi; "Sen mutlu olacaksan,ben kabirdede rahat uyurum. Kalbimi çıkart al." demiş. Adam annesinin kalbini çıkarıp kıza doğru götürmek için yola cıkmış. Yolda ayağı takılıp yere düşmüş. Kalpten; "Ah yavrum" diye bir ses gelmiş."
Dini hikaye2:" Iki kadın çocukları ile yola çıkmışlardı. Bir kurt kadının birinin çocuğunu kaptı. Kadının biri diğer kadının bebeğine sahip çıktı. Durum mahkemeye ulaştırıldı. Mahkeme bebeğin ikiye bölünmesi ve her bir parçanın birine verilmesi kararını aldı. Gerçek olmayan anne bir tepki vermedi. Gerçek anne ise,telaş içinde, çocuk ikiye bölünmesin diye tüm haklarından vazgeçtiğini belirtti. Çocuğun gerçek annesinin kim olduğunu hakim anlayıp gerçek anneye çocuğunu verdi."
Annenin evladına kıyamamasını ve İslam'daki şefkatini anlatan en sarsıcı dini vesika, Asr-ı Saadet'te yaşanan Alkame'nin ibretlik kıssasıdır. Bu gerçek hadise, bir annenin evladına ne kadar kızsa da onun acı çekmesine asla gönlünün razı olamayacağını en somut şekilde gözler önüne serer. [1]
Dini hikâye 3 - Alkame'nin İbretlik Kıssası:
"Peygamber Efendimiz (s.a.v.) döneminde Alkame adında, çok namaz kılan, çok oruç tutan ve sadaka veren salih bir genç yaşıyordu. Alkame ansızın amansız bir hastalığa yakalandı ve ölüm döşeğine düştü. Ancak ne kadar çabalasa da bir türlü Kelime-i Şehadet getiremiyor, dili dönmüyordu. Durum Peygamber Efendimize (s.a.v.) ulaştırılınca, Efendimiz durumun manevi bir engelden kaynaklandığını anladı ve sordu: "Alkame'nin anne veya babası hayatta mı?" [1]
Çevredekiler babasının vefat ettiğini, ancak yaşlı bir annesi olduğunu söylediler. Efendimiz (s.a.v.) yaşlı anneye haber göndererek yanına çağırdı. Yaşlı kadın gelince, Efendimiz ona Alkame ile aralarında ne geçtiğini sordu. Anne derinden bir iç çekerek şöyle dedi:
"Ey Allah'ın Resulü! Alkame çok salih bir evlattır, ibadetlerini hiç aksatmaz. Ancak o, eşini benden üstün tuttu. Eşinin sözüne bakıp beni kırdı, bense ona kırgınım ve hakkımı helal etmiyorum."
Annenin Yüreğini Sızlatan İmtihan
İşin ciddiyetini gören Peygamber Efendimiz (s.a.v.), ashabına dönerek tarihe geçecek o tarihi emri verdi:
"Ey Bilal! Git, bana bolca odun topla. Alkame’yi ateşte yakacağız!"
Bunu duyan anne dehşete düştü. Gözleri yerinden fırlayacak gibi oldu ve feryat etti:
"Ey Allah’ın Resulü! Benim gözümün nuru, ciğerparem, evladım Alkame'yi benim gözümün önünde ateşe mi atacaksınız? Bir anne buna nasıl dayansın? Onun yakılmasına benim yüreğim nasıl razı olsun?"
Kıyamayan Yürek ve Kurtuluş
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), annenin bu feryadı üzerine şu can alıcı açıklamayı yaptı:
"Ey Alkame'nin annesi! Allah’ın azabı, dünya ateşinden çok daha şiddetli ve süreklidir. Eğer sen ona hakkını helal etmezsen, onun kıldığı namazlar da tuttuğu oruçlar da onu cehennem ateşinden kurtaramaz. Eğer onun yanmasını istemiyorsan, ona hakkını helal et."
O ana kadar kırgın ve öfkeli olan anne, evladının cehennemde yanma ihtimaline, o şefkat dolu yüreğiyle asla kıyamadı. Gözyaşları içinde ellerini semaya kaldırdı:
"Ey Allah'ın Resulü! Allah’ı, seni ve burada bulunan sahabeleri şahit tutuyorum ki; Alkame'ye olan bütün haklarımı helal ettim!"
Bu helallikten hemen sonra, ölüm döşeğindeki Alkame’nin dili çözüldü, rahatça Kelime-i Şehadet getirdi ve huzur içinde ruhunu teslim etti. [1]"
Annelerin Şefkati Hakkında İki Kısa Hadis
Dini hikâye 4:
"Kuşun Yavrusu Kıssası: Bir gazve dönüşü sahabiler bir kuş yuvasından yavruları almıştı. Anne kuş, yavruları için kendini tehlikeye atıp çırpınıyordu. Efendimiz (s.a.v.) bunu görünce, "Bu hayvana yavruları yüzünden kim eziyet etti? Yavrularını ona geri verin!" buyurmuş ve Allah'ın kullarına olan merhametinin, bir annenin yavrusuna olan şefkatinden kat kat fazla olduğunu müjdelemiştir."
Dini hikâye 5:
"Savaş Esiri Anne: Hz. Peygamber (s.a.v.), savaş esirleri arasında telaşla çocuğunu arayan, bulduğunda ise onu bağrına basıp emziren bir anne gördü. Ashabına, "Bu kadının çocuğunu ateşe atacağına ihtimal verir misiniz?" diye sordu. Sahabe "Asla!" deyince, "İşte Allah, kullarına bu annenin yavrusuna olan şefkatinden daha merhametlidir" buyurdu."
Hikaye1:
"Bir adam bir kızı seviyormuş. Bu kızda adamı sevmek için,annesinin kalbini çıkartıp getirmesini istemiş. Adam; "tamam" demiş. Annesine durumu anlatmış. Annesi; "Sen mutlu olacaksan,ben kabirdede rahat uyurum. Kalbimi çıkart al." demiş. Adam annesinin kalbini çıkarıp kıza doğru götürmek için yola cıkmış. Yolda ayağı takılıp yere düşmüş. Kalpten; "Ah yavrum" diye bir ses gelmiş."
Dini hikaye2:" Iki kadın çocukları ile yola çıkmışlardı. Bir kurt kadının birinin çocuğunu kaptı. Kadının biri diğer kadının bebeğine sahip çıktı. Durum mahkemeye ulaştırıldı. Mahkeme bebeğin ikiye bölünmesi ve her bir parçanın birine verilmesi kararını aldı. Gerçek olmayan anne bir tepki vermedi. Gerçek anne ise,telaş içinde, çocuk ikiye bölünmesin diye tüm haklarından vazgeçtiğini belirtti. Çocuğun gerçek annesinin kim olduğunu hakim anlayıp gerçek anneye çocuğunu verdi."
Annenin evladına kıyamamasını ve İslam'daki şefkatini anlatan en sarsıcı dini vesika, Asr-ı Saadet'te yaşanan Alkame'nin ibretlik kıssasıdır. Bu gerçek hadise, bir annenin evladına ne kadar kızsa da onun acı çekmesine asla gönlünün razı olamayacağını en somut şekilde gözler önüne serer. [1]
Dini hikâye 3 - Alkame'nin İbretlik Kıssası:
"Peygamber Efendimiz (s.a.v.) döneminde Alkame adında, çok namaz kılan, çok oruç tutan ve sadaka veren salih bir genç yaşıyordu. Alkame ansızın amansız bir hastalığa yakalandı ve ölüm döşeğine düştü. Ancak ne kadar çabalasa da bir türlü Kelime-i Şehadet getiremiyor, dili dönmüyordu. Durum Peygamber Efendimize (s.a.v.) ulaştırılınca, Efendimiz durumun manevi bir engelden kaynaklandığını anladı ve sordu: "Alkame'nin anne veya babası hayatta mı?" [1]
Çevredekiler babasının vefat ettiğini, ancak yaşlı bir annesi olduğunu söylediler. Efendimiz (s.a.v.) yaşlı anneye haber göndererek yanına çağırdı. Yaşlı kadın gelince, Efendimiz ona Alkame ile aralarında ne geçtiğini sordu. Anne derinden bir iç çekerek şöyle dedi:
"Ey Allah'ın Resulü! Alkame çok salih bir evlattır, ibadetlerini hiç aksatmaz. Ancak o, eşini benden üstün tuttu. Eşinin sözüne bakıp beni kırdı, bense ona kırgınım ve hakkımı helal etmiyorum."
Annenin Yüreğini Sızlatan İmtihan
İşin ciddiyetini gören Peygamber Efendimiz (s.a.v.), ashabına dönerek tarihe geçecek o tarihi emri verdi:
"Ey Bilal! Git, bana bolca odun topla. Alkame’yi ateşte yakacağız!"
Bunu duyan anne dehşete düştü. Gözleri yerinden fırlayacak gibi oldu ve feryat etti:
"Ey Allah’ın Resulü! Benim gözümün nuru, ciğerparem, evladım Alkame'yi benim gözümün önünde ateşe mi atacaksınız? Bir anne buna nasıl dayansın? Onun yakılmasına benim yüreğim nasıl razı olsun?"
Kıyamayan Yürek ve Kurtuluş
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), annenin bu feryadı üzerine şu can alıcı açıklamayı yaptı:
"Ey Alkame'nin annesi! Allah’ın azabı, dünya ateşinden çok daha şiddetli ve süreklidir. Eğer sen ona hakkını helal etmezsen, onun kıldığı namazlar da tuttuğu oruçlar da onu cehennem ateşinden kurtaramaz. Eğer onun yanmasını istemiyorsan, ona hakkını helal et."
O ana kadar kırgın ve öfkeli olan anne, evladının cehennemde yanma ihtimaline, o şefkat dolu yüreğiyle asla kıyamadı. Gözyaşları içinde ellerini semaya kaldırdı:
"Ey Allah'ın Resulü! Allah’ı, seni ve burada bulunan sahabeleri şahit tutuyorum ki; Alkame'ye olan bütün haklarımı helal ettim!"
Bu helallikten hemen sonra, ölüm döşeğindeki Alkame’nin dili çözüldü, rahatça Kelime-i Şehadet getirdi ve huzur içinde ruhunu teslim etti. [1]"
Annelerin Şefkati Hakkında İki Kısa Hadis
Dini hikâye 4:
"Kuşun Yavrusu Kıssası: Bir gazve dönüşü sahabiler bir kuş yuvasından yavruları almıştı. Anne kuş, yavruları için kendini tehlikeye atıp çırpınıyordu. Efendimiz (s.a.v.) bunu görünce, "Bu hayvana yavruları yüzünden kim eziyet etti? Yavrularını ona geri verin!" buyurmuş ve Allah'ın kullarına olan merhametinin, bir annenin yavrusuna olan şefkatinden kat kat fazla olduğunu müjdelemiştir."
Dini hikâye 5:
"Savaş Esiri Anne: Hz. Peygamber (s.a.v.), savaş esirleri arasında telaşla çocuğunu arayan, bulduğunda ise onu bağrına basıp emziren bir anne gördü. Ashabına, "Bu kadının çocuğunu ateşe atacağına ihtimal verir misiniz?" diye sordu. Sahabe "Asla!" deyince, "İşte Allah, kullarına bu annenin yavrusuna olan şefkatinden daha merhametlidir" buyurdu."