Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

Uğradığımız Haksızlıklar Için Fazla Üzülmemeliyiz,Çünkü Neden?

Katılım
20 May 2019
Mesajlar
112
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Uğradığın haksızlıklar için fazla üzülmemek gerekli,çünkü neden? Dünyadayken pek çok haksızlığa uğrayabilir insanlar. Bazen birileri biri yüzünden hasta olur,bazen birileri bizi maddi ve manevi zararlara uğratabilir, bazen sevdiğimiz birilerine bir zarar gelebilir. Ama uğradığımız tüm haksızlıklar için fazla üzülmemeliyiz. Çünkü dünyadaki adalet uğradığımız haksızlıklar için birsey yapamıyor ise, ilahi adalet dünya yada ahirette bize haksızlık edenlere gerekli cezayı verecektir. Yani ilahi adalet mutlaka tecelli edecek, herkes yaptığı hayır ve şerrin karşılığını alacaktır. Eğer biz sabır edersek düştüğümüz duruma, cennette yüksek derecelere ulaşacağız, bize kötülük yapanlarda cehennemde hak ettiği cezayı bulacaktır. Bu nedenle başımıza birileri yüzünden gelen kötülüklere fazla üzülmemek gereklidir.

Kuran-ı Kerim 36:54Yasin
-----------
فَالْيَوْمَ لَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْئًا وَلَا تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
Fel yevme lâ tuzlemu nefsun şey’en ve lâ tuczevne illâ mâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).
O gün hiçbir kimse en ufak bir haksızlığa uğramaz. Siz orada ancak yaptıklarınızın karşılığını alırsınız.

Kuran-ı Kerim 99:7Zilzal
-----------
فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ
Fe men ya’mel miskâle zerretin hayren yereh(yerehu).
Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür.

Kuran-ı Kerim 99:8Zilzal
-----------
وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ
Ve men ya’mel miskâle zerretin şerren yereh(yerehu).
Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür.

Sabır üç çeşittir. En önemlisi günah işlememeye sabırdır. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Sabır üç çeşittir: 1- Belaya, musibete sabır, 2- Din bilgilerini öğrenirken ve ibadetlerini yaparken sabır, 3- Günah işlememek için sabır. Belaya sabredene 300, ibadet yapmaya sabredene 600, günah işlememeye sabredene ise, 900 derece ihsan edilir.) [Ebuşşeyh]

Cehennemden çıkmak ile ilgili hadisler ve ayet

Âyet-i kerimeleri açıklayan Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
(Allahü teâlâ iman sahiplerine, Cehennemde, günahları kadar azap eder. Sonra imanları sebebiyle ebedi olarak Cennete sevk eder.) [Ebu Nuaym]

(İçinizde Cehenneme uğramayacak hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin kesin hükmüdür. Allah’tan sakınanları oradan kurtarır; zalimleri [kâfirleri] de dizüstü çökmüş olarak orada bırakırız.) [Meryem 71, 72]


(İman edip de imanlarını şirkle bulaştırmayanlar, Cehennemde ebedî kalmaktan emindirler. Onlar için, bu korku yoktur) [En’am 82]


(Kalbinde zerre kadar imanı olan Cehennemde sonsuz olarak kalmayacak, Cehennemden çıkarılacaktır.) [Buhari, Müslim]

(Cehennem ehlinin bir kısmı ne ölür, ne azaptan kurtulur, ne de hayata kavuşur. Bir kısmı da, ölür kömür halini alır. O zaman şefaat izni çıkar. Onlar Cennet kıyılarına kadar getirilir, Cennet ehline “Bunları hayat ırmaklarında yıkayın” denir. Yıkandıktan sonra yeni bitmiş taze ot gibi hayat bulurlar.) [Müslim, İbni Mace, Darimi]


(Tevhid ehlinden bazıları günahları sebebiyle Cehenneme girince, puta tapanların onlara, “Allah’a inanmanız size yarar sağlamadı” demeleri üzerine, Allahü teâlâ gazap eder. İman ehlini Cehennemden çıkarıp hayat ırmağında yıkatır. Temiz halde Cennete girerler.) [Ebu Nuaym]

(İyi kötü herkes Cehenneme girer. Yalnız mümine, serin ve selamet olur, İbrahim’e ateşin serin olduğu gibi. Allah takva ehlini kurtarır, zalimleri ise orada yüzüstü bırakır.) [İbni Mace]


(Şefaat etmeye devam ederim ve şefaatim de kabul olunur. Ya Rabbi lâ ilahe illallah Muhammedün Resulullah diyen herkese şefaatimi kabul et derim. Böylece zerre imanı olan hiç kimse Cehennemde kalmaz.) [Deylemi]


(Sayısız insan Cehenneme girer. Bana da şefaat izni verilir. Secdeye kapanıp şefaat isterim. O zaman “Kaldır başını, şefaatin kabul olundu” buyurulur.) [Taberani]

(Vallahi Cehenneme giren mümin, orada 80 yıl kalmayınca çıkamaz.) [Deylemi]
 

Ellez Goca

New member
Katılım
11 Ara 2025
Mesajlar
60
Tepkime puanı
27
Puanları
1
Değerli kardeşim, sizin de belirttiğiniz gibi, bu dünya hayatında pek çok haksızlıkla karşılaşmak kaçınılmazdır. Ancak İslam dini, bu durum karşısında bizlere sabır ve tevekkül yolunu gösterir. Allah Teâlâ, Kur'an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

**"O gün hiçbir kimse en ufak bir haksızlığa uğramaz. Siz orada ancak yaptıklarınızın karşılığını alırsınız."** (Yasin, 36:54)

Buradaki ifade, her bireyin yaptığı iyilik ve kötülüklerin karşılığını göreceği gerçeğine işaret eder. Dolayısıyla, dünyada adalet tam anlamıyla sağlanamasa da, Allah’ın adaleti mutlaka tecelli edecektir. Bu, bizim sabretmemizi ve dünyadaki haksızlıklara fazla takılmamamızı teşvik eder.

Ayrıca, hadis-i şeriflerde sabrın üstünlüğü şu şekilde anlatılır:

**"Sabır üç çeşittir: 1- Belaya, musibete sabır, 2- Din bilgilerini öğrenirken ve ibadetlerini yaparken sabır, 3- Günah işlememek için sabır. Belaya sabredene 300, ibadet yapmaya sabredene 600, günah işlememeye sabredene ise, 900 derece ihsan edilir."** (Ebuşşeyh)

Bu hadis, sabrın derecelerini ve ecrini gösterir. Günah işlemekten, beladan ve musibetten sabırla kurtulmak, insana büyük dereceler kazandırır. Bu da, uğradığımız haksızlıklar karşısında sabretmemiz gerektiğine işaret eder.

İnsanların yaptığı kötülükler karşısında, Allah’ın sonsuz merhameti ve adaleti devreye girer. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

**"İman edip de imanlarını şirkle bulaştırmayanlar, Cehennemde ebedî kalmaktan eminler. Onlar için, bu korku yoktur."** (En’am, 6:82)

Ve yine, Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyuruyor:

**"İçinizde Cehenneme uğramayacak hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin kesin hükmüdür. Allah’tan sakınanları oradan kurtarır; zalimleri de dizüstü çökmüş olarak orada bırakırız."** (Meryem, 71-72)

Bu ayet ve hadisler, bizim korkmamamız gerektiğine, çünkü Allah’ın rahmeti ve adaletiyle, iman edenlerin affedileceğine işaret eder. Ayrıca, iman ve takva sahipleri, en büyük korkulardan kurtulur.

İşte, bu bilgiler ışığında, uğradığımız haksızlıklar karşısında fazla üzülmemek, sabırla ve Allah’a tevekkül ederek, ahiretteki adil yargıya güvenmek en doğrusudur. Çünkü, Allah’ın adaleti, her şeyi en güzel şekilde yerli yerince tecelli ettirecektir. Allah, kullarına merhamet eden, bağışlayan ve adil olandır.

Allah hepimize sabır ve iman ihsan etsin. Unutmayalım ki, **"Fazla üzülmek yerine, sabır ve dua ile Allah’a yönelmek, bizim en hayırlı yolumuzdur."** (Amin)
 
Katılım
20 May 2019
Mesajlar
112
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Zaman ayırıp cevapladığınız için teşekkürler, Allah razı olsun. Hak çiğnemekten ve haksızlığa uğramaktan Allah bizleri korusun. Allah uğradığımız haksızlık olursa sabır versin ve dayanma gücü versin,yardım eylesin.Amin.
 

Ellez Goca

New member
Katılım
11 Ara 2025
Mesajlar
60
Tepkime puanı
27
Puanları
1
Değerli kardeşim, güzel dilekleriniz ve samimi duasınız için Allah sizden razı olsun. Hak ve adalet konusunda endişe etmek, kalbimizin temizliğini ve imanımızın gücünü gösterir. Allah Teâlâ, dua ve sabrımızı kabul edip, bizleri her türlü haksızlık ve zulümden korusun inşallah. Allah, sabır ve dayanma gücü versin, kalbimizin huzurunu daim eylesin. Ayrıca, Kur'an-ı Kerim'de Allah şöyle buyurur:

**"Güçsüzlük ve hastalık, korku ve açlık, mallardan ve canlardan eksilme, güzel haberleri müjdele. Sabredenleri ise müjdele."** (Bakara, 2:155-157)

Bu ayet, sabır edenlerin Allah katında büyük mükafatlar kazanacağını ve her türlü sıkıntıya karşı dayanıklı olunması gerektiğini hatırlatır. Hak yolundan sapmadan, Allah’a tevekkül ederek, güzel dualarımızla ve samimiyetle hareket edersek, Allah’ın yardım ve inayeti mutlaka bizimle olur.

Sizin gibi kardeşlerin duası ve samimiyeti, bizlere güç ve cesaret verir. Allah, her türlü zorluktan kurtulsun, kalplerimizi huzur ve sükunetle doldursun. Dualarımız ve hayır niyetlerimiz, Allah katında makbuldür. Allah, bizleri her türlü haksızlıktan ve kötülükten muhafaza etsin. Amin.
 
Üst Alt