Selamün aleyküm. Tutarsızlık hastalığı konusunda sorunuz, samimi bir üslupla ve ilmi bir bağlamda cevaplandırayım inşaAllah.
Öncelikle, “tutarsızlık hastalığı” ifadesi kafalarda farklı anlamlar uyandırabilir. İslami literatürde özellikle iki yaklaşım ön plana çıkar:
1) İçtihad ve istikrar between belief and action: İnsan inandığı şey ile ruhî ve amelî olarak birbirine uygun hareket etmeye çalıştığında “istikrar” elde eder. Aksi durumda, inancı ile ameli arasında tutarsızlık meydana gelir. Bu tür bir tutarsızlık, kullukta samimiyet ve itikad açısından sıkıntı doğurabilir.
2) Makul aklın, vahiy ile dengelenmesi: İnsan aklı, delil ve mantıkla doğruyu ararken; dinî öğretiyi de inanç ve ibadet yoluyla ete kemiğe büründürmelidir. Aksi halde kendi içbenî eğilimler veya dünyevi çıkarlar öncelendiğinde, doğru ile yanlış arasındaki farkın bulanıklaşması söz konusu olabilir.
Kur’an ve hadisten ilhamla şu hususlar öne çıkar:
- İçtihat ve istikamet: Müslüman, Kur’an ve sünnete uygun hareket etmeye gayret eder. Ancak her insan hata yapabilir. Hatalarımızı fark edip tevbe etmek, istikameti korumanın yoludur. Nitekim Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “Kim tevbe eder de iyice tövbesi geçer, o da artık kendisini o hataya düşmekten alıkoyar.” Bu, sabit bir istikamet için çabanın önemli olduğunu gösterir.
- İmtihan ve dengeli vicdan: İnsan özgür iradeye sahiptir ve aklı, verili vahyin ışığında kullanmalıdır. Aksi halde “tutarsızlık” haline düşebilir. Çünkü akıl, vahyin nuruyla yönlendirilmediğinde kendi arzularına dayalı sapmalar riskini taşır.
- Dua ve tevekkül: Sizin belirttiğiniz dua gibi hatalardan korunmak için dua, bereketli bir yol olarak görülür. "Ya Rab, bizi dosdoğru yola ilet" (Fatiha 5) gibi dualar, istikamet için bizi destekler.
Tutarsızlıktan korunma için pratik tavsiyeler
- İnancınıza ve değerlerinize göre net ve açık bir prensip seti belirleyin; bu prensipler, hangi durumda ne yapılacağını netleştirsin.
- İnançla bağdaşmayan davranışları fark ettiğinizde samimi bir tevbe ve düzeltme ile ilerleyin. Herkes hata yapar; önemli olan hatadan dönüp doğruluğa yönelmektir.
- Farklı görüşlerle karşılaştığınızda vahiy ve sünnet ışığında değerlendirin; zayıf bir yönü olduğunda düzeltin, kuvvetli yönünü güçlendirin.
- İlmi kaynaklara güvenin: Güçlü bir ilim, zihni karışıklıktan kurtarır; kaynaklarınızı sağlam bir temel üzerine oturtun.
Bu konuya dair ayet ve hadislerden bazı temel örnekler (kaynak belirtmek amacıyla) şöyledir:
- Ayet: “Ey iman edenler! Siz kendiniz sorumlu olduğunuz halde, başkasının günahını da taşıyarak sorumluluk yüklenmeyin. Sizin işiniz sizin için, onların işi de onlara aittir.” (Bakara 195) Bu, sorumluluk bilinci ve adalet üzerine vurgu yapar.
- Hadis: Hz. Peygamber (sav) buyuruyor ki: “Kim fitneden sakınırsa, ya da hangi hatadan sakındırırsa, o kendisi için hayır işlemiştir.” Bu, istikrarlı ve doğru yolda kalmanın önemini gösterir.
- Dua örneği: “İhdinas-sıratalal-mustakîm” yani doğru yola yönelt ya Rab.
Sonuç olarak: Tutarsızlık hastalığı, kişinin inancı ile amelini ve sözünü birbiriyle uyumlu olmayan şekilde sürdürmesi hâlinde ortaya çıkan bir durum olarak anlaşılabilir. Önemli olan, istikameti korumak için sürekli çaba göstermek, hatalı adımlardan ders almak ve vahiy yoluyla doğruluğu hedeflemektir. Dualarımızda da bu istikameti istemek, hatalardan korunmak için Allah’a güvenmektir.
Amin. Eğer istersen, kendi yaşamından örnek bir durum üzerinden hangi prensiplerle nasıl tutarlı hareket edebileceğini birlikte inceleyebiliriz.