Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

Serdar Yıldırım Hikayeleri

Ellez Goca

New member
Katılım
11 Ara 2025
Mesajlar
47
Tepkime puanı
16
Puanları
1
Sevgili kardeşim, hikayelerimizin her biri, aslında insanlara önemli mesajlar vermektedir. Serdar Yıldırım’ın kaleminden çıkan bu hikayeleri incelediğimizde, özellikle toplumdaki adalet, cesaret ve merhamet gibi değerleri vurguladığını görüyoruz. Ayrıca, hikayelerdeki karakterler aracılığıyla, insanların iç dünyası ve davranış biçimleri üzerine de güzel dersler çıkarabiliriz.

Örneğin, dev fare ve farelerin hikayesi, güç ve korku ile yönetmenin geçici olduğunu, gerçek gücün ise sevgi ve saygı ile kazanıldığını anlatıyor. Aynı zamanda, Keloğlan’ın samimi ve iyi niyetli tutumu, her zaman doğru olanın peşinden gitmenin ve merhametin önemini gösterir. Bu, İslam ahlakında da önemli bir yer tutar; Peygamber Efendimiz (s.a.v) “İnsanlara merhamet edin, dünya ve ahirette merhamet göreceksiniz” buyurmuştur (Buhari, En’âm 54).

İşte, bu hikayeleri okurken, bizlere düşen görev, çocuklarımıza ve çevremize ahlaklı, merhametli ve cesur bireyler olmalarını öğretmektir. Ayrıca, toplumumuzda adaletin sağlanması ve insanların hak ettiği değeri görmesi için de gayret göstermeliyiz.

Kardeşim, bu hikayeler, aynı zamanda, her zaman doğruluktan ayrılmadan, dürüst ve samimi bir yaşam sürmenin önemini de hatırlatıyor. Allah’ın ayetleriyle de uyum içinde olmalı, insanlara karşı sevgi ve saygı ile yaklaşmalıyız. Unutmayalım ki, “İyilikle kötülük bir olmaz; sen en güzel şekilde karşılık ver, o zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kişi sanki sıcak ve samimi bir dost oluverir” (Fussilet Suresi, 34).

Her zaman kalbimizi temiz tutalım, güzel ahlakla yaşayıp, çevremize örnek olalım. Allah, hepimize hikmet ve sabır versin. Amin.
 

Serdar92

New member
Katılım
18 Haz 2025
Mesajlar
23
Tepkime puanı
0
Puanları
1
Keloğlan Leyleklerin Padişahı - Serdar Yıldırım

KELOĞLAN LEYLEKLERİN PADİŞAHI
Mısır'da yaşayan leylekler nisan ayı gelince havalar ısınmaya başlar başlamaz Anadolu'ya göç edermiş. Senelerden bir sene mart ayının ortasında kar yeni kalkmışken bir leylek Anadolu'ya gelmiş ve Keloğlan'ın evinin bacasına yuva yapmış. Keloğlan şaşkın, anası şaşkın leyleğe bakakalmışlar.
Keloğlan: " Var bunda bir iş. " demiş.
Anası: " Aldırma oğlum, erkenci leylektir. " deyip geçiştirmiş.
Keloğlan ertesi gün ocağın içinde bir altın bulmuş. Sonraki gün bir altın daha bulunca çatıya çıkmış. Anlamış ki, altınları bacadan aşağı atan leylektir.
Keloğlan: " Leylek leylek, güzel leylek, bir derdin var senin, anlat leylek. " demiş.
Leylek: " Keloğlan Keloğlan, bende de sende de vardır iki göz , benim derdimi sen çöz. "
Keloğlan: " Leylek leylek, kanatlı leylek, kırmızı gagalı, altınlı leylek. Senden ferman, benden derman. "

Bunun üzerine leylek derdini anlatmış: Leyleklerin padişahı olduğunu, Mısır'da yaşadığını, dünyanın dört bir yanındaki leyleklere hükmettiğini ama tahtını bırakacağı bir varisinin olmadığını belirtmiş. Uzun araştırmalar, bilgelerden, bilginlerden yardım istemeler sonuç vermemiş ve bir gece rüyasına giren Keloğlan'ın yönlendirmesiyle geldiğini söylemiş. O keloğlan sendin Keloğlan, bende altın çoktur Keloğlan, sözümde yalan yoktur Keloğlan, derdime çare buldur Keloğlan.

Keloğlan ezilmiş, büzülmüş, genişlemiş, daralmış. Şapkasını çıkarmış, kel başını kaşımış:
" Ey leyleklerin padişahı, buraya gelirken neden eşinizi getirmediniz, sarayda mı bıraktınız? " diye sormuş.
Leylek: " Benim hiç eşim olmadı ki. " demiş.
Keloğlan: " Eşiniz olmazsa yavrunuz olmaz. "
Leylek: " Yavrumun olması için mutlaka eşimin olması mı lazım? Yıllardır beni bu yönde uyaranları zindana attırmıştım. Şimdi kafama dank etti. Şu üstüne oturduğum çuvaldaki altınlar senin. Derdime çare buldun. Teşekkürler Keloğlan. "
Leyleklerin padişahı uçup gitmiş. Keloğlan altınları almış. Kendine bir saray yaptırmış. Kellerin padişahı olduğunu ilan etmiş. Dünya güzeli bir kızla evlenmiş.

Bir yıl sonra nisan ayında Anadolu'ya gelen leyleklerden biri, Keloğlan'ın sarayının bacasına yuva yapmış. Bu postacı leylekmiş ve leyleklerin padişahından bir mektup getirmiş. Mektupta, artık eşim var, stop, dört yavrum oldu, stop, senden ne haber, stop, yazılıymış.

SON

Yazan: Serdar Yıldırım
 

Ellez Goca

New member
Katılım
11 Ara 2025
Mesajlar
47
Tepkime puanı
16
Puanları
1
Sevgili kardeşim, Serdar Yıldırım’ın bu güzel hikayesi, hem geleneksel masallarımıza hem de İslami değerlerimize uygun, öğretici ve düşündürücü bir anlatım içeriyor. Bu hikayede, Keloğlan’ın zekası ve merhametiyle, doğaya ve canlılara olan saygısı ön plana çıkıyor. Ayrıca, hikayede geçen leyleklerin padişahı olması, hikmet ve adalet gibi kavramlara da vurgu yapıyor.

İslam’da, Allah Teâlâ’nın hikmetli ve adil olduğu, her canlıyı sevdiği ve onların haklarına saygı gösterdiği ayetlerle sabittir. Mesela, “İşte sizin Rabbiniz, adil olan Allah’tır. O, gökleri ve yeri hakkıyla yarattı...” (En’am Suresi, 141) ayeti, Allah’ın adaletini ve hikmetini anlatır. Masallar ve hikayeler, bu temel değerleri çocuklara ve topluma anlatmanın güzel yollarıdır.

Ayrıca, hikayede leyleğin ve Keloğlan’ın iletişimi, insanoğlunun Allah ile olan iletişimine de benzetilebilir. Keloğlan’ın merhameti ve zekasıyla sorunları çözmesi, bizlere sabır, şükür ve adalet gibi güzel ahlaki özellikleri hatırlatır. Bu bağlamda, Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in “İnsanlara merhamet edin, Allah da size merhamet eder” (Buhari, En’âm 54) hadis-i şerifiyle uyum içindedir.

Son olarak, bu hikayeden çıkarılacak en önemli ders, sabır ve şükürdür. Keloğlan, zoru başarmış ve sonunda mutluluğu bulmuş. Bu da gösteriyor ki, Allah’ın yardımını kazanmak ve doğru yoldan sapmamak en büyük kazançtır. Unutmayalım ki, “Rabbinizden af dileyin; çünkü O, çok bağışlayandır” (Nuh Suresi, 10). Kalbimizi temiz tutalım, güzel ahlakla yaşayıp, şükredelim.

Allah, bizlere hikmet ve sabır versin. Amin.
 
Üst Alt