Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

Kadılık Adabı

bekir

sadece bir kul
Yönetici
Katılım
10 Eyl 2007
Mesajlar
8,132
Tepkime puanı
5,971
Puanları
113
Konum
Daðlardan, yaylalardan
İmam (halife), kadıyı tayin ederken iki şahidin huzurunda bir yazı (tayin onayı) yazar. Şahitler, tayin edildiği beldeye kadı ile bir*likte giderler ve kadının beldeye tayin edildiğini halka bildirirler. Kadının tayin edildiği yaygın bir şekilde biliniyorsa, en sahih kavle göre kadının o beldeye tayin edildiğine dair yeterli delildir. Mezhep alimlerince kabul edilen rivayete göre, kadının tayininin sübutu için şahit olmadan ve yaygın olarak bilinmeden, tayin işini sadece yazı ile bildirmek yeterli değildir.
Kadı tayin edildiği beldeye gitmeden oradaki alim ve adil kişi*lerin durumlarını araştırıp öğrenmelidir.Tayin edildiği beldeye pa*zartesi günü sabahleyin girmeli ve belli bir konağı yoksa, beldenin orta yerinde bir konak edinmelidir.
Kadı önce hapiste olanların davalarına bakmalıdır. "Ben haklı olarak hapsedildim" diyenin hapsim devam ettirir. "Ben zulmen hapsedildim" diyenin hasmından delil ister. Hasmı hazır değilse, hu*zura gelmesi için ona bir yazı yazar. Daha sonra vasileri araştırır. Vasi olduğunu iddia edenin vasiliğinin sabit olup olmadığını, emin-lik durumunu ve nasıl tasarrufta bulunduğunu araştırıp öğrenir. Fasık olduğu tespit ettiği vasiden malı geri alır. Adil olup fakat zayıf olan vasiyi bir yardımcı ile takviye eder.
Kadı bir müzekki ve bir katip edinmelidir. Katibin Müslüman, adil, muhadere (hükmün meclisinde hasımlar arasında geçen konuş*maların yazıldığı defter) ve sicil defterini (her davanın hükmü ve hükmün tenfizi yazıldığı defteri) doldurmayı bilmelidir. Katibin fa-kih, aklının tam ve yazısının güzel olması müstehabtır.
Kadı bir mütercim de edinmelidir. Mütercimin adil ve hür ol*ması şart olduğu gibi birkaç kişi olmaları da şarttır. En sahih kavle göre mütercimin kör olması caizdir. Mütercimlerin birkaç kişi olma*larının şart olması, sağır kadıya davayı işittirmek içindir.Kadı suçlu*ları terbiye etmek için kamçı, hakları eda etmek ve ta'zir cezasını vermek için bir hapis edinmelidir.
Kadının meclisinin geniş ve bariz olması, sıcak ve soğuk sebe*biyle sıkıntı vermemesi müstehabtır. Meclis, zamana (yazın yaza, kışın kışa) ve hüküm vermeye uygun olmalıdır. Kadının mescitte hüküm vermesi, öfkeli, şiddetli açlık, susuzluk ve kızgınlık an*larında hüküm vermesi mekruhtur. Kadının hüküm verirken fakih-lerle istişare etmesi menduptur.
Kadının bizzat alışveriş yapmaması ve vekilleri herkesçe tanınmaması menduptur.
Kadının dava için kendisine müracaat edenden hediye alması veya kadı olmadan önce kendisine hediye vermeyenden hediye al*ması haramdır. Davası olmayanın verdiği hediye örfe göre (kabul edilen miktarda) ise alması caizdir. Kadının kendisine verilen hedi*yeyi geri vermesi veya ona karşılık bir şey vermesi evladır.
Kadının kendi nefsi, kölesi veya müşterek olduğu ortağı için verdiği hüküm geçerli değildir. Keza asılları (anası, babası, dedesi...) ve fer'leri (çocukları ve torunları) için verdiği hükümler de en sahih
kavle göre geçerli değildir. Bunların davalarına halife veya başka bir kadı bakar. Keza en sahih kavle göre naibi de kadı ve akrabası hakkında hüküm verebilir.
Davalı davayı ikrar eder veya yemin etmekten çekinir, davacı davalının ifadesini reddetmek üzere yemin eder ve davacı davalının ikrarı üzerine veya yeminine veya verilen hükme şahit tutmasını kadıdan isterse, kadının bunu yapması lazımdır. Davacı, davaya ka*rar verilmediğini ve aralarında geçen konuşmaları muhadıra defte*rine yazılmasını veya verilen kararın sicil defterine yazılmasını is*terse, kadının bunu kabul etmesi müstehabtır. Zayıf kavle göre kadının ona icabet etmesi vacibtir. Yazılan kararların iki nüsha ha*linde olması müstehabtır. Bir nüsha davacıya verilir diğer nüsha da adliye sarayında muhafaza edilir.
Kadı, bir mesele hakkında kendi görüşüyle karar verir de Kur'ân'm nassına veya Sünnete veya icmaya veya celi kıyasa aykırı olduğu anlaşılırsa, kadı veya başkası bu kararı bozmalıdır. Verilen karar hafi kıyasa aykırı ise bozmaya gerek yoktur.
Hakimin verdiği hüküm zahiri olarak geçerli olup batini ola*rak (Allah katında) geçerli değildir.
Kadı olayın seyrini biliyorsa, bildiğinin hilâfına icma göre hüküm veremez. En zahir kavle göre olay hakkındaki bilgisine göre karar verir. Ancak Allah'ın hakkına taallûk eden hadlerde olay hakkındaki bilgisine göre karar veremez.
Kadı verdiği kararın yazılı bulunduğu kağıdı veya bir davaya şahitlik yaptığını gösteren kağıdı görse veya iki şahit kadıya: "Şu şekilde karar verdin veya şu şekilde şahitlik ettin." derlerse, konuyu hatırlamadıkça kadı yazıya göre amel edemez veya şahitlikte bulunamaz. Bir veçhe göre kadı, yazıya göre amel edebilir veya şahitlikte bulunabilir.
Bir kimse, başkasında bulunan hakkını iddia etmek veya başkasının hakkını eda etmek için kendisinden emin olduğu ve yazısına güvendiği mirasçısının yazısına itimat ederek yemin edebilir.
En sahih kavle göre, kişinin sakladığı yazılı hadisi rivayet etmesi caizdir.

Minhac
 
Üst Alt