Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

Işığı Yanan Evler

..:naz:..

New member
Katılım
7 Mar 2007
Mesajlar
675
Tepkime puanı
17
Puanları
0
Yaş
38
Konum
her bi yerden :)
"Tıp fakültesini yeni bitirmiş, pratisyen hekim olarak ilk görev yaptığım yere, Konya'ya bağlı bir beldenin sağlık ocağına gitmiştim. Gençtim, bekârdım. Küçük bir beldeydi gittiğim yer. İlk gece bir eve misafir olmuştum. Tren istasyonunun hemen yanında bir evdi.Akşam yemeğinden sonra çaylarımız gelmiş, sohbetler edilmişti. Üzerimde yol yorgunluğu, geldiğim yeni yerin yabancılığı vardı. Saatler ilerliyor, ağır bir uyku beni içine çekiyordu. Ev sahibine bir şey de diyemiyordum. Bir müddet daha geçti; yine bir hareket yoktu. Evin büyüğü olan Hacıanneye sıkılarak:
"Anneciğim, sizin buralarda kaçta yatılıyor?" dedim.
Hacıanne:
"Evlâdım treni bekliyoruz. Az sonra tren gelecek, onu bekliyoruz" dedi.
Merak ettim, tekrar sordum:
"Trenden sizin bir yakınınız mı inecek ?"
Hacıanne:
"Hayır evlâdım, beklediğimiz trende bir tanıdığımız yok. Ancak burası uzak bir yer. Trenden buraların yabancısı birileri inebilir. Bu saatte, yakınlarda,ışığı yanan bir ev bulmazsa, sokakta kalır. Buraların yabancısı biri geldiğinde, "ışığı yanan bir ev" bulsun diye bekliyoruz."
Konya Ovası'nda, ya da bir başka yerinde Türkiye'nin,trenden inen yabancılar için "Işığı yanan evler" yerinde hâlâ duruyor mudur? Yabancılar, yorgun bedenlerini yün yataklarda dinlendirmeye devam ediyorlar mı? Aç bir köpeğin önüne bir kap yemek bırakan kadınlar yaşıyorlar mı? Kuşlara yuva yapan mimarlar sahi şimdi neredeler? Bu güzel insanlar, atlarına binip gitmişler. Bizler, atlarına binip giden güzel insanlara sahip bir medeniyetin yetimleriyiz. Çekip gidenlerin doldurulmamış boşluklarında savrulup duran
yoksullarız.
Şâir öyle diyordu:
"Güzel insanlar, güzel atlara binip gittiler." Şimdi bu güzel insanlar, neden ve nasıl atlarına binip gittiler? Onları ne yıldırdı da bir daha dönmemek üzere, sessiz sedasız gittiler? Ey güzel yurdumun güzel insanları! Neredesiniz?

Kaynak: Prof. Dr. Saffet Solak'ın bir hâtırası

tekrar düşünelim derim biz bu nezaketin neresindeyiz...
 

talha_

New member
Katılım
6 Mar 2007
Mesajlar
1,184
Tepkime puanı
264
Puanları
0
Konum
simeranyadan..!
"Güzel insanlar, güzel atlara binip gittiler." Şimdi bu güzel insanlar, neden ve nasıl atlarına binip gittiler? Onları ne yıldırdı da bir daha dönmemek üzere, sessiz sedasız gittiler? Ey güzel yurdumun güzel insanları! Neredesiniz?
cok anlamlı bir yazı...tesekkür ederim efendim...günümüzde bu nezaketten eser kalmadı zannedersem...
bunu da dünyanın globallesmesine bağlıyorlar...selametle
 

berfut

New member
Katılım
23 Kas 2007
Mesajlar
2,167
Tepkime puanı
334
Puanları
0
Yaş
45
Konum
istanbul
hem şerim cok güzel bir paylaşım
naz eline saglık...
 

Mücahid

New member
Katılım
17 Mar 2007
Mesajlar
2,553
Tepkime puanı
223
Puanları
0
Yaş
58
Konum
Tr
Allah razı olsun okurken gözlerim doldu.Yarab biz bu ahfadın torunlarımıyız.Sormadan edemedim.Pencereleri açık evde uyayamaz hale gelmiş,emniyetten ve güvenden yoksun bir hale gelmiş şu toplum kimin eseri.Bizlerin sorumluluğu nedir?Rabbim hepimiz ıslah etsin başka söz bulamıyorum.Dua ile
 

Sinankarakan

New member
Katılım
6 Tem 2007
Mesajlar
8
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
41
Gerçekten Çok güzel bi Yazıymış. Tüylerim ürperdi tşk ederim arkdaşm Allah Razı Olsun senden..
 

eray

New member
Katılım
7 Tem 2007
Mesajlar
3
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
37
olmasaydı bu ışıklı evler allah bu dünuyayı bigün daha devam etmezdi
 
Y

Yalanmýþ

Guest
O yabancılar, önüne yemek konan o aç köpek, mimarların yuva yaptığı o kuşlar. Yakamıza yapışmazlar inşaAllah ötelerde. Giden o atlıların dertleri neydi, bugün bizim 'dert' dediğimiz şeyler ne. Allah ıslah etsin cümlemizi.
 

zeynebb

New member
Katılım
27 Ara 2006
Mesajlar
21
Tepkime puanı
8
Puanları
0
Yaş
43
IşIğI YaNaN eV

IşIğI YaNaN eV

"Değerlerini" yitirmemiş Türk insanından bir vaka:
Tıp Fakültesi'ni yeni bitirmiş, pratisyen hekim olarak ilk görev yaptığım yere, Konya'ya bağlı bir beldenin sağlık ocağına gitmiştim.
Gençtim,bekârdım. Küçük bir beldeydi gittiğim yer. İlk gece bir eve misafir olmuştum. Tren istasyonunun hemen yanında bir evdi.
Akşam yemeğinden sonra çaylarımız gelmiş, sohbetler edilmişti. Üzerimde
yol yorgunluğu,geldiğim yeni yerin yabancılığı vardı. Saatler ilerliyor,ağır bir uyku beni içine çekiyordu. Ev sahibine bir şey de diyemiyordum.
Saatler epey ilerledi ama yine bir hareket yoktu. Evin büyüğü olan
hacıanneye sıkılarak sordum:
Anneciğim, sizin buralarda kaçta yatılıyor?"
Hacıanne:
Evladım treni bekliyoruz. Az sonra tren gelecek,
onu bekliyoruz"dedi.
Merak ettim, tekrar sordum:
Trenden sizin bir yakınınız mı inecek?"
Hacıannenin cevabı inanılacak gibi değildi:
Hayır evladım, beklediğimiz trende bir tanıdığımız yok. Ancak burası uzak
bir yer. Trenden buraların yabancısı birileri
inebilir. Bu saatte, yakınlarda, ışığı yanan bir ev bulmazsa, sokakta
kalır. Buraların yabancısı biri geldiğinde, ışığı yanan bir ev bulsun diye
bekliyoruz."
 

istanbluerdem

New member
Katılım
28 Ara 2007
Mesajlar
887
Tepkime puanı
168
Puanları
0
Konum
hayatýn ýcýnden
ıste bız turklerın mısafırperverlıgı anlatıllıyor burada bızım buralarda mısfır gelrı gıder gıddıgınde ıse rahmetıne bırakıpda gıder ama baska ulkerlede ıse mısafır lafı duyulddugunda bırden tuyler urperır ıkı ekmek bır corba verecekelr ya hanı ceplerındende 3 yada 5 kurus eksılecek ya
 

efendy

New member
Katılım
5 Eki 2007
Mesajlar
12
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
40
Konum
istanbul
"Değerlerini" yitirmemiş Türk insanından bir vaka:
Tıp Fakültesi'ni yeni bitirmiş, pratisyen hekim olarak ilk görev yaptığım yere, Konya'ya bağlı bir beldenin sağlık ocağına gitmiştim.
Gençtim,bekârdım. Küçük bir beldeydi gittiğim yer. İlk gece bir eve misafir olmuştum. Tren istasyonunun hemen yanında bir evdi.
Akşam yemeğinden sonra çaylarımız gelmiş, sohbetler edilmişti. Üzerimde
yol yorgunluğu,geldiğim yeni yerin yabancılığı vardı. Saatler ilerliyor,ağır bir uyku beni içine çekiyordu. Ev sahibine bir şey de diyemiyordum.
Saatler epey ilerledi ama yine bir hareket yoktu. Evin büyüğü olan
hacıanneye sıkılarak sordum:
Anneciğim, sizin buralarda kaçta yatılıyor?"
Hacıanne:
Evladım treni bekliyoruz. Az sonra tren gelecek,
onu bekliyoruz"dedi.
Merak ettim, tekrar sordum:
Trenden sizin bir yakınınız mı inecek?"
Hacıannenin cevabı inanılacak gibi değildi:
Hayır evladım, beklediğimiz trende bir tanıdığımız yok. Ancak burası uzak
bir yer. Trenden buraların yabancısı birileri
inebilir. Bu saatte, yakınlarda, ışığı yanan bir ev bulmazsa, sokakta
kalır. Buraların yabancısı biri geldiğinde, ışığı yanan bir ev bulsun diye
bekliyoruz."
Allahu teala misafiri bereketi ile gönderdiğini hepimiz biliriz.İbrahim aleysselam misafirlerine kurduğu sofraların kısaslarını hepimiz biliriz.bu yüzdende Allah Halilibrahim bereketi versin diyerek ağırlandığımız yerlere dualarımızı bırakırız.
 

yelken06500

New member
Katılım
12 Eyl 2007
Mesajlar
772
Tepkime puanı
131
Puanları
0
Konum
istanbul
"Değerlerini" yitirmemiş Türk insanından bir vaka:
Tıp Fakültesi'ni yeni bitirmiş, pratisyen hekim olarak ilk görev yaptığım yere, Konya'ya bağlı bir beldenin sağlık ocağına gitmiştim.
Gençtim,bekârdım. Küçük bir beldeydi gittiğim yer. İlk gece bir eve misafir olmuştum. Tren istasyonunun hemen yanında bir evdi.
Akşam yemeğinden sonra çaylarımız gelmiş, sohbetler edilmişti. Üzerimde
yol yorgunluğu,geldiğim yeni yerin yabancılığı vardı. Saatler ilerliyor,ağır bir uyku beni içine çekiyordu. Ev sahibine bir şey de diyemiyordum.
Saatler epey ilerledi ama yine bir hareket yoktu. Evin büyüğü olan
hacıanneye sıkılarak sordum:
Anneciğim, sizin buralarda kaçta yatılıyor?"
Hacıanne:
Evladım treni bekliyoruz. Az sonra tren gelecek,
onu bekliyoruz"dedi.
Merak ettim, tekrar sordum:
Trenden sizin bir yakınınız mı inecek?"
Hacıannenin cevabı inanılacak gibi değildi:
Hayır evladım, beklediğimiz trende bir tanıdığımız yok. Ancak burası uzak
bir yer. Trenden buraların yabancısı birileri
inebilir. Bu saatte, yakınlarda, ışığı yanan bir ev bulmazsa, sokakta
kalır. Buraların yabancısı biri geldiğinde, ışığı yanan bir ev bulsun diye
bekliyoruz."

inanın bu topraklar üzerinde değil bu dedikleriniz müslümanın olduğu heryerde var arnavutluk,bosna,keşmir,arabistan,türki cumhuriyetleri,kosova,bağdat,afrika neresi olursa olsun bu böyledir ...yeterki popüler kültürün çekim alanından ve mantalitesinden uzak kalmayı başarmış olsun...birde marksist ve darvinist saçmadan seçme bazı ideolojilerin yozlaştırılmışlığından nasibini almamış olsun...bu bizim dinimizin temayülüdür...başka bir mantıkta bunları aramanın yanlışlığı içerisine düşmemek gerekir...çünkü hangi insani kanuna bakarsanız bakın bir tarafında muhakkak yamukluk mevcuttur...
 
Üst Alt