Kendiniarayanadam
Member
- Katılım
- 20 May 2019
- Mesajlar
- 97
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 6
Ilahi adalet ne için tecelli edecektir? Kur'an ayetlerinde bildirilen, zerre kadar kötülüğün ve zerre kadar iyiliğin ilahi adalet tecelli ettiğinde vuku bulan her amelin bir ceza veya bir ödül ile karşılanacağı bildirilmiştir. Bizde şu şekilde anlamalıyız, bize bir kötülük yapılsa, kötülüğü yapan cezasız kalsa, bu durum hoşumuza gidermiydi? Tabiki kendimize yapılan kötülük,cezasız kalsa ,bu durum hoşumuza gitmez. Peki yaptığımız bir iyilik mükafatı olmasa, bu durum hoşumuza gider mi? Tabiki hoşumuza gitmez. Demekki hem kötülük cezalandırılmalı, hem iyilik mükafatlandırılmalıdır. Aşağıdaki ayetlerde bunu göreceğiz.
Kuran-ı Kerim 99:7Zilzal
-----------
فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ
Fe men ya’mel miskâle zerretin hayren yereh(yerehu).
Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür.
Kuran-ı Kerim 99:8Zilzal
-----------
وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ
Ve men ya’mel miskâle zerretin şerren yereh(yerehu).
Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür.
Amenerrasulü Okunuşu:
"Bismillâhirrahmânirrahîm.
Âmenerrasülü bimâ ünzile ileyhi min Rabbihî vel mü’minûn. Küllün âmene billâhi ve melâi- ketihî ve kütübihî ve rusulih. Lânüferrigu beyne ehadin min rusulih. Ve kâlü semi’nâ ve eta’nâ gufrâneke rabbenâ ve ileykelmasîr.
Lâ yü- kellifullâhü nefsen illâ vüs’ahâ. Lehâ mâ kesebet ve aleyhâ mektesebet. Rabbenâ lâtüâhiznâ innesinâ ev ehta’nâ. Rabbenâ velâ tahmil aleynâ isran kemâ hameltehû alellezîne min kablinâ. Rabbenâ velâ tühammil- nâ mâ lâtâkatelenâ bih. Va’füannâ. Vağfirlenâ. Verhamnâ. Ente Mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirin. (Bakara suresi, 285/286"
Amenerrasulü Anlamı"
"Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indirilene îman etti, mü’minler de (îman ettiler). Her biri Allâh’a, meleklerine, kitaplarına, pey- gamberlerine îman ettiler. “Allâh’ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayı- rım yapmayız. İşittik, itaat ettik. Ey Rabbimiz, affına sığındık! Dönüş, Sanadır” dediler.
Allah her şahsı, ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar. Herkesin kazandığı (hayır) kendine, yapacağı (şer) de kendinedir. Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi, bize de ağır bir yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği işler de yükleme! Bizi affet! Bizi bağışla! Bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et. Âmin. (Bakara suresi, 285/286)"
“Biz bir peygamber göndermedikçe kimseye azâb edici değiliz” (İsrâ: 17/15)
Nahl Suresi, 90. ayet: Şüphesiz Allah, adaleti, ihsanı, yakınlara vermeyi emreder; çirkin utanmazlıklardan (fahşadan), kötülüklerden ve zorbalıklardan sakındırır. Size öğüt vermektedir, umulur ki öğüt alıp-düşünürsünüz.
Ilahi adalet ile ilgili daha çok ayet aşağıdadır.
► Kendisinde Allah’a döndürüleceğiniz günden korkup sakının. Sonra her nefse kazandıkları eksiksiz olarak verilecek ve onlar zulme de uğramayacaklardır.(2/Bakara 281)
► (Vuku bulacağında) şüphe olmayan o gün için kendilerini topladığımızda (hâlleri) nice olur? Sonra her nefse kazandığı eksiksiz verilir; onlar zulme de uğramazlar.(3/Âl-i İmran 25)
► Bu (ayetler), sana okuduğumuz Allah’ın hak olan ayetleridir. Allah, âlemler için zulüm/haksızlık dilemez.(3/Âl-i İmran 108)
► Onların bu dünya hayatında yapmış oldukları infakların misali, soğuk ve kavurucu bir rüzgârın misali gibidir. (Masiyetlerle) nefislerine zulmeden bir topluluğun ekinine isabet etmiş ve (ekini) helak etmiştir. Allah (onları cezalandırmakla) onlara zulmetmedi. Lakin onlar (masiyetlere dalıp helakı hak etmekle) kendi kendilerine zulmediyorlardı.(3/Âl-i İmran 117)
► Hiçbir peygamberin (vahyi gizlemesi ya da ganimet mallarından çalarak) ihanet içinde (olması) söz konusu olamaz. Kim de ihanet içinde olursa Kıyamet Günü ihanetiyle birlikte (Allah’ın huzuruna) gelir. Sonra her nefse kazandığı, karşılıksız verilir ve onlar zulme de uğramazlar. (3/Âl-i İmran 161)
► Bu (ceza), ellerinizle (yapıp) takdim ettiğinizin karşılığıdır. Allah, kullarına karşı zalim değildir.(3/Âl-i İmran 182)
► Şüphesiz ki Allah, zerre ağırlığınca dahi zulmetmez. Şayet bir iyilik yapılmışsa onu kat kat fazlalaştırır ve kendi yanından büyük bir ecir verir.(4/Nisâ 40)
Kuran-ı Kerim 99:7Zilzal
-----------
فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ
Fe men ya’mel miskâle zerretin hayren yereh(yerehu).
Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür.
Kuran-ı Kerim 99:8Zilzal
-----------
وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ
Ve men ya’mel miskâle zerretin şerren yereh(yerehu).
Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür.
Amenerrasulü Okunuşu:
"Bismillâhirrahmânirrahîm.
Âmenerrasülü bimâ ünzile ileyhi min Rabbihî vel mü’minûn. Küllün âmene billâhi ve melâi- ketihî ve kütübihî ve rusulih. Lânüferrigu beyne ehadin min rusulih. Ve kâlü semi’nâ ve eta’nâ gufrâneke rabbenâ ve ileykelmasîr.
Lâ yü- kellifullâhü nefsen illâ vüs’ahâ. Lehâ mâ kesebet ve aleyhâ mektesebet. Rabbenâ lâtüâhiznâ innesinâ ev ehta’nâ. Rabbenâ velâ tahmil aleynâ isran kemâ hameltehû alellezîne min kablinâ. Rabbenâ velâ tühammil- nâ mâ lâtâkatelenâ bih. Va’füannâ. Vağfirlenâ. Verhamnâ. Ente Mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirin. (Bakara suresi, 285/286"
Amenerrasulü Anlamı"
"Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indirilene îman etti, mü’minler de (îman ettiler). Her biri Allâh’a, meleklerine, kitaplarına, pey- gamberlerine îman ettiler. “Allâh’ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayı- rım yapmayız. İşittik, itaat ettik. Ey Rabbimiz, affına sığındık! Dönüş, Sanadır” dediler.
Allah her şahsı, ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar. Herkesin kazandığı (hayır) kendine, yapacağı (şer) de kendinedir. Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi, bize de ağır bir yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği işler de yükleme! Bizi affet! Bizi bağışla! Bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et. Âmin. (Bakara suresi, 285/286)"
“Biz bir peygamber göndermedikçe kimseye azâb edici değiliz” (İsrâ: 17/15)
Nahl Suresi, 90. ayet: Şüphesiz Allah, adaleti, ihsanı, yakınlara vermeyi emreder; çirkin utanmazlıklardan (fahşadan), kötülüklerden ve zorbalıklardan sakındırır. Size öğüt vermektedir, umulur ki öğüt alıp-düşünürsünüz.
Ilahi adalet ile ilgili daha çok ayet aşağıdadır.
► Kendisinde Allah’a döndürüleceğiniz günden korkup sakının. Sonra her nefse kazandıkları eksiksiz olarak verilecek ve onlar zulme de uğramayacaklardır.(2/Bakara 281)
► (Vuku bulacağında) şüphe olmayan o gün için kendilerini topladığımızda (hâlleri) nice olur? Sonra her nefse kazandığı eksiksiz verilir; onlar zulme de uğramazlar.(3/Âl-i İmran 25)
► Bu (ayetler), sana okuduğumuz Allah’ın hak olan ayetleridir. Allah, âlemler için zulüm/haksızlık dilemez.(3/Âl-i İmran 108)
► Onların bu dünya hayatında yapmış oldukları infakların misali, soğuk ve kavurucu bir rüzgârın misali gibidir. (Masiyetlerle) nefislerine zulmeden bir topluluğun ekinine isabet etmiş ve (ekini) helak etmiştir. Allah (onları cezalandırmakla) onlara zulmetmedi. Lakin onlar (masiyetlere dalıp helakı hak etmekle) kendi kendilerine zulmediyorlardı.(3/Âl-i İmran 117)
► Hiçbir peygamberin (vahyi gizlemesi ya da ganimet mallarından çalarak) ihanet içinde (olması) söz konusu olamaz. Kim de ihanet içinde olursa Kıyamet Günü ihanetiyle birlikte (Allah’ın huzuruna) gelir. Sonra her nefse kazandığı, karşılıksız verilir ve onlar zulme de uğramazlar. (3/Âl-i İmran 161)
► Bu (ceza), ellerinizle (yapıp) takdim ettiğinizin karşılığıdır. Allah, kullarına karşı zalim değildir.(3/Âl-i İmran 182)
► Şüphesiz ki Allah, zerre ağırlığınca dahi zulmetmez. Şayet bir iyilik yapılmışsa onu kat kat fazlalaştırır ve kendi yanından büyük bir ecir verir.(4/Nisâ 40)