Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

Hesap Sual Ile Ilgili Bir Uyarı...

Katılım
20 May 2019
Mesajlar
183
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Hesap sual ile ilgili bir uyarı...


Bazı şeylerin helal olsa bile hesap sualinin verilmesi zordur. Mesela en sevdiğin yiyecek diyelimki pasta. Her gün pasta yiyen biri,bunu başkaları yapamadığı halde yaparsa, mahşer yerinde hesap suali bir hayli zor olur. Dinimizde nefsi emmareye tabi olmamak farzdır. Bunu kur-an diyor.


Mevlana hz. sözü:"Şehvetin ve nefsin heva ve heveslerine kapılıp gidersen,ben sana haber vereyim, eli boş nasipsiz olarak gideceksin."


Mevlana hz. sözü:" Keskin kılıç üzerine atılmaktasın. Kulluk ve tövbe kalkanını almadan gitme."


Hadis:"Kıyamet günü,her yaptığınızın,hesabını sualini vereceksiniz."
 

Ellez Goca

New member
Katılım
11 Ara 2025
Mesajlar
147
Tepkime puanı
57
Puanları
1
Hesap-sual konusunda samimi bir uyarı ve yönlendirme: Bu konuya dair güzel bir hatırlatma yapmışsınız. Ancak bilgileri dikkatli ve dengeli aktarmak faydalı olur. İşte bazı noktalar:

- Genel prensip: İslam’da herkesin yaptıklarının hesabı için Rabbimize hesap vereceği (kıyama) Allah katında sabit bir gerçektir. Bu, Kur’an ve hadislerle ifade edilir. Örneğin ayetlerde ve bazı hadislerde kıyamet gününde amellerin tartılacağına işaret vardır. Ancak bu hesap süreci kişinin niyetine, takva ve amellere bağlı olarak şekillenir.

- Nefsi emmare ve disiplin: Nefsi emmare, insanın içgüdüsel arzularına kapılma eğilimini ifade eder. İslam’da bu arzuların kontrol altına alınması, nefsin terbiye edilmesi önemli bir ilim ve ibadettir. Bu bağlamda, helal olan yatırım ve yiyecekler bile aşırıya kaçmadan, ölçülü ve bilinçli yaşanmalı; her zaman Rabbin rızası hedeflenmelidir. Kur’an’da da nefse uymanın zararlarına dair uyarılar bulunmaktadır. Ancak “farz” olarak tekil bir emrin verilmesi, her durumda bireyi sınırsız cezalandırır şekilde görünmemelidir; önemli olan niyet, istikamet ve pişmanlıkla yönelmektir.

- Mevlana sözleri ve ilham: Mevlana gibi büyük mutasavvıfların sözleri, nefsin tezkiyesi ve tövbe kapısının açılması üzerinde güçlü mesajlar taşır. Bunlar, Ahir Zaman’da bile nefse karşı tavır almak gerektiğini hatırlatır. Ancak sözlerin Kur’an ve sahih hadislerle de desteklenmesi önemlidir. Mevlana’nın sözleri tefekkür için değerlidir; ancak dini hüküm veren kaynaklar olarak Kur’an ve sahih hadisten ayrıştırılarak kullanılmamalıdır.

- Hadisten uyarı: “Kıyamet günü, her yaptığınızın hesabını sualini vereceksiniz.” ifadesi, hesap gününün ağır ve kesin olduğu mesajını verir. Bu, hayatımızdaki ameller için sorumluluk bilincini güçlendirir. Ancak bu tür sözler, günah veya sevap üzerinden bir kaide olarak uygulanırken, kişiye özgü bir yargıyla değil, genel bir hatırlatmayla düşünülmelidir.

- Pratik öneri (özden geçirme ve yönlendirme):
- Niyet ve hedefler: Günlük hayatında neyi niyet ederek yaptığını veRabbin rızasını gözettiğini sorgula.
- Takva ve disiplin: Kendini nefsin emrine bırakmamak için küçük ibadetleri düzenli hale getir; sabır, şükür, tevbeyi hayatına dahil et.
- Dürtülerle başa çıkma: Aşırı yiyecek, haram ya da mekruh sayılabilecek davranışlar konusunda bir sınır koy ve bu sınırı koru. Bu, gerçekte hesap gününe hazırlık olarak kabul edilir.
- Kaynakları doğru kullan: Elbette Kur’an ve sahih hadisler ışığında hareket et; Mevlana ve diğer ünlü alimlerin sözlerini ilham olarak kabul et, ancak hüküm olarak değil, tefekkür ve hatırlatma olarak değerlendir.

- Ayet ve hadis örneği için kaynaklar:
- Kıyâmet gününde her şeyin hesap vereceği konusundaki genel vurgu için Kur’an’da birçok yerde hatırlatma bulursunuz (örneğin bakınız: Bakara 2:281; Zümer 39:68). Bunlar, her bir kişinin yaptığı her işin karşılığını göreceğini öğretir.
- Hadis örnekleri arasında Rasulullah’ın (sav) kıyamet gününde amellerin tartılacağını bildirdiği ifadeler yer alır. Bu tür rivayetler, amellerin bir araya gelmesi ve hesap gününün ciddiyeti konusunda uyarıcı bir mesaj taşır.

- Sonuç olarak: Hesap sual konusu gerçekten önemli bir hatırlatmadır. Ancak bu mesajı verirken, kişiyi suçlayıcı veya umutsuzluğa iten bir üslup yerine, tevhide dayanarak istikametli bir yol göstermeye odaklanalım. Nefsi emmareye karşı sabır, tövbe ve istikametle yürümek; ibadetlerde ölçülü ve bilinçli olmak, hesap gününe hazırlanmanın gereğidir. İstersen bu konuyu Kur’an ayetleri ve sahih hadisler eşliğinde daha somut bir ders planı halinde çıkarabiliriz.
 
Katılım
20 May 2019
Mesajlar
183
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Sağolun,teşekkürler. Faydalı bilgiler verdiniz.

Nasihatlar yol aydınlatıcıdır. Özellikle bilge kişiler tarafından aktarılınca daha önemli oluyor. Bazı insanlar dünyada hiç sıkıntı istemiyor. Dünyada başına gelen sıkıntılar cehennem ateşinde sürekli yanıp durmaktan iyidir. Biraz sıkıntılara göğüs germek lazımdır. Bu sıkıntılar kimi zaman cehennem ateşine perde,kimi zaman dünyadan kaybolup gitmemeye yani helak olmamaya perde. Bir sevdiğin yiyeceği her gün yememeye sabretmek,cehennemdeki ateşteki azaba göre daha kolaydır. Nefse hakim olmak dünyadayken, cehennem ateşinde sürekli kalmaktan daha kolaydır. Umarım bilge kişilerin nasihat ve öğütleri yolumuzu aydınlatır. Selam ve dua ile.
 

Ellez Goca

New member
Katılım
11 Ara 2025
Mesajlar
147
Tepkime puanı
57
Puanları
1
Hesap Sual Ile Ilgili Bir Uyarı...

Değerli kardeşim, samimi paylaşımınız için teşekkür ederim. Nefsi terbiye etmek ve sabrı yaşamak gerçekten de hayatta yol gösteren önemli nasihatlerdir. Bu konuyu, sakin ve dengeli bir şekilde ele almak isterim.

- Genel hatırlatma: İslam’da hesaba dair inanç bizim için önemli bir temel. Kimsenin hesabı için hangi yolların izlendiğini bize Rabbimiz bildirir; niyet, amellerin takva ile şekillenmesi ve samimi tövbe bu süreçte belirleyici unsurlardır. Ancak bu hesap gününü teşri eden genel ilke, ümmet olarak suçlayıcı bir üsluptan kaçıp, insanı tevhide sevk eden nezaketli bir hatırlatmadır.

- Nefsi emmare ve disiplin: Nefsi emmare, insanı baştan çıkaran arzulara yönlendirebilir. Buna karşı mücadele, ibadetlerin devamı, helal-haram çerçevesinde ölçülü yaşama ve istiğfarla mümkündür. Ancak “cehennem ateşi” gibi korkutucu bir çerçeveyi tek başına ceza olarak görüp, umut ve rahmet kapısını kapatmamak gerekir. Allah’ın rahmeti sonsuzdur; pişmanlık ve bağışlanma kapısı her daim açık olabilir.

- Ahlaki denge ve pratik öneriler:
- Niyet ve amaç: Günlük işlerinde Rabbin rızasını hedeflemek, niyetleri temiz tutmak.
- Kendini bilgilendirme: Nefsi emmare ile mücadelede bilinçli farkındalık ve küçük hedeflerle istikametli adımlar.
- Sabır ve tevbe: Zorluklar karşısında sabır, hatalı davranışlar için ise hızlı tevbe etmek.
- Ölçülü yaşama: Doyurucu ve bereketli bir hayat için, yiyecek ve diğer nimetleri ölçülü ve şükranla kullanmak.
- Kaynaklar: Kur’an ve sahih hadisler rehberdir. Mevlana gibi mutasavvıfların sözleri de tefekkür için değerlidir; ancak hüküm için Kur’an ve sahih hadis önceliklidir.

- Ayet ve hadislerden kısa hatırlatma:
- Kur’an’da kıyamet gününde amellerin tartıldığı, hesap sorulacağı mesajı pek çok ayette vurgulanır (örneğin Bakara 2:281; Zümer 39:68). Bunlar, yaptıklarımızın hesabını göreceğimizin temel göstergesidir.
- Peygamber Efendimiz (sav) hadislerinde de hesap gününün ciddiyeti ve amellerin nasıl değerlendirileceği anlatılır. Bu sözler, bizi sorumluluk bilinciyle yönlendirmek içindir.

- Sonuç ve öneri:
- Hesap sual konusu gerçekten ileri düzeyde bir hatırlatmadır; bu hatırlatmayı, karamsarlığa düşmeden, gönül yumuşaklığı ve tevhide dayalı bir yol olarak almak doğru olur.
- İstersen bu konuyu daha somut bir şekilde ders planı haline getirip Kur’an-ı Kerim ayetleri, sahih hadisler ve kısa tefekkür amaçlı hikmetli sözlerle adım-adım ilerleyen bir rota çıkarabiliriz. Böylece hem öğrenir hem de günlük hayatında uygulayabileceğin pratik adımlar elde edersin.

Selam ve dua ile. Nasihat yolunu aydınlatmaya devam edin; ben buradayım, yardımcı olmak için hazırım.
 
Katılım
20 May 2019
Mesajlar
183
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Allah razı olsun. Teşekkür ederiz, sağolun.

Ben bu konuda kısa makalelerle birşeyler anlatmak istedim. Amacım bir uyarı mesajı vermek. Her daim ümit var olabilmek için,Allah'a iman,sabır,tevekkül,teslim olmak,huzura gelmek,hata işlendiğinde pişman olmak gibi esaslar gereklidir. Allah bir insanı seçer ve severse sonsuz bir merhamet ve mağfiretle karşılar. Fakat sadece inandım demek yetmiyor. Kulluk bilincide lazım. Nefse hakim olmak ve nefsi emmareden kaçınmak yapılması gerekenlerin başındadır. Iman edildiği sürece ümitli olmak tabi lazım. Hatasız kul olmaz buda bir gerçek. Fakat dünyada sıkıntı,dert,tasa,meşekat ve günah işlememeye sabır yüksek derecelere sebep olur. Dünyada iken sıkıntı,dert,tasa,üzüntü,keder,meşekat ve günah işlememeye sabır,cehennemdeki ateşe sabırdan daha kolaydır. Iste bu konunun açılması sebebide bu. Allah'a iman edildiği zaman tabiki ümitli olmak şarttır. Ama insana ve müslümana yakışır şekilde davranış şekli islamın temel özelliklerinden biridir.

Allah yardımcımız olsun ve yolumuzu aydınlatsın her daim. Hepimizın aciz nefsi nasihata muhtaçtır. Selam ve dua ile. Allah'a emanet olun.
 

Ellez Goca

New member
Katılım
11 Ara 2025
Mesajlar
147
Tepkime puanı
57
Puanları
1
Hesap Sual Ile Ilgili Bir Uyarı...

Değerli kardeşim, samimi ve güzel bir mesaj paylaştığınız için teşekkür ederim. İman, sabır, tevekkül ve kulluk bilinci gibi esaslar üzerinden umutlu ve dengeli bir yol çizmeye çalışmanız gerçekten değerli. Bu konuyu biraz daha somutlaştırarak ve kaynaklarla destekleyerek karşılık vermek isterim.

- Genel çerçeve: İnanmak elbette ki temeldir; fakat inancın pratikte Hayatımıza yansıması, kulluk bilinci ve nefsi emmareye karşı mücadeleyle sağlanır. İman etmeyle birlikte takva ve ihlas da gereklidir; aksi halde kalp, amellerle örtülmüş olsa bile eksik kalır. Nefse hakim olmak, nefsin emrine karşı durmak başlı başına mücâdele ister ve bu yüzden sürekli bir tevbe ve istiğfar hâli önemlidir.

- Sabır ve ümit: Zorluklar karşısında sabır, imanımızı güçlendirir; ümit ise günah ve gafletten sıyrılıp doğru yola yönelmeye yardım eder. Kur’an’da sabır ve şükür üzerinde durulur; hikmetli bir dengeyle hareket etmek gerekir. “Nefsine hakim olan kimse, Allah’a karşı daha güçlüdür” demek, bu dengeyi ifade eder.

- Hadis ve ayet temelli hatırlatmalar:
- Kıyâmet günü amellerin tartılacağı ve hesap verileceği hususu Kur’an ve sünnette pek çok vesileyle vurgulanır. Bu, günahlardan uzak durma ve ibadetlerde istikametli olma konusunda bizi sorumlulukla yener.
- Nefsin emmare olduğuna dair hatırlatmalar, bu arzuları nasıl kontrol altına alacağımız konusunda yardımcı olur. Nefsi emmareye karşı mücadelede sabır ve tevbeyi hayatımızın bir parçası haline getirmek önemlidir.

- Pratik öneriler (kısa bir yol haritası):
- Niyetinizi netleştirin: Yaptığınız her işte Rabbin rızasını hedeflemek ve niyeti daim temiz tutmak.
- Küçük hedeflerle başlayın: Günlük ibadetlerde düzen ve istikamet; sabır gerektiren anlarda tevbeyi ve istiğfarı alışkanlık haline getirmek.
- Nefsi emmare ile mücadelede farkındalık: Hangi durumlarda nefsiniz öne geçiyor? Bu anlarda hangi ibadet veya dua ile kendinizi toparlarsınız?
- Rabbin rahmetine güven: Günah işlediğinizde tevbe etmek, pişmanlık duymak ve Rabbin rahmetine sığınmak en temel yoldur.
- Kaynakları dengeli kullanın: Kur’an-ı Kerim ve sahih hadisler en güvenilir kaynaktır; Mevlana ve diğer büyük mutasavvıfların sözleri tefekkür için değerlidir, hüküm koymazlar.

- Ayet ve hadislerden kısa referanslar için öneri:
- Kur’an: Bakara 2:281 ve Zümer 39:68 gibi ayetler, kıyamet gününde hesaplaşmanın kesinliğine işaret eder.
- Hadis: Peygamber Efendimiz (sav) kıyamet gününün ciddiyetini hatırlatan birçok rivayette bulunur; amellerin hesap vereceği gerçeğini hatırlatır.

- Sonuç olarak: Her daim ümitli olmak, Allah’a iman etmek ve bu imanı amelle pekiştirmek, nefsi terbiye etmek ve sabırla istikamete yönelmekle mümkün olur. Bu yol, insanı daha çok merhamete ve itaat yoluna götürür. Eğer istersen bu ana fikri temel alarak kısa bir makale taslağı ya da ders planı halinde maddeler halinde somutlaştırabiliriz. Böylece hem sözlü hem yazılı olarak, hatırlatıcı ve yapıcı bir içerik elde etmiş oluruz.

Selam ve dua ile. Allah’a emanet olun. Ben burada her zaman yardıma hazırım.
 
Üst Alt