Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

düşünenlere mesajlar..

berfut

New member
Katılım
23 Kas 2007
Mesajlar
2,167
Tepkime puanı
334
Puanları
0
Yaş
45
Konum
istanbul
Bismillahirrahmanirrahim,

İnsanlar sevip saydıkları, değer verdikleri kişi her an yanlarındaymış gibi yaşamadıkları sürece, o kişiye karşı olan sevgi ve değer verme sözlerinde samimi olmazlar; ve bu konuda nifaktan arınamazlar!.

Gerçek sevgi, sevdiğin her an yanındaymışçasına, seni seyrediyormuşçasına konuşman, davranman ve yaşamandır.

Gerçek değer verişin, o kişi her an yanındaymış gibi fiilller ortaya koyman ölçüsündedir.

İki yüzlülük kolay affedilir bir suç değildir!.

İki yüzlülükten kurtulmak çok güçtür!.

Yaptıklarınızın ne kadarını çok sevdiğinizi söylediğiniz Allah Rasulü sizi seyrediyormuşçasına ortaya koyuyorsunuz?

Her an Allah Rasulü yanınızda sizi seyrediyormuşçasına hissederek yaşayamıyorsanız, imanınız henüz kemâle ermemiştir
 

berfut

New member
Katılım
23 Kas 2007
Mesajlar
2,167
Tepkime puanı
334
Puanları
0
Yaş
45
Konum
istanbul
Babası oğluna bir torba çivi verir ve ona kontrolunu, sabrını her kaybettiğinde ceviz sandığının üzerine bir çivi çakmasını söyler. Birinci gün çocuk tam 37 çivi çakar.

Haftalar ilerledikçe çocuk kendini kontrol etmeyi öğrenir ve daha az çivi çakmaya başlar. Nitekim haftalar ilerledikçe, kendini kontrol etmesinin sandığa çivi çakmasından daha kolay oldugunun farkına varır. Her çivi çakılmadığı günün sonunda durumu babasına bildirir.

Bu defa baba oğluna, kendini kontrol ettiği her günün sonunda sandıktan bir çivi sökmesini ister.

Haftalar geçer, çocuk, hem sabır hem de kendini kontrol etmenin idrakiyle, tüm çivileri sökmüş olur ve babasını çağırır.

Babası çocuğun elinden tutar ve sandığın yanına götürüp ona şöyle der:

-Bak oğlum, çok çalıştın ve artık kendini kontrol ederek sandığın üzerinde delik açmamayı öğrendin!…

Ancak, sandığın üzerindeki deliklere bir bak!. Hiç bir zaman o delikler kapanmayacak ve eskisi gibi olmayacaklar.

Her sabırsızlığın, duygusal tepkimen karşındaki kişinin yufka yüreğinde böyle onulmaz yaralar oluşturur. Ne kadar özür dilersen dile, o yara daima orada duracaktır. Sözlü bir saldırı da en az fiziksel bir saldırı kadar yara verir!.

Oysa arkadaşlarımız bizim için mutluluktur, bizi güldürürler, başarı için cesaretlendirirler, bize dikkatli bir kulak sunarlar ve kalplerini bize açmaya her zaman hazırdırlar.
 

berfut

New member
Katılım
23 Kas 2007
Mesajlar
2,167
Tepkime puanı
334
Puanları
0
Yaş
45
Konum
istanbul
Bal yiyenler var…

Kavanozunu yalayanlar var…

Bal yiyenleri duyup, dedikodusuyla ömürlerini tüketenler var!

Bal yiyenler, yemeye devam ediyorlar…

Kavanoz yalamanın bal yemek olduğunu sanıp; çevrelerindekileri de buna inandırmağa çalışan saf kişiler ile, bunlara inanan anlayışı sınırlılar var!…

Bal yiyenlerin dedikodusunun, kendilerine bir şey kazandıracağını sanan; ya da bu dedikoduyla kendini teselli ve tatmin edenler var…

Dünya dönmeye ve sırası gelen yeni boyutta yerini almaya devam ediyor.

Siz bunlardan hangi sınıftasınız; sorguladınız mı kendinizi?

Kendisini çevresine, keşif veya fetih ehli “velî”, “uyarıcı”, “mehdi” gibi empoze eden körler, acaba yarın öte boyutta ne hâlde olacaklar?

Bu aldatış ve aldanışın sonuçları nasıl yaşanacaktır?
 

berfut

New member
Katılım
23 Kas 2007
Mesajlar
2,167
Tepkime puanı
334
Puanları
0
Yaş
45
Konum
istanbul
Vakit ayırıp, bu yazıları okumak lûtfunda bulunan tüm dostlarım…

Allah hepimizi, mutlu, huzurlu, sağlıklı ve de sevdiklerimizle bir arada, BAYRAMA erdirsin.

Allah, hepimize, kolay yoldan haddimizi bildirip, hazmını versin; tövbei NÂSUH nasip etsin; bâtınımız olan “Kendisi”ne, yönelmeyi hîbe buyursun; nefslerimizdeki kapısını açsın, âfakta arayanlardan olmaktan kurtarsın…

Bunun için de, yapmamız gerekenleri bize kolaylaştırsın …
 
Üst Alt