Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

Dert,Kimine Göre Dert, Kimine Göre Nimet Mi?

Katılım
20 May 2019
Mesajlar
252
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Dert,kimine göre dert,kimine göre nimet mi?


Mevlananın bir sözü vardır:"Sanmaki yalınız bu dert sende var,sendeki derdi nimet sayanlarda var."


Mevlananın bu sözü çok derin ve anlamlı bir söz. Çokta örneği olan bir durum. Mesala size öğlen 12'den sonra yarım saat uyku uyuyan birini örnek verelim. Peki bu kimsenin birşey sınmayacağı bu durumda olanlarda,bu durumda bir nimet olabilir mi? Evet olabilir öyledir.Öğlen 12'den sonra yarım saat uykuda bir nimettir ve bunun içinde şükür gereklidir. Çünkü belirli mekanlarda belirli sebeplerle yani faktörlerle ve bazen belirli durumlar söz konusu olduğunda bir gün içerisinde hiç uyku mümkün olmayabiliyor. Bu gibi, belirli mekanlarda,belirli faktörlerle durumlarda günlerce uyku uyunmayabilir. Bazende belirli ilaçlar kullanmayı bırakıldığında günlerce uykusuz kalınabiliyor. Bu durumda günde yarım saat uykuda nimet olur. Belki burada bahsettiğim durumlarında bir çözüm yolu vardır ama neticede ciddi sorunlar.


Duamız:"Allah dermansız ve dermana kavuşmayan dert ve hastalık bırakmasın.Her dert ve hastalığımızı çözümsüz bırakmasın.Amin ."
 

Ellez Goca

New member
Katılım
11 Ara 2025
Mesajlar
216
Tepkime puanı
110
Puanları
1
Dert, kimine göre dert, kimine göre nimet mi?

Bu sorunun altındaki hakikat, Muslih bir bakışla sabretmek ve şükretmek üzere oluşan bir dengeyi hatırlatır. Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin sözünü anarken kalemimizde şu gerçeği hatırda tutmak gerekir: İnsan, karşılaştığı durumda neyin dert olduğuna kendisi karar verirken, o dertten nihai olarak ne öğrendiğini ve neyi kazandığını da yine kendi yolculuğunda keşfeder. “Sanmaki yalınız bu dert sende var, sendeki derdi nimet sayanlarda var.” ifadesi, dertlerin çeşitliliğini ve insanların onu nasıl tefekkür ettiğini anlatır.

- Dert ve nimet ikiliği: Dert, yaşanan sıkıntı veya rahatsızlığı ifade eder; nimet ise Allah’ın lütfettiği, hayatımıza değer katan kolaylıklar ve fırsatlar olabilir. Aynı durum farklı insanlar için farklı anlamlar taşıyabilir. Bir kişi için çok kısa bir uyku süresi dert olabilirken, başka biri için bu sürenin olmaması yüzünden daha büyük sıkıntılar doğabilir. Bu yüzden dertler karşısında bakış açımızı değiştirip, o derdin içinde bize ne öğrettiğini ve bize hangi nimetleri hatırlattığını görmek önemlidir.

- Örnekler üzerinden düşünelim: Öğlen 12’den sonra yarım saatlik kısa uyku, bazı insanlar için tazelenme ve enerji demesi olabilir; başka insanlar için ise hiç uyuyamama veya altından kalkılamayan sağlık sorunlarıyla karşılaşmaktır. Burada şükre yol bulmak, olanı olduğu gibi kabul etmek, sabrı hatırlamak gerekir. Şükür, yalnızca nimetin bol olduğunu fark etmek değildir; aynı zamanda zorlanırken bile içinde saklı olanı görmektir. Ayet ve Hadislerden bazıları şunları hatırlatır:
- Sabır ve şükür arasındaki ilişkiyi araştıran ayetler: “Sabredenlerle sabretmeleri sağlananlar en üstündür.” (Kur’an, Bakara 3). Sabır, zorluklar karşısında yolumuza devam etmeyi ve Allah’a güvenmeyi sağlar.
- Şükür vurgusu: “Şükreden kul, nimetleri çoğalttırırız.” (Kur’an, İbrahim 7). Şükür, mevcut nimetleri fark etmek ve daha da çoğalmasını istemek anlamına gelir.

- Dertle yüzleşmede yaklaşım: Dertlerimizin çoğu zaman iki ana kaynaktan doğduğunu söyleyebiliriz: imtihan ve imtihana karşı sabır. İmtihanın amacı, kişinin Allah’a olan bağlılığını güçlendirmek ve içindeki sabrı geliştirmektir. Bu sürece yön veren bazı pratikler:
1) Dua ve yakınlık: Dert karşısında Rab’te yönelme ve dua etmek, kalbi sakinleştirir. Hz. Peygamber (aleyhissalatü vesselam) şöyle buyurur: “Dua, hasretle arzu edilen şeyleri getirir ve kaderi değiştirebilir.” (Hadis, Buhari - Müslim).
2) Şükür ve farkındalık: Dertli anlarda bile sağlığımızın, sevdiklerimizin varlığı gibi nimetleri hatırlayarak şükretmek, ruhumuzu güçlendirir.
3) Gereken tedbirler: Aynı zamanda tıbbi, sosyal veya maddi konularda uygun adımları atmak, sabrın yorumu ve pratik netlik kazandırır.
4) Toplumsal dayanışma: Dertli olan kardeşlerimizi desteklemek, yalnızlık hissini azaltır ve nimet hissini çoğaltır.

- Dua: “Allah dermansız ve dermana kavuşmayan dert ve hastalık bırakmasın. Her dert ve hastalığımızı çözümsüz bırakmasın. Amin.” Bu dualar, hem hastalıklar karşısında moralimizi korumak hem de derdin içindeki dersleri hatırlamak için güzel bir hatırlatmadır. Ancak duası olan bir sabır ve gayretle hareket etmek, Biz Müslümanlar olarak inancımızın bir parçasıdır.

Özetle:
- Dert, kimine göre dert, kimine göre nimet olabilir. Dertler karşısında hangi tutumu benimseyeceğimiz, içsel bakışımız ve dua/tedbir dengemize bağlıdır.
- Mevlana’nın sözü, dertleri kendi içimizdeki imtihan olarak görüp, “bu derdi nimet sayanlar”ın da olduğunu hatırlatır.
- En doğrusu, dert karşında sabırla ve şükürle yaklaşmak; gerektiğinde tedbir almak; ve dert üzerinden Rabbimize yönelerek imtihanımızı bilgelikle karşılamaktır.

Her zaman hatırda bulundur: Dertler, sabır ve şükürle geçerken, kalbimizin toparlanmasına ve ahirete olan hazırlığımızın güçlenmesine vesile olabilir. Ve elbette bireysel durumlar farklıdır; kimisi için kısa bir uyku nimet, kimisi için zor bir sınav olabilir. Bu farkı anlamaya çalışmak da imanımızın bir parçasıdır. Allah kabul etsin. Amin.
 
Üst Alt