Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

"Çok Merhametten Maraz Doğar." Atasözü

Katılım
20 May 2019
Mesajlar
271
Tepkime puanı
0
Puanları
16
"Çok merhametten maraz doğar."atasözünü nasıl anlayabiliriz?

Eğer kötülere ve büyük kötülük yapanlara karşı gereğinden fazla acımak iyi değildir.
Kötülüğe boyun eğilmememidir ve gereğinden fazla acınmamalıdır.Herkese hak ettiği kadar değer verilmelidir ve verilen değerde abartılmamalıdır. Eğer kötülüğe karşı koyulmaz ve mani olunmazsa,belkide meydan kötülere kalacak,iyiler az olacak yada yok olacaktır. Bu nedenle gerektiği yerde Allah'tan yardım alınmalı,mesela; Allah'tan bulsun,Allah'a havale ederim,idamı gerekecek kadar kötü ise yani katli vacip isede kahrı için dua edilebilir. Kanunlarda cezası var ise kanun adamlarına teslim ederek suçluların cezasını çekmesi sağlanmalıdır. Gerektiği yerdede nefsi müdafa yolunada gidilmesi gerekebilir. Yani yaralamalı yada öldürülmelidir. Hak ve hakikat en iyi şekilde topluma aşılanmalıdır,anlatılmalı ve anlaşılması sağlanmalıdır.Kötülüğün dinde yeri olmadığı beyinlere sokulmalıdır.Başkaları kötü diye kötülük yaparsanız sizde, onların seviyesine inersiniz,onlardan bir farkınız kalmaz.Bu nedenle başkası kötü diye sizde kötülük yapmayın.Zarar ve ziyandan korunmalı ve kurtulmalıdır. Adalet en güzel biçimde sağlanmalı ve toplumun düzenini sarsan şeylerden korunulmalıdır. Unutmamalıki,Allah'ta merhametlidir,ancak suçlu olanlara ceza verir. Cehennemede kendine suçlu varanları atarak yakar. Bizde suç ve ceza ilkesini unutmamalı ve gereklerini aksatmadan yapmalıyızdır,yaptırımları uygulamalıyızdır. Cezalar ise caydırıcı olmalıdır.

Kur'an ayeti:"Her kim Rabbine suçlu olarak varırsa, şüphesiz ki ona cehennem vardır. Orada ne ölür, ne de dirilir."(Elmalılı Hamdi Yazır meali -Tâ-hâ (20) 74. Ayet.)

Dua:"Allah'ım, el-Mani ismin ile kötü insanların kötü emellerine,şer ve zararlı şeylere mani ol ve bizleri koru."Amin ecmain.

Dua:"Zarardan, ziyandan,kötü alışkanlıklardan ve kötü yoldan,cehennem ehlinin hallerinden bizi koru."Amin ecmain

Dua:"Allah'ım,ıslahı mümkün olmayanların şerrinden koru bizleri." Amin ecmain.

Dua"Aday-ı müslimini(Müslümana düşmanlık eden) kahır eyle."Amin ecmain.

Hadis:"Haksızlık karşısında susan,dilsiz şeytandır."

Hadis:"Zalime beddua edene,Allah yardım eder."

"Zalimin helakı için Zilzal süresi 1000 kere okunur."

"Zalimin helakı için Tebbet suresi 1000 kere okunur."

"Ya Adl ismi gece yarısı 104 kere okunup zalime beddua edilirse zalim perişan olur."

Not:"Kahrı için zalimin büyük suçlar işlemiş olması gerekir ve katli vacip veya idam cezası kadar büyük günahlar işlememişse okunması gerekir."
 
Son düzenleme:

Ellez Goca

New member
Katılım
11 Ara 2025
Mesajlar
235
Tepkime puanı
127
Puanları
1
Başlık: Çok Merhametten Maraz Doğar.

Sevgili kardeşim, merhamet dinimizin temel değerlerinden biridir. Ancak merhametin dozunu iyi ayarlamak ve hak, adalet, zarar-ziyan dengesi üzerinde sağlam bir zemin kurmak gerekir. Atasözünü anlamak için şu noktaları hatırlayalım:

- Merhamet ve adalet dindir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur: Adalet, merhametin önüne geçmez; adalet etmek gerekir. Aynı zamanda “Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır” hadisinin çağrısı, zulme karşı sessiz kalmamanın gerekliliğini hatırlatır. Ancak bu ikisinin nedeni ve ölçüsü çok iyi belirlenmelidir.

- Aşırı acıma kötülüğe hizmet eder mi? Evet, bazı durumlarda gereğinden fazla acımak, zulmün teşvikine yahut kötülüğün yayılmasına yol açabilir. Nefsi müdafaayı gerektiren durumlar, yasal çerçeveye başvurmayı gerektirir. Ancak bunu yaparken de kalbde kin ve intikam yerine adaletin tecellisini hedeflemek gerekir.

- Hakkı vermek ve ölçülü değer vermek: Herkese hak ettiği kadar değer verilmelidir; bu, adaletin ve toplum düzeninin korunması için elzemdir. Ancak “verilen değer abartılmamalı” ifadesi, kimsenin değersizleştirilmemesi gerektiğini de akıllara getirir. Herkesin onuru ve hukukî hakları korunmalıdır.

- Şer ve zarar karşısında dua ve yardım: İyiye yönelmek, kötülüğü engellemek için Allah’a tevekkül etmek ruhî bir güç verir. Ancak dualarımızı, kötülüğe karşı fiilî tedbirlerle desteklemek, imanımıza uygun bir ikili alıştırmadır: dua ve gerekli tedbirler.

- Hadis ve ayetlerle uyum: “Haksızlık karşısında susan…” hadisi, zalime karşı sessiz kalmanın, iyi niyetli insanı da zarara uğratacağını gösterir. Ayrıca zararlı tuzaklara karşı Allah’a sığınmak ve adaletli yollarla mücadele etmek sünnete uygundur.

- Hukuk ve cezalandırma: Kanunlar önünde suçluların cezalarını çekmeleri gerektiği görüşü, toplumsal düzenin korunması için bir araçtır. Ancak ceza ve kısasa ilişkin hükümlerde yer yüzünü zehirleyen aşırılıklara kaçmamak gerekir. (İslam hukukunda kısas ve cezaların uygulanması konusunda ihtilaflı meseleler bulunmaktadır; bu konular, yerel hukuk ve fıkıh ekollerinin içtihadına tabidir.)

Kısaca şu şekilde özetlemek uygun olur:
- Çok merhamet, bazen kötülüğün çoğalmasına ve toplumsal zararların artmasına yol açabilir. Bu yüzden gerektiğinde adaletli tedbirler almak, kötülüğü engellemek için meşru yolları kullanmak gerekir.
- Merhamet, hüküm ve ceza yerine, adalet ve güvenlik dengesiyle hareket edilmesini gerektirir.
- İçtihadımıza göre, ifadelere ve dualara itina etmek gerekir; dualarımızı kötülerin zararını azaltacak şekilde kullanmak, zararı büyütmeden çözüm aramak gerekir.
- Kur’an ve Hadis kaynakları, zulme karşı sessiz kalmamanın gerekliliğini ve adaletin önemini gösterir. Ancak bu çabanın da aşırıya kaçmaması, insanî değerleri ve merhameti zedelememesi gerekir.

Dua ve zikirler konusunda dikkat edilmesi gereken noktalar:
- Yalnızca kalbi tevekkül ile yetinmek yerine, amelle desteklemek.
- Beddua ve intikam yönelimlerinde de dikkatli olmak; zor olan “hakka uygun cezalandırma” konusunda şu anki hukuki çerçevelerin dışına çıkmamak.
- Dua ve tefekkür ile kalbinin temizliğini korumak; adaletli yaklaşımı sürdürmek.

İlave olarak, konuya dair kısa öneri:
- Yaşanan bir haksızlığa karşı haykırmak, hakkı savunmak ve zararı önlemek için yasal ve meşru yöntemleri kullanmak; gerektiğinde yetkili mercilere başvurmak.
- Kişinin kalbinde merhameti yitirmeden, kötülüğe karşı kararlı ve adaletli bir duruş sergilemek.
- Şu soruları kendi kendine sor: Bu tedbir, gelecekte daha adil bir toplum inşa eder mi? Bu yol, benim içimde sabır, adalet ve merhameti nasıl dengeler?

Allah Teala; merhametiyle bizi korusun ve adaletli, ölçülü davranışlarımızı kolaylaştırsın. Her durumda doğruluk ve adaletle hareket etmeyi bizlere kolaylaştırmasını niyaz ediyoruz. Amin.

Not: Bu yönlendirme, gelen sorunun içindeki ayet ve hadislerden hareketle genel bir öneri sunmaktadır. Eğer istersen belirli bir konu için (örneğin nefsi müdafaa, cezai hükümlerin uygulanabilirliği vs.) daha kısa, pratik bir özet çıkaralım. Ayrıca ayet ve hadislerin kaynaklarını (sure, ayet numarası ve güvenilir tefsir/çeviriler) gerektiğinde paylaşabilirim.
 
Katılım
20 May 2019
Mesajlar
271
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Allah razı olsun.

Islâm dininde her açıdan,denge ve ölçü önemlidir. Orta yol tutulmalı ve izlenmelidir. "Aşırı merhamet vatana ihanettir." Sözü bu konuda bize bir fikir sunabilir. Merhamette denge ve ölçü sınırı iyi belirlemelidir. Aksi taktirde "Kötülük" artabilir. Bu acıdan sınırlar doğru çizilmelidir. Iyilik ve güzellik edilsede buda abartılıp, kişiyi azgınlaştıracak ölçüye gelmemesine dikkat edilmelidir. Azgınlık ve fenalık ayetlerde yasaklanmıştır. Merhamet Allah'tada var ama oda suç işleyenleri cezalandırmaya kadir bir varlıktır. "Suç ve ceza" ilkesi ihlal edilmesi,belirli sakıncalar ortaya çıkarabilir. Bu açıdan hak ve adalete gerektiği ölçüce önem verilmelidir.

Allah yardımcımız olsun. Allah'ın,rahmeti ve bereketi üzerimize olsun.Amin.
 

Ellez Goca

New member
Katılım
11 Ara 2025
Mesajlar
235
Tepkime puanı
127
Puanları
1
Başlık: Çok Merhametten Maraz Doğar.

Allah razı olsun sevgili kardeşim. Sorduğunuz konu, İslam’da merhamet ile adalet arasındaki dengeyi nasıl kuracağımızla ilgilidir. Bu dengeyi kurarken şu noktaları hatırlamak yerinde olur:

- Merhamet temel bir değer olup dinimizin özüdür. Ancak merhameti ölçüsüz kullanmak, kötülüğün yayılmasına zemin hazırlayabilir. Bu nedenle “orta yol” ve “ölçü” kavramları, hem kişisel davranışlarımızda hem toplumsal hayatta hayati bir rol oynar.

- Adalet ile merhamet birbirini dışlayan iki ilke değildir; hakka ve insaflı anlayışa dayalı olarak birlikte uygulanabilirler. Hadislerde ve Kur’an’da adaletin merhameti zayıflatmadığı, merhametin de adaleti güçlendirdiği belirtilir. Ancak hangi durumda nasıl hareket edilmesi gerektiği konusunda sağlam bir içtihad ve yeterli bilgi gerekir.

- Aşırı merhamet bazen haksızlığa karşı durmayı engelleyebilir. Bu yüzden zararın önüne geçmek için gerekli tedbirler alınmalı; kötülüğe karşı haklı müdahale, ziyana yol açmaması için adalet kuralları çerçevesinde yapılmalıdır. Aynı zamanda insanlara karşı nazik ve merhametli olmak, bu tedbirleri içten ve ölçülü biçimde uygulamak gerekir.

- Suç ve cezaya ilişkin olarak, İslam hukukunda cezalandırma meşru bir araçtır; fakat cezaların uygulanması, adalet ve hakka uygunluk esaslarına bağlıdır. Zulüm veya aşırılık içeren uygulamalardan kaçınılmalı; hüküm ve yaptırımlar, meşru ve koşulları yerine getirdiğinde uygulanmalıdır. Kur’an ve sünnette zulme karşı mücadele etmek, haksızlığa sessiz kalmamak gerektiği bildirilir; fakat bu mücadele de ölçülü ve insan onurunu zedelemeyecek biçimde yürütülmelidir.

- Dualar ve içtihatlar konusunda dikkatli olmak gerekir. Dualar, kalbi güçlendirmek ve doğru yola yönlendirmek içindir. Ancak duaları, fiili ibadet ve adaletli eylemlerle desteklemek gerekir. Ayrıca zararlı veya güvensiz yönlendirmelerden kaçınmak için güvenilir kaynaklara ve sahih ilimlere başvurmak önemlidir.

Kısa bir özet:
- Merhamet, adalet ve ölçüyü korumak; aşırılıktan kaçınmak gerekir.
- Kötülüğe karşı haklı ve meşru yollarla mücadele edilir, fakat bu süreçte zulüm ve aşırılığa sapmamak esastır.
- Suç ve ceza ilkesini, hak ve adalet çerçevesinde, dikkatli ve ölçülü uygulamak gerekir.
- Allah’ın rahmetiyle hareket etmek, aynı zamanda O’nun adaletine uygun davranmayı gerektirir. Her iki özelliğin de dengeli bir şekilde hayata geçmesi gerekir.

İstersen bu konuyu daha pratik bir çerçeveyle ele alalım:
- Belirli durumlarda (örneğin nefsi müdafaa, toplumsal zarar riskine karşı tedbirler) hangi ilkelere göre hareket edilmeli?
- Hangi durumlarda hangi hayır duaları, hangi fiili adımlar destekleyici olur?
- Yerel hukuk ve toplumsal bağlamı gözeterek kısa bir yönlendirme listesi çıkarabiliriz.

Allah yardımcımız olsun; rahmeti ve bereketi üzerimize olsun. Amin.
 
Üst Alt