Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

Aşk Olsun!!!

gül-i rana

New member
Katılım
14 Nis 2008
Mesajlar
18
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
34
Aşk Olsun!!!

Tasavvufta şöyle güzel bir adet varmış:
Dervişin biri, yine bir dervişler topluluğu içerisine gelip, selam vererek oturduktan sonra, topluluk gelen dervişe "Merhaba!!" yerine "Aşk olsun!!" dermiş... Derviş de "Aşkınız cemal olsun efendim!!" diye mukabele edermiş... Bu sefer topluluk "Cemaliniz nur olsun!!" dediğinde, derviş "Nurunuz ayn olsun!!" dermiş ve böylece selamlaşma bitermiş....
Tasavvufta aşk o derece içselleştirilmiş, o derece özümsenmiş ki.... Selamlaşma bile aşk üzerine kurulmuş... Tasavvufta bütün diyalogların böyle kalbi incelikler içerisinde cereyan etmesi ne kadar hoş değil mi?....
Bir de günümüzdeki selamlaşma diyaloglarını düşünün....
" - Nabers lan !!"
" - Selam moruk !!"
Tasavvuftaki aşk anlayışı, elbette "televole aşkı" türünde bir aşk anlayışı değildir... Günümüzde, bir çok temel kavramda olduğu gibi "aşk" kavramı da "kavram kargaşası" içerisine sokularak, gerçek anlamından kopartılmış ve çok daha farklı anlamlarda kullanılır olmuştur.... Artık yaşanan bazı edepsizliklerin bile "aşk" olarak nitelendirildiği hepimizin malumudur....
Yine bahse konu yazıda; Tasavvufta "Aşk nedir" diye sorulsa, "Aşk, Maşukun rızasıdır" cevabının alınacağı kayıtlıdır.... Kanaatimce "aşk", en kısa ve öz olarak ancak bu şekilde tanımlanabilirdi... Maşuk ise, hakiki aşkta elbette ALLAH'tır...
Düşünceler davranışları, davranışlar da düşünceleri etkiliyorsa; ve insan... ki onun ruhi, fikri ve hatta bedeni yapısı böyle bir etkileşim sonucu şekilleniyorsa; Tasavvufun, hayatın her bir anını hiçbir boşluk bırakmadan neden çepeçevre kuşattığını çok daha iyi anlıyorsunuz.... Velev ki, bu bir selamlaşma anı olsa bile.... Boşluğa asla izin yok.... Size atılan "irtibatı koparmayalım" formatı dolayısıyla, siz artık bir pergelsiniz.... Bir ayağınız olması gereken noktada sabit, diğer ayağınız yetmiş iki milleti dolaşmakta.... Ama irtibatı koparmadan... Boşluk bırakmadan ....
Yukarıdaki selamlaşmada dikkatimi çeken en önemli husus, selamlaşmayı sona erdiren "Nurunuz ayn olsun" cümlesidir....


NURUNUZ AYN OLSUN !!! ...
:)
 

bekir

sadece bir kul
Katılım
10 Eyl 2007
Mesajlar
8,132
Tepkime puanı
5,972
Puanları
113
Konum
Dağlardan, yaylalardan
Çok güzel bir yaklaşım. Evet, İslam Ahlakının girdiği her yerde edeb, edebin olduğu her yerde güzellik var.

Ellerinize sağlık...
 

asel

New member
Katılım
5 May 2008
Mesajlar
414
Tepkime puanı
925
Puanları
0
Yaş
51
Aşk Olsun!!!

Aşk Olsun!!!
Tasavvufta şöyle güzel bir adet varmış:

Dervişin biri, yine bir dervişler topluluğu içerisine gelip, selam vererek oturduktan sonra, topluluk gelen dervişe “Merhaba!!” yerine “Aşk olsun!!” dermiş… Derviş de “Aşkınız cemal olsun efendim!!” diye mukabele edermiş… Bu sefer topluluk “Cemaliniz nur olsun!!” dediğinde, derviş “Nurunuz ayn olsun!!” dermiş ve böylece selamlaşma bitermiş….

Tasavvufta aşk o derece içselleştirilmiş, o derece özümsenmiş ki…. Selamlaşma bile aşk üzerine kurulmuş… Tasavvufta bütün diyalogların böyle kalbi incelikler içerisinde cereyan etmesi ne kadar hoş değil mi?….

Bir de günümüzdeki selamlaşma diyaloglarını düşünün….

” - Nabers lan !!”

” - Selam moruk !!”

Tasavvuftaki aşk anlayışı, elbette “televole aşkı” türünde bir aşk anlayışı değildir… Günümüzde, bir çok temel kavramda olduğu gibi “aşk” kavramı da “kavram kargaşası” içerisine sokularak, gerçek anlamından kopartılmış ve çok daha farklı anlamlarda kullanılır olmuştur…. Artık yaşanan bazı edepsizliklerin bile “aşk” olarak nitelendirildiği hepimizin malumudur….

Yine bahse konu yazıda; Tasavvufta “Aşk nedir” diye sorulsa, “Aşk, Maşukun rızasıdır” cevabının alınacağı kayıtlıdır…. Kanaatimce “aşk”, en kısa ve öz olarak ancak bu şekilde tanımlanabilirdi… Maşuk ise, hakiki aşkta elbette ALLAH’tır…

Düşünceler davranışları, davranışlar da düşünceleri etkiliyorsa; ve insan… ki onun ruhi, fikri ve hatta bedeni yapısı böyle bir etkileşim sonucu şekilleniyorsa; Tasavvufun, hayatın her bir anını hiçbir boşluk bırakmadan neden çepeçevre kuşattığını çok daha iyi anlıyorsunuz…. Velev ki, bu bir selamlaşma anı olsa bile…. Boşluğa asla izin yok…. Size atılan “irtibatı koparmayalım” formatı dolayısıyla, siz artık bir pergelsiniz…. Bir ayağınız olması gereken noktada sabit, diğer ayağınız yetmiş iki milleti dolaşmakta…. Ama irtibatı koparmadan… Boşluk bırakmadan ….

Yukarıdaki selamlaşmada dikkatimi çeken en önemli husus, selamlaşmayı sona erdiren “Nurunuz ayn olsun” cümlesidir….

NURUNUZ AYN OLSUN !!! …
 
Üst Alt