Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

Allah Haramdan Kaçanı Korur

..:naz:..

New member
Katılım
7 Mar 2007
Mesajlar
675
Tepkime puanı
17
Puanları
0
Yaş
38
Konum
her bi yerden :)
Ünlü hükümdar Timur’dan sonra yerine geçen ogullarindan Sahruh (XV. y.yil) babasinin tersine bilime ve bilgine deger veren, dindar, halim, selim biriydi. Bilginlerle oturup kalkmaktan zevk alirdi. Sahruh’un çevresindeki bilgin kisilerden biri de Nimetullah Efendi idi. Ayni zamanda evliyadan olan Nimetullah Efendi’nin dilinden düsürmedigi bir söz vardi: \”Allah haramdan kaçani korur\” (Yani kisi haramdan kaçarsa Allah ona haram yedirmez, nasip etmez, demek istiyordu.)

Bu sözü sik sik tekrar eder, bununla biraz da hükümdar ve adamlarini uyarmak amaci güderdi. Sahruh da bunun her zaman mümkün olmayacagini, insanin bazen bilmeden de harama el uzatabilecegini ileri sürerdi. Sahruh bir gün sarayinda özellikle Nimetullah Efendi’yi agirlamak üzere bir ziyafet düzenledi. Basta hükümdar ve Nimetullah Efendi olmak üzere davetliler sofraya oturdular. Bas yemek kehribar gibi kizarmis bir kuzu çevirmesiydi. Herkes gibi Nimetullah Efendi de istahla yiyor, yedikçe \”Allah haramdan kaçani korur/” sözünü tekrarlayip duruyordu. Hükümdar ve adamlari da biyik altindan gülüyorlardi. Nihayet yemek bitti. Sahruh Nimetullah Efendi'ye sordu:

- Allah haramdan kaçani her zaman ve her durumda korur mu?
- Evet korur, haramdan kaçana Allah haram nasip etmez.
- Ama hocam seni korumadi, sende bizimle birlikte haram yedin.
- Hayir, ben haram yemedim harami siz yediniz.
- Bosuna iddia etme hocam, sofrada yedigimiz kuzuyu benim adamlarim çalmisti, hirsizlik maliydi o…
- Olabilir, size haramdi, ama bana helaldi. Hükümdar lahavle çekti:
- Nasil olur hocam, çalinmis bir kuzu bize haram, sana helal?

Nimetullah Efendi sözünü bagladi:
- Eger inanmiyorsaniz, kuzunun sahibini bulun sorun…

Gerçekten hükümdarin adamlari çaldiklari kuzunun sahibini buldular. Yasli bir kadindi kuzunun sahibi. Kuzuyu çaldiklarini, pisirip yediklerini itiraf ettiler ve parasini ödemek istediklerini söylediler. Kadin parasini almayi reddetti ve kendilerine beddua etti.

- Ben o kuzuyu parasi için degil, bu havalide Nimetullah Efendi diye mübarek bir zat varmis, ona ikram etmek için yetistiriyordum, diye açiklamada bulundu
 
B

beyaz_ýþýk

Guest
Evet bizler rabbimden korkup onu sevip onun istediklerini yaparsak oda biz kullarını hiç bir zaman uzmek istemez..ona baglı olan kalbi hiçbir zaman incitmez...
dogrusunu rabbim bilir....Her işinde bir hayır vardır...

Allah c.c. razı olsun...bu değerli paylaşımın icin...
 

a l p e r

New member
Katılım
10 May 2007
Mesajlar
364
Tepkime puanı
27
Puanları
0
:) Yapandan, yazandan, getirenden, okuyandan Allah(celle celaluhu) razı olsun inşaAllah(amin)
 

Uhud daðý

New member
Katılım
2 Tem 2007
Mesajlar
796
Tepkime puanı
39
Puanları
0
Yaş
41
allah razı olsun güzel bir paylaşım emeğinize sağlık
 

bcetin811

AMEL-Ý SALÝH
Katılım
27 Eyl 2006
Mesajlar
1,495
Tepkime puanı
110
Puanları
0
Yaş
44
Konum
Hayatýn içinden
Emeğine sağlık Seyfullah kardeşim..Çok güzel bir paylaşımdı..Hikayenin sonu şu şekilde bitse daha isabetli olur diye düşünüyorum...
"Rabbim benden çaldığınız koyunun bi budunu Nimetullah efendiye nasip ettiyse helal olsun; haram lokma sizlerin midesine yakışır"....
 

ARZ_7

New member
Katılım
7 Şub 2009
Mesajlar
685
Tepkime puanı
395
Puanları
0
Ünlü hükümdar Timur’dan sonra yerine geçen ogullarindan Sahruh (XV. y.yil) babasinin tersine bilime ve bilgine deger veren, dindar, halim, selim biriydi. Bilginlerle oturup kalkmaktan zevk alirdi. Sahruh’un çevresindeki bilgin kisilerden biri de Nimetullah Efendi idi. Ayni zamanda evliyadan olan Nimetullah Efendi’nin dilinden düsürmedigi bir söz vardi: \”Allah haramdan kaçani korur\” (Yani kisi haramdan kaçarsa Allah ona haram yedirmez, nasip etmez, demek istiyordu.)

Bu sözü sik sik tekrar eder, bununla biraz da hükümdar ve adamlarini uyarmak amaci güderdi. Sahruh da bunun her zaman mümkün olmayacagini, insanin bazen bilmeden de harama el uzatabilecegini ileri sürerdi. Sahruh bir gün sarayinda özellikle Nimetullah Efendi’yi agirlamak üzere bir ziyafet düzenledi. Basta hükümdar ve Nimetullah Efendi olmak üzere davetliler sofraya oturdular. Bas yemek kehribar gibi kizarmis bir kuzu çevirmesiydi. Herkes gibi Nimetullah Efendi de istahla yiyor, yedikçe \”Allah haramdan kaçani korur/” sözünü tekrarlayip duruyordu. Hükümdar ve adamlari da biyik altindan gülüyorlardi. Nihayet yemek bitti. Sahruh Nimetullah Efendi'ye sordu:

- Allah haramdan kaçani her zaman ve her durumda korur mu?
- Evet korur, haramdan kaçana Allah haram nasip etmez.
- Ama hocam seni korumadi, sende bizimle birlikte haram yedin.
- Hayir, ben haram yemedim harami siz yediniz.
- Bosuna iddia etme hocam, sofrada yedigimiz kuzuyu benim adamlarim çalmisti, hirsizlik maliydi o…
- Olabilir, size haramdi, ama bana helaldi. Hükümdar lahavle çekti:
- Nasil olur hocam, çalinmis bir kuzu bize haram, sana helal?

Nimetullah Efendi sözünü bagladi:
- Eger inanmiyorsaniz, kuzunun sahibini bulun sorun…

Gerçekten hükümdarin adamlari çaldiklari kuzunun sahibini buldular. Yasli bir kadindi kuzunun sahibi. Kuzuyu çaldiklarini, pisirip yediklerini itiraf ettiler ve parasini ödemek istediklerini söylediler. Kadin parasini almayi reddetti ve kendilerine beddua etti.

- Ben o kuzuyu parasi için degil, bu havalide Nimetullah Efendi diye mübarek bir zat varmis, ona ikram etmek için yetistiriyordum, diye açiklamada bulundu


Şu ayeti kerimeyle desteklemek mümkün..

105 - Ey inananlar, kendinize dikkat edin. "Siz doğru yolda olduğunuz takdirde doğru yoldan sapanlar size zarar veremezler." Hepinizin dönüşü Allah'adır. Yaptıklarınızı size O haber verecektir.

Kişi Haramlardan kaçar, doğru yolda ilerlerse, Allah ona kesinlikle haram işleyenlerin zararlarına maruz bırakmaz.. Eğer onların zararları bizlere dokunuyorsa, hidayet üzere olduğumuz konusunda şüphe etmek gerekir. Ayeti kerime de hidayet üzere olursanız buyurulmuştur..

"Bugün, küfrün tüm zararları müslümanlar üzerine tesir etmiştir."
 
Üst Alt