Ya Allah Ya Muhammed Ya Ali

Volkan76

New member
undefined BISMILLAHIRRAHMANIRRAHIM.
ALLAHın salat,selam ve bereketi peygamberlerin en sonuncusu ve yücesi olan rahmet peygamberi Muhammed saa.,her türlü günahtan arındırıp tahir kıldığı ehlibeyt as. ve onları kendilerine örnek edinen mümin kullarının üzerine olsun.

“Ya Cabir! Benim vasilerim ve benden sonra Müslümanların İmamı; önce Ali’dir, sonra Hasan, sonra Hüseyin, sonra Ali bin Hüseyin, sonra “Bakır” olarak meşhur olacak Muhammed bin Ali; -Ey Cabir, sen onu (İmam Bakır’ı) göreceksin, onunla karşılaştığın vakit benim selamımı kendisine söyle- sonra Cafer bin Muhammed, sonra Musa bin Cafer, sonra Ali bin Musa, sonra Muhammed bin Ali, sonra Ali bin Musa, sonra Muhammed bin Ali, sonra Ali bin Muhammed, sonra Hasan bin Ali, sonra da Kâim (Mehdi)’dir ki, onun ismi benim ismim, künyesi benim künyemdir. O, Hasan bin Ali’nin oğludur. Allah onun eliyle yeryüzünün doğusu ve batısını fetheder. O kendi dostlarına o kadar gizli kalır ki, artık Allah’ın kalplerini imanla imtihan ettiği kimselerden başkası onun imametine inanmakta sabit kalmaz.”
- Yenabi’ul- Mevedde, bab. 94, s. 494.“Ben ilmin şehri, Ali de onun kapısıdır; ilim isteyen o kapıya gelmelidir.”
"Her insan grubunu imamlarıyla çağıracağnız gün,atık kimin kitabı sağ eline verilirse onla kitaplaını okuyacaklar ve bir hurma çekirdeğindeki iplikçik kadar bile haksızlığa uğratılmazlar.(İsra Suresi 71. Ayet)"
Şimdi gelelim ehli sünnetin en tarafsız ve güvenilir şekilde tercümeler yapan tefsircilerden biri olan Ali Bulaç ın ayetteki imamlar kelimesini nasıl açıkladığına..."Ayette geçen imam kelimesi, gruplarına yol gösteren önderle anlamına gelebileceği gibi,onların yapıp ettiklerini içine alan 'kitap' anlamınada gelebilir.Genelde ikincisi tercih edilir.(Kuranı Kerim ve türkçe meali, Hazırlayan:Ali Bulaç sayfa 173 Diğer tercümelerdede aynı açıklama rahatlıkla bulunabilir.)
İşte buda ehli sünnetin 12 imamı inkar için baş vurduğu değişik bir taktik.İşte bu hz. Resullullaha saa. ve onların örnek gösterdiği ehlibeyti ne kadar kabul ettiklerinin bir kanıtı,işte bu sevdiklerini iddia ettikleri ehlibeyt hakkındaki yorum ve düşünceleri...Daha bunun gibi birçok tercümede aynı olayı, ehlibeyti anlatan ayetleri nelerle açıkladıklarını rahatlıkla görebilirsiniz.Örneğin yine hz. Musa as. asasını yere vurduğunda denizin 12 ye bölünme olayını, ayetlerin geniş kapsamlı olduğundan, günümüzdeki olaylar hakkındada mesajlar verdiğinden burçlarla yani kuranı kerimin yasakladığı fal oklarıyla açıklama yolu seçilmiştir.Yine ehlibeytin masumuyetini anlatan "Ey ehlibeyt Allah sizden kiri giderip, sizi tahir kılmak ister" ayeti hakkında , hz.Ali as. imametinin kanıtı olan Maide 55 hakkında, hz. Ali as. ın övüldüğü Bakara 207.ayet hakkında,yine "onlar sevdikleri şeyleri Allah için feda ederler" şeklinde devam eden şu meşhur aba halkının kim olduğu hakkında hiç bir açıklama gereği duymazken,Ebubekir hakkında nazil olan tevbe surenin 40. ayetinin onun hakkında indiğini hiçbir kaynakta açıklamadan geçmemişlerdir.
Şimdi gelelim acaba ayet ifade edildiği gibi Ebubekirin hz. Resullullah saa.a yakınlığının delili mi yoksa bize onun iç yüzünü,ne halde olduğunumu açıklıyor...Bu ayet hakkında açıklamada bulunmadan önce yine aynı olayda hz.Resulullah ın yatağına yatırıp, gerideki müslümanları emanet ettiği, kendisine bıraktığı emanetleri teslim ettiği hz Ali as hakkında nazil olan Bakara 207. ayeti üzerinde biraz duralım."İnsanlardan öylesi varki,Allahın rızasını arayıp kazanmak için nefsini satın alır (kendini feda eder)Allah kullarına karşı şefkatli olandır.Yine ayet ile ilgili açıklamada "Kendini Allah'a feda eder;nefsini ve hayatını O'nun rızası ve cenneti karşılığında Allah'a satar) açıklamasında bulunulmuş ayetin hangi olay üzerine ve kimin için indirildiği hakkında hiç bir bilgi verilme gereği duyulmamıştır.Peki bu ayet gerçek anlamda neyi ifade ediyordu.Hz. Resullullah saa ın sağlığında bile halifesini belirlediğinin, müslümanları geride bıraktığı emanetleri güvenip teslim edebileceği tek şahısın hz. Ali as. olduğunun, Allahu Tealanın hz. Ali as. hakkındaki övgülerini ve hz. Ali as. ın Allahu Teala ve resulu saa. için canını ne kadar rahat bir şekilde verebileceğini ifade eden açık ayetler değiller miydi bu cümleler.Allah Resulu saa. daha sağken kendi yardımcısını, kendisine en yakın olan kişiyi belirlememişmiydi?
Şimdi gelelim Tevbe 40. ayetin gerçekten ebubekirin resullulah saa. a yakınlığınımı anlattığını yoksa ifadelerin çok daha farklı boyutlarda mı olduğuna. "Siz O'na yardım etmezseniz,Allah ona yardım etmiştir.Hani ikiden biri olarak O'nu çıkarmışlardı ;ikisi mağarada olduklarında arkadaşına şöyle diyordu."Hüzne kapılma elbette Allah bizimle beraberdir"Böylece Allah O'na huzur ve güven indirmişti,O'nu sizin görmediğiniz ordularla desdeklemiş,inkar ednlerinde kelimesini alçaltmıştı.Oysa Allah kelimesi yüce olandır.Allah üstün ve güçlüdür hüküm ve hikmet sahibidir." Şimdi ise gelelim yakınlığına delalet olarak gösterilen arkadaş yani "sahibih" kelimesine.Kelime anlamına bakıldığında konuşulan kişi,arkadaş anlamına geliyordu.Oysaki her insan konuştuğu her kişiyle bu anlatılan özelliğe sahip olabilir.Yani bir müslüman bir yahudi ile konuştuğundada ifade edildiği gibi sahibih yani aralarında konuşma geçen arkadaş sıfatlarına sahib olur.Türkçedede bu böyledir.Arkadaş sözcüğü aradaki yakınlığa delil olarak gösterilemez, bir insanın diğerine yakınlığı ancak dost lafzı ile anlatılabilir,yani arabçadaki anlamıyla ise "habib veya vedud "kelimeleri kullanılarak.Ancak bu kelimeler kullanıldığı zaman bir dostluğun söz konusu olduğunu söyleyebiliriz.
Diğer noktalara, övünülebilecek hususlara bakıyoruz yani;görülmeyen ordularla desteklenmek veya diğer özelliklere bunların hepside hz. Resullullah saa için söylenmiş ifadelerdir.Ebubekire payına düşen sadece korku duyduğunu,korkaklığını anlatan ifadeler olmuştu.Bir tarafta Allahu Teala yine aynı olayda hz. Resullullah saa. için canını korkmadan feda eden hz. Ali as ı, korkusuzca yatağına yatıp ölümü bekleyişini anlatıyor, kitabının diğer bir tarafındada yine aynı gece Ebubekirin nasıl korktuğunu, canını feda etmek bırakın bir tarafa yüreğinde gram cesaret taşımadığını ifade ediyor.Bu mu yani övünülecek hadise?
Üstüne üstelik yine ayette "ikisinden biri "gibi bir ifade kullanarak tıpkı "günün iki ucu" ifadesinin yer aldığı ayetteki mana gibi çok farklı konumlara getiriyor; hz. Resullullah saa. ve ebubekiri.Yani güney kutbuyla, kuzey kutbu gibi.Ayette bir ikileştirme olayının olması, ebubekirin hz. resullulahla yollarının farklılığının anlatılmasında çok açık bir şekilde kullanılmış ifadeler,ayetlerde ebubekiri anlatırken "Onlar kendi aralarında birbirine çok merhametli",veya ashabı kehf deki gibi yine birlik durumunu anlatan "onların" sözcüklerinin değil de"ikisinden biri sözcüğü seçilişi ayrılık olayını çok bariz bir şekilde ortaya koyuyor.Yani ebubekir hz. Resullulah saa la aynı yolun yolcusu değildi, biri Allah yolunda ilerliyor,diğeri Allah ve Resulunun emrine rahatlıkla karşı gelebiliyordu.Hatta bu noktada Allah Resulunun beni sevenler bu gece evlerinden dışarı çıkmasın emrini çiğneyerek bir defa daha kendi yolunu, kim olduğunu belirlemişti.Aynı ikilemeyi hz. Ali as. la olan bağlantısı boyutundada düşünebiliriz.Bir tarafta birisi Allah yolunda canını korkusuzca fedaya hazır, diğer bir tarafta ise başka biri yanında Allah resulu olduğu halde ölümden korkuyor.Allahu Tealanın resulunu koruyacağının kesinliğinide düşünürsek buda Allahu Tealaya itimadının bir başka noktasını daha gösterse gerek diye düşünüyorum.
Ben "Allahım! cehennemini benim bedenimle kaplada diğer insanlara azap görecekleri yer kalmasın" diyen hz.Ali as. gibi merhamet ve fedakarlık öncüsü birinin takipçisiyim.Sizin hakkınızda, sizin istediğiniz gibi Allahu Tealanın size belasını veya gazabını isteyemem.Allahu Tealadan hak yolu bulamamışlar için ancak mehametini göstermesini, gözlerini açıp hidayet nasip etmesini, hak yolu bulup, onun saaadetiyle yaşamanızı istiyorum.Ya Rab! Sen merhameti bol olansın,rahmansın bizleri bağışla,Sen Alimsin biz cahiliz bizi ilminle aydınlat da; bize Seni sana yakışacak şekilde tanımamız,yine sana yakışır şekilde kulluğumuzu sunabilmeyi nasip et.
Emanete en iyi sahip çıkana, merhametlilerin en merhametlisine emanet olun,Hak ile Hakka yakışır şekilde kalın.
Selamun Aleykum.
 
Üst