veliyyen murşidâ

U.S.A

New member
Veliyyen Murşidâ​

18/KEHF-17: Ve tereş şemse izâ taleat tezâveru an kehfihim zâtel yemîni ve izâ garabet takrıduhum zâteş şimâli ve hum fî fecvetin minh(minhu), zâlike min âyâtillâh(âyâtillâhi), men yehdillâhu fe huvel muhted(muhtedi), ve men yudlil fe len tecide lehu veliyyen murşidâ(murşiden).
(Ey Resûl'üm! Orada olsaydın) görürdün ki; güneş doğduğu zaman mağaranın sağ tarafına ulaşır. Battığı zaman ise onları sol taraftan terkederdi. Onlar mağaranın geniş bir yerindeydiler. Bu, Allah'ın âyetlerindendir. Allah kimi Kendine ulaştırırsa o hidayete erer. Ve kim dalâlette ise onun için velî mürşid bulunmaz.

“Se’elehüm hazenetühâ elem ye’tiküm neziyr kaâlû belâ kad câenâ neziyrün fekezzebnâ ve kulnâ ma nezzelallahü min şey’, in entüm illâ fiy dalâlin kebiyr ve kaâlû lev künnâ nesma’u ev na’kılü mâ künna fiy ashâbissa’ıyr.” Mülk-8, 9, 10
Cehennem bekçileri onlara sual ederler: “Size yaşarken mürşidler gelmedi mi?” Onlar: “Kesin geldiler, fakat biz onları tekzip ettik, Allah birşey indirmemiştir, dedik. Ve onları büyük bir dalâlet içerisinde suçladık. Eğer biz işitseydik ve akletseydik bugün cehennemde olmazdık.” derler.

“Ben hayırlıyım,” demek birinci afettir. “Hakkı reddetmek” ise ikinci afettir. Kendini başkasından hayırlı görüp bile bile onlarda bulduğu hakkı reddedip kabul etmeyen kimse, mürşidine karşı kibirlenmiştir. Allah’a boyun eğmeyen, O’nun emirlerine saygı göstermeyen, Allah ve Resul’üne karşı kibretmiştir.


Mürşidi olmayanın mürşidi şeytandır. (Muhyiddîn ibni Arabî)

Mürîd, mürşidinin (hocasının) yanında cenâze yıkayıcısının elindeki ölü gibi olmalıdır. (İmâm-ı Rabbânî)

Bütün kazançlarıma, mürşidlerimi çok sevmekle kavuştum. Seâdetlerin anahtarı, Allahü teâlânın sevdiklerini sevmektir. (Mazhâr-ı Cân-ı Cânân)

Talebe, mürşidini ne kadar çok severse, onun kalbinden feyz alması da o kadar çok olur. Mürşid vesîledir, vâsıtadır. Maksad, Allahü teâlâdır. (İmâm-ı Rabbânî)

Mürşid-i kâmil, mürîdi evvel ehl-i hal ider Sonra, Fahr-i kâinâtın bezmine idhâl ider Nice yıllar sa'y ile eremediği menzile Bir nefeste mürşid-i kâmil onu îsâl ider
(Abdülehad Nûrî)


Kibrin en kötüsü ilim öğrenmeye mani, hakkı kabule engel olandır. Cehennemliklerin hepsi dünya hayatını yaşarken mürşidlerin lisanıyla Allah’ın kendilerine verdikleri ilmi almayan, hakkı kabul etmeyen ve mürşidi hakir görenlerdir.


Alemlerin Fahr-i Ebedisi (SAV) Efendimiz şöyle buyururlar: "Ümmetimin içinde bir takım seçilmiş kimseler verdır ki, zahiren Allah-ü Teala (CC) Hz.leri'nin rahmetinin genişliğinden dolayı gülerler, fakat azabının siddetli olduğunu bildikleri için de içlerinden ağlarlar." (İyad bin Ganem'in (RA) riv.et.Had.Şer.)

Diğer bir Hadis-i Şerif’lerinde (SAV) Efendimiz buyururlar ki: “Ümmetimin içinde her yüz senede iyiler bulunur. Bunlar beşyüz kişidir, kırkı ebdaldir. Bunlar her memlekette bulunur. Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin veli kulları, dünyanın ne olduğunu hakikatini bildikleri için dünyaya önem vermezler. Dünyanın güzelliklerine ve süsüne itibar etmezler. Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin veli kulları, dünyanın aldatmasından korunmuşlardır.”[1]
 
Üst