Tesadüflerin Imkansizliği

yasinacar88

New member
Bu çok komik bir kumardır. Kainatın ve canlıların tesadüfler sonucu oluştuğunu iddia eden bir kimse sadece bir hücrenin veya mikrobun bile atomlarının yan yana tesadüfen saçılıp birleşmesiyle oluşabilme ihtimalinin 0’a sonsuz derecede yakın olduğunu bilir. Peki minik bir canlı için dahi durum böyle ise son derece karmaşık ve birbirine uyum sağlamış şekilde dizayn edilmiş canlılar alemi, galaksiler ve bilinmeyen boyutlar… Hepsi günümüze dek uyum içinde ve bozulmadan bir saat gibi çalışıyorlar. Her an yeni bir güzellik ve uyum içinde gelişiyorlar. Herhalde bu dev saraylar ve fabrikalar sisteminin tesadüfen oluşma ihtimalinin mutlak 0 olduğunu söylemeye gerek bile yok. Tam tersine tesadüflerle gelen sonuçlar hazır kurulu bir sistemi dahi birkaç denemede çökertip bozarlar. Hiçbir mantıklı ve sofistike sistemin gelişmesine izin vermezler. Bir fırtına sahile yazılmış yazıları yada kumdan bir kaleyi her vuruşunda parçalar. Asla tesadüfen bir insan heykeli yada güzel bir şiir çıkaramazlar kumlara işlenmiş... Sonsuz denemeler evvelden var olan bir sarayı dahi harap eder ; sahili ancak birbirine katar, darmadağın eder, kaldı ki yoktan yeni bir sistem yaratsın.

Evrenin tesadüfen oluştuğunu iddia eden kimseler, kazanma ihtimali ½ olan bir kumar oynamaktan bile çekinip kaçarlar. Fakat kaşlarımızın gözün üzerinde kirpiklerimizle birlikte uygun uzunlukta kalarak durması gibi bir ihtimalin 0 a sonsuz yakın olduğunu söylediğinizde herhalde para kaybetmeyeceğini düşündüğü için bunun tesadüfen mümkün olabileceğini söylerler.

Bir heykeltıraş duvara attığı kil parçalarının dökülünce tesadüfen kükreyen bir aslana dönüştüğünü söylese herkes Onun çok iyi bir heykeltıraş olmasa bile büyük bir komedyen olduğunu düşünür. Fakat bir heykelden milyarlarca kez üstün olan bu canlıların birbiriyle uyum içinde yaşamasını tesadüfen gerçekleşen muazzam bir patlamaya bağlayanların nasıl bir söz söylediğini iyi düşünmeleri gerekir. Belki bir gün yere düşüp patlayan alet kutusundan saçılan vida ve demirlerin muhteşem bir terminator robotu haline tesadüfen ve kendiliğinden geldiğini şaşkınlık içinde görüp “evreka, herşeyin tesadüfen oluştuğunu kanıtladım, ikinci big bang” diye bağırırlar. O robot ki kendisini meydana getirene saygıyla secde eder ve kalpten bağlanır.

Yaratıcının zatı ve kendi kendini meydana getirmiş olma, her yerde olma yada ezeli olma halinin ne demek olduğunu tahmin bile edemiyoruz. Nasıl David Copperfield gibi ünlü bir sihirbazın sihrini insanların çoğu tekniğine akıl erdiremiyor ve anlamasa bile ilizyon yeteneğini ayakta alkışlayarak takdir ediyorlarsa işte Alemleri mükemmel uyum ve güzellik içinde yardımcısı olmaksızın yoktan var eden o üstün sanatkarın dehasını hiç anlayamamaları gayet normaldir ve alkışa asıl layık olan bu iştir.
 
sendemi yeni geldin hoşgeldin bende yeniyim.güzel konularda buluşmak dileğiyle yazıda güzel...
 
Arkadaslar teşekkür ederim.

Arkadaslar teşekkür ederim.

Arkadaşlar yazımı okudunuz heralde azra ve talha ikinizede çok teşşekür ederim.Yeni yazılarla karşınızda olomaya çalışacağım. buarada sende hoş geldın azra
 
Aslında evrim teorisinde "tesadüf" kelimesinin olduğu yerlere "yaratılmış" ibaresi koyulursa tam İslami teori olur.
 
Darwını de imam yaparsınız sen de cemaati olursun, ohh! ibadetten sonra doğru hayvanat bahçesine eş dost ziyaretine!:rolleyes:
 
Bu çok komik bir kumardır. Kainatın ve canlıların tesadüfler sonucu oluştuğunu iddia eden bir kimse sadece bir hücrenin veya mikrobun bile atomlarının yan yana tesadüfen saçılıp birleşmesiyle oluşabilme ihtimalinin 0’a sonsuz derecede yakın olduğunu bilir. Peki minik bir canlı için dahi durum böyle ise son derece karmaşık ve birbirine uyum sağlamış şekilde dizayn edilmiş canlılar alemi, galaksiler ve bilinmeyen boyutlar… Hepsi günümüze dek uyum içinde ve bozulmadan bir saat gibi çalışıyorlar. Her an yeni bir güzellik ve uyum içinde gelişiyorlar. Herhalde bu dev saraylar ve fabrikalar sisteminin tesadüfen oluşma ihtimalinin mutlak 0 olduğunu söylemeye gerek bile yok. Tam tersine tesadüflerle gelen sonuçlar hazır kurulu bir sistemi dahi birkaç denemede çökertip bozarlar. Hiçbir mantıklı ve sofistike sistemin gelişmesine izin vermezler. Bir fırtına sahile yazılmış yazıları yada kumdan bir kaleyi her vuruşunda parçalar. Asla tesadüfen bir insan heykeli yada güzel bir şiir çıkaramazlar kumlara işlenmiş... Sonsuz denemeler evvelden var olan bir sarayı dahi harap eder ; sahili ancak birbirine katar, darmadağın eder, kaldı ki yoktan yeni bir sistem yaratsın.

Evrenin tesadüfen oluştuğunu iddia eden kimseler, kazanma ihtimali ½ olan bir kumar oynamaktan bile çekinip kaçarlar. Fakat kaşlarımızın gözün üzerinde kirpiklerimizle birlikte uygun uzunlukta kalarak durması gibi bir ihtimalin 0 a sonsuz yakın olduğunu söylediğinizde herhalde para kaybetmeyeceğini düşündüğü için bunun tesadüfen mümkün olabileceğini söylerler.

Bir heykeltıraş duvara attığı kil parçalarının dökülünce tesadüfen kükreyen bir aslana dönüştüğünü söylese herkes Onun çok iyi bir heykeltıraş olmasa bile büyük bir komedyen olduğunu düşünür. Fakat bir heykelden milyarlarca kez üstün olan bu canlıların birbiriyle uyum içinde yaşamasını tesadüfen gerçekleşen muazzam bir patlamaya bağlayanların nasıl bir söz söylediğini iyi düşünmeleri gerekir. Belki bir gün yere düşüp patlayan alet kutusundan saçılan vida ve demirlerin muhteşem bir terminator robotu haline tesadüfen ve kendiliğinden geldiğini şaşkınlık içinde görüp “evreka, herşeyin tesadüfen oluştuğunu kanıtladım, ikinci big bang” diye bağırırlar. O robot ki kendisini meydana getirene saygıyla secde eder ve kalpten bağlanır.

Yaratıcının zatı ve kendi kendini meydana getirmiş olma, her yerde olma yada ezeli olma halinin ne demek olduğunu tahmin bile edemiyoruz. Nasıl David Copperfield gibi ünlü bir sihirbazın sihrini insanların çoğu tekniğine akıl erdiremiyor ve anlamasa bile ilizyon yeteneğini ayakta alkışlayarak takdir ediyorlarsa işte Alemleri mükemmel uyum ve güzellik içinde yardımcısı olmaksızın yoktan var eden o üstün sanatkarın dehasını hiç anlayamamaları gayet normaldir ve alkışa asıl layık olan bu iştir.

kardeşim emeğin için Allah senden razı olsun. Bu arada aramıza hoşgeldin. Hayırlı sohbetler edeceğiz inşallah.
 
bu darwın teorisi ile ilgili benımde soyleyeceklerım var darwın ınsanların cansızlardan meydana geldığını kabul edıyor ama yapılan bı kac deneylerden bı tanesınde 2 kavanoz alınıyor bunların bırısının ağzı acık bırısının ağzı kapalı olacak sekılde içlerine kokusmus et parcaları konuluyor burda darwının teorısı kokusmus etten farenın meydana geliği hipotezini araştrılıyor. ağzı kapalı kapta bı zaman sonra herhangı bı değişiklik meydana gelmiyor fakat ağzı acık kapta yanı kokusmus et parcaları bulunana ağzı acık kapta sıneklerın yumurtalarını bırakması ıle lavralar olusuyor yanı kurtçuklar olusuyor bu deneyde darwının teorisini çürüten en ıyı deneylerden bırısı bu deney en az 150 defa denenmesıne rağmen yıne aynı sekılde sonuclar alınmıstır...
 
BEN BIYOLGUM VE EVRIM TORİSİNİN DOGRU OLMADIGINI BİLİYORUM AMA NAIL YARATILDIGINI BILEME.
FOSIL KYITLARI ANİ BİR YARATILIŞI GÖSTERİYOR.

hatta tür patlaması denilen bir dönem var.
evrim islam ile de açıklanır yeterki araştırmasını bilelim. bu demek değilki maymundan geldik. sadece canlıların oluşum süreci, belli bir sistem dahilinde şekilden şekile geçerek yaratılmış.
Allah herşeyin doğrusunu bilir.
 
hatta tür patlaması denilen bir dönem var.
evrim islam ile de açıklanır yeterki araştırmasını bilelim. bu demek değilki maymundan geldik. sadece canlıların oluşum süreci, belli bir sistem dahilinde şekilden şekile geçerek yaratılmış.
Allah herşeyin doğrusunu bilir.

evrimle yaratılışı kabul etmemek;Allah evrimle canlıları yaratamaz demek gibi birşey demek olabiliyor.O yüzden evrim teorisini şeytanın teorisi gibi görmeyelim arkadaşlar...
 
Geri
Üst
AdBlock Detected

We get it, advertisements are annoying!

Sure, ad-blocking software does a great job at blocking ads, but it also blocks useful features of our website. For the best site experience please disable your AdBlocker.

I've Disabled AdBlock    No Thanks