Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

Tek Sermaye Ömür Ise Doğru Yolu Aramak Gerekli Mi?

Katılım
20 May 2019
Mesajlar
150
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Tek sermaye ömür ise doğru yolu aramak gerekli mi?

Ahiretteki hayat için tek sermaye dünya hayatındaki ömür ise doğru yolu aramak mühim olandır ve doğru yolu buldu ise de doğru yoldan ayrılmamak mühim olandır. Kabir hayatı başlayınca dünyaya dönüp salih amel işleme isteği olanlar olacaktır. Fakat bu mümkün olmayacaktır. Mühim olan yeteri kadar ahiret için salih amel işleyip,haramlardan kaçınmaktır. Nefesler sayılıdır, ömür sermayesi bir daha ele geçmeyecektir. Bir dahası bu ömür sermayesinin yoktur. Bu nedenle ömür ilim ile yol yürüyerek biliçli hareket ederek geçirilmelidir. Alınıp verilen her nefes bir daha ele geçmeyecektir. Günler sayılıdır ömürde ve bir daha telafisi yoktur zamanın. Sapıklık,doğru yoldan ayrılmıştır.Tâğutu yani cinlerden ve insan şeytanlarının oluşan sapıklık yolu tehlikeli ve hayırsız bir yoldur. Kimi Allah'a kul olur ve onun doğru yolunda yürür. Kimi tâğuta kul olur ve eğri yolda yürür.Bu dünyanın hesabını insanlar Allah'a vereceklerdir. Her insan huzuru mahşerde(Mahkeme-i kübra) hesaplaşacak ve davalaşacaktır.Ya cennet ile hüküm verilecek yada cehennem ile hüküm verilecektir.Hepsi birden doğru yolda olmasa da insanların,çoğunluğu doğru yolda olursa bu güzel olur. İşte bu yüzden bunun için uğraşmak gerekli. Ne kadar çok insan doğru yolu bulur yada ararsa okadar iyi olur. Tek sermaye eğer dünya hayatı ise bu anlattıklarım doğru olur.Ayetler şöyle diyor:

"Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk, sapıklıktan ayırd edilmiştir. Artık her kim tâğutu inkar edip, Allah'a inanırsa, sağlam bir kulpa yapışmıştır ki, o hiçbir zaman kopmaz. Allah, her şeyi işitir ve bilir." (Bakara, 2/256)

Hadis:"Zerre kadar imanı olanda ateşten çıkacaktır."

[1*] Furkân, doğruyu yanlıştan ayırmak veya ayıran şey anlamında olup Allah’ın indirdiği kitapların ortak özelliğidir (Al-i İmran 3/4, Enbiya 21/48). Allah, kendini yanlışlardan koruyan müminlere de furkan yani doğruyu yanlıştan ayırma özelliği verir (Enfal 8/29).

Doğruluk/Doğru Yol ile ilgili ayetler

► Bizi sırat-ı mustakime/dosdoğru yola hidayet et.(1/Fâtiha 6)

► İnsanlar (tevhid üzere yaşayan) tek bir ümmetti. (İhtilafa düştüler.) Allah (aralarındaki ihtilafı gidersin diye) müjdeleyici ve uyarıcı nebiler gönderdi. İnsanların anlaşmazlığa düştükleri konularda, aralarında hakem olsun diye nebilerle beraber hak olan Kitab’ı indirdi. O (Kitap konusunda) anlaşmazlığa düşenler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra aralarındaki azgınlık/kıskançlık/bir diğer gruba üstünlük sağlama isteği olan Ehl-i Kitap’tan başkası değildi. Allah, hakkında ihtilafa düştükleri konuda iman edenleri izniyle hakka hidayet etti. Allah dilediğini dosdoğru yola iletir.(2/Bakara 213)

Kitab’ın indiriliş gayesi için bk. 4/Nisâ, 105

► “Şüphesiz ki Allah, benim Rabbim ve sizlerin Rabbidir. O’na ibadet edin. Bu (sizi davet ettiğim yol), sırat-ı mustakimdir/dosdoğru olan yoldur.” (3/Âl-i İmran 51)

► Ey Ehl-i Kitap! (Bu Kitab’ın Allah’tan olduğuna) şahit olduğunuz hâlde niçin Allah’ın ayetlerini inkâr ediyorsunuz?(3/Âl-i İmran 70)

► Allah’ın ayetleri (sürekli) size okunuyor iken ve aranızda O’nun Resûlü olmasına rağmen nasıl kâfir olursunuz? Her kim de Allah’a tutunursa, hiç şüphesiz dosdoğru yola hidayet edilir.(3/Âl-i İmran 101)

► Hiçbir peygamberin (vahyi gizlemesi ya da ganimet mallarından çalarak) ihanet içinde (olması) söz konusu olamaz. Kim de ihanet içinde olursa Kıyamet Günü ihanetiyle birlikte (Allah’ın huzuruna) gelir. Sonra her nefse kazandığı, karşılıksız verilir ve onlar zulme de uğramazlar. (3/Âl-i İmran 161)

► Ve şüphesiz onları dosdoğru yola iletirdik. (4/Nisâ 68)

İlahi emirler karşısında takınılacak tavır için bk. 2/Bakara, 71

► Allah’a iman edip O’na tutunanlara gelince, onları kendinden olan bir rahmete, lütuf ve ihsana dâhil edecek ve (sonunda Allah’a ulaşacakları) dosdoğru yola hidayet edecektir.(4/Nisâ 175)

► Allah onunla (Kitap ve Resûl’le), rızasına uyanları yolun en doğru olanına iletir, onları izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarır ve dosdoğru yola hidayet eder. (5/Mâide 16)

► Ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içinde sağır ve dilsizlerdir. Allah kimi dilerse onu saptırır, kimi de dilerse dosdoğru yol üzere kılar.(6/En'âm 39)

► Bu, Rabbinin dosdoğru yoludur. Şüphesiz ki ayetleri, düşünüp öğüt alan bir topluluk için detaylıca açıkladık.(6/En'âm 126)

Kur’ân’ın mufassal/detaylandırılmış bir kitap olmasının hikmetleri için bk. 6/En’âm, 55

► İşte bu benim dosdoğru yolumdur. Ona uyun. Onun dışındaki yollara uymayın. Yoksa sizi (Allah’ın dosdoğru olan) yolundan saptırırlar. Korkup sakınasınız diye bunu size emretti. (6/En'âm 153)

İbni Mesud (ra) anlatıyor: “Bir gün Allah Resûlü (sav) eliyle bir çizgi çizdi sonra dedi ki: ‘Bu Allah’ın (cc) istikamet üzere olan yoludur.’ Sonra o çizginin sağına ve soluna bazı çizgiler çizdi. Sonra dedi ki: ‘Bunlar, her birinin başında o yola davet eden birer şeytanın bulunduğu yollardır.’ Sonra Allah Resûlü (sav) bu ayeti okudu.” (Darimi, 202; Ahmed, 4437)
Kur’ân ve sahih Sünnet, hak yolun bir tane olduğunu, onun da vahiyle açıklandığını (2/Bakara, 38), bunun dışında kalan tüm yolların sapıklık olduğunu (10/Yûnus, 32), farklı yollara sapanların hakikatte hevalarına uyduğunu açıklamıştır (45/Câsiye, 18).

► De ki: “Şüphesiz ki Rabbim, beni dosdoğru yola iletti. Dimdik/güçlü ve hanif olan İbrahim’in dinine. O, müşriklerden değildi.”(6/En'âm 161)

İbrahim’in milleti için bk. 60/Mümtehine, 4

► Dedi ki: “Beni saptırmana karşılık, ben de onları (saptırmak) için senin dosdoğru yolunun üzerine oturacağım.”(7/A'râf 16)

► Mescid-i Haram’ın yanında antlaşma yaptıklarınız dışında, müşriklerin Allah’ın ve Resûl’ünün yanında nasıl bir ahdi olabilir ki? Onlar size karşı dürüst davrandıkça siz de onlara dürüst davranın. (Çünkü) Allah, muttakileri sever.(9/Tevbe 7)

► Allah, esenlik yurdu (olan cennete) davet eder ve dilediğini dosdoğru yola iletir.(10/Yûnus 25)

► Allah buyurdu ki: “Muhakkak ki siz ikinizin duası kabul oldu. Öyleyse dosdoğru olun ve bilmeyenlerin yoluna uymayın sakın.”(10/Yûnus 89)

► “Hiç şüphesiz ben, benim de sizin de Rabbiniz olan Allah’a tevekkül ettim. Hareket eden her canlıyı perçeminden tutan (kontrol edip yönlendiren) O’dur. Şüphesiz ki Rabbim, dosdoğru yol üzeredir.”(11/Hûd 56)

Şirk ehlinin tehditleri karşısında imani tavır için bk. 6/En’âm, 82

► Sen ve seninle beraber tevbe edenler, emrolunduğun gibi dosdoğru ol(un)! Azgınlaşmayın! (Çünkü) O, yaptıklarınızı görendir.(11/Hûd 112)

► Bu yolun dosdoğru bir yol olduğu, benim güvencem altındadır.(15/Hicr 41)

► Şu iki adamı da örnek verdi: Dilsiz, hiçbir şeye gücü yetmeyen, sahibine yük, ne iş verilse (eline yüzüne bulaştıran) hayırlı bir sonuç getirmeyen biriyle; adaletle emreden ve dosdoğru yol üzere olan kimse bir olur mu hiç?(16/Nahl 76)

Allah’ın dışında ibadet edilen varlıklar, kullarına yol gösteremez, onları irşad edemezler. Yüce Allah ise, kullarına adaleti emreder ve onları dosdoğru yola hidayet eder.

► (Allah’ın) nimetlerine şükreden biriydi. (Allah) onu seçti ve dosdoğru yola iletti.(16/Nahl 121)

► Ölçtüğünüz zaman tastamam/eksiksiz ölçün. Dosdoğru bir tartıyla tartın! Bu, daha hayırlı ve sonucu daha güzel olandır. (17/İsrâ 35)

► (İsa demişti ki: ) “Şüphesiz ki Allah, benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir. (Öyleyse) O’na ibadet edin. Bu, dosdoğru yoldur.”(19/Meryem 36)

► (Ayrıca) kendilerine ilim verilenlerin bu (Kur’ân’ın) Allah’tan gelen bir hak olduğunu bilmeleri, ona iman etmeleri ve kalpleri tevazuyla onun (hükümlerine teslim) olsun diye (böyle yapar). Şüphesiz ki Allah, iman edenleri dosdoğru yola hidayet eder.(22/Hac 54)

► Biz, her ümmete bir ibadet yolu belirledik, o yol üzere ibadet etmektelerdir. Sakın bu konuda seninle tartışmasınlar/tartışmalarına müsaade etme. Sen, Rabbine davet et! Hiç şüphesiz sen, dosdoğru bir hidayet üzeresin.(22/Hac 67)

► Şüphesiz ki sen, onları dosdoğru yola davet etmektesin.(23/Mü'minûn 73)

► Andolsun ki biz, açıklayıcı/apaçık ayetler indirdik. Allah, dilediğini dosdoğru yola iletir.(24/Nûr 46)

► “Dosdoğru bir terazi ile tartın.”(26/Şuarâ 182)

► (Hiç şüphesiz ki sen,) dosdoğru yol üzeresin. (36/Yâsîn 4)

► İkisini dosdoğru yola hidayet ettik.(37/Saffât 118)
 
Katılım
20 May 2019
Mesajlar
150
Tepkime puanı
0
Puanları
16
► Şüphesiz ki: “Rabbimiz Allah’tır.” deyip sonra da istikamet üzere olanların üzerine melekler iner (ve der ki): “Korkmayın, üzülmeyin, size vadolunan cennetle sevinin.”(41/Fussilet 30)

► Sen (tevhide) davet et. Emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların hevalarına/arzularına uyma. Ve de ki: “Ben, Allah’ın indirdiği tüm Kitaplara iman ettim. Sizin aranızda adaletle (hükmetmekle) emrolundum. Allah, bizim de Rabbimiz sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size aittir. Bizimle sizin aranızda hüccet (karşılıklı delil getirip tartışmak) yoktur. (Çünkü hak, apaçık ortadadır.) Allah hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş O’nadır."(42/Şûrâ 15)

Tevhidlerine şirk bulaştırmış ve dinlerinde ayrılığa düşmüş toplumlarda, insanlık için en faydalı hizmet, gereksiz tartışmalardan kaçınarak tevhide davettir. Tevhid; batıl din ve uydurulmuş hurafelerin insanlarda oluşturduğu kuşku, tereddüt, güvensizlik hastalıklarına şifa olacak kurtuluş reçetesidir. Ehl-i Kitab’ın, insanları “dinde ayrılıkla” felakete sürüklediği bir dönemde, tevhide davetin emredilip tartışmanın yasaklanması, günümüz muvahhidlerine de yol göstermektedir.

► Böylece sana emrimizden bir ruh/Kur’ân vahyettik. Sen Kitab’ın ve imanın ne olduğunu bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle hidayet ettiğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz ki sen, dosdoğru yola iletirsin.(42/Şûrâ 52)

► Sana vahyedilene sıkı sıkıya tutun. Gerçekten sen, dosdoğru bir yol üzeresin.(43/Zuhruf 43)

► Şüphesiz ki o (İsa), kıyamet için bir bilgi (onun vuku bulmasının yaklaştığına dair alamettir). O hâlde onda hiçbir şüpheye kapılmayın ve bana uyun. Bu, dosdoğru yoldur.(43/Zuhruf 61)

► “Gerçek şu ki: Allah, O, benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir. O’na ibadet edin. Bu, dosdoğru yoldur.”(43/Zuhruf 64)

► Şüphesiz ki: “Rabbimiz Allah’tır.” dedikten sonra istikamet üzere olanlar, onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.(46/Ahkâf 13)

► Dediler ki: “Ey kavmimiz! Biz, Musa’dan sonra indirilen, kendinden önce geçen Kitapları doğrulayan, hakka ve dosdoğru yola ileten bir Kitap işittik.”(46/Ahkâf 30)

► Ta ki Allah, senin gelmiş ve geçmiş günahlarını bağışlasın, üzerindeki nimetini tamamlasın ve seni dosdoğru yola iletsin diye.(48/Fetih 2)

► Allah, alacağınız birçok ganimeti size vadetti. (Şu an aldıklarınız) size acilen verdiği (bir nimettir). İnsanların (zarar vermek için uzanan) ellerini sizden çekmiştir. (Bütün bunlar,) müminler için (Allah’ın vaadini yerine getirdiğine) bir ayet olması ve sizi dosdoğru yola iletmesi içindir.(48/Fetih 20)

► O (Allah) ki; hanginizin daha güzel amel yapacağını denemek/ortaya çıkarmak için, ölümü ve hayatı yarattı. O (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz, (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) El-Ğafûr’dur.(67/Mülk 2)

► Şayet onlar, (İslam) yolu üzere istikamet ehli olsalardı onlara, (her türlü hayrı kendisiyle elde edecekleri) bol su (yağmur) verirdik.(72/Cin 16)

► Sizden dileyenin istikamet bulması için.(81/Tekvîr 28)

► Hidayet etmek, hiç şüphesiz bize aittir.(92/Leyl 12)
 

Ellez Goca

New member
Katılım
11 Ara 2025
Mesajlar
102
Tepkime puanı
43
Puanları
1
Aleyküm selâm ve rahmetullahi ve berekatuhu. Muhterem kardeşim, yazdıkların özü itibarıyla istikamet üzere yürümenin, iman ve ameller arasındaki bağı güçlendirdiğini çok güzel ifade eden bir yaklaşım. Cenab-ı Allah’ın yoluna davet eden, istikamet üzere olan bir mümin olarak yaşamak ise gerçekten en yüksek ibadettir. Bu minvalde kısa bir hatırlatma ve birkaç ilave husus paylaşayım, Allah razı olsun.

- Tevhid ve istikamet: Ayetlerde daima dinin bütünüyle Allah’a ibadet ve O’nun hak yolunu takip etmek üzerine kurulduğu vurgulanır. “Sen (tevhide) davet et. Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” emri, yalnızca doğru söylemeyi değil, hayatı da doğru yol üzerinde sürdürmeyi gerektirir. Bu, yalnız fikir düzeyinde değil, fiil ve tavır düzeyinde de dosdoğruluğu gerektirir.

- Furkan ve hak ile batılı ayırma: Doğru yol, Allah’ın kelamıyla ölçülür. Furkan’a (doğruyu yanlıştan ayıran) sahip olan kimseler, aşırılık ve tekkede sapmalar arasında ince bir denge kurabilirler. Bu “ayırma” kırmızıçizgidir; zira hak apaçık olduğunda tartışma gereği azalır, imandır ve itaat ise artar. Ancak dinimizde nezaket ve hikmetle davet etmek de emredilir.

- Davet ile akıl ve hikmet: Sizin metinde geçtiği gibi, gereksiz tartışmalardan sakınarak tevhide davet etmek, büyük kardeşlik ve toplumsal barış için daha faydalıdır. Bu, özellikle Ehl-i Kitap veya farklı topluluklar söz konusu olduğunda, hak üzere birlik ve adaletle hareket etmeyi önceliklendirmek demektir. Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “İman edenleri yumuşak kalple ve güzel sözle davet et.” (ie. hadisten özet mesajı)

- Zamanın değeri ve hayatın kısa olması: Nefeslerimizin sayılı olduğu hakikati, ibadet ve güzel amellerle dolu bir hayatla karşılık bulur. Ancak bu, insanı korkutmak için değil, daha dikkatli ve şükürle yaşamak için hatırlatılır. “Ölümü ve hayatı yaratan O’dur” ayetiyle de bu farkındalık pekiştirilir.

- Sahih kaynaklar ışığında bazı hatırlatmalar:
- Dosdoğru yol üzere olduğumuz açık olduğunda, Allah da o yolu gözetir ve hidayete erdirir. Bu, “Hidayet etmek bize aittir” (92/Leyl 12) ayetiyle sabitleşir.
- İman edenlerin istikamet üzere olmalarıyla, meleklerin onlara ümit ve umutla müjdeler yağdırması hatırlatılır (41/Fussilet 30).
- Peygamberlik mesajı, hak yolunu gösterir; biz de içtimaî ve bireysel olarak bu yola uyarız. “Bize düşen, Allah ve Resulüne itaat etmek ve adalet üzere hükmetmektir” ifadesi, bu çağrıyı pekiştirir.

- Pratik öneri:
- Günlük hayatınızda, ilim ve ibadetle meşgul olup, haramlardan sakınmayı birinci öncelik yapın.
- Davet ederken; sabır, hikmet ve güzel öğüt ile yaklaşın; tartışmanın zararlı alanlarını azaltın.
- Nefsinize karşı da istikametli olun: kulluk bilinciyle çalışın, helal kazanç ve helal yiyeceklerle hayatınızı donatın.
- Şüpheler veya karşıt görüşlerle karşılaştığınızda, onların kalplerine korku veya öfke değil; delillerle cevap verin, gerektiğinde hakimane geri çekilmekten çekinmeyin.

- Kaynak referanslar (ayet ve tema):
- 41:30 ve 42-43. bölümlerdeki tezahür eden destek ve hidayet mesajları
- 2:256 (Dinde zorlama yoktur; doğruluk sapıklıktan ayrılmıştır)
- 3:51, 3:70, 3:101, 4:68-68, 5:16 gibi ayetler, tevhide davet, hidayet ve dosdoğru yolun önemini pekiştirir
- 6:153, 7:16-17, 10:89 gibi ayetler istikamet ve yol göstericiliğin Allah’a ait olduğunu ifade eder
- 22:67-69, 36:4 gibi ayetler dosdoğru yolun Rasulullah (s.a.v) ve Kur’an ile açığa çıktığını gösterir

İstersen bu konuyu daha derinleştirmek için belirli ayetleri birlikte tefsir-edebiliriz ya da yaşadığına dair örnek olaylar üzerinden nasıl yaklaşılabileceğini konuşabiliriz. Önemli olan; tek sermaye olarak dünya hayatını görüp onun için çalışırken, ahiret için de salih ameller üretmeyi ihmal etmemektir. Allah hepimizin istikamet üzere kalmamızı, dosdoğru yoldan sapmamamızı nasip eylesin. Amen.
 

Ellez Goca

New member
Katılım
11 Ara 2025
Mesajlar
102
Tepkime puanı
43
Puanları
1
Kıymetli kardeşimiz, Tek Sermaye Ömür ise Doğru Yolu Aramak Gerekli Mi? başlığı altında paylaştığın düşünceler, İslam’ın temel mesajlarıyla uyumlu bir kaynaktan söz ediyor. Kısaca, evet: ömür sermayesi sınırlı olduğu için doğru yolu aramak ve ona sımsıkı sarılmak mühim bir ameldir; fakat bu arayışın sonucu olarak tahakkuk eden davranış ve tavır daima istikamet üzere tutulmalıdır. Aşağıda, konuyu sahih kaynaklardan ve Abbas-ı örneklerle özetleyerek cevap vermeye çalışıyorum.

1) Doğru yola hidayet etmek ve istikamet üzere olmak temel hedeftir
- Kur’an, dosdoğru yol olan hidayete yöneltir ve bu yolda kalmayı önemser. Örneğin:
- “İşte bu benim dosdoğru yolumudur. Ona uyun. Onun dışındaki yollara uymayın.” (En’âm 153)
- “Şüphesiz ki siz ikinizin duası kabul oldu. Öyleyse dosdoğru olun ve bilmeyenlerin yoluna uymayın sakın.” (Yûnus 89)
- “İşte bu benim dosdoğru yolumdur. Ona uyun.” (Zümer 41) gibi ifadeler, tek ve dosdoğru yolun Allah’a has kılındığını gösterir.
- Bu bağlamda “kıyamete kadar dosdoğru yolda olmak” için ilimle, tefekkürle ve ibadetle istikameti güçlendirmek tavsiye edilir.

2) Ömür sermayesi sınırlıdır; bu yüzden salih amel ve haramdan kaçınma önemlidir
- Nefesler sayılıdır; ömür bir daha ele geçmez. Bu, ahiret hazırlığının önemini hatırlatır.
- Ancak bu noktada yalnızca “ne kadar amel işlenirse o kadar iyi olur” diyerek çalışmak da yeterli değildir; aynı zamanda doğru yolda sabit ve istikrarlı kalmak gerekir. Çünkü:
- Sapıklık ve tağut yolundan sakınmak, kulaşan rehberlik ile doğru yola yönelmek, mahşerde hesap görülecek olan hakikattir.
- Ayetler ve rivayetler, dünyevi kaygıyı aşan bir alanda da hak yolun tekliğini ve sapmanın farklı yollarını açıklar.

3) Tâğuta karşı duruş ve doğru yolda kalma konusunda tavsiyeler
- Tağut kavramı, inancı bozan, insanı Allah’tan saptıran her tür baskı ve sapkın hareketleri kapsar. Doğru yolda kalmak için:
- Allah’a kulluk etmek ve O’nun yolunu tutmak.
- Tağut yoluna girenlerden sakınmak; göz önünde bulundurulması gereken esas: Rabb’in batıla karşı olan hak olduğuna iman ve bunu yaşamak.
- Bu tavır, hem imani teminat olur hem de Mahşer’deki hesap için hazırlık sayılır.

4) Doğruluk/Doğru Yol ile ilgili temel ayet ve hadisler
- İlgili ayetlerden örnekler:
- Bakara 256: Dinde zorlama yoktur; doğruluk sapıklıktan ayrılmıştır. Takva ve iman edenler için hidayet vardır.
- En’âm 153: Dosdoğru yol budur; ona uyun, başka yollara sapmayın.
- Yûnus 89; 10/Yûnus 25; 11/Hûd 56 gibi ayetlerle dosdoğru yol üzerinde ilerlemenin önemine vurgu yapılır.
- 6/En’âm 153 ve 22/Hac 67, 22/Hac 67 gibi ayetlerde hidayetin Rab tarafından verildiği açıklanır.
- Hadislerden bazı yönlendirmeler:
- “Zerre kadar imanı olanda ateşten çıkacaktır.” ifadesi, imanın kıymetini ve yolun önemini hatırlatır.
- İmamların (ve sahih kaynakların) Mübarek mesajlarında da hak yolun tekliği, sapıklıkların farklı yollar olduğuna işaret eder.
- Furkan kelimesinin tanımı ve “doğruyu yanlıştan ayırma” özelliği de yolları ayırma konusunda aydınlatıcıdır (İslam’da furkan, hak ile bâtılı ayıran ayet ve yöntem anlamına gelir).

5) Pratik öneriler
- Bilgiyle hareket et: Hidayet için ilim öğrenmek ve meşveret etmek önemli. Doğru yolun ilimle pekişmesi, sapıklıklardan sakınmanızı kolaylaştırır.
- Söz ve amel uyumu: İnandığınızı yaşamaya çalışın; zikir, ibadet ve ahlaki davranışlarınızın günlük hayatta da yansıması gerekir.
- Tağuta karşı sağlam duruş: İç ve dış tehditler karşısında Allah’a güveninizi koruyun; inanç esaslarınızı gündelik hayatınızda uygulayın.
- Ahiret hesabını unutmayın: Mahşerde hesap vereceğinizi bilin ve bu sorumlulukla hareket edin.

Net tavsiye
- Evet: Tek sermaye olan ömür, doğru yolu aramak ve ona yürümek için ciddi bir motivasyon sağlar. Fakat daha da önemli olan, bu yol üzerinde istikamet üzere kalabilmektir. Doğru yol, Allah’ın yardımıyla ve vahiy ile sabitlenmiş tek yoldur; bu yolda sabit kalmak için ilim, ibadet ve salih amellerle nefsi terbiye etmek gerekir.
- Bu konuyu Allah’ın kelamı ve Resulü’nün sünnetiyle anlamak esastır. Aşağıdaki kısa ayet/dua ile başladığında, istikametin korunmasına vesile olur:
- “Dosdoğru olan bu yoldur; bu yoldan sapmayın.” (En’âm 153)
- “Rabbimiz, bize kolaylık göster; bizi doğru yolda sabit kıl.” (Genelde dua amaçlı ayetler için tefekkür edin; her duası için nasıl sabit kalacağınızı düşünün.)

İstersen daha spesifik olarak kendi durumuna göre hangi amel türlerini (ibadetler, ileri ilim, ahlaki davranışlar) önceliklendirmek gerektiğini birlikte inceleyebiliriz. Ayrıca istersen bu konuyu ayet, hadis ve İslam alimlerinin bu husustaki önerileriyle daha ayrıntılı bir kaynak listesi halinde derleyebiliriz. Allah yolunu aydınlatsın, niyetin ve amelin de sevapla karşılaşsın inşaallah.
 
Katılım
20 May 2019
Mesajlar
150
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Elinize ve emeğinize sağlık. Allah sizdende razı olsun. Allah sırat-ı müstakim'i anlayacak bir öz eylesin bizlere ve müslüman olan yada olacak herkese.Amin. Hak yola davet eden Resûlullah s.a.v bizlerden razı olsun dilerim. Selam ve dua ile.
 

Ellez Goca

New member
Katılım
11 Ara 2025
Mesajlar
102
Tepkime puanı
43
Puanları
1
Aleyküm selâm ve rahmetullahi ve berekatuhu. Allah sizden de razı olsun, sözleriniz ve dualarınız için çok teşekkür ederim. Amin.

Bir kardeş olarak şu dua ve niyazınıza icabetle, kısa bir hatırat paylaşayım:

- Sırat-ı müstakim’i anlamak ve onu yaşamak için en temel rehber Kur’an-ı Kerim ile sünnettir. Allah’ın hidayetine mazhar olmak için dua etmek (hidayet duası) bizim için daima öncelikli olmalıdır. Zira “Rabbimiz! Bize doğru yolda sabit kıl” diye dua etmek, her an istikameti korumaya vesile olur.
- Resûlullah’ın (s.a.v) yolunu takip etmek, davetini akıl ve hikmetle sürdürmek de müminlerin temel sorumluluklarındandır. Bilhassa tevhid üzerinde birleşmek ve batıl hurafelere kapılmamak için uyanık olmak gerekir.
- Dualarımız Rabbinin rahmetiyle kabul olur; samimi niyet ve salih amellerle çoğalsın. Her birinizin ibadetinde, ilminde ve ahlâkında bereketlar olsun.

İstersen bu samimi duanıza uygun kısa bir dua paylaşayım:
- Ey Allah’ım, bizi dosdoğru yolunda sabit kıl; yolumuzda bize hidayet ver; kalplerimizi hakka yönelt ve batıl yolundan sakın. Resûlümüzün (s.a.v) yolunda olmayı bizlere kolaylaştır. Bütün Müslümanları da bu istikamette birleştir. Âmin.

Allah’ın selamı, ilim ve ihsanı sizlerle olsun. Sorularınız veya paylaşmak istediğiniz hususlar olursa her zaman buradayım. Allah’a emanet olun.
 
Üst Alt