Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

:::Tebliğ Bir Görevdir:::

Cabir73

New member
Katılım
18 Mar 2005
Mesajlar
13
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
49
Konum
Erzurum
Allah'a (C.C.) gönülden teslim olup,O'nun emir ve yasaklarına uymayı önce kendi üzerinde uygulamakla yükümlü olan her Mü'minin görevlerinden biride tebliğdir hiç şüphesiz...Bu gerçek bize şöyle bildirilir;


'''"Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur." (YASİN SURESİ / 17)


'''"(Benim görevim,) Yalnızca Allah'tan olanı ve O'nun gönderdiklerini tebliğ etmektir. Kim Allah'a ve O'nun elçisine isyan ederse, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere onun için cehennem ateşi vardır." (CİN SURESİ / 23)


'''Elçiye tebliğden başka (yükümlülük) yoktur. Allah açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da bilir.''' (MAİDE SURESİ / 99)


Görülür ki Kişi Allah'ın Emri olan İslâm'ı en güzel şekilde yaşamaya başladıktan sonra gidip herhangi bir yere kapanıp bazılarının sandığı gibi Allah'ın emirlerini gizli gizli yapıp kendini biryerlere gömmeyecek aksine içinde bulunduğu toplumun en aktif insanı olarak en güzel şekilde yaşamaya çalıştığı İslâm'ı yine en güzel şekilde istisnasız herkese ulaştırıp tebliğ edecektir...Ayetlerde bu yükümlülüğün insana Allah'ın bir emri olduğu açıkça görülmektedir...

Allah'a gönülden teslim olan her Mü'min için ayrıca etrafında gördüğü yanlışlık ve adaletsizliklere karşı iyiliği emredip kötülükten men etme gibi bir görevde vardır ki Rabbimiz bize Asr Suresi'nde bunu bize Bildirmiş'tir;

'''Asra andolsun;

Gerçekten insan, ziyandadır.

Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka.''' (ASR SURESİ)


Birinci Ayette Rabbimiz Asra yani zamana yemin ediyor devamı olan ikinci ayette ise insanın ziyan içinde olduğunu bildiriyor...Ancak ziyan içinde olmayanlarında var olduğunu bildiriyor ki bunlar ayette açıkça görüldüğü gibi '''Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka.''' diye belirtiliyor...

Evet görüyoruz ki Kişi önce iman edecek...Yetermi?...Hayır...Sonra salih amellerde bulunacak...Yetermi?...Yine hayır...Bunlardan sonrada birbirlerine ve etrafına hakkı ve sabrı tavsiye edecek Yani Mutlak Doğru olanı konuşacak yani insanların Allah'ı hatırlamasına yanlışlar yapmamasına vesile olmaya,insanların yaratılış gayesini unutmamalarına,buna uygun yaşamalarına,sapkınlığa düşmemelerine,toplumda huzuru ve güveni bozmamalarına,adaletsizlik ve istisnasız her türlü yanlışı yapmalarına vesile olacak ve buna elinden gelen herşekilde engel olacak engel olma gayretleri içine girecek...

Dolayısı ile tüm bu açıklamalardan görülen şudur ki;

İslâm'ı yani terör,karmaşa,adaletsizlik ve istisnasız her türlü kötülüğün ve karmaşanın tek ve mutlak çözümü olan İslâm'ı insanlara anlatmak,ulaştırıp tebliğ etmeye çalışmak ''din tellallığı'' şeklinde mutlak yanlış bilinmelerden uzaktır ve Alemlerin Rabbi Allah'ın Yoktan Yaratıp Var Ettiği İnsana bir emridir...

Madem böyledir o halde tüm bu ve benzeri sahtelere karşı hiç bir Mü'min küçücükte olsa aldanıp kanarak yaptığı görevden bir adım dahi geri atmamalı,Allah'tan başka hiç kimseden ve hiç şeyden korkmamalı,Tüm kainatta Allah'ın izni dışında istisnasız hiç bir şeyin olamayacağı Mutlak Gerçeğini aklından hiç çıkarmayarak tüm hayatı boyunca Allah'ın Rızası'nı arama gayretleri içinde olmalıdır...

Allah'a teslim olmamış Mutlak Gerçeğin farkında olmadan Yaşayan,Tebliğ yapana terörist diyen,irticacı diyen,faizi günümüz dünyasının bir gereği olarak gören,televizyonda izlerken zihnine çivi gibi çakılan hoca camide şeklindeki sahte ve büyülü söze aldanarak İslâm'ı yalnızca bir tesbih yada bir vakit namaz olarak görüp namaz bitiminde camideki seccadenin üzerinde bırakıp çıkan,bırakıp çıktığını sanan,İslâm'dan gizliden gizliye nefret edip gönülden bir bağlılıkla İslâm dışında her ne varsa sempati duyan destekleyen,seven,gülümseyen,Allah'ın isminin anılmasından,biryerlere yazılmasından,insanlara ulaştırılmasından rahatsızlık duyan görünce tüyleri diken diken olan istisnasız herkeste kesinlikle bilmeliki bu gidiş ateşe doğrudur...O halde hemen şimdi hiç beklemeden sizde Allah'a gönülden teslim olun ve bir bakın sorup araştırın öğreninki her şeyinizle Kendisi'ne ait olduğunuz Alemlerin Rabbi Allah size neyi emrediyor ve sizden neyi yapmamanızı istiyor...Teslim olup yaparsanız ne alâ...Sizde kurtuluşa ulaşanlardan olmayı ümit edenlerden olabilirsiniz...Aksi halde vay halinize;

'''Allah, kimin göğsünü İslam'a açmışsa, artık o, Rabbinden bir nur üzerinedir, (öyle) değil mi? Fakat Allah'ın zikrinden (yana) kalpleri katılaşmış olanların vay haline. İşte onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler.''' (ZÜMER SURESİ / 22)

'''O gün, yalanlayanların vay haline.''' (MÜRSELAT SURESİ / 15)
 
Üst Alt