Sırat-ı Mustakiym

E R H A N

New member
esselamualeykümverahmetullahveberekatuhu
bu gün okuduğumuz meallere dikkat etmeliyiz diye düşünüyorum
çünki hidayetide doğru yol olarak tercüme ediyorlar
sıratı mustakiymide doğru yol olarak tercüme ediyorlar


FATİHA-6: İhdinas sırâtel mustakîm(mustakîme).
bizi, SIRATI MUSTAKÎM’e hidayet et (ulaştır).

ihdinas:ulaşmak tan gelir ulaştır demektir

kurana göre hidayet
bakara 120 ve ali imran 73 de

BAKARA-120: Ve len terdâ ankel yehûdu ve len nasârâ hattâ tettebia milletehum kul inne hudâllâhi huvel hudâ ve leinitteba’te ehvâehum ba’dellezî câeke minel ilmi, mâ leke minallâhi min veliyyin ve lâ nasîr(nasîrin).
Sen onların dînine tâbî olmadıkça (uymadıkça) ne yahudiler ve ne de hristiyanlar senden (asla) razı olmazlar. De ki: “Muhakkak ki Allah’a ulaşmak (var ya) işte o, hidayettir.” Sana gelen bunca ilimden sonra eğer onların hevalarına uyarsan andolsun ki; Allah’tan sana ne bir dost ve ne de bir yardımcı olmaz.


AL-İ İMRAN-73: Ve lâ tu’minû illâ li men tebia dînekum, kul innel hudâ hudallâhi en yu’tâ ehadun misle mâ ûtîtum ev yuhâccûkum inde rabbikum, kul innel fadla bi yedillâh(yedillâhi), yu’tîhi men yeşâ’(yeşâu), vallâhu vâsiun alîm(alîmun).
Ve sizin dîninize tâbî olandan başka kimseye inanmayın. (Habibim) de ki: “Hiç şüphesiz HİDAYET, Allah’ın (kendisine) ulaştırmasıdır. Size verilenin bir benzerinin başka birine verilmesi (sebebiyle mi) veya Rabbinizin katında (sizlerle) tartışacakları için mi (böyle söylüyorsunuz)?” De ki: “Hiç şüphesiz fazl, Allah’ın elindedir. Onu dilediğine verir.” Ve Allah, VÂSİ’un ALÎM’dir. (Allah herşeyi kuşatan ve herşeyi bilendir.)


biz öldüğümüzde ölüm melekleri bizi zaten Allah a ulaştıracaktır
gaye ölmeden evvel Allah a ermektir
yani ÖLMEDEN EVVEL ÖLMEKTİR

ERMİŞ DEMEK ÖLMEDEN ALLAH A ERMİŞ DEMEKTİR
GAYE ALLAH A ERMEKTİR
SIRAT I MUSTAKİMDE ALLAH A ERDİREN ULAŞTIRAN YOLDUR

BU GÜN HİDAYET ÖRTÜLMEKTEDİR
Eğer islam yaşansaydı dünyanın hali böyle mi olurdu
hiç sordunuz mu kendinize bu soruyu
neden islam olduğunu iddia eden milletler en geri en sefil
çünki ayettede dediği gibi onlar keNdilerini mümin zannetmelerine rağmen mümin olmamaları
azınlık hariç

DUHAN-12: Rabbenekşif annel azâbe innâ mû’minûn(mû’minûne).
Onlar "Rabbimiz" diyecekler. "Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz müminleriz."

DUHAN-13: Ennâ lehumuz zikrâ ve kad câehum resûlun mubîn(mubînun).
Muhakkak ki onlar öğüt almazlar. Onlara, andolsun ki apaçık bir resûl geldi.




SIRAT-I MUSTAKİYM VE HİDAYET


1- Sırat-ı Mustakim Allah’a Ulaştıran Yoldur
4/NİSA-175) Fe emmellezîne âmenû billâhi va’tesamû bihî fe se yudhıluhum fî rahmetin minhu ve fadlın ve yehdîhim ileyhi sırâtan mustekîmâ(mustekîmen).
Allah’a âmenû olanları ve O’na sarılanları (sarılmayı dileyenleri) Allah, Kendinden bir rahmetin ve fazlın içine koyacak ve onları, Allah'a ulaştıran Sıratı Mustakîm’e (Allah'a ulaştıran yola) hidayet edecektir, ulaştıracaktır.


2- Allah Dilediğini Sırat-ı Mustakime Ulaştırır

2/BAKARA-142) Se yekûlus sufehâu minen nâsi mâ vellâhum an kıbletihimulletî kânû aleyhâ kul lillâhil meşrıku vel magrıb(magrıbu), yehdî men yeşâu ilâ sırâtın mustakîm(mustakîmin).
İnsanlardan sefih olanlar diyecekler ki: "Onları, üzerinde bulundukları kıbleden çeviren nedir?" De ki: "Doğu da, batı da Allah’ındır. O, dilediğini Sıratı Mustakîm’e ulaştırır."
19/MERYEM-43) Yâ ebeti innî kad câenî minel ilmi mâ lem ye’tike fettebi’nî ehdike sırâtan seviyyâ(seviyyen).
Ey babacığım, muhakkak ki; bana, sana gelmeyen bir ilim gelmiştir! Öyleyse bana tâbî ol. Seni, Sıratı Seviye’ye (düzgün, seviyeli, Allah’a ulaştıran yola) hidayet edeyim (ulaştırayım).

3- Sırat-ı Mustakime, Allah’a Ulaşmayı ve Allah’a Sarılmayı (Allah’ın Zatında Ruhunu Yok Etmeyi) Dileyenler Ulaştırılır
2/BAKARA-213) Kânen nâsu ummeten vâhıdeten fe beasallâhun nebiyyîne mubeşşirîne ve munzirîne, ve enzele meahumul kitâbe bil hakkı li yahkume beynen nâsi fî mahtelefû fîh(fîhi), ve mahtelefe fîhi illellezîne ûtûhu min ba’di mâ câethumul beyyinâtu bagyen beynehum, fe hedâllâhullezîne âmenû li mahtelefû fîhi minel hakkı bi iznih(iznihî), vallâhu yehdî men yeşâu ilâ sırâtın mustakîm(mustakîmin).
İnsanlar bir tek ümmetti. Allah, müjdeleyici ve uyarıcı peygamberler beas etti (hayata getirdi, gönderdi), ve onlarla birlikte insanların aralarında, ayrılığa düştükleri şey hakkında hak ile hüküm vermek için kitap indirdi. (Yine de) kendilerine (apaçık) beyyineler (belgeler) geldikten sonra, sırf kendi aralarındaki çekememezlik (ve haset yüzünden) onun hakkında ayrılığa düşen, sadece kendilerine (kitap) verilenlerdir. Bu sebeple îmân eden o kimselerin haktan yana ayrılığa düştükleri şey hakkında Allah, kendi izniyle onları hidayete erdirdi. Allah dilediği kimseyi SIRATI MUSTAKÎM’e iletir.
3/AL-İ İMRAN-101) Ve keyfe tekfurûne ve entum tutlâ aleykum âyâtullâhi ve fîkum resûluh(resûluhu), ve men ya’tesim billâhi fe kad hudiye ilâ sırâtın mustakîm(mustakîmin).
Üzerinize Allah'ın âyetleri tilâvet olunurken (okunup açıklanırken) ve O’nun Resûl'ü sizin içinizde (aranızda) iken nasıl (olur da) küfre dönersiniz? Kim Allah'a sarılacaksa muhakkak o, SIRATI MUSTAKÎM’e (Allah'a ulaştıran yola) hidayet edilir, iletilir (ulaştırılır).
4/NİSA-175) Fe emmellezîne âmenû billâhi va’tesamû bihî fe se yudhıluhum fî rahmetin minhu ve fadlın ve yehdîhim ileyhi sırâtan mustekîmâ(mustekîmen).
Allah’a âmenû olanları ve O’na sarılanları (sarılmayı dileyenleri) Allah, Kendinden bir rahmetin ve fazlın içine koyacak ve onları, Allah'a ulaştıran Sıratı Mustakîm’e (Allah'a ulaştıran yola) hidayet edecektir, ulaştıracaktır.
 

E R H A N

New member
film hep aynı ayet bulamayan yalancı hadisle gelir

film hep aynı ayet bulamayan yalancı hadisle gelir

kuran a uymayan hadis yalan hadistir
 

dagdeviren

New member
Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif’lerinde buyururlar ki:

“Şüphesiz bu ilim, (Tefsir ve hadis gibi mühim ilimler üzerine kurulmuş olan fer’i ve şer’i hükümler) dininizdir. Böyle mühim bir emri alacağınız kimselere dikkat ediniz.” (C. Sağir)

“Bir kimse ilmi olmadan Kur’an âyetlerine mânâ verirse cehennem ateşinden kendisine yer hazırlasın.” (Münâvi)

“Kur’an âyetlerine kendi reyi ile mânâ veren kimse cehennemden kendisine yer hazırlasın.” (Münâvi)

Bu gibi kimseler İslâm göründüklerinden, tahripleri dış düşmandan daha büyüktür ve daha tesirlidir.

Kendilerine vahiy geldiklerini iddia edipte Kurana kendi kitaplarına göre anlam katanların vay hallerine..

....
 

E R H A N

New member
kurandan okadar habersiz ki insanlar
ayetler de Allah şeytana tabi 0lmuş bir insana bile ayet verdiğini söylüyor

A'RAF-175: Vetlu aleyhim nebeellezî âteynâhu âyâtinâ fenseleha minhâ fe etbeahuş şeytânu fe kâne minel gâvîn(gâvîne).
Onlara, âyetlerimizi verdiğimiz kimsenin haberini oku (anlat). Sonra o, ondan (âyetlerden) ayrıldı, artık şeytan onu kendisine tâbî kıldı. Ve böylece o zarar görenlerden (azgınlardan) oldu.


YUNUS-2: E kâne linnâsi aceben en evhaynâ ilâ reculin minhum en enzirin nâse ve beşşirillezîne âmenû enne lehum kademe sıdkın inde rabbihim, kâlel kâfirûne inne hâzâ le sâhırun mubîn(mubînun).
Onlardan bir adama; insanları uyarması, âmenû olanları (ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dileyenler) müjdelemesi için vahyetmemiz insanlara acaip (garip) mi geldi? Muhakkak ki; onlar için Rab’lerinin yanında (katında) sıddîkler makamı vardır. Kâfirler şöyle der: “Muhakkak ki; bu, mutlaka apaçık bir sihirbazdır.”

musanın annesine isanın havarilerine dağa arıya vahyeden Allah kime vahyedeceğini size soracak değildi heralde
amacınız ne anlayamadım ama heralde bu siteye fitne getimeye geldiniz
 

dagdeviren

New member
Aamacım fitne çıkarmaya çalışanların başına dağları devirmek.

Fitne çıkarmaya gelmiş olmam için sizden sonra gelmem gerekir , oysa ben sizden aylar öncesinden beri buradayım.

Aslında sanıyorum beni başka sitelerden de tanıyorsunuz , lakin benim nikim hiç değişmediğinden bilen bilir. Siz burdan uçunca acaba hangi nickle tekrar karşılaşırız , O da bize bir imtihan olacak herhalde.

..
 

dagdeviren

New member
Bu Konuda hem fikiriz.

Ama bazıları nurun kendi başı etrafında olduğunu söylüyor hatta fotomantajlı resim bile gösterdi. Umarım bahsettiğin nur o Nur değildir..

...
 

dagdeviren

New member
O halde sizin gibi düşünmeyenler kafir demek istiyorsunuz herhalde. Yani rüyasında Mehdi resul nebi hocanızı görmeyenler.

Bence bunu açıkça söylemenin vakti geldi artık ne dersiniz..




...Bir Hadis-i kudsi’de şöyle buyuruluyor:

“Ben Allah’ım. Benden başka ilâh yoktur. Sizi idare edenlerin sahibi ve meliklerin melikiyim. Onların kalpleri benim kudret elimdedir.

Eğer kullar bana itaat ederlerse, ben de onları onlara rahmet kılarım, merhamet ve şefkatle muamele ederler. Yok eğer kullar bana isyan ederlerse ben de onları onlara belâ ederim. Kalplerini kin ve gazapla onlara çeviririm. En kötü azap ile azap ederler.

Binaenaleyh sizi idare edenlere karşı sövmekle, bedduâ etmekle meşgul olmayınız. Fakat nefislerinizi beni zikretmekle, bana dua ve tazarru ile meşgul ediniz. Böylece ben de onların hakkından gelirim, sizi onların şerrinden korurum.” (Mişkât-ül Mesabih: 3721)
 

E R H A N

New member
inşaallah Allah seni en üst kat cennetine alır

inşaallah Allah seni en üst kat cennetine alır

seninamacın ne anlamadım ama

SEVGİLİ kardeşim sana diyeceğim inşaallah Allah seni en üst kat cenetlerine alır
benim tek düşmanım var oda nefsim
onu yenersem herkezi yenmiş olurum
senin yolun açık olsun istediğini söyle istediğini yaz sen senin yazdıklarından ben de benim yazdıklarımdan sorulucam
 

E R H A N

New member
Sırat-ı Mustakiym

--------------------------------------------------------------------------------

esselamualeykümverahmetullahveberekatuhu
bu gün okuduğumuz meallere dikkat etmeliyiz diye düşünüyorum
çünki hidayetide doğru yol olarak tercüme ediyorlar
sıratı mustakiymide doğru yol olarak tercüme ediyorlar


FATİHA-6: İhdinas sırâtel mustakîm(mustakîme).
bizi, SIRATI MUSTAKÎM’e hidayet et (ulaştır).

ihdinas:ulaşmak tan gelir ulaştır demektir

kurana göre hidayet
bakara 120 ve ali imran 73 de

BAKARA-120: Ve len terdâ ankel yehûdu ve len nasârâ hattâ tettebia milletehum kul inne hudâllâhi huvel hudâ ve leinitteba’te ehvâehum ba’dellezî câeke minel ilmi, mâ leke minallâhi min veliyyin ve lâ nasîr(nasîrin).
Sen onların dînine tâbî olmadıkça (uymadıkça) ne yahudiler ve ne de hristiyanlar senden (asla) razı olmazlar. De ki: “Muhakkak ki Allah’a ulaşmak (var ya) işte o, hidayettir.” Sana gelen bunca ilimden sonra eğer onların hevalarına uyarsan andolsun ki; Allah’tan sana ne bir dost ve ne de bir yardımcı olmaz.


AL-İ İMRAN-73: Ve lâ tu’minû illâ li men tebia dînekum, kul innel hudâ hudallâhi en yu’tâ ehadun misle mâ ûtîtum ev yuhâccûkum inde rabbikum, kul innel fadla bi yedillâh(yedillâhi), yu’tîhi men yeşâ’(yeşâu), vallâhu vâsiun alîm(alîmun).
Ve sizin dîninize tâbî olandan başka kimseye inanmayın. (Habibim) de ki: “Hiç şüphesiz HİDAYET, Allah’ın (kendisine) ulaştırmasıdır. Size verilenin bir benzerinin başka birine verilmesi (sebebiyle mi) veya Rabbinizin katında (sizlerle) tartışacakları için mi (böyle söylüyorsunuz)?” De ki: “Hiç şüphesiz fazl, Allah’ın elindedir. Onu dilediğine verir.” Ve Allah, VÂSİ’un ALÎM’dir. (Allah herşeyi kuşatan ve herşeyi bilendir.)


biz öldüğümüzde ölüm melekleri bizi zaten Allah a ulaştıracaktır
gaye ölmeden evvel Allah a ermektir
yani ÖLMEDEN EVVEL ÖLMEKTİR

ERMİŞ DEMEK ÖLMEDEN ALLAH A ERMİŞ DEMEKTİR
GAYE ALLAH A ERMEKTİR
SIRAT I MUSTAKİMDE ALLAH A ERDİREN ULAŞTIRAN YOLDUR

BU GÜN HİDAYET ÖRTÜLMEKTEDİR
Eğer islam yaşansaydı dünyanın hali böyle mi olurdu
hiç sordunuz mu kendinize bu soruyu
neden islam olduğunu iddia eden milletler en geri en sefil
çünki ayettede dediği gibi onlar keNdilerini mümin zannetmelerine rağmen mümin olmamaları
azınlık hariç

DUHAN-12: Rabbenekşif annel azâbe innâ mû’minûn(mû’minûne).
Onlar "Rabbimiz" diyecekler. "Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz müminleriz."

DUHAN-13: Ennâ lehumuz zikrâ ve kad câehum resûlun mubîn(mubînun).
Muhakkak ki onlar öğüt almazlar. Onlara, andolsun ki apaçık bir resûl geldi.




SIRAT-I MUSTAKİYM VE HİDAYET


1- Sırat-ı Mustakim Allah’a Ulaştıran Yoldur
4/NİSA-175) Fe emmellezîne âmenû billâhi va’tesamû bihî fe se yudhıluhum fî rahmetin minhu ve fadlın ve yehdîhim ileyhi sırâtan mustekîmâ(mustekîmen).
Allah’a âmenû olanları ve O’na sarılanları (sarılmayı dileyenleri) Allah, Kendinden bir rahmetin ve fazlın içine koyacak ve onları, Allah'a ulaştıran Sıratı Mustakîm’e (Allah'a ulaştıran yola) hidayet edecektir, ulaştıracaktır.


2- Allah Dilediğini Sırat-ı Mustakime Ulaştırır

2/BAKARA-142) Se yekûlus sufehâu minen nâsi mâ vellâhum an kıbletihimulletî kânû aleyhâ kul lillâhil meşrıku vel magrıb(magrıbu), yehdî men yeşâu ilâ sırâtın mustakîm(mustakîmin).
İnsanlardan sefih olanlar diyecekler ki: "Onları, üzerinde bulundukları kıbleden çeviren nedir?" De ki: "Doğu da, batı da Allah’ındır. O, dilediğini Sıratı Mustakîm’e ulaştırır."
19/MERYEM-43) Yâ ebeti innî kad câenî minel ilmi mâ lem ye’tike fettebi’nî ehdike sırâtan seviyyâ(seviyyen).
Ey babacığım, muhakkak ki; bana, sana gelmeyen bir ilim gelmiştir! Öyleyse bana tâbî ol. Seni, Sıratı Seviye’ye (düzgün, seviyeli, Allah’a ulaştıran yola) hidayet edeyim (ulaştırayım).

3- Sırat-ı Mustakime, Allah’a Ulaşmayı ve Allah’a Sarılmayı (Allah’ın Zatında Ruhunu Yok Etmeyi) Dileyenler Ulaştırılır
2/BAKARA-213) Kânen nâsu ummeten vâhıdeten fe beasallâhun nebiyyîne mubeşşirîne ve munzirîne, ve enzele meahumul kitâbe bil hakkı li yahkume beynen nâsi fî mahtelefû fîh(fîhi), ve mahtelefe fîhi illellezîne ûtûhu min ba’di mâ câethumul beyyinâtu bagyen beynehum, fe hedâllâhullezîne âmenû li mahtelefû fîhi minel hakkı bi iznih(iznihî), vallâhu yehdî men yeşâu ilâ sırâtın mustakîm(mustakîmin).
İnsanlar bir tek ümmetti. Allah, müjdeleyici ve uyarıcı peygamberler beas etti (hayata getirdi, gönderdi), ve onlarla birlikte insanların aralarında, ayrılığa düştükleri şey hakkında hak ile hüküm vermek için kitap indirdi. (Yine de) kendilerine (apaçık) beyyineler (belgeler) geldikten sonra, sırf kendi aralarındaki çekememezlik (ve haset yüzünden) onun hakkında ayrılığa düşen, sadece kendilerine (kitap) verilenlerdir. Bu sebeple îmân eden o kimselerin haktan yana ayrılığa düştükleri şey hakkında Allah, kendi izniyle onları hidayete erdirdi. Allah dilediği kimseyi SIRATI MUSTAKÎM’e iletir.
3/AL-İ İMRAN-101) Ve keyfe tekfurûne ve entum tutlâ aleykum âyâtullâhi ve fîkum resûluh(resûluhu), ve men ya’tesim billâhi fe kad hudiye ilâ sırâtın mustakîm(mustakîmin).
Üzerinize Allah'ın âyetleri tilâvet olunurken (okunup açıklanırken) ve O’nun Resûl'ü sizin içinizde (aranızda) iken nasıl (olur da) küfre dönersiniz? Kim Allah'a sarılacaksa muhakkak o, SIRATI MUSTAKÎM’e (Allah'a ulaştıran yola) hidayet edilir, iletilir (ulaştırılır).
4/NİSA-175) Fe emmellezîne âmenû billâhi va’tesamû bihî fe se yudhıluhum fî rahmetin minhu ve fadlın ve yehdîhim ileyhi sırâtan mustekîmâ(mustekîmen).
Allah’a âmenû olanları ve O’na sarılanları (sarılmayı dileyenleri) Allah, Kendinden bir rahmetin ve fazlın içine koyacak ve onları, Allah'a ulaştıran Sıratı Mustakîm’e (Allah'a ulaştıran yola) hidayet edecektir, ulaştıracaktır.
 
Üst