Ruhbanlık ve içtihad

sinang

New member
Dinimizin ruhbanlığı yani imtiyazlı ve diğer müminlerden farklı olup Allah ile kul arasında vasıta olan bir din adamları sınıfını kabul etmez, bu doğrudur. Ama ictihad yapan ve fetva veren din/İslam alimleri ile ruhbanlar ve ruhbanlık arasında benzerlik ilişkisi kurmak ya kasıtlıdır veya çok önemli bilgi eksikliğine dayanır. İslam alimleri Allah'tan vahiy alarak, Allah ile kul arasına girerek fetva vermezler, ictihad âyetlere ve hadislere (Allah'ın verdiği bilgiye) bakarak dinin kurallarını anlama ve açıklama faaliyetidir, bunu yapan alim, öncelikle kendisi için yapar (ve her mümin bunu yapmakla yükümlüdür), ilmi yeterli olmayanlar ise zorunlu olarak dini anlama ve uygulama yükümlülüğünü, bilenlere sorarak yerine getirirler. İctihad, dini bilgiye ulaşma, fetva ise bu bilgiyi paylaşma faaliyetidir ve bunlar her kese açıktır, ruhbanlıkla uzaktan yakından bir ilişkisi yoktur.

Dinin, insan hayatında neleri içine aldığı neleri dışarıda bıraktığı konusu da asırlarca araştırılmış ve sağlam sonuçlara varılmıştır: İslam yalnızca iman, ibadet ve ahlaktan ibaret değildir; fert ve topluluk hayatının diğer alanları ile ilgili bildirimler, kurallar ve açıklamaları vardır; yeni konular da eski açıklamaların ışığında hükme bağlanır, "meşru, caiz, haram, yasak..." denir. Bunu müctehidler (en yüksek seviyede din alimleri) yapar, her isteyen çalışarak alim olabilir, alimler ictihad ederken herkesin ulaşabileceği ve çalışarak anlayabileceği kaynaklar (Kur'an'a ve hadislere) dayanırlar. Fıkıh Usulü kitaplarında açıklandığı üzere alimler din kuralı koymazlar (bu manada onlar hükmetmezler), Allah'ın koyduğu kuralları, ilmî araştırma ile keşfeder, ortaya çıkarırlar. İctihad ve fetvalar muteber icmâ'a dayanmadıkça kesin değildir, zan (güçlü kanaat) ifade eder.
 
Üst