öfke, Akli örter

  • Konbuyu başlatan hüma-gül
  • Başlangıç tarihi
H

hüma-gül

Guest
"Muhammed Ezherî" ki, Allah dostu bir velî.

Sohbeti, dinliyene olurdu fâideli.



Bir gün, sevdikleriyle sohbet ederken bu zât,

Kibirden bahsederek, şöyle etti nasîhat:



(Bilin ki, öfke gadap, "Kibir"den hâsıl olur.

Öfkelenen insanda, örtülür akıl, şuur.



İnsan kızdığı zaman, şeytân da fırsat bilip,

Gidip onun boynuna, geçirir derhâl bir ip.



İstediği tarafa sürükler o kimseyi.

Çünkü o, ayıramaz iyi kötü bir şeyi.



O, şeytânın elinde, olmuştur bir oyuncak.

İnsan, "Kızmamak" ile kurtulur bundan ancak.



"Pehlivân" denirse de, yenenlere hasmını,

Lâkin asıl pehlivân, yenendir gazabını.



Biri, Resûlullah'tan nasîhat isteyince,

(Kızma ve sinirlenme!) buyurdular hemence.



O zât, bunu Resûl'den, üç defâ etti talep.

Yine aynı cevâbı buyurdular ona hep.



Îsâ Peygamber dahî, havârîleri ile,

Giderken, karşılaştı yolda Kötü biriyle.



Resûl'e hakâretler eyledi o bî-edeb.

O ise, iyilikle cevap verdi ona hep.



Dediler: (O hakâret etti mütemâdiyen.

Siz, yumuşak cevaplar verdiniz, acep neden?)



Îsâ Nebî, o zaman buyurdu: (Ey insanlar!

Bir kapta ne var ise, dışarıya o sızar.)



Bir gün de buyurdu ki Îsâ aleyhisselâm:

(Gadap ve öfkelenmek, Ateşe misâldir tam.



Nasıl söndürürlerse ateşi, Sur atarak,

Söndürün hırsınızı, siz de abdest alarak.)



Sahâbeden biri de, Allah'ın Resûlünden,

Nasîhat isteyince, buyurdu: (Kızma hemen!)



Şu "Üç haslet" var ise, bir müslümânda şâyet,

Hak teâlâ o kula, acır, eder merhamet.



Biri "Nîmete şükür", diğeri "Affetmek" tir.

Üçüncüsü, kızınca, "Öfkesini yenmek"tir.



Bir kimse kızdığında, davranırsa yumuşak,

Kalbini, "Îmân" ile doldurur cenâb-ı Hak.



Biri kızdığı zaman, gizlerse gadabını,

Allah da, gizler onun kusûr, kabâhatını.)



Bir gün hazreti Ömer, Resûl'ün huzûruna,

Varıp, arz eyledi ki: (Bir amel söyle bana.



Hem bana kolay olsun o ameli işlemek,

Hem de iki cihânda, fâideli olsun pek.)



Buyurdu ki: (Yâ Ömer, suçluları bağışla.

Kimsenin ayıbını, kimseye deme aslâ.



Koru müslümânların şeref, îtibârını.

Örtücü ol herkesin kusûrunu, aybını.



Eğer böyle yaparsan, kıyâmette muhakkak,

Senin kusûrunu da, affeder cenâb-ı Hak.)

(alinti)
 

Uhud daðý

New member
öfke aklı örter

öfke aklı örter

Sıbgatullah Arvasi, Allah dostu bir veli.

Sohbeti, dinleyene olurdu faideli.



Bir gün, sevdikleriyle sohbet ederken bu zat,

(Kibir)den bahsederek, şöyle etti nasihat:



Bilin ki, öfke gadap, kibir’den hasıl olur.

Öfkelenen insanda, örtülür akıl, şuur.



İnsan kızdığı zaman, şeytan da fırsat bilip,

Gidip onun boynuna, geçirir derhal bir ip.



İstediği tarafa sürükler o kimseyi.

Çünkü o, ayıramaz iyi kötü bir şeyi.



O, şeytanın elinde, olmuştur bir oyuncak.

İnsan, kızmamak ile kurtulur bundan ancak.



Pehlivan denirse de, yenenlere hasmını,

Lakin asıl pehlivan, yenendir gazabını.



Biri, Resulullahtan nasihat isteyince,

(Kızma ve sinirlenme!) buyurdular hemence.



O zat, bunu Resulden, üç defa etti talep.

Yine aynı cevabı buyurdular ona hep.



İsa Peygamber dahi, havarileri ile,

Giderken, karşılaştı yolda kötü biriyle.



Resule hakaretler eyledi o bi-edep.

O ise, iyilikle cevap verdi ona hep.



Dediler: (O hakaret etti mütemadiyen.

Siz, yumuşak cevaplar verdiniz, acep neden?)



İsa Nebi, o zaman buyurdu: (Ey insanlar!

Bir kapta ne var ise, dışarıya o sızar.)



Bir gün de buyurdu ki İsa aleyhisselam:

(Gadap ve öfkelenmek, ateşe misaldir tam.



Nasıl söndürürlerse ateşi, su atarak,

Söndürün hırsınızı, siz de abdest alarak.)



Sahabeden biri de, Allah'ın Resulünden,

Nasihat isteyince, buyurdu: (Kızma hemen!)



Şu üç haslet var ise, bir müslümanda şayet,

Hak teâlâ o kula, acır, eder merhamet.



Biri nimete şükür, diğeri affetmek tir.

Üçüncüsü, kızınca, öfkesini yenmektir.



Bir kimse kızdığında, davranırsa yumuşak,

Kalbini, iman ile doldurur cenab-ı Hak.



Biri kızdığı zaman, gizlerse gadabını,

Allah da, gizler onun kusur, kabahatını.



Bir gün hazret-i Ömer, Resulün huzuruna,

Varıp, arz eyledi ki: (Bir amel söyle bana.



Hem bana kolay olsun o ameli işlemek,

Hem de iki cihanda, faideli olsun pek.)



Buyurdu ki: (Ya Ömer, suçluları bağışla.

Kimsenin ayıbını, kimseye deme asla.



Koru müslümanların şeref, itibarını.

Örtücü ol herkesin kusurunu, aybını.



Eğer böyle yaparsan, kıyamette muhakkak,

Senin kusurunu da, affeder cenab-ı Hak.)
89.jpg

 

arzuhal

New member
ablamm senniiiii çooookkkkkkkkkk seviyorummm iyiki tanımışım senni ALLH RAZI OLSUN PAYLAŞIMIN İÇİNN.......
 
Üst