Nasihatler...

Karababa

Member
Selamün Aleyküm,

Bismillahirrahmanirrahim,

Abdulhalik Gücdevani Hazrteleri´nin Manevi Evladina Tavsiyesi

Evladim ,
-Sana ilim , edep tahsil etmeni ve Allah c.c. korkusunu tavsiye ederim.
Büyüklerin izinden ve sünnete tabi olan topluluklardan ayrilma.
Flklh,hadis ve tefsir oku.
Cahil sofulardan kacin. Imam ve müezzin olmamak sarti ile namazlarini cemaatle kilmaya devam et.
Söhretten kacin , Zira o bir afettir. Insanlardan biriymis gibi ol.
Kimseye kefil ve vasi olma. Hükümdarlarla , onlarin cocuklariyla , kadinlarla bidatcilarla arkadaslik etme.
Zaviye yapma ve orada oturma. Sema ehlini cok dinleme . Cünkü o nifak
meydani getirir,Kalbi de öldürür. Sema ehlinide tamamen inkar etme Zira onlarda cokturlar. Az ye , az konus , az uyu. Arslandan kacindigin gibi insanlardan kacin . Daima yanlizligi sec. Helalinden ye Süphelilerden sakin zaruret olursa baska.
Cogu zaman dünyalik elde etmek hirsi üzerine gelir , onun arkasindan gitme Cünkü o dinini ve imanini alir, götürür.
Zira cok gülmek kalbi öldürür. Kimseyi hakir görme . Dlslnl süsleme,
zira dlsln süslenmesi icin iflas ettiginin belirtisidir.
Insanlarla münakasa etme, kimseden bir sey isteme, kendine hizmet edilmesi icin kimseye emretme .
Islam büyüklerine malinla, caninla hizmette kusur etme.
Onlarin söylediklerini inkara kalkisma , cünkü onlarin söylediklerini dinlememek insani helaka götürür.
Dünyaya ve ehline Aldanma . Kalbin hüzünlü ve kederli olsun.
Bedenin hasta ve gözlerin daima aglasin. Amelin halis , duan husu icinde , yakarisli; elbisen yamali ve eski olsun.
Arkadasin fakirlik, ticaretin flklh olsun . Evin mescit , arkadasin
Allah c.c. olsun.....


Allah c.c. hepimize bu nasihatleri tutmayi nasip etsin .....Amin.....
 

Karababa

Member
Abdülkâdir Geylânî hazretleri buyurur ki:


"Kerâmetler ancak bir hayir, hikmet için gösterilir. Kerâmetini gizlemeyen dünyâya düskündür. Bana talebe olan yâhut evlâdimdan ve halîfelerime bagli olup, kerâmet derecesine ulasip, maksatsiz kerâmet izhar edenin yüzü iki dünyâda kara olur."

Abdülkâdir Geylânî hazretlerinin insanlari gafletten uyaran, kendilerine gelmesine vesîle olan pekçok sözü vardir. Bunlardan bâzilari sunlardir:

"Insanlara rehberlik eden kimsede su hasletler bulunmazsa, o rehberlik yapamaz. Kusurlari örtücü ve bagislayici olmasi, sefkatli ve yumusak olmasi, dogru sözlü ve iyilik yapici olmasi, iyiligi emredip, kötülüklerden men edici olmasi, misâfirperver ve geceleri insanlar uyurken ibâdet edici olmasi, âlim ve cesûr olmasi."

"Sükrün esasi, nîmetin sâhibini bilmek, bunu kalb ile îtirâf etmek ve dille söylemektir."

"Büyük âlimlere tâbi olunuz; bid'at yoluna, dinde olmayip, sonradan çikarilan seylere sapmayiniz. Itâat ediniz, muhâlefet etmeyiniz. Sabrediniz, sizlanmayiniz. Sâbit kaliniz, ayrilip dagilmayiniz. Bekleyiniz, ümit kesmeyiniz. Özünüzü günahdan temizleyiniz, kirletmeyiniz. Hele Rabbinizin kapisindan hiç ayrilmayiniz."

"Kalb dünyâ arzularindan birine bagli kaldigi ve geçici lezzetlerden birinin pesine takilip gittigi müddetçe, imkâni yok, âhireti sevmis olamaz."

"Mümin, insanlara karsi yüzünden sevinçli oldugunu gösterir. Fakat kendi mahzûndur. Peygamber efendimiz; "Müminin sevinci yüzündedir. Halbuki kalbi mahzûndur." buyurmaktadir. Müminin tefekkürü, düsünmesi, aglamasi çok, gülmesi azdir. Tebessümü ile kalbindeki hüznü gizler. Disarida geçimini temin etmekle ugrasiyor görünür, kalbi Rabbini anmakla mesgûldür. Çoluk çocugu ile ugrasiyor görünür, kalbi Rabbi iledir."

"Insanlara gösteris için amel yapip, sonra da bunu Allahü teâlânin kabûl etmesini istemek yakisir mi? Hirsi, simarikligi, azginligi ve dünyâya düskünlügü birak. Sevincini ve neseni biraz azalt. Biraz hüzünlü ol. Peygamber efendimiz baskasinin kalbini ferahlandirmak için tebessüm buyururlardi."
 

Karababa

Member
Dünyâ Ve Âhirette En Hayirli Dört Sey

Dünyâ Ve Âhirette En Hayirli Dört Sey

1- Sükreden kalp,
2- Allah'i zikreden dil,
3- Musibete karsi sabreden beden,
4- Nefsi ve kocasinin mali hûsusunda, kocasini günaha düsürmeyen kadin.
 

Karababa

Member
Hazreti Ömer (R.A.)'den

Hazreti Ömer (R.A.)'den

1- Cok gülenin heybeti azalir.
2- Halki kücümseyen kücümsenir.
3- Bir seyi cok yapan o seyle taninir.
4- Cok konusan cok yanilir.
5- Hatâsi cok olanin hayâsi (utanma duygusu) azalir.
6- Hayâsi azalanin takvâsi azalir.
7- Takvâsi azalanin kalbi ölür.
 

Karababa

Member
Gipta ve Haset...

Gipta ve Haset...

Rahman Rahim Allahin adi ile...
Allaha hamd olsun.
Selam olsun onun secmis oldugu kullarina

GIPTA VE HASET

Bir insan, bir başkasının nail olduğu maddi veya manevi bir ihsana, kendisinin de kavuşmasını arzu edebilir... Bu haset değil, gıptadır.

*Hasette ise, haset edilen yani kıskanılan şahıstan o ihsanın mutlaka geri alınması arzu edilir. Yani, zengin komşusuna haset eden adamın temel hedefi; kendisinin zengin olması değil, komşusunun fakirleşmesidir. Dolayısıyla hasetçi; kendi kaybına değil, başkalarının kazancına üzülen ve böylece kıskançlığın kıskacında kıvranıp duran zavallı bir mahluktur.

*Kısaca haset, rakibindeki nimetin-servetin-fazilet ve kemalin yok olmasını arzu etmek; başkalarındaki herhangi bir üstünlüğü çekememektir. Ahlaki bir zaf olan ve insanı kötülüklere sürükleyen bu his, nefs-i emmarenin bir tuzağıdır. Mümin, bu tuzağa düşmemeye gayret etmelidir.

*Kuran-ı Kerimde hasetçiler hakkında buyuruluyor ki: Yoksa onlar, Allahın lutuf ve kereminden insanlara verdiği nimetleri kıskanıyorlar mı?.. (S. Nisa, 54)

*Binaenaleyh bir insan, muayyen bir nimete kavuşmak için meşru dairede elinden gelen gayreti göstermiş, çalışıp çabalayarak Rabbinin lutuf ve inayetiyle o isteğine nail olmuşsa, burada müminin tavrı, o nimete kendisi kavuşmuş gibi sevinmek olmalıdır, kıskanmak değil...

*Ama meşru olmayan kazançlar hakkında vaziyet böyle değildir. Nitekim müfessirler, ayet-i kerimedeki Allahın lutuf ve kereminden verdiği kaydından hareketle, meşru olmayan kazançlara haset edilebileceğini belirtmişler... O bakımdan vurguncunun elindeki malın gitmesini temenni etmek haset değil, gayrettir, adalettir demişlerdir. Buna göre bir insan, hırsızlık-soygunculuk ederek gayr-i meşru yollarla zengin olsa, o malın ondan alınmasını arzu etmek haset değildir. Haset, Allahın lutfuyla-keremiyle verdiği meşru servet, makam-mevki yahut fazileti çekememektir.

*Yazımızı, Fudayl ibni İyaz (k.s.) hazretlerinin şu mübarek sözleriyle noktalayalım: Mümin gıpta eder, münafık ise haset eder...

Ne büyük bir ikaz, ne güzel bir ölçü...
 

Karababa

Member
Su-i Zan ve Tecessüs

Su-i Zan ve Tecessüs

Tecessus = Gizlice arastirmak , Gizlice bakmak , Ic yuzunu arastirma meraki

Ilim talibi olmak ile insanların gizli yanlarını ve kusurlarını araştırmak çok farklı hususlardır.
Bilmediğin şeyin peşine düşme! şeklindeki emr-i ilahi tecessüsü, yani, insanların gizli hallerini araştırmayı ve su-i zanna dayanarak onlar hakkında hüküm vermeyi yasaklamıştır.
Bir başka ayet-i kerimede de Ey iman edenler! Zandan çok sakının. Çünkü zanların bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli hallerini araştırmayın. (Hucurât, 49/12) buyurulmuştur.

Hakkında kesin bilgin olmayan konular arkasına düşme mealindeki ayette geçen kafâ kelimesi bir şeyin izini sürmek, adım adım takip etmek, peşine düşmek manalarına gelmektedir.

Eğer, bir insanın ruhunda herhangi bir hastalık varsa, o başkalarında da o hastalığın olduğunu zanneder ve diğer insanları da o marazla değerlendirir. Mesela, onun bunun malını aşırmaya alışmış bir hırsız, her gördüğü kapıyı nasıl açacağının hesaplarını yapar, önüne çıkan her duvarı nasıl aşacağını düşünür ve karşılaştığı her insanı da kendi mülahazalarına benzeyen düşünceler içinde zanneder. Yolda yürürken bir dükkanın kepengine göz ucuyla bakan birini görse, onun hakkında hemen hırsız hükmünü verir. Çünkü, kendi dünyası hep el-âlemin kilitli kapılarını açmak ve mallarını çalmak etrafında örgülendiği için başka insanlar hakkındaki değerlendirmeleri de ona göre olur. Aynı türden kalb hastalıklarına maruz diğer insanların durumu da farklı değildir. Onlar her gölgeyi asıl zanneder; her ihtimali vaka gibi değerlendirirler. Gördükleri ve duydukları en küçük şeyleri büyütür, şişirir ve mübalağalarla bir balon haline getirirler; kulak yoluyla içe akan ve göze takılan ham bilgileri kalb kazanında eritir, farklı kalıplara ifrağ eder ve onları kesin bilgi yerine koyarak hükümler verirler. Sonra da daha baştan yanlış olan o hükümleriyle insanları suçlar, yargılar ve değişik şekillerde cezalandırırlar.

Oysa, Allah Rasûlü (sav), Zandan kaçının. Çünkü zan, sözlerin en yalanıdır. Tecessüste bulunmayın, birbirinizin içyüzünü araştırmayın, birbirinizin sözlerine kulak kabartmayın, birbirinizle rekabete girişmeyin, birbirinizi çekememezlik etmeyin, birbirinize karşı buğzetmeyin ve sırtınızı dönmeyin; ey Allah'ın kulları kardeşler olun! buyurmuş; tecessüsten, su-i zandan ve kardeşliği zedeleyecek her türlü davranıştan uzak durmamız ikazında bulunmuşlardır.

Öyleyse, gerekirse kulaklarınıza kurşun akıtacaksınız ama müminler hakkındaki olumsuz sözlere asla kulak kabartmayacaksınız.. icap ederse gözlerinize mil vuracaksınız ama müslümanların olumsuz yanlarını araştırmayacak, hatalarını görmeye çalışmayacaksınız. İnanan hiçbir insanı bir sözüne, bir haline ya da bir tavrına mahkum edip onun hakkında kötü düşünmeyecek, gönlünüzü su-i zanlarla kirletmeyecek; gözünüzden, kulağınızdan ve kalbinizden dolayı da hesap vereceğinizi bir lahzacık da olsa unutmayacaksınız.

Berikanın müellifi İmam Hâdimî :
Bir mümini zina halinde bile görsen, hemen onun hakkında hükmünü verme. Gözlerini sil, Allah Allah, bu insan böyle çirkin bir işi yapmaz! de; dön bir kere daha O mu? diye kontrol et. O ise, İhtimal yine yanlış gördüm de; bir kere daha gözlerini yalanla ve onları silip tekrar bak. Eğer hâlâ o insanı o kötü iş üzerinde görüyorsan, Ya Rabbi! Onu bu çirkin halden kurtar, beni de böyle bir günaha düşürme deyip çek git. diyor. Hazreti İmamı çok severim, ona karşı çok hürmetim vardır ama bu sözlerini fazla bulurum. Bence, gördün ki, bir mümin bir yerde böyle kötü bir haldedir; gözüne iliştiği ilk anda, meseleyi tecessüs etmeden, tam teşhis ve tesbit peşine düşmeden, o sevimsiz fotoğraflar gözünden gönlüne akarak fuad kazanında eriyip bir hüküm kalıbına girmeden, sırtını dönüp Allahım günahkâr kullarını hidayete erdir, beni de affet demeli, oradan uzaklaşmalı ve gördüğünü de unutmalısın.
 

E R H A N

New member
kendisi muhtacı himmet bir dede
kaldıki gayriye nasıl himmet ede
nasıl nasihat ede

Allah hepinizden razı olsun
 

Karababa

Member
40 Salavat

40 Salavat

Bismillâhirrahmânirrahîm

Elhamdülillâhi Rabbil Âlemîn,

Vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin

ve âlihi ve sahbihi ecmaîn.

1. Kadı İyaz' ın Şifâ-i Şerif Kitabından, Zeydülhab (ra)' dan rivayetle: Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; "Kim bu salavatı okursa benim şefaatim ona vacib olur."

Allâhümme salli alâ Muhammedin ve enzilhül münzelel mukarrebe ındeke yevmel kıyâmeti.

2. İmam-ı Malik Hazretlerinin Muvattâ' sında, İmam Ahmed ibni Hambel Hazretlerinin Müsnedinde bulunan ve Ruveyfâ bini Sâbitil Ensâri (ra)' den rivayetle: Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; "Her kim bana salavat verirse sonunda bunu okusun."

Allâhümme enzilhül mak'adel mukarrebe ındeke yevmel kıyâmeti.

3. Ebu Hureyre (ra)' den rivayetle, Kadı İyaz' ın (rahimehullah) Şifâ-i Şerif Kitabından alınmıştır.

Allâhümme salli alennebiyyil ümmiyyi ve ezvâcihî ümmühâtil mü'minîne ve zürriyyetihî ve ehli beytihî kemâ salleyte alâ İbrâhîme inneke hamîdün mecîd.

4. Enes İbn-i Mâlik' ten rivayetle: Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; "Kim Cuma günleri bu şekilde salavat getirirse Hak Teâlâ onun seksen yıllık günahını affeder."

Allâhümme salli alâ Muhammedin abdike ve resûliken nebiyyil ümmiyyi.

5. Ezhar adlı kitapta Ebu Said-i Hudri (ra)' den rivayetle: Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; "Her fakir kimse sadaka verenlerin sevabı kadar sevab almak isterse bu vechile salavat versin."

Allâhümme salli alâ Muhammedin abdike ve resûlike ve salli alel mü'minîne vel mü'minâti vel müslimîne vel müslimât.

6. Ezhâr-ül Ehadis Kitabında, Enes İbni Mâlik (ra)' den rivayetle, Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; "Şu geçen kimsenin hergün kazandığı kadar hiç kimse amel edemez çünkü Cebrail (as) bana bildirdi ki, bu kimse hergün on defa şu salavâtı verir."

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedinin nebiyyi kemâ emertenâ en nusalliye aleyh,
Ve salli alâ seyyidinâ Muhammedinin nebiyyil ümmiyyi kemâ yenbeğî en yusalle aleyh,
Ve salli alâ seyyidinâ Muhammedinin nebiyyi biadedi men lem yusalli aleyh,
Ve salli alâ seyyidinâ Muhammedinin nebiyyi kemâ tuhibbü en yusalle aleyh.

7. Ravzatul Ehbab kitabında, Ebubekir Sıddık (ra)' dan rivayetle: Peygamber Efendimiz (sas) sağ tarafına oturmuşlardı, bu esnada kapıdan birisi girdi ve Efendimiz bu zâtı benimle kendi arasına oturttu. Adam gittikten sonra buyurdu ki; "Bu kişi bana şu şekilde salavat verir, onun için ona ikrâm et."

Allâhümme salli alâ Muhammedin kemâ hüve ehlühû,
Allâhümme salli alâ Muhammedin kemâ tuhibbü ve terdâ lehû.

8. Ezhar adlı kitabdan alınmıştır. Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; "Bir kimse bana günde yüz kere şu sûretle salavat verirse, inşallah ahirette Rabb'im önünde o kimseye şefaat eylerim."

Allâhümme salli alâ rûhi Muhammedin fil ervâh,
Ve salli alâ cesedi Muhammedin fil ecsâd,
Ve salli alâ kabri Muhammedin fil kubûr.

ÖNEMLİ NOT: Her kim Cuma gecesi (perşembe' yi Cuma' ya bağlıyan gece) bu ve bundan önceki (7. ve 8.) salavat-ı şerifeleri birlikte 70' şer defa okursa, inşallah Aleyhisselâtü Vesselâm Efenfimiz'i rüyasında görür.

9. Hısni Hasin Kitabında Ebu Yali Musuli (ra)' den rivayet olunmuştur. Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; "Bir kimse malının çok olmasını istiyorsa, bu suretle salavat okusun."

Allâhümme salli alâ Muhammedin abdike ve resûlike ve alel mü'minîne vel mü'minât vel müslimîne vel müslimât.

10. Şevâhidin Nübüvve Kitabında, Ebu Karsafe (ra)' dan rivayetle: Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; "Her kim yatağına yatmadan önce Tebâreke Sûresini okuyup, daha sonra dört defa bu salavatı söylerse, Hak Teâlâ (cc) iki melek gönderip bana ismi ile birlikte arz ederler. Ben de ona selam ve rahmet dilerim."

Allâhümme Rabbel hilli velharâm,
Ve Rabbel beledil harâm,
Ve Rabbel meş'aril harâm,
Bikülli âyetin enzeltehâ fî şehr-i Ramazan,
Belliğ rûha seyyidinâ Muhammedin, Minnî tahiyyeten ve selâmen.

11. Riyâzül Ehadis adlı kitaptan alınmıştır. Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; "Cennette bir ağaç vardır ve ismi Mahbube' dir. Ak meyvesi olur, nardan küçük elmadan büyük, sütten ak, baldan tatlı ve kaymaktan yumuşaktır. O meyveden ancak bu salavata devam edenler yer."

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve ala âli seyyidinâ Muhammedin vesellim.

12. Ezhar adlı kitaptan, İbni Ömer (ra)' den rivayetle: Bir gün Efendimizin huzurunda, bir devenin hırsızlığı sebebiyle iki kişi birbirinden davacı iken deve lisâna gelmiş ve gerçek sahibini söylemişti. Bunun üzerine Resûlullah Efendimiz (sas) deve sahibine; "Sen ne okudun ki Medine' nin mahalleleri melekler ile doldu ve deve konuştu?", diye sordu. Bunun üzerine adam aşağıdaki salavat-ı şerifeyi okuduğunu söyledi. Peygamber Efendimiz (sas) de buyurdular ki; "Senin yarın, sıratı geçerken yüzün ayın ondördü gibi nurlu ola!."

Allâhümme salli ve sellim alennebiyyin Muhammedin hattâ lâyebkâ min salâtike şey'ün,
Ve bârik alennebiyyin Muhammedin hattâ lâyebkâ min berekâtike şey'ün,
Verhaminnebiyye Muhammeden hattâ lâ yebkâ min rahmetike şey'ün.

NOT: Ravzat-ül Ulemâ kitabı da bu salavatı nakletmiş fakat sonuna "Ve sellim alennebiyyü seyyidinâ Muhammedin hattâ lâ yebkâ min selâmike şey'ün" cümlesini eklemiştir.

13. Şifâ-i Şerif Kitabından alınmıştır. Hz. Ali (krv) Efendimiz her ne zaman salavat-ı şerife okuyacak olsa önce şu ayet-i kerimeyi okur ve arkasından da aşağıdaki salavatı söylerdi.

Bismillâhirrahmânirrahîm,
"İnnallâhe ve melâiketehû yüsallûne alennebiyyi; Yâ eyyühellezîne âmenû, sallû aleyhi ve sellimû teslîme."

Lebbeyk, Allâhümme ve se'adeyk salavâtullâhil berrir Rahîm, vel melâiketil mukarrabîn, vennebiyyin vessıddîkın veşşühedâi vessâlihîn.
Vemâ sebbaha leke şey'ün Yâ Rabbel âlemîn.
Alâ seyyidinâ Muhammed İbn-i Abdullah, Hatemennebiyyin ve Seyyidil mürselîn ve İmâmil müttekîn ve Resûl-i Rabbil âlemîn
Eşşâhidil beşîriddâî ileyke bi iznike essirâcil münîr ve aleyhisselâm ve eimmeti ehli beytihî rıdvânullâhi aleyhim ecmaîn.

14. Riyâzil Müzekkirin kitabından alınmıştır. Hz. Ali (krv) Efendimiz buyurdular ki; "Her kimse günde on kere ve Cuma gününde yüz kere bu şekilde salavat verirse inşallah kıyamet gününde Efendimiz (sas) elinden tutar."

Salavâtullâhi ve melâiketihî ve enbiyâihî ve rusülihi ve cemîi halkıhî alâ seyyidinâ Muhammed ve alâ âlihî ve aleyhisselâm ve rahmetullâhi ve berekâtühû.

15. İbni Abbas (ra) buyurmuştur ki; "Bir kimse şu şekilde salavat verse, yetmiş melek onun sevabını yazar."

Sallallâhü alâ seyyidinâ Muhammedin ve cezâhü annâ mâ hüve ehlühû.

16. Ezhar adlı kitapta kaydedilmiştir ki; Bir kimse hergün üç kere bu salavatı söylerse Peygamber Efendimiz (sas)' in nübüvvet hakkını ödemiş olur ve Hak Teâlâ inşallah onun ahirette derecesini yükseltir.

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sellim ve eczihî annâ hayrel cezâi.

17. İbni Abbas (ra) buyurmuşlardır ki; "Her kim bu şekilde salavat-ı şerife verirlerse, Efendimiz kendisine, ana, baba ve yakınlarına inşallah şefaatte bulunur."

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve tekabbel şefâatehül kübrâ ve erfe'a derecetehül ulyâ ve âtihî sü'lehû fil âhireti vel ûlâ kemâ âteyte İbrâhîme ve Mûsâ.

18. Ravzatül Ulemâ kitabından, İbni Mesud (ra)' den rivayetle. Buyurdular ki; "Siz salavat vermek istediğiniz zaman güzelce edin. Zirâ getirdiğiniz salavatı Efendimiz (sas) Hazretlerine arzederler. Şu şekilde ederseniz Efendimiz (sas) de size selam verir ve Hak Teâlâ' dan o kimsenin bağışlanmasını ister."

Allâhümmec'al salavâtike ve berekâtike ve rahmetike ve re'fetike ve mehabbetike alâ seyyidil mürselîne ve imâmil müttekîn ve kâidil ğurril muhaccelîn ve hâteminnebiyyin seyyidinâ Muhammedin abdike ve resûlike ve nebiyyike imâmilhayri ve kâidilhayri ve resûlirrahmeti.
Allâhümmebashü makâmen Mahmûdan yağbituhû bihil evvelûne vel âhirûne.
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîme inneke hamîdün mecîd.

19. Şifa-i Şerif kitabından, Hasan Basri Hazretlerinden rivayetle. Buyurmuştur ki; "Her kim sevgili Peygamber Efendimizin havzından (Kevser Havuzu) içmek isterse, şu şekilde salavat versin."

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve eshâbihî ve evlâdihî ve ezvâcihî ve zürriyyetihî ve ehli beytihî ve ashârihi ve eşyâihî ve muhibbîhi ve ümmetihî ve aleynâ meahüm ecmaîn.

20. Şifâüssakâm Kitabından, Ebulhayr Yahyâ-ü Muttalibi' den, O da Sinân-ı İsfehânî' den rivayet eder; "Resûl-i Ekrem (sas) Efendimizi rüyamda gördüm. Amcamoğlu İdris-i Şâfi' yi sordum. Buyurdular ki; "Hak Teâlâ Hazretlerinden onun için rica ettim, hesap olunmasın". Yâ Resûlallah, bu şerefe nasıl nâil oldu?, diye sordum. Efendimiz de; "O sağlığında şu şekilde salavat verirdi".
Aynı şekilde İmam-i Şâfi Hazretlerini rüyasında gören İbrahim bini İsmail (rahimehullah) de Hz. Şâfi' nin aynı salavat-ı şerifeyi okuduğunu rivayet etmiştir.

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin küllemâ zekerehüzzâkirûne ve ğafele an zikrihil ğâfilûn.
 

Karababa

Member
40 Salavat

40 Salavat

21. Şifâüssakâm kitabından: Birgün Şeyh Şibili (ks) Hazretleri, İmam-ı Ebubekir Ahmed İbni Mûsâ (rahimehullah)' ın yanına geldi. İmam Hazretleri ayağa kalkarak musafaha ettikten sonra onu iki kaşının arasından öptü. Ben taaccüp ettim, İmam hiç kimseye böyle ikramda bulunmamıştı ve buyurdular ki; "Ben rüyamda Peygamber Efendimizin (sas) de Şeyh Şibili' ye aynı şekilde davrandığını gördüm. Sebebini sorduğumda Efendimiz, onun her namazdan sonra Tevbe Sûresinin sonu olan "Lekad cêeküm Rasûlüm min enfüsiküm azîzün aleyhi mâ anittüm harîsün aleyküm bil mü'minîne Raûfur Rahîm. Fein tevellev fe kul; Hasbiyallâhü lâ ilâhe illâ hû, aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbül Arşil Azîm." ayetini okuduğunu ve ardından şu salavatı getirdiğini buyurdular."

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin mil es semâvâti vel arzı ve mil el arşil azîm.

22. Riyâzül Müzekkirîn kitabından. Hallâd İbni Kesir' in vefatından sonra yastığının aldında "Hâzihî beraetün minessaid Hallad İbni Kesir" yazılı bir kağıt buldular. Sebebi sorulduğunda Hanımı dedi ki; "Her Cuma günü 1000 kere şu salavatı söyler ve Cehennemden kurtulmasına vesile olacağını umardı."

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin nebiyyil ümmiyyi ve alâ âlihî vesellim.

23. İhyâ-i Ulûm kitabında İmam Gazâli (ks) buyurmuşlardır ki; "Her kim yedi Cuma yedişer defa bu şekilde salavat verirse inşallah Efendimizin (sas) şefaatine nâil olur."

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin salâten tekûnü leke rızâen ve lihakkıhî edâen ve e'atihil vesîlete vel fazîlete vel makâmel Mahmûdellezî veadtehû veczihi annâ efdale mâ câzeyte nebiyyen an ümmetihi ve salli alâ cemîi ihvânihî minen nebiyyîne vesssâlihîne, birahmetike yâ ERHAMERRÂHİMÎN.

24. Salavât-ı Semâniye.
Mücebâya mensub, sekiz kimse bulunmakta idi. İbrahim Ethem Hazretleri bunlarla Mescid-i Aksâ' da görüşmüş, "Bizim virdimiz bu salavat-i şerifedir" demişlerdir. İbrahim Ethem Hazretleri (ks)' den Şeyh Muhammed Hadravî Hazretleri nakletmiştir.

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihi adede mâ halakte,
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihi mil'e mâ halakte,
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihi adede külli şey'in,
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihi mil'e külle şey'in,
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihi adede mâ ahsâ kitâbüke,
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihi mil'e mâ ahsâ kitâbüke,
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihi adede mâ ahâta bihî ılmüke,
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihi mil'e mâ ahâta bihî ılmüke.

25. Şeyh-ül Meşâyih Şeyh Sâdettin Hamevî' den nakledilmiştir. "Her kim, Peygamber Efendimize (sas) bu şekilde salavat verirse dünyadan imânla gider ve şefaate nâil olur."

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin mutlakı cevâdil îmân, fî meydânil ihsân ve mürsile riyâhil keremi ilâ ravzıl cinâni ve alâ âli Muhammedin vesellim.

26. Bu salavat da Şeyh-ül Meşâyih Şeyh Sâdettin Hamevî' den (ksa) nakledilmiştir. Eğer bir kimse şeytan vesvesesinden ve nefs-i hevâdan mutazarrır olursa okunması tavsiye edilmiştir.

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin müferrikı firekıl küfri vettuğyâni ve müşettiti buğâti cüyûşil karîni veşşeytâni ve alâ âli Muhammedin vesellim.

27. Şeyh-ül Meşâyih Şeyh Sâdettin Hamevî' den (ksa) nakledilmiştir. Bu salavat-ı şerifeyi gam ve kederden kurtulmak veya zâlim elinde ise kurtulmak için okumayı tavsiye etmişlerdir. (25, 26 ve 27. salavatlar için Hazreti Şeyh "Keşif âleminde Sakı arşda yazılmıştır" buyurmuşlardır)

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin sâhibil Ferki vel Furkân ve câmial vedkı ve menzilehû min semâil KUR'ÂN ve alâ âli Muhammedin vesellim.

28. Şeyh ve mürşid-i kirâmdan Abdülvehhab Nisâbori' den rivayetle; Bir gün Şeyh Sâdettin Dimışkî (Şam) cezbe âleminde iken, müezzin Mukriî Kirtâbi' yi çağırdı. Buyurdu ki; "Rûhu akdesi risâlet Hazreti Seyyidil mürselîn Sultânullâhi fil arzin Salavâtullâhi ve selâmühû aleyhi ve âlihî ecmaîn Efendimiz, biraz evvel hâzır oldu. Salavattan şu 11 kelimeyi lütuf buyurdular, dilerim ki bu seher vaktinde güzel ve yüksek sesinle okuyasın. Tâ ki bunun bereketi, seher-î âşıkların hallerine yetişe". Daha sonra aşağıdaki salavat-ı şerifeyi tekrarladı (Bu salavâtın edâsı arz-ı hâcette mucib-i icâbettir, korkuları def eder. Faydası çok kimselerce görülmüştür).

Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin fî arasâtil Kıyâmeh,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin hîne tekûmussâatü vettâmeh,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin salâten muhallasaten anil melâmeh,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin salâten mübelleğaten ilesselâmeh,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin salâten fâizaten alâ ehlil kirâmeh,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin fî külli hînin ve ân,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin fî külli zamânın ve mekân,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin bikülli lisânın ve cenân,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ınde zuhûri külli hikmetin ve beyân,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin sâhibil kitâbil azîzi ve hâmilil Fürkân,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin salâten câmiaten beyne kün ve kân,
Ve Salli Alâ cemîi ihvânihî minennebiyyîne vessıddîkîne veşşühedâi vessâlihîne ehlel kıbleti vel amân vel kitâbi vel mîzân. Yâ HANNÂN, Yâ MENNÂN. Vağfirli ümmeti Muhammedin habîbike ve nebiyyike alleyhissalâtü vesselâm.
Ve eskinhüm alel cinâni ve ahsin ileyhim yâ veliyyel ihsân ve edhilhüm, birahmetike firridâ verrıdvân, verrahmeti velğufrân ve eizhüm mineşşeytâni vennîrâni, birahmetike yâ ERHAMERRÂHİMÎN.

29. Sultân-ül müfessirîn Burhânül Müzekkirîn Emiriddâhirül Ravizi Hazretleri buyurmuşlardır ki; Hazreti Şeyh Sa'd (ksa) bir gece yine murâkebede iken Seyyid-i Âlem Sallalâhü Aleyhi Vesellem Efendimiz, kendilerine bu 6 salavâtı tâlim buyurmuşlardır. Bu salavât bilhassa kederleri giderir, ferahlık verir. Ümerâ yanına giderken okumakta çok faydalıdır.

Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin salâten lâhikaten binûrihi,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin salâten makrûneten bizikrihi ve mezkûrihi,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin salâten câmiaten beyne ferahihi ve sürûrihi,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin salâten muhîtaten bitûrihi ve sûrihi,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin salâten münevvereten likulûbi eshâbi sudûrihi,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin salâten şârihaten limenkûrihi fî mestûrihi,
Ve Salli Alâ cemîi ihvânihî minel enbiyâi ve evliyâi biadedi ubûrihi ve mürûrihi beynel mâi ve tuhûrihi vennûri ve zuhûrihi ve elhik ve umûrihi, yâ ERHAMERRÂHİMÎN.

30. Şeyh Hacı Bisükreti Hazretlerinden naklolunmuştur.
Bir gece rüyamda Resulullah Efendimizi gördüm ve bana şu şekilde salavat okumayı tâlim buyurdular.

Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin biadedi külli zerretin elfe elfe merreh.
 

Karababa

Member
40 Salavat

40 Salavat

31. Şeyh Muhakkık Zeyneddin Güla (ksa) Hazretlerinden rivayetle;

Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve âlihi veselleme filevvelîn,
Ve Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve âlihi veselleme filâhirîn,
Ve Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve âlihi veselleme filmelâil e'alâ ilâ Yevmiddîn.

32. Şeyh Ebûl Abbas Revvehallâhü Rûhahû buyurduki; Her kim, her gün ve her gece üçer kere bu salavât-ı şerîfeyi edâ ederse ol günün ve gecenin saatlerinin cümlesinde salavat vermiş gibi olur!
(Aynı salavât, Menâhicil İbad kitabında Şeyh Sa'd İbn-i Fergâni (ksa) Hazretleri tarafından da zikredilmiştir)

Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin fî evveli kelâminâ,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin fî evsatı kelâminâ,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin fî âhiri kelâminâ.

33. SALAVÂT-I HIZIR Menâhicil İbad kitabında bulunmaktadır. Hızır Alleyhisselâm' ın bazı evliyaya tâlim buyurduğu rivayet olunur.

Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve âlihi ve selleme adede mâ alimte,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve âlihi ve selleme zînete mâ alimte,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve âlihi ve selleme mil'e mâ alimte.

34. Hâfız Ebûl Hasan İbn-i Mahmud Şâzelî Rahimehullah buyurmuştur ki; Şeyh-ül Meşayih Ebû Abdullah Hüseynî Harrânî bana Kur'ân-ı Kerîm' in ezberimde olup olmadığını sorduktan sonra, her Kur'an-ı Kerim'i okuyuşum sonrasında şu şekilde salavât getirmemi tavsiye ettiler.

Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve âlihi ve sahbihî vesellim. Biadedi mâ fî cemîil Kur'ân-ı harfen harfen,
Ve biadedi külli harfin elfen elfen.

35. Mahmud Sebükteki (Gaznevî) Hazretlerinin devam ettiği ve sabah ve akşam üçer defa okunması ile 60.000 salavat yerine geçtiğinin Resulullah Efendimiz tarafından da tasdik edildiği salavât-ı şerife şöyledir:

Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin mahtelefel melevâni ve teâkabel asarâni ve kerrerel cedîdâni vestakbelel ferğadâni ve belliğ rûhahü ve ervâha ehli beytihî,
Minnet tahiyyete vesselâm ve bârik ve sellim kesîrâ.

36. Mevlânâ Şemseddin Rahimehullah Hazretlerinin bizzat Resûl-ü Ekrem Efendimizden, tâun hastalığından korunmak için öğrendiği salavât şöyledir.

Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin, bikülli dâin ve devâin,
Ve bârik ve sellim aleyhi ve aleyhim teslîmen kesîrâ.

37. Zahiret-il Mülûk Kitabından; Sâlihlerden bir zat bahar mevsiminde sahraya çıkar "Fenzur ilâ âsâri Rahmetillâhi ...." âyet-i kerimesini düşünerek, arzdaki ağaç ve çiçeklere bakarak şöyle bir salavât-ı şerife okudu. Derken, bir ses duydu. "Ey salavât veren kimse! Kirâmen kâtibini zahmete koydun, bu kelimelerin sevâbını yazmakla uğraştılar. Derecât-ı Âliye' ye müstehâk oldun. Yaramazlıktan her ne ettin ise bağışlandın. Artık kendine sâhip ol!"

Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin biadedi verakı hâzihil eşcâr,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin biadedi vürûdi vel envâr,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin biadedi katril emtâr,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin biadedi remlil ğıfâr.

38. SALÂTEN TUNCÎNÂ Şifâül Eskâm Kitabından; Fakihani Rahimehullah Ebû Musa Darir' den nakleder. Bir gemi yolculuğunda çok şiddetli bir fırtınaya tutulan bu zat uyku esnasında Resulullah Efendimizi görür ve Efendimiz (sas) kendisine 1000 defa okumak üzere bu salavât-ı şerifeyi tâlim buyururlar. Bu şekilde tüm gemi halkı kurtulur.

Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin vesellim,
Salâten tüncînâ bihâ min cemîil ehvâli vel âfât ve takdîlenâ bihâ cemîal hâcât ve tutahhirunâ bihâ min cemîi zünûbisseyyiât ve terfeunâ bihâ (ındeke) e'alet derecât ve tübelliğunâ bihâ aksal ğayât, min cemîil hayrâti fil hayâti ve be'adel memât.

39. SALAVÂT-I FETİH Her kim 40 sabah, farz namazının edâsından sonra bu salavâtı okursa, bağlanmış işleri açılır, mahpus ise kurtulur, düşmanına karşı zafer kazanır.
Seyyid Ali Hamedâni Hazretleri, bu salavâtın bir kısmını Evrâd-ı Fethiye' nin sonunda kaydetmiştir. Aşağıda ise tamamı mevcuttur. Rabb'imiz kabul buyursun. Âmîn.

Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ RESÛLALLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ HABÎBALLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ HALÎLALLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ SAFÎYYALLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ NECİYYALLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ HAYRE HALKİLLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ MENİHTÂREHULLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ MEN ZEYYENEHULLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ MEN ERSELEHULLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ MEN ŞERREFEHULLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ MEN AZZEMEHULLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ MEN KERREMEHULLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ SEYYİDELMÜRSELÎN
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ İMÂMELMÜTTEKÎN
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ HATEMENNEBİYYÎN
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ ŞEFÎELMÜZNİBÎN
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ RESÛLE RABBİL ÂLEMÎN
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ SEYYİDEL EVVELÎN
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ SEYYİDİL AHİRÎN
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ KÂİDEL MÜRSELÎN
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ ŞEFÎAL ÜMMETİ
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ AZÎMEL HİMMETİ
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ HÂMİLE LİVÂİL HAMD
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ SÂHİBE MAKÂMİL MAHMÛD
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ SÊKİYEL HAVZIL MEVRÛD
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ EKSERENNÂSİ TEBEAN YEVMEL KIYÂMETİ
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ SEYYİDİ VELEDİ ÂDEM
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ EKREMEL EVVELÎNE VEL AHİRÎN
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ BEŞÎR
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ NEZÎR
Essalâtü vesselâmü (aleyke) YÂ DÂİYELLÂHİ BİİZNİHÎ VESSİRÂCİL MÜNÎR
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ NEBİYYERRAHMETİ
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ NEBBİYYETTEVBETİ
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ MUKAFFİ ESSALÂTİ
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ ÂKIB
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ HÂŞİR
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ MUHTÂR
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ MÂHÎ
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ AHMED
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ SEYYİDİ MUHAMMED
Salavâtullâhi ve melâiketihî ve rüsülihî ve hameleti arşihî ve cemîi halkıhî aleyke
Ve alâ âlike ve eshâbike ve rahmetullâhi ve berekâtühû.

40. Rivayet olunur ki, eğer bir kimse 7 gün ve 7 gece, her namazdan sonra 11 kere salavat verip, ayrıca aşağıdaki salavât-ı şerifeyi (teslimât) 7 kere okursa inşallâh-ü teâlâ isteği kabul oluna!

Essalâmü aleyke yâ imâmel haremeyn,
Essalâmü aleyke yâ imâmel hâfikeyn,
Essalâmü aleyke yâ Resûlessakaleyn,
Essalâmü aleyke yâ men filkevneyn ve şefîi men fiddêrayn,
Essalâmü aleyke yâ sâhibel kıbleteyn,
Essalâmü aleyke yâ nûral meşrikayn ve ziyâel mağribeyn,
Essalâmü aleyke yâ ceddessibtayni el Hasani vel Hüseyni,
Aleyke ve alâ itretike ve isretike ve evlâdike vehfâdike ve ezvâcike ve efvâcike ve hulefâike ve hulesâike ve eshâbike ve ehzâbike ve etbâike ve eşyâike
Selâmullâhi vel melâiketihi vennâsi ecmaîne ilâ yevmeddîn,
VELHAMDÜLLAHİ RABBİL ÂLEMÎN.
 
Üst