Kur'an

mesud

New member
Alemlerin Rabbi tarafından son peygamber Hz. Muhammed (sav.)'e indirilen kitabın en çok söylenen ismidir. Kur'an'ın diğer isimlerinden bazıları da şunlardır: Zikir, Furkan, Nur, Mushaf, Kitabül- Mübin, Kelamullah, Huda, Şifa, Mev'ize.. Bazı müfessirler, Kur'an veya kitaba sıfat olarak gelen tabirleri de sıralayarak bu isimlerin sayısını yüze kadar çıkarmışlardır.

Kur'an-ı Kerim, yürmi üç senede peyderpey nazil olmuştur. Hepsi bir defada indirilmemiştir. Kur'an bölüm bölüm 114 sureye ayrılır. Bu surelerin hepsi aynı uzunlukta değildir. Elli sahifelik bir süre olduğu gibi bir satırlık sureler de vardır. Sureler de ayetlere ayrılır. En kısa sure üç ayet, en uzun sure ikiyüz seksen altı ayetten müteşekkildir. Ayetlerin uzunlukları da eşit değildir. Bir sahifelik bir ayet olduğu gibi bir kelimelik ayetler de vardır. Kur'an sayfa adedine göre de cüzlere ayrılır. Her cüz yirmi sayfadır. Kur'an toplam otuz cüzdür. Her cüz de kendi içinde dört hizbe ayrılır. Her hizb beş sayfadan oluşur.

KUR'AN'IN KONULARI NELERDİR?

Kur'an'ın dış yapısıyla ilgili bu bilgileri verdikten sonra iç yapısına, konularına geçebiliriz. Kur'an, Rabbimizin bize mesajları olduğu için, konuları da kul ile rab arasındaki ilişkiler bağlamında, kulun varlık alemindeki konumu, kendisini yaratmış olan rabbin vasıfları, insanın ilişki içerisinde olduğu ve olabileceği her şeyi içermektedir. Kısaca maddeler halinde sıralayacak olursak:

A. Allahu Teala,

B. İnsanlar,

C. Tabiat ve evren,

D. Resuller, nebiler ve iyi kulların örnekliği,

E. Toplum ve tarih

F. Göremediğimiz fakat etkilendiğimiz varlıklar (melek, cin..)

G. Kötülük örnekleri, isyankar kullar (şeytan, Firavun, Karun, Ebu Leheb, kafirler, müşrikler, münafıklar, zalimler, fasıklar...)

H. Helak, kıyamet, ahiret, cennet, cehennem

İ. Allah'ın gönderdiği kitablar ve konuları

J. İnsandan yapması istenen emirler, tavsiyeler, yapmaması istenen şeyler, haramlar, uyarılar

K. Dünya, evren ve hayatla ilgili hükümler

Tabi, bu konuları alt başlıklara ayırmak ve daha farklı ve yukarıda sıralayamadığımız başka konuları da tespit etmek mümkündür.

Kur'an kendisini bir kılavuz, rehber olarak tanıtıyor. İnsanları hayatları boyunca takip etmeleri gereken esasları, yasaları gösteren ve onları bu yasalara uymaya teşvik eden bir kitaptır. Kur'an akleden insanlar için bir öğüt ve hatırlatmadır. Şimdi Kur'an'ın kendisini tanıtan ayetlerini dikkatle takip ederek , Kur'an'ı kendi dilinden tanımaya çalışalım:

"Elif lam râ, bunlar gerçeği açıklayan kitabın ayetleridir. Biz, O'nu, anlayasınız diye Arapça bir Kur'an olarak indirdik. Biz, bu Kur'an'ı sana vahyederek, en güzel kıssaları anlatıyoruz. Oysa, daha önce sen bunlardan habersizdin."(1)

"Bu, Allah'ın izniyle,insanları karanlıktan aydınlığa, güçlü ve hamde layık olan göklerde ve yerde onların sahibi Allah'ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz kitaptır." (2)

"Kur'an, alemler için öğüt ve hatırlatmadan başka bir şey değildir." (3)

"Bu kitap, hiç şüphesiz muttakiler için rehberdir." (4)

"Kim, Kur'an'dan yüz çevirirse bilsin ki kıyamet günü bir günah yükü yüklenecektir. Devamlı bu günahın azabında kalacaklardır. Kıymet günü onlar için ne kötü bir yük!" (5)

"Bu Kur'an, onunla uyarılsınlar ve tek bir ilah olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye insanlara tebliğ edilmiştir." (6)

"De ki, Kur'an'ı Ruhul kudüs(Cebrail) Rabbinin katından mü'minlerin imanını pekiştirmek, müslümanlara doğruluk rehberi ve müjde olmak üzere hak olarak indirilmiştir."(7)

"Bu Kur'an, insanlara bir açıklama, muttakilere yol gösterme ve bir öğüttür."(8)

"Kur'an'ı öğüt alsınlar diye kolaylaştırdık, öğüt alan yok mu?" (9)

"Doğrusu size Allah'tan ışık ve apaçık bir kitap gelmiştir. Allah rızasını gözetenleri onunla selamet yollarına eriştirir ve onları, izni ile karanlıklardan aydınlığa çıkarır, onları doğru yola iletir." (10)

"O halde Allah'ın indirdiği kitap ile aralarında hükmet. Allah'ın sana indirdiği Kur'an'ın bir kısmından seni vazgeçirmelerinden sakın, heveslerine uyma, eğer yüz çevirirlerse bil ki, Allah, bir kısım günahları yüzünden onları cezalandırmak istiyor. İnsanların çoğu gerçekten fasıktırlar." (11)

"Biz sana onu böyle bir Arapça Kuran olarak indirdik ve Onda tehditleri türlü biçimde açıkladık. Belki sakınırlar veya onlara bir öğüt olur." (12)

"Andolsun, bu Kur'an'da insanlara her çeşit misali türlü şekillerde açıkladık. Ama, insanların çoğu inkar ederek yüz çevirdiler." (13)

"Alemlere uyarıcı olsun diye kuluna hak ile batılın arasını ayıran ölçüyü indiren ne yücedir." (14)

"O, aziz bir kitaptır. Geçmişte ve gelecekte onu batıl kılacak yoktur. Hakim ve hamid olan Allah katından indirilmedir." (15)

"De ki bu inananlara doğruluk rehberi ve şifadır." (16)

"Kur'an'ı insanlara ağır ağır okuman için bölüm bölüm indirdik." (17)

"Bu kitap bilen bir toplum için ayetleri Arapça olarak açıklanmış bir kitaptır. Müjdeci ve uyarıcıdır. Fakat insanların çoğu yüz çevirmiştir. Onlar işitmezler ve:

-Bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimiz kapalıdır. Kulaklarımızda ağırlık var, bizimle senin aranda anlaşmamıza engel vardır. İstediğini yap, biz de yapacağız, derler." (18)

Kur'an'ın nasıl bir kitap olduğunu açıklayan ayetlerin yanında Kur'an'ı tanımayan ve onu terk edenlere; onu ölçü olarak benimsemeyenlere açık uyarıların yer aldığı ayetlere de bir göz atmamız gereklidir.

"Rabbinizden size indirilen kitaba uyun, ondan başka veliler edinerek onlara uymayın. Pek az öğüt dinliyorsunuz." (19)

"Bu, indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Ona uyun. Bizden önceki iki topluluğa kitap indirildi. Bizim onların okuduklarından haberimiz yok, demekten veya bize kitap indirilseydi onlardan daha doğru yolda olurduk, demekten sakınmanız için o size rabbinizden belge , yol gösterici ve rahmet olarak gelmiştir. Umulur ki Allah'tan korkarsınız. Allah'ın ayetlerini yalanlayandan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kim vardır? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüzçevirmelerinden dolayı kötü bir azapla cezalandıracağız." (20)

"Allah'a karşı gelmekten sakınabilmeniz için size verdiğimiz kitaba kuvvetle sarılın. Onda bulunanları hatırda tutun demiştik." (21)

"Onların bir kısmının okuyup yazması yoktur. Kitabı bilmezler, bildikleri sadece bir takım vehim ve kuruntulardır. Onlar sadece zannederler." (22)

"Onlara Allah'ın indirdiğine inanın denildiğinde biz sadece kendimize indirilene inanırız deyip, ondan sonra gelen Kur'an'ı inkar ederler." (23)

"Rablerinin huzuruna toplanacaklarından korkanları Kur'an'la uyar. Ondan başka bir veli ve aracıları yoktur. Umulur ki Allah'tan sakınırlar." (24)

"De ki ben yalnız herşeyin sahibi olan ve bu hürmetli kılınmış şehrin rabbine kulluk etmekle emrolundum. Müslümanlardan olmak ve Kur'an okumakla emrolundum..." (25)

"O gün zalim kişi ellerini ısırıp, keşke peygamberle beraber bir yol tutsaydım, vay başıma gelene, keşke falancayı dost edinmeseydim. Andolsun ki beni bana gelen Kur'an'dan o saptırdı. Şeytan insanı yalnız ve yardımcısız bırakıyor der. Peygamber, ey Rabbim, doğrusu milletim bu Kur'an'ı terk etmişti der." (26)

"Benim kitabımdan yüz çeviren bilsin ki onun dar bir geçimi olur ve Kıyamet günü de kör olarak haşrederiz. O zaman Rabbim beni niye kör olarak haşrettin. Oysa ben gören bir kimseydim, der. Allah, işte böyle ayetlerimiz sana gelmişti de sen onları unutmuştun. (Önemsememiştin, arkana atmıştın.) Bugün de öylece unutulursun, der." (27)

Kur'an, kendisini tamamen tanımayanları azapla uyarırken, kitabı bildikleri halde gizleyenleri ve işlerine geldiği yerleri alıp, işlerine gelmeyen yerleri atan, yani kitabı parçalayanları da Allah'ın lanetine uğramak ve cehennem azabı ile tehdit etmektedir:

"Gerçekten indirdiğimiz belgeleri ve doğru yolu kitapta insanlara açıkladıktan sonra onu gizleyen kimselere hem Allah lanet eder, hem de bütün lanet edenler lanet eder. Ancak tevbe edip, hallerini düzeltenler hariç, onların tevbesini kabul ederim." (28)

"Gerçekten Allah'ın indirdiği kitaptan bir şeyi gizlemede bulunup da onu az bir değere değişenler var ya onların karınlarına tıkındıkları ancak ateştir. Allah kıyamet günü onlarla konuşmaz ve onları günahlarından arındırmaz. Onlara elem verici bir azap vardır." (29)

"Kur'an'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi kitaplarının bir kısmını alıp, bir kısmını almayan bölücülere de Rabbine andolsun ki yapmakta oldukları şeylerin hesabını hepsine soracağız. Öyleyse sen emrolunduğun şeyi açıkça ortaya koy ve müşriklere aldırma." (30)

"Onlar Kur'an'ı düşünmezler mi; yoksa kalpleri mi kilitli?!" (31)
 
Üst