Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

Kalbim Temiz

  • Konbuyu başlatan seha
  • Başlangıç tarihi
S

seha

Guest
Sırat Köprüsüne bir tetimedir.

Bazı kimseler,ibadetin kalpleri temizlemek için yapıldığını söylüyor ve benim kalbim temiz olduğuna göre ibadet yapmam gerekmez, diyorlar. Böyle bir gerekçe ile kişi ibadet sorumluluğundan kurtulabilir mi?

Bu kimseler, kalp temizliğini sadece insanlar hakkında bir kötülük düşünmemek yahut yardımsever olmak gibi çok basit bir manada anlıyor ve insanlara iyi davranmakla, Allah'a ibadet mükellefiyetinden kurtulduklarını sanıyorlar. Bu, şeytanın bir desisesi, nefsin bir oyunudur.

Bunlar, namaz kılan, ibadet eden bir müminin günlük hayatında İslam'ın ruhuna ters düşen ve diğer insanlara zarar veren birtakım noktalar tespit ediyorlar. Bunları öne sürüyor ve bu adam namaz kılıyor ama, şu hataları da işliyor. Ben ise, onun düştüğü hatalara düşmüyorum, diyerek kendi ibadetsizliklerine, onun kusurlarında bir özür kapısı bulmaya çalışıyorlar.

Bu tip yanlış değerlendirmeler sadece namaz kılmayanlara mahsus değil. Namaz kılan bir mümin de İslam'ın diğer emirlerini kendisinden daha iyi yerine getiren bir mümin kardeşi hakkında benzer şeyler söyleyebiliyor.

Hidayet rehberimiz, Peygamber Efendimiz den (asm.) bir hadis-i şerif:

"Bir günah işlendiği zaman kalpte bir kara leke hasıl olur. Eğer sahibi pişman olur tövbe ve istiğfar ederse kalp yine parlar..."
Bu hadis-i şeriften temiz kalbin, ancak günahlardan salim olan ve isyanlarla kararmamış bir kalp olabileceğini öğreniyoruz. Güzel ahlakı tamamlamak için gönderilen o hidayet rehberinin (asm.) işe tevhitten başlaması ne kadar anlamlıdır!.. Tevhitten sapan, şirke düşen ve putlara tapan bir kalbin temiz olması mümkün değildir. Onun irşadıyla şirkten kurtulan, temizlenen müminlere bu defa ibadet emri verilmiş. Rabbinin emrini dinlemeyen bir kalbin de temiz olması düşünülemez.

Babasının sözünü tutmayan bir çocuğa, hemen "terbiyesiz", "ahlaksız" damgasını vuran insanoğlu, Allah'a isyan eden bir insanın en büyük ahlaksızlığı yapmış olacağını böylece peşinen kabul etmiş olmuyor mu?

Farzlarda yanlış yorum yapmaya ve hakikati saptırmaya kimsenin hakkı yoktur. Zira, ortada yorum gerektirecek bir kapalı nokta mevcut değildir. Allah emretmiş, Resulullah da (asm.) bu emrin nasıl yerine getirileceğini bir ömür boyu müminlere öğretmiş, talim etmiştir. Asr-ı Saadeti takip eden bütün asırlarda bu emirler aynen tatbik edilmiş. Bu devirlerde yetişen mürşitler, müminlerin Hak yakınlığında daha da ileri gitmeleri için, farzların yanı sıra nafile ibadetlere de büyük önem vermişler. Her taraf camilerle, mescitlerle, medreselerle, tekkelerle dolup taşmış.

Derken ahir zamana gelinmiş. Dünyaya dalma, dinden uzaklaşma, sefahatte boğulma, menfaat peşinde koşma devri gelip çatmış. İbadet terkedilmiş, ilim bir yana atılmış, irfandan uzaklaşılmış, kalplerde takva hissi azaldıkça azalmış.

Bu zehirli iklimde, bu bozuk atmosferde yeni bir grup çıkmış ortaya. Bunlar, kalbimiz temiz diyerek kendilerini ibadet sorumluluğundan muaf tutmuşlar. Bütün peygamberlere (as.), bütün ashaba, bütün evliyaya ve nihayet on dört asrın bütün müminlerine muhalif bir caddede yürümeye başlamışlar.

Bu ekolün mensupları, kendi haklarında, tövbe kapısını adeta kapamışlar. Zira, isyanlarını göremez hale gelmişler. Daha kötüsü, onları müdafaa etmeye başlamışlar. Kendilerini Allah'a ibadet etmeye çağıran mümin kardeşlerine verdikleri cevap, her defasında, "Sen benim kalbime bak." şeklinde olmuş.

Az da olsa, bu sözü sarf edenler içerisinde, biraz kitap karıştıran, ama yanlış fikirlerle ruhlarını yaralayan, ölçüsüz okumalarla ölçüyü kaçıran, bir şeyler öğrenir öğrenmez hemen kendisini dinî sahalarda söz sahibi sanmaya başlayan tiplere de rastlamak mümkün. Bunlar belki sefih değillerdir, ama eksik bilgileri onları yanlış fikirlerin, sapık mezheplerin müdafaasına götürmüş bulunuyor. Ne var ki bundan gafil bulunuyorlar.

Ben pratik ateist olduğu halde (Müslüman ama; ateist gibi yaşayan hiç ibadet etmeyen kişiler) ,kalbim temiz,diyenlere "Omo ile mi yıkadın", diyorum. Kızıyorlar.:p

Selam dua ve muhabbetle canım kardeşlerim...
 
S

seha

Guest
Şöyle bir dışarı bakınYaz gelip geçiyor.Havaların ısınmasıyla insanlar da çiçekler gibi açılıyor.Nüfus cüzdanlarında Müslüman, yazan kızlarımız ,kadınlarımız açıldıkça açılıyor.
Yine nüfüs cüzdanlarında Müslüman yazan babaları, anneleri , kocaları ses çıkarmayor; bırakın bazıları teşvik ediyor.
...
Evladının elinden tutmadan sokakta yürütme,diyorlar.Niye,diyorum.Organ mafyası,dilenci mafyası çalarmış,diyorlar.
Üzerinde fazla parayla dolaşma,diyorlar.Güpegündüz soyarlarmış.
Kadın çantasını boynuna geçirmeliymiş,kapıp kaçarlarmış.
Kapıyı çelik yaptırmalı.
...
Kızımı okula yazdırma zamanı yaklaşıyor.Filan okula verme ,diyorlar .Neden,diyorum.Çok serseri varmış,diyorlar.Falan okulda güvenlik bulunurmuş...diyorlar.Üzülüyorum.
Yazık ,diyorum ;çocuklarımızın kalbine herşeyi gören ve duyan bir yasakçı koyamadık.
“Peki o güvenliği olan okulda ne öğretiyorlar?”.Diyorlar ki;öğretmenleri iyiymiş.
Sokağa çöp atılmamasını öğretiyorlar mı?İnsanlara yardımı öğretiyorlar mı?Ya saygıyı?..
Göbeğini açınca; kızım üşütürsün ;diyorlar mı?Arkadaşının mendilini çalmamayı öğretiyorlar mı? Büyüyünce trafik canavarı olmamayı öğretiyorlar mı?
Öğrencisiyle kahvehaneye gidip “Okey” öğretiyorlar mı?
Başını kapatan örümcek kafalılara kızmayı, öğretiyorlar mı?
Türkçeyi öğretiyorlar mı? Matematiği öğretiyorlar mı?
Susuluyor...Ben derim iki dakika ...siz deyin üç dakika...
“Aman sende neyi düşünüyorsun...”
Ben susuyorum.Kaçırılıp öldürülmüş çocukların haberini seyrediyorlar.Kapkaçının yerde sürüklediği kadını seyrediyorlar.Komşuya hırsız girmiş;görüncede “sıkıyorsa ses çıkar” dediklerini konuşuyorlar.
“Filanca 6 yaşındaki kızını başörtüsü takıp dışarı çıkartmış”;söylüyorlar.Yazık...Bağnazlık..
Yuh bu kadar da olmaz...söylüyorlar.
Falanın dayısı,alkolü bırakmış.Namaza başlamış.Bir tarikate girmiş.Bu devirde de olmaz ki,diyorlar.
Ben susuyorum.
Ağlıyorum.İçim ağlıyor.
Sonra bir Nur doğuyor içime.Korkma ,diyor.Bunların olması gerektir.Sen çalış,
Sevdiğimin evini sel basmış,diyorum.
Kurtarabildiğin insanı, eşyayı kurtar ,diyor.
Ama onlar uyuyor,diyorum.
Uyandır,diyor.
Nasıl ,diyorum.
Kırmızılar,kırmızılar,diyor.*
Çalışıyorum,çalışıyorum,çalışıyorum.
Çalışın,çalışın,çalışın.
....

*Burda Kur'an kastedilmektedir

Selam ve muhabbetle
 

Azra

New member
Katılım
15 Mar 2007
Mesajlar
2,212
Tepkime puanı
13
Puanları
0
Yaş
35
Konum
istanbul
Allah razı olsun karderdeşim güzel bi paylaşım...
 

gizemli

New member
Katılım
1 Nis 2007
Mesajlar
652
Tepkime puanı
61
Puanları
0
Yaş
38
gerçekten okuması gereken bir konu. Allah razı olsun...
 

sinang

New member
Katılım
10 Eyl 2006
Mesajlar
1,628
Tepkime puanı
276
Puanları
0
Konum
bezm-i ezelden
Esselamün aleyke.Aziz kardeşlerim.
İbadat sırf emri ilahidir diye yapılır.Faydaları olabilir.Bazı hikmetleri mutlaka vardır.
Lakin şu şu hikmetleri veya faydaları için bu niyetle yapmak uygun olamaz.
O zaman maslahatı kalksa ibadeti bırakırız.
Rahmetli Hasan el benna nın dediği gibi biz darlıkta da bollukta da Rabbimize şükreyleriz,demeli..
Ya ihvan!Hazel iman...
 
H

hüma-gül

Guest
Benim kalbim zaten" temiz" Diyenlere

Benim kalbim zaten" temiz" Diyenlere

Şuara Suresi'nin 89. ayetinde cennete girecek olanların "Ancak Allah'a selim
(temiz) bir kalp ile gelenler..."olduğu bildirilir.Ancak Kuran'da bildirilen
kalp temizliği, günümüz toplumlarından bazılarının anladığı gibi bir
temizlik değildir. "Kalp temizliği"nin öneminden yola çıkarak, "ben
insanlara hiç kötülük yapmıyorum, fakirlere arada sırada yardım ediyorum,
demek ki Allah'ın istediği ahlaktayım" demek, kendi kendini aldatmaktan
başka bir şey değildir. Çünkü Kuran'a göre kalbin temiz olması demek,
Allah'a yönelmiş ve O'na itaat etmiş olmak demektir.
Belki bazı insanlar, arada sırada fakirlere yardım ederek,hayvanlara yiyecek
vererek, komşularına gülümseyerek,"iyi insan" olarak tanınabilirler. Ancak
cehennemden kurtulmanın,Allah'ın rızasını ve rahmetini kazanmanın yolu "iyi
insan"
olarak tanınmak değil, Allah'ın Kuran'da tarif ettiği şekilde bir mümin
olmaktır.Bu ahlakı kazanmadan yapılan ve cahiliyenin kendi değer yargılarına
göre "iyilik" olarak kabul edilen bir davranışın, Allah Katında herhangi bir
değeri olmayabilir.

*Hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haram'ı onarmayı,Allah'a ve ahiret gününe
iman eden ve Allah yolunda cehd edenin (yaptıkları) gibi mi saydınız? (Bunlar) Allah Katında bir olmazlar. Allah zulmeden bir topluluğa hidayet
vermez. (Tevbe Suresi, 19)*

*Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir.Ama iyilik,
Allah'a, ahiret gününe, meleklere,
Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu
yakınlara, yetimlere, yoksullara,yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere
(özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve
ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve
savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır). İşte bunlar,doğru olanlardır ve müttaki olanlar da bunlardır.(Bakara Suresi,
177)*

Kuran'a göre kalbi temiz olan insan, Allah'a iman eden,Allah'ın emir ve
yasaklarına harfiyen uyan, O'na teslim olmuş insandır.Buna göre, kalbi temiz
olan insan,
sürekli Allah'ı anan ve kalbi Allah'ın zikriyle "mutmain" olmuş (tatmin
bulmuş) kişidir. Öyle ki Kuran'da müminler şöyle tarif edilir:
*Bunlar, iman edenler ve kalpleri Allah'ın zikriyle mutmain olanlardır.
Haberiniz olsun; kalpler yalnızca Allah'ın zikriyle mutmain olur. (Rad
Suresi, 28)*

*Bir başka ayette ise müminlerden şöyle söz edilir: Onlar ki, Allah anıldığı
zaman kalpleri ürperir(Hac Suresi, 35)*

*Yine bir başka ayette, müminlerin kalplerinin "Allah'ın ve haktan inmiş
olanın zikri için saygı ve korku ile yumuşadığı"(Hadid Suresi, 16) haber
verilir.*

Dolayısıyla kalp temizliği, insanı Allah'tan uzaklaştıran tüm engellerin
kalpten arındırılmış olması anlamına gelir. Böyle bir insan dünya hırsından,
bencillikten, korkudan, güvensizlikten uzak olur. Allah'tan başka varlıklara
bağlanmaktan, onlara
Allah'tan bağımsız bir sevgi duymaktan kurtulur.Kısacası Allah'a itaat
etmeyen ve Müslümanlığın gereklerini yerine getirmeyen insan için "kalp
temizliği"nden söz edilemez."Benim kalbim temiz, dine uymasam da olur"
diyenler, Allah'ı ve müminleri aldattıklarını sanabilirler, oysa yalnızca
kendilerini aldatmaktadırlar. Bu ifade ancak, ibadetlerini uygulamaktan
kaçınan ve yanlış bir yaşam tarzını Müslümanlık olarak göstermeye çalışan
bir insanın samimiyetsizliğidir.

alinti
 
Üst Alt