Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

kabir azabi ...

burkay

New member
Katılım
31 Ara 2005
Mesajlar
27
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
56
selam arkadaslar ... yillardir hep dua ederiz allah c.c ya ... allahim bizleri kabir azabindan koru diye ... acaba kabir azabi varmi ? her konuyu ehline sormak gerekiyor ... kurani kerim de kabir azabi olarak hiçbir ayet yok nedense ... yunus suresi :45. Onları yeniden diriltip hepsini bir araya toplayacağı gün, sanki gündüzün bir saatinden başka kalmamışlar (yeni ayrılmışlar) gibi, aralarında tanışırlar. Allah’a kavuşmayı yalan sayanlar ziyana uğramış ve doğru yolu bulamamışlardır.
bu ayetde insanlar kabirlerinde sanki bir gün kalmis gibi gelecegini anlatiyor ... allah c.c zaman ve mekandan münezzehtir ... bazi hadislere bakdigimiz zaman kabir azabi hakkinda sunlar yaziyor ...7277 - Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki: "Ölü kabre konulur. Salih kişi, kabrinde korkusuz ve endişesiz oturtulur. Sonra kendisine: "Hangi dinde idin?" denilir. "İslâm dinindeydim" der. "Şu adam nedir?" denilir. "O, Allah'ın Resülü Muhammed'dir, bize Allah indinden açık deliller getirdi, biz de onu tasdik ettik" der. Ona: "Allah'ı gördün mü?" denilir. O: "Allah'ı görmek hiç kimseye mümkün ve muvafık değildir" der. Bu safhadan sonra cehenneme doğru bir delik açılır. Oraya bakar, ateş alevlerinin birbirini kırıp yok etmeye çalıştığını görür. Kendisine: "Allah'ın seni koruduğu ateşe bak!" denilir. Sonra ona cennet cihetinden bir delik açılır ve onun güzelliklerine ve içinde bulunan (nimet)lere bakar. Kendisine: "İşte senin makamın!" denilir ve yine ona: "Sen bunlar hususunda yakîn (kesin iman) sahibi idin. Bu iman üzere öldün, bu iman üzere yeniden diriltileceksin inşaallah!" denilir.

Kötü adam da kabrinde korku ve endişe ile oturtulur. Kendisine: "Hangi dinde idin?" diye sorulur. "Bilmiyorum" diye cevap verir. Kendisine: "Bu adam kimdir?" denilir. Halkı dinledim, bir şeyler söylüyorlardı, onu ben de söyledim" der. Ona cennet cihetinden bir delik açılır. Cennetin güzelliklerine, içinde bulunan nimetlerine bakar. Ona: "Allah'ın senden uzaklaştırdığı şu cennete bak!" denilir. Sonra ona cehenneme doğru bir delik açılır. Oraya bakar. Alevlerin birbirini yeyip yoketmekte olduğunu görür. Ona: "İşte makamın burasıdır. Sen cehennemin varlığı hususunda şekk (ve inkâr) içerisinde idin, bu şekk üzere öldün ve bu şekk üzere diriltileceksin inşaallah!" denilir."

simdik mümin olsun iümin olmayan olsun kabir azabi dedigimiz sey herhalde su olucak cehennemi gören oraya gidecegini anlayan bir kisi kabir azabini bu sekil yasiyor olsa gerek ... çünki kabir azabi olarak ayet de yok ... sizlerin düsüncelerinizi bekliyorum ... allah celle celaluhu herseyi daha iyi bilir ...
 

Kur'an Ehli

New member
Katılım
26 Ara 2005
Mesajlar
99
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
41
Güzel bir konuya değinilmiş. Bu konu hakkında kısaca kendi görüşlerimi belirtmek isterim.

Kabir azabı konusu tamamen gayb konusu.Kur'an da Kabir azabıyla ilgili herhangi bir ayet te yok. Kabir azabıyla ilgili uydurmalar ya hadislere ya da islam alimlerinin şahsi yorumlarına göre yapılmıştır. Kur'an da olmayan bir konuda insanlar hep korkutulmuştur.

Şahsi görüşüme göre kabir azabı yoktur. Çünki insanların kabir azabı görebilmesi için sorguya çekilmesi gerekir. Bizim sorguya çekileceğimiz, hesap vereceğimiz zaman ise, öldükten sonra tekrar dirileceğimiz zaman, ahirette olacak. Kabir zabının olduğunu iddia etmek, ahiretten önce de kabirde de sorguya çekileceğimiz anlamına gelir. Kabir de sorguya bizi kim çekecek? Sonuçta, insanların kabirlerinde azap çekmesi ya da mükafatlandırılması için sorgudan geçmeleri gerekmez mi? Ayrıca kabir de ceza çekme ya da mükafaat varsa ahirette hesap vermeye gerek kalmadan kimin iyi kimin kötü, kimin cennetlik kimin de cehennemlik olduğu anlaşılmış olur. O zaman hesap gününe ne gerek var?

Eğer kabir azabı varsa, geçmiş zamanda ölenler daha çok azap çekmiş olacak. Kıyamete yakın ölenler ise daha az azap çekmiş olacak. Bu Allah'ın adaletine sığar mı? Ayrıca geçmiş zamanda ölen kıyametin kopması için daha fazla bekleyecek, kıyamete yakın ölen ise daha az beklemiş olacak. Bu da mantıklı ve adil değil. Peki bu durumda kabirdeki durum ne olabilir? Bunu Yunus suresi 45Ayet çok güzel açıklıyor:

Gündüzün bir saatinden başka sanki hiç ömür sürmemişler gibi onları bir arada toplayacağı gün, onlar birbirlerini tanımış olacaklar. Allah'a kavuşmayı yalanlayanlar gerçekten hüsrana uğramışlardır. Onlar hidayete ermiş (kimseler) değildi.

Yunus Suresi 45


Evet bu ayete göre kabirde herkes eşit sürede kalacak. Ayetten anladığım kadarıyla ölen kişiler için zaman duruyor. Bir kişi kabire girmesiyle kıyametin kopması çok kısa süre içinde oluyor. Bu ayette de gündüzün bir saatinden başka ömür sürmemişler gibi, sözüyle açıklanıyor. Yani kabire giren kişi çok kısa bir süre içinde kıyametin kopmasıyla uyanıyor. Kısacası öldün ve kıyamet koptu durumu oluyor. Sonuçta zamanı yaratan Allah ve de zamanı ölüler için durduracak olan da odur.

Yazımı biraz aceleye getirerek yazdım ama umarım açıklayıcı olmuştur.
 

seyfullah putkýran

New member
Katılım
30 Eyl 2005
Mesajlar
5,807
Tepkime puanı
205
Puanları
0
Yaş
40
Konum
Ruhlar Aleminden
Web sitesi
www.tevhidyolu.net
Kabir Hayatı

Kabirlerde bulunan kimselerin tamamı "Berzah" hayatı ile diri olup;

* Bilirler,
* Akıl ederler,
* Duyarlar,
* "Hiç şüphe yok ki, ölü defnedilip arkadaşları, yanından ayrıldıkları zaman; yanından ayrılırken cenazesini kaldırıp kendisini ahirete yolcu edenlerin ayak seslerini işitir. (6)
* Peygamber efendimiz (s.a.v) Bedir'de öldürülen kâfirlerin içi taşlarla örülmemiş bir kuyuya atılmasını emretti. Ölümlerinden günlerce sonra gelip başında durdu ve son ferdine kadar, onları teker teker ey falanca oğlu falan şeklinde, isimleri ve babalarının isimleri ile çeğırarark onlara şöyle buyurdu: "Siz Rabbinizin size va'dettiği azabın hak olduğunu gördünüz mü? Hiç şüphe yok ki ben; Rabbimin bana va'dettiği zaferin hak olduğunu gördüm." Bunun üzerine Hazret-i Ömer; "Yâ Resulallah! Sen, leş olmuş bir kimselerle mi konuşuyorsun, dedi". Bunun üzerine Peyganber Efendimiz de cevaben : " Beni hak din ile gönderen Allah'a yemin ederim ki siz, beni onlardan daha iyi duymuyorsunuz dedi." (7)
* Görürler,
* Kendilerini ziyaret edenleri tanırlar,
* Herhangi bir kul kardeşinin kabrini ziyaret edip yanında oturursa, kalkıncaya kadar, o ölü onunla arkadaşlık eder ve ona karşılık verir. (8)
* Selam verenlerin selamlarını alırlar,
* Bir adam, tanıdığı bir kimsenin kabrinin yanından geçtiğinde, ona selam verirse, selmını alır. Bir adam da tanımadığı bir kimsenin kabrinin yanından geçtiği zaman selam verirse o da, onun selamını alır. (9)
* Birbirlerini ziyaret ederler,
* Ölülerinizin kefenlerini güzel yapınız! Çünkü onlar, kabirlerinde birbirlerine karşı iftihar ederler ve birbirlerini ziyaret ederler. (10)
* Dirilerden kendilerine ulaşan kötü haberlere üzülürler,
* Hiç şüphesiz ölüye; evinde eziyet veren şey, kabrinde de eziyet verir. (11)
* Amelleriniz, ölülere bildirilir, güzel birşey görürlerse sevinirler. Kötü birşey görürlerse; Allah'ım! Onlaru tâatına geri çevir derler."
* Dua ederler,
* Ölülere hayatta olanların amelleri onlara bildirilir, hayırlı bir iş görürlerse Allahü Teâlâya hamd edip sevinirler ve o hayrı yapanın hayırlı işlerinin artması ve hayırlı işlere devam etmesi için dua ederler. Kötü bir şeyle karşılaşırlarsa onları yapanlar için Allahü Teâlaya dua edip şöyle derler: "Allah'ım! Onları tâatına geri çevir ve bize hidayete erdirdiğin gibi, onları da hidayete erdir. " (5)
* Tasarrufları vardır,
* Allahü Teâlanın kudretiyle çok büyük işler yaparlar. Peygamber efendimiz, Hazret-i Cafer'in öldürülmesinden sonra bir gün şöyle buyurdu: "Bişe halkına, yağmurun yağacağını müjdeleyen meleklerin içinde Ca'fer'i tanııdım." (14)
* Nimet görürler,
* Nimet ve azab hem ruha hem vücuda olacaktır. Berzah aleminde bazıları ikram görürler kabirlerinde taptaze olarak namaz kılarlar, hac yaparlar.
* Azab edilirler.
* Peygamber efendimiz (s.a.v) kabir azabı ile ilgili şöyle buyuruyor: "Ölüleriniz defnetmeme endişem olmasydı; işitmekte olduğum kabir azabını, size de işittirmesi için Allah'a dua ederdim. (12)

__________________________________________________

Kabir Azabı

Her insan ister ölerek toprağa gömülsün, ister boğularak denizin dibinde kalsın veya yırtıcı bir hayvan karnında bulunsun veya yanarak külü havaya karışsın, mutlaka kabir hayatı geçirecektir.

Kabir azabının aslı, Dünya sevgisidir. Fakat şiddet derecesi ayrıdır. Azlığı, çokluğu Dünya sevgisine göre değişir. Azap, kalbin Dünyaya bağlanmasının sonucudur.

Kafirlerin kabir azabı, kıyamete kadar devam eder. Yalnız cuma ve Ramazan günleri kalkar. İtaat erbabı için kabir azabı yoktur. Ancak kabrin şiddet ve azametini hisseder. Asilere gelince bunlar için kabir azabı vardır. Ancak kıyâmete kadar devam etmez. Cuma günleri kalkar. Hatta cuma gecesi ölen asi, bir saat kabir azabı görür.
Resulullah (a.s) buyuruyor:

* Kabir ahiret menzillerinin birinci menzilidir. Kişi ondan kurtulabilirse, ondan sonrakiler daha kolaydır. Ondan kurtulamazsa ondan sonrakiler bundan daha zordur, daha şediddir.
* Kabir azabı haktır. Onlar kabirde azap çekerler, onların azabını hayvanlar işitir.
* Kabir ya Cennet bahçelerinden bir bahçedir veya Cehennem çukurlarından bir çukurdur.
* Manzaraların hiçbiri kabir kadar korkutucu ve ürkütücü değildi!.

Resulullah (a.s) bir mezarlıktan geçerken, iki mezardaki ölünün bazı küçük şeylerden dolayı azap çekmekte olduklarını gördü. Bu iki mezardaki ölülerden biri hayatında laf taşıyıcılık yapıyor, diğeri ise idrardan sakınmıyordu. Bunun üzerine Resulullah (a.s) yaş bir dal almış, ortadan ikiye bölmüş ve her bir parçayı iki kabre de birer birer dikmiştir. Bunu gören ashap, niye böyle yaptığını sorduklarında: "Bu iki dal kurumadığı sürece, o ikisinin çekmekte olduğu azabın hafifletilmesi umulur" buyurmuşlardır.

__________________________________________________

Kaynaklar:
1) Kimyayı Saadet, İmam-ı Gazali
2) Ehl-i Sünnet İtikadı, Ahmed Ziyâüddin Gümüşhânevi, Bedir Yayınları
3) Kütüb-i Sitte
4) Şamil İslam Ansiklopedisi
5) Tenviru'l Kulûb'tan Tasavvufun İncelikleri, Şeyh Muhammed Emin Erbili, Osmanlı Yayınevi, 1997
6) Hadis-i Şerif, Buhari
7) Hadis-i Şerif, Buhari ve Muslim
8) Hz. Aişe r.a, Buhari ve Muslim, Hatib ve Asakir rivayet etmiştir.
9) Hadis-i Şerif,Beyhaki ve Ebiddünya rivayet etmiştir.
10) Hadis-i Şerif,Beyhaki rivayet etmiştir.
11) Hadis-i Şerif,Deylemi rivayet etmiştir.
12) Müslim, Hadis-i şerifin manası Tâc-ul-usûl kitabından alınmıştır. C.1.S.378
13) Hadis-i Şerif, İbni Mübarek rivayet etmiştir.
14) Hadis-i Şerif, İbni Adiy rivayet etmiştir.
 

Kur'an Ehli

New member
Katılım
26 Ara 2005
Mesajlar
99
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
41
Seyfullah kaynakların arasında bir tane ayet yok. Kabir azabı gibi bir konuda kuranda neden hiç ayet yok? Allah unutmuş mu kabir azabı vardı da bize söylemeyi? Ayrıca aşağıdaki ayetten ne anlıyorsun?

Gündüzün bir saatinden başka sanki hiç ömür sürmemişler gibi onları bir arada toplayacağı gün, onlar birbirlerini tanımış olacaklar. Allah'a kavuşmayı yalanlayanlar gerçekten hüsrana uğramışlardır. Onlar hidayete ermiş (kimseler) değildi.

Yunus Suresi 45
 

seyfullah putkýran

New member
Katılım
30 Eyl 2005
Mesajlar
5,807
Tepkime puanı
205
Puanları
0
Yaş
40
Konum
Ruhlar Aleminden
Web sitesi
www.tevhidyolu.net
bu hadise ve ayete inanalar için herdefasında yanı şeyleri yazmaktan yorulddum ama sen yorulmadın. sonra yazınca diyosunki neden aynı şeyleri yazıyosun. diğer yazdıklaırmda cevabın var.!!
 

burkay

New member
Katılım
31 Ara 2005
Mesajlar
27
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
56
simdik arkadaslar ayet de kabir azabi olarak geçmiyor ayet de sanki bir gün kalmis gibi gelecek insanlara diyor ... bir günlük kalinmislik daki azab nedir ? sonra ebedi azab görmiyecekler ise sadece cuma günü 1 saat azap görecekler deki cümle ve mana bana mantikli gelmiyor genede dogrusunu cenabi allah c.c bilir ... kabir azabi cehennem i gören bir insan için var olucak ... cenneti gören veya cennet bahcelerinden biri olan bu azabi görmiyecek ... nedersiniz ?
 

maide7

New member
Katılım
5 Şub 2006
Mesajlar
1
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Selamun Aleykum

Zumer Suresinin 54 uncu ayeti kerimesin de 'Uzerinize azap gelmeden evvel Allah'a yonelin, yoksa yardim olunmazsiniz' diyor.

Allah razi olsun.
 

ercan1980

New member
Katılım
15 Ara 2005
Mesajlar
186
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
44
Web sitesi
www.kurandini.net.tc
seyfullah putkıran' Alıntı:
bu hadise ve ayete inanalar için herdefasında yanı şeyleri yazmaktan yorulddum ama sen yorulmadın. sonra yazınca diyosunki neden aynı şeyleri yazıyosun. diğer yazdıklaırmda cevabın var.!!

KENDİ PUTUNU NE ZAMAN KIRACAKSIN SEYFULLAH ???
 

ercan1980

New member
Katılım
15 Ara 2005
Mesajlar
186
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
44
Web sitesi
www.kurandini.net.tc
burkay' Alıntı:
simdik arkadaslar ayet de kabir azabi olarak geçmiyor ayet de sanki bir gün kalmis gibi gelecek insanlara diyor ... bir günlük kalinmislik daki azab nedir ? sonra ebedi azab görmiyecekler ise sadece cuma günü 1 saat azap görecekler deki cümle ve mana bana mantikli gelmiyor genede dogrusunu cenabi allah c.c bilir ... kabir azabi cehennem i gören bir insan için var olucak ... cenneti gören veya cennet bahcelerinden biri olan bu azabi görmiyecek ... nedersiniz ?

KABİRDE CESEDİNİ KURDLAR AFİYETLE YERKEN (ASIL) SEN, ENGEL ARKASINDA YENİDEN DÜNYAYA DÖNMEK İSTEYECEKSİN! AMA NAFİLE! HESAP GÜNÜNÜ BEKLEYECEKSİN!

23/99 Onlardan birine ölüm gelip çattığı zaman şöyle der, "Rabbim, beni geri döndürünüz."

23/100 "Ki terketmiş bulunduğum şeylerde erdemli işler yapayım." Hayır. Bu onun söylediği bir laftan ibarettir. Diriliş gününe kadar onların ardında bir engel vardır.

SONSUZ VE DAİM AZAB YADA MUTLULUK ONDAN SONRA BAŞLAYACAK!

ARTIK HURAFELERDEN KURTULUN! KURAN OKUYUN!

SELAMETLE!!!
 

Gercek

New member
Katılım
9 Şub 2006
Mesajlar
3
Tepkime puanı
0
Puanları
0
10:45= Allah'in onlari, sanki gunun ancak bir vakti kadar kaldiklarini zanneder vaziyette yeniden diriltip toplayacagi gun aralarinda birbirleriyle tanisirlar. Allahi'in huzuruna varmayi yalanlayanlar elbette zarara ugramislardir.Zira onlar dogru yola gitmemislerdi.

gunun sadece bir vakti kadar kalinmayi sanmak uzun surecli bir azap ile yatilmadigini gostermezmi? Ercan arkadasin tafsiyesine'de katiliyorum Kuran okuyun lutfen! Sadece Kuran!
 

seyfullah putkýran

New member
Katılım
30 Eyl 2005
Mesajlar
5,807
Tepkime puanı
205
Puanları
0
Yaş
40
Konum
Ruhlar Aleminden
Web sitesi
www.tevhidyolu.net
ercan1980' Alıntı:
KENDİ PUTUNU NE ZAMAN KIRACAKSIN SEYFULLAH ???


:) hay Allah razı olsun Nefismi kırmaya çalışıyorum onu kırıp geçirim inşallah sevgi değer kardeşim senin nefsinide kırarız. Dua et benim için. ben senin içinde dua edicem . bİz doğruyu gördükte tek sorunumuz onu uygulamak kaldı. putları kıralı çok oldu yani. Ama üzgünüm sen doğruları nerde arıyosun bilemiyorum inşallah sende bulur uygularsın...

saygılarımla...
 

seyfullah putkýran

New member
Katılım
30 Eyl 2005
Mesajlar
5,807
Tepkime puanı
205
Puanları
0
Yaş
40
Konum
Ruhlar Aleminden
Web sitesi
www.tevhidyolu.net
ercan1980' Alıntı:
KENDİ PUTUNU NE ZAMAN KIRACAKSIN SEYFULLAH ???


:) hay Allah razı olsun Nefismi kırmaya çalışıyorum baya canavar kendisi hala söz geçiremiyorum ona inşallah velilerin himmetiyle olucak bunun için çabalıyorum, nefismi kırıp geçirim inşallah, inanan kardeşim senin nefsinide kırarız. Dua et benim için. ben senin içinde dua edicem . bİz doğruyu gördükte tek sorunumuz onu uygulamak kaldı. putları kıralı çok oldu yani adımızıda burdan aldık :). Ama üzgünüm sen doğruları nerde arıyosun bilemiyorum inşallah sende bulur uygularsın...

saygılarımla...
 

seyfullah putkýran

New member
Katılım
30 Eyl 2005
Mesajlar
5,807
Tepkime puanı
205
Puanları
0
Yaş
40
Konum
Ruhlar Aleminden
Web sitesi
www.tevhidyolu.net
seyfullah putkıran' Alıntı:
__________________________________________________

Kabir Azabı

Her insan ister ölerek toprağa gömülsün, ister boğularak denizin dibinde kalsın veya yırtıcı bir hayvan karnında bulunsun veya yanarak külü havaya karışsın, mutlaka kabir hayatı geçirecektir.

Kabir azabının aslı, Dünya sevgisidir. Fakat şiddet derecesi ayrıdır. Azlığı, çokluğu Dünya sevgisine göre değişir. Azap, kalbin Dünyaya bağlanmasının sonucudur.

Kafirlerin kabir azabı, kıyamete kadar devam eder. Yalnız cuma ve Ramazan günleri kalkar. İtaat erbabı için kabir azabı yoktur. Ancak kabrin şiddet ve azametini hisseder. Asilere gelince bunlar için kabir azabı vardır. Ancak kıyâmete kadar devam etmez. Cuma günleri kalkar. Hatta cuma gecesi ölen asi, bir saat kabir azabı görür.
Resulullah (a.s) buyuruyor:

* Kabir ahiret menzillerinin birinci menzilidir. Kişi ondan kurtulabilirse, ondan sonrakiler daha kolaydır. Ondan kurtulamazsa ondan sonrakiler bundan daha zordur, daha şediddir.
* Kabir azabı haktır. Onlar kabirde azap çekerler, onların azabını hayvanlar işitir.
* Kabir ya Cennet bahçelerinden bir bahçedir veya Cehennem çukurlarından bir çukurdur.
* Manzaraların hiçbiri kabir kadar korkutucu ve ürkütücü değildi!.

Resulullah (a.s) bir mezarlıktan geçerken, iki mezardaki ölünün bazı küçük şeylerden dolayı azap çekmekte olduklarını gördü. Bu iki mezardaki ölülerden biri hayatında laf taşıyıcılık yapıyor, diğeri ise idrardan sakınmıyordu. Bunun üzerine Resulullah (a.s) yaş bir dal almış, ortadan ikiye bölmüş ve her bir parçayı iki kabre de birer birer dikmiştir. Bunu gören ashap, niye böyle yaptığını sorduklarında: "Bu iki dal kurumadığı sürece, o ikisinin çekmekte olduğu azabın hafifletilmesi umulur" buyurmuşlardır.

__________________________________________________

Kaynaklar:
1) Kimyayı Saadet, İmam-ı Gazali
2) Ehl-i Sünnet İtikadı, Ahmed Ziyâüddin Gümüşhânevi, Bedir Yayınları
3) Kütüb-i Sitte
4) Şamil İslam Ansiklopedisi
5) Tenviru'l Kulûb'tan Tasavvufun İncelikleri, Şeyh Muhammed Emin Erbili, Osmanlı Yayınevi, 1997
6) Hadis-i Şerif, Buhari
7) Hadis-i Şerif, Buhari ve Muslim
8) Hz. Aişe r.a, Buhari ve Muslim, Hatib ve Asakir rivayet etmiştir.
9) Hadis-i Şerif,Beyhaki ve Ebiddünya rivayet etmiştir.
10) Hadis-i Şerif,Beyhaki rivayet etmiştir.
11) Hadis-i Şerif,Deylemi rivayet etmiştir.
12) Müslim, Hadis-i şerifin manası Tâc-ul-usûl kitabından alınmıştır. C.1.S.378
13) Hadis-i Şerif, İbni Mübarek rivayet etmiştir.
14) Hadis-i Şerif, İbni Adiy rivayet etmiştir.



TEkrar Hatırlatıyorum senin için
 

burkay

New member
Katılım
31 Ara 2005
Mesajlar
27
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
56
sevgili kardeslerim kuran okuyun kuran diyorsunuz kurani kerimi okuyorum kabir azabina dair hiç bir ayet yok beyler sizler hadislere bakarak kabir azabi var diyorsunuz ... eger insan kabirlerinde sadece 1 gün kalmis gibi gelicekse ... zaman ve mekan dan mahrumsa orasi ... nedir bu kabir azabi ?1 günlük azapmi ? sonra kimlere bu kabir azabi ? tabiiki allahin ayetlerini yalanlayanlar ... inanan mümin için kabir azabi varmi sizce ? her inanan dirakt olarak cennete gidecek diye bir kural da yok ... ilk yaratilan insanlar bugüne kadar eger kabir azabi var ise sürekli azab içinde olmalari gerekir ... egerki kabir azabinda günahlari af olunuyorsa bu da cehennemin anlamini kaldirir ortadan ... kabirdeki insanlarin kabir azabi olarak görücekleri su olmasi gerekir : ya cennet bahcesinden bir bahce yada cehennem bahcesi ... kiyamet olmadan hesaplar olmadan kim insanlari cennet veya cehenneme yollayabilir ? kim hesap vermeden azaba çarptirilir ? ya hadislere hepimiz inaniyoruz ama ayetle çelisen hadis hadis degildir arkadaslar ... dikkatinizi çekerim ... bizler saglam kaynak diye gördügümüz buhari timizi v.s hadis yorumcularina güvenmekle ne kadar dogru yapariz ? bunlari da degistirdiler ise ? dedigim gibi kurana çelisen hadis sahte hadis dir ... en dogrusunu allah c.c bilir ... geçmiste yaptigimiz hatalara düsmeyelim ... allaha ve onun rasulüne terredütsüz inaniyoruz ... kabir mevzuunu tekrar herkez gözden geçirsin ... 1 günden daha az bir süre kalicagimizi sanacagiz ayeti ... -----------------------------------------------------------------birde hz muhammed s.v.s efendimizin hadisi :-Kafirlerin kabir azabı, kıyamete kadar devam eder. Yalnız cuma ve Ramazan günleri kalkar. İtaat erbabı için kabir azabı yoktur. Ancak kabrin şiddet ve azametini hisseder. Asilere gelince bunlar için kabir azabı vardır. Ancak kıyâmete kadar devam etmez. Cuma günleri kalkar. Hatta cuma gecesi ölen asi, bir saat kabir azabı görür.
Resulullah (a.s) buyuruyor:
------------------------- : simdik yorum sizin ...
 

burkay

New member
Katılım
31 Ara 2005
Mesajlar
27
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
56
ercan kardesim sen gel bir önce tövbe et bu kullandigin cümleyi gözden tekrar geçir :KABİRDE CESEDİNİ KURDLAR AFİYETLE YERKEN (ASIL) SEN, ENGEL ARKASINDA YENİDEN DÜNYAYA DÖNMEK İSTEYECEKSİN! AMA NAFİLE! HESAP GÜNÜNÜ BEKLEYECEKSİN!
güzel kardesim sen benim dünyaya dönmek isteyecegimi hangi mantikla veya neye göre yargiliyorsun ? sen benim nasil bir insan oldugumu nereden biliyorsun ? allah c.c ve hz muhammede s.v.s e bütün kalbimle inanan bir mümin olarak kurtlar benim cesedimi afiyetle yerken sen kendinden ne kadar emin sin ki senin cesedine kurtlar böcekler solucanlar dokunmiyacak ? bak seytan hata yapmistir büyüklenmistir sanki ona bir sey olmaz mis gibi ... sen beni nasil yargilarsin kendine bir çeki düzen ver ... kimin ne olucagini allah bilir ve sadece o bilir ... sen degil unutma ve tövbe et hatandan dön ... sevgiler ...
 

seyfullah putkýran

New member
Katılım
30 Eyl 2005
Mesajlar
5,807
Tepkime puanı
205
Puanları
0
Yaş
40
Konum
Ruhlar Aleminden
Web sitesi
www.tevhidyolu.net
Kabir azabı.

Her insan ister ölerek toprağa gömülsün, ister boğularak denizin dibinde kalsın veya yırtıcı bir hayvan karnında bulunsun veya yanarak külü havaya karışsın, mutlaka kabir hayatı geçirecektir. İnsan öldükten sonra kabre konulunca, Münker ve Nekir adında iki melek, kendisine gelerek; "Rabbin kimdir? Peygamberin kimdir: Dinin nedir?" diye sorarlar. İman ve güzel amel sahipleri bu gibi sorulara doğru cevap verirler. Bu gibi ölülere cennet kapıları açılır ve Cennet kendilerine gösterilir. Kâfir veya münafık olanlar ise bu sorulara doğru cevap veremezler. Onlara da Cehennem kapıları açılır, oradaki azap kendilerine gösterilir. Müminler nimet içerisinde, sıkıntısız ve huzurlu yaşarken, kâfir ve münâfıklar ise kabirde azap göreceklerdir (bk. ez-Zebîdî, Tecrîdi Sarih, terc. Kamil Miras, Ankara 1985, IV 496 vd.).

Kabirde azap ve nimetin varlığını gösteren birtakım ayet ve hadisler vardır. Bir ayet-i kerimede; "Firavun ve adamları sabah-akşam ateşe atılırlar. Kıyametin kopacağı gün de denilir ki; Firavun hanedanını ateşin en şiddetlisine sokun" (el-Mümin, 40/46) buyurulur. Buna göre kıyamet kopmadan önce de yani kabirde de azap vardır. Peygamber efendimiz; "Allah, iman edenlere bu dünya hayatında ve ahirette, o sabit sözlerinde daima sebat ihsan eder" (İbrahim, 14/17) ayetinin kabir nimeti hakkında indiğini açıklamıştır (Buhârî, Tefsîr, sure: 14).

Kabir azabı ile ilgili hadis kitaplarında pek çok hadis-i şerif zikredilmektedir.

Bunlardan bir kaçı şöyledir: Hz. Peygamber (s.a.s) bir mezarlıktan geçerken, iki mezardaki ölünün bazı küçük şeylerden dolayı azap çekmekte olduklarını gördü. Bu iki mezardaki ölülerden biri hayatında koğuculuk yapıyor, diğeri ise idrardan sakınmıyordu. Bunun üzerine Resulullah (s.a.s) yaş bir dal almış, ortadan ikiye bölmüş ve her bir parçayı iki kabre de birer birer dikmiştir. Bunu gören ashap, niye böyle yaptığını sorduklarında: "Bu iki dal kurumadığı sürece, o ikisinin çekmekte olduğu azabın hafifletilmesi umulur" (Buhârî Cenâiz, 82; Müslim, İmân, 34; Ebû Dâvud, Tahâret, 26) buyurmuşlardır.

Hz. Peygamber diğer bir hadislerinde şöyle buyururlar: "Kabir ya Cennet bahçelerinden bir bahçedir veya Cehennem çukurlarından bir çukurdur" (Tirmizî, kıyamet, 26).

Başka bir hadiste de şöyle buyurur: "Ölü mezara konulunca, birine Münker, diğerine Nekir adı verilen siyah mavi iki melek gelir; ölüye derler ki: "Şu Muhammed (s.a.s) denilen zat hakkında ne dersin?" O da şöyle cevap verir. "O, Allah'ın kulu ve Resuludur. Ben şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilâh yoktur, Muhammed de O'nun kulu ve elçisidir. Bunun üzerine melekler; Biz senin böyle diyeceğini zaten bilmekte idik", derler. Sonra onun mezarını yetmiş arşın genişletirler. Daha sonra bu ölünün mezarı ışıklandırılır ve aydınlatılır. Daha sonra melekler ölüye: " Yat ve uyu " derler. O da; "Aileme gidin de durumu haber verin" der. Melekler ona; "Zifafa giren ve sadece en çok sevdiği kişi tarafından uyandırılan şahıs gibi mahşer gününe kadar sen uyumana devam et" derler. Eğer ölü münâfık olursa, melekler şöyle der: "Şu Muhammed (s.a.s) denilen zat hakkında ne dersin?" Münâfık da şöyle cevap verir: "Halkın Muhammed hakkında bir şeyler söylediklerini işitmiş, ben de onlar gibi konuşmuştum. Başka bir şey bilmiyorum. Melekler ona; "Böyle diyeceğini zaten biliyorduk" derler. Daha sonra yere "Bu adamı alabildiğine sıkıştır" diye seslenilir. Yer de sıkıştırmaya başlar. Öyle ki o kimse kemiklerini birbirine geçmiş gibi hisseder. Mahşer gününe kadar bu sıkıntı devam eder" (Tirmizi Cenâiz 70).

Kur'an'da şehitlerin kabir hayatıyla ilgili olarak şöyle buyurulur: "Allah yolunda öldürenleri, sakın ölüler sanmayın. Bilâkis onlar diridirler. Rableri katından rızıklandırılmaktadırlar" (Âlu İmrân, 3/169), "Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin. Bilâkis onlar dirildirler. Fakat siz farkında değilsiniz." (el-Bakara, 2/154).

Kabir azabının yalnız ruha mı, yoksa bedene mi, yahut da her ikisine mi yapılacağı konusu bilginler arasında tartışmalıdır. Bu azabın hem rûha, hem de bedene yapılacağı görüşü tercihe şayandır. ancak azabın niteliği hakkında fazla bilgi yoktur. Rûhun gerçeği üzerinde de görüş ayrılıkları vardır. Bir görüşe göre ruh lâtif (ince, şeffaf, nüfuz kabiliyeti olan) bir cisimdir. Yaş ağaca suyun nüfûzu gibi bedene nüfûz etmiştir. Allah, rûh cesette kaldığı sürece hayatı devam ettirmeyi âdet kılmıştır. Ruh cesetten çıkınca ölüm hayatı ortadan kaldırır. Başka bir görüşe göre de, ruh ceset için güneşin ışıkları gibidir. Mutasavvıflar bu görüşü benimsemişlerdir. Ehl-i Sünnete mensup bir topluluk, gülsuyunun güle sirâyet ettiği gibi, rûhun da bedene sirâyet eden bir cevher olduğunu söylemişlerdir (Aliyyu'l-Kâri, Fıkh-ı Ekber Şerhi, terc. Y. Vehbi Yavuz, İstanbul 1979, s. 259). Ayette şöyle buyurulur: "De ki ruh, Rabbimin bildiği bir iştir. Size bu konuda pek az bilgi verilmiştir" (İsrâ, 17/85).

Ebû Hanife'ye göre, peygamberler, çocuklar ve şehitler kabir sorusu ile karşılaşmazlar. Ancak Ebû Hanîfe kâfirlerin çocuklarına kabirde soru sorulması, Cennete girmeleri ve onlarla ilgili benzeri bazı soruları cevapsız bırakmıştır (Alliyü'l-Kâri, a.g.e, s. 252-253).
 

nur44

New member
Katılım
25 Ara 2005
Mesajlar
58
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
98
Konum
netten
015. Sure - HICR SURESİ 36. AYET
IBLIS: "EY RABBIM, ÖYLE ISE, BANA ONLARIN KABIRLERINDEN KALDIRILACAKLARI GÜNE KADAR MÜHLET VER!" DEDI.

017. Sure - ISRA SURESİ 52. AYET
O SIZI ÇAĞIRACAĞI GÜN, DERHAL O'NA TAM BIR SAYGI ILE UYACAKSINIZ VE (KABIRLERINIZDE) PEK AZ BIR MÜDDET KALDIĞINIZI SANACAKSINIZ.

022. Sure - HACC SURESİ 7. AYET
VE GERÇEK ŞU KI O KIYAMET GELECEKTIR, ONDA HIÇ ŞÜPHE YOKTUR. VE GERÇEKTEN ALLAH KABIRLERDE OLAN KIMSELERI DIRILTIP KALDIRACAKTIR.

035. Sure - FATIR SURESİ 22. AYET
ÖLÜLERLE DIRILER DE EŞIT OLMAZ. GERÇI ALLAH HER DILEDIĞINE IŞITTIRIRSE DE SEN KABIRDEKILERE IŞITTIRECEK DEĞILSIN.

036. Sure - YASIN SURESİ 51. AYET
SUR ÜFRÜLMÜŞTÜR, BIR DE NE BAKSINLAR KABIRLERINDEN RABLERINE DOĞRU AKIN EDIYORLAR.

043. Sure - ZÜHRUF SURESİ 11. AYET
O KI BIR ÖLÇÜ ILE YUKARIDAN SU INDIRMEKTE VE ONUNLA ÖLÜ BIR BELDEYE HAYAT NEŞRETMEKTEYIZ, IŞTE SIZ DE (KABIRLERINIZDEN) ÖYLE ÇIKARILACAKSINIZ.

050. Sure - KAF SURESİ 42. AYET
HAKKA ÇAĞIRAN O SAYHAYI (HAYKIRIŞI) IŞITECEKLERI GÜN, IŞTE O KABIRLERDEN ÇIKIŞ GÜNÜDÜR.

054. Sure - KAMER SURESİ 7. AYET
GÖZLERI DÜŞKÜN DÜŞKÜN SANKI YAYILAN ÇEKIRGELER GIBI KABIRLERDEN ÇIKARLAR.

060. Sure - MÜMTEHINE SURESİ 13. AYET
EY IMAN EDENLER, ALLAH'IN KENDILERINE GAZAP ETMIŞ OLDUĞU VE KABIRLERDEKI KAFIRLERIN ÜMIDINI KESTIĞI GIBI AHIRETTEN ÜMIDINI KESMIŞ OLAN BIR TOPLULUĞU DOST TANIMAYIN!

070. Sure - MEARIC SURESİ 43. AYET
O GÜN KI, KABIRLERDEN HIZLI HIZLI ÇIKACAKLAR, SANKI, ÇANTALARIYLA DIKMELERE(PUTLARA) GIDIYORLARMIŞ GIBI FIRLAYACAKLAR.

082. Sure - INFITAR SURESİ 4. AYET
KABIRLER DEŞILDIĞINDE,


100. Sure - ADIYAT SURESİ 9. AYET
BILMIYOR MU KI, KABIRDEKILER DEŞILDIĞI ZAMAN,


102. Sure - TEKASUR SURESİ 2. AYET
TA KABIRLERE KADAR GIDIP ZIYARET EDIŞINIZE KADAR!

KURAN-I KERİMDE KABİR KELİMESİNİN BULUNDUĞU TÜM AYETLER... BUYRUN BURKAY BEY...
 
Üst Alt