İTİKAT(İNANÇ) 'sız gitmiyelim...

sevgil kardeşlerim gayem bu zamanda bize itikatımız öğretilmiyor olmasıdır inşallah sizlerle bunları paylaşıcam burda yazılanlara inanmıyankişiler , yahut fikirleriyle çakışan kişiler lütfen fikirlerini tekrar tartsın ve daha dikkatli olalım inşallah.

Din: Allah-u Tealâ tarafındn konulan bir kanundur ki, insanlara yaratılışlarındaki gaye ve hedefi, Allah -u Tealâ ' ya ne suretle ibadet yapılacağını bildirir.

Din insanları, güzel olanı seçmeleriyle götürür.
Bu ilahi kanunu Peygamberler vahiy suretiyle Cenab-ı Hak 'tan öğrenerek insanlara ulaştırmışlardır.

İMAN;;
Allah-u Tealâ 'ya ve Peygamber Efendimiz (S.A.V) in Allah-u Tealâ tarafından getirdiği "Ahkam'ı İlahiyye" (İlahi hükümler) in tamamına inanmak ve kabullenmekten ibadettir.

İSLAM::
İmanla aynı manadadır. Dolayısıyla her mümin, müslim; her müslim de mümindir. Gerçi lugat itibariyle iman, inanmak; islâm teslimiyet ve boyun eğmek anlamlarına gelmekteyse de din açısından ikisininde hükmü birdir.

İMANIN ŞARTLARI;

Amentü billahi ve melaiketihi ve kütübihi ve rusülihi velyevmil ahiri ve bil kaderi hayrihi ve şerrihi minallahi Tealâ velba'sü ba'delmevti hakkun eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühu ve Resûlühü

Manası;

Ben Allah-u Teala' ya ,meleklerine, kitaplarına , Resullerine , Ahiret gününe , kaderin(taktir edilen şeyler) in hayırlısı ve şerlisi (yaratılmak yönünden)
Allah-u Tealâ dan olduğuna inandım.
Öldükten sonra diriltilmek de haktır. Ben şehadet ederim ki Allah (-u Tealâ) dan başka hiçbir ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed (S.A.V)
Allah (-u Tealâ )ın kulu ve Resûlüdür.

Bİldiğimiz üzere islamin nükteleri Altıdır.
 
( Amentü billah) ALLAH (C.C.)a İNANMAK

( Amentü billah) ALLAH (C.C.)a İNANMAK

( Amentü billah) ALLAH (C.C.)a İNANMAK

Tabiki Allah'a inanmak için evvela onu tanımak lazımdır. Yahudi ve Hristiyanlar da Allah(C.C.)'a inandıklarını söylemektelerse de; "Allah'ın oğlu ve hanımı var" şeklinde sapkın inançlarından dolayı Allah(C.C.)'a inanmaları muteber sayılmamıştır.
Dolayısıyla Allah (C.C.) inanmak, onun " Varlığına , birliğinine, doğmadığına , eşi dengi olmadığına , bütün kemak sıfatlarla muttasıf olup bütün noksan sıfatlardan münezzeh olduğuna" inanmak demektedir ki bu hususta daha geniş malumat ileride görülecektir.
O halde Allah-u Tealâ hakkında şuna inanmalıyız ki, "Allah-u Tealâ varlığı vacip olan, yokluğu düşünülemeyen ve varlığı zatından olup hiçbir kimseye muhtaç olmayan bir zattır."

Allah-u Tealâ, tektir.Zatunda da sıfatlarında da hiç bir ortağı yoktur.
Allah-u Tealâ, bütün kemal sıfatlarla mevsuf
(üstün sıfatlara sahip) olup, noksan sıfatların tümünden münezzeh(son derece uzak)tır.
Allah-u Tealâ hiç bir icap (kimsenin zorlaması) olmaksızın dilediğini yapan, hiç şüphesiz mahlukatı yaratan ve her yaptığını bir hikmete dayalı olarak yerli yerinde yapandır.
 

milwaukee

Üyeliði durduruldu
Evet Kardesim Allahin Ortagi Yoktur Oyleyse Yalniz Ona Yalvaralim Yalniz Ondan Medet Istiyelim.
 
(Ve melaiketihi) MELEKLERE İNANMAK

(Ve melaiketihi) MELEKLERE İNANMAK

(Ve melaiketihi) MELEKLERE İNANMAK

Melekler, değişik şakillerde görülebilen, zor işlere Allah (C.C.)'ın izniyel güçleri yeten latif cisimler (nurani varlıklar)dır.

Melerker, erkeklik, dişilikten, yemek yemekten, içmekten, abdest bozmaktan, doğmaktan, doğurmaktan münezzektirler.

Gece gündüz hiç durmadan tespih ederler.Allah(C.C.)'a isyan etmezler, emrolunanı yaparlar.
Melerklerden kimisi Hak Tealâ 'yı bilmek ve O'ndan gayrisyle meşkul olmaktan son derece sakınma vasfında müsteğrak olmuş (dalmış)tırlar.
Onlardan bazısı Rabbisinin emriyle işleri tedbir etmekte(yönetmekte)dir.Onlardan kimisi semavi(göh ekli) , kimisi de erazi (yer ehli)dir.
Meleklere dişi isimler takıp böylece resimlerini yapmak, insanı kafir edecek sapık bir inançtır.
Melerklerin Peygamberleri (büyükleri) başılıca dört tane olup, bunlardan Cebrail(A.S.) Peygambere vahiy getirmek, herp ve zelzele gibi afetleri yönetmekle, Mikail (A.S.) rızıkları takip etmekle, İsrafil(A.S.) kulların amellerini kontrol ile, Azrail(A.S.) ise ruhları almakla görevlendirler.
Melekler Allah-u Tealâ'dan izinsiz hiç bir şeui kendiliklerinden yapamadıkları için herhangi bir nedenle onlar hakkında kötü konuşmak ve onlara düşman olmak, gerçekte Allah(C.C.)'a düşmanlık sayıldığından insanı dinden çıkarır.

Bu husus Yahudilerin, Cebrail (A.S.) 'a düşmanlığı ile ilgili olarak ;
Bakara suresinde;

97- Söyle; her kim Cebrail'e düşman ise iyi bilsin ki, Kur'ân'ı senin kalbine Allah'ın izniyle kendinden önceki vahiyleri onaylayıcı, müminlere hidayet ve müjde kaynağı olmak üzere o indirdi.

98- Her kim Allah'a, Allah'ın meleklerine, peygamberlerine, Cebrail ile Mîkâil'e düşman olursa, iyi bilsin ki, Allah da o kâfirlerin düşmanıdır.

ayet-i kerimelerinde zikredilmiştir.
 
(Ve kütübihi) KİTAPLARA İNANMAK

(Ve kütübihi) KİTAPLARA İNANMAK

(Ve kütübihi) KİTAPLARA İNANMAK;

Allah-u Tealâ yüzdört kitap indirmiş olup , bunların dördü büyük kitap yüzü ise sahifelerden ibarettir.

Bu kitaplarda Allah-u Tealâ'nın emri ve nehileri(yasakları) vaad ve vaidi (müjde ve tehditleri) mevcut olup,hepsi Allah-u Tealâ'nın kelâmıdır.
Bu kitaplara karşı vazifemiz, Onların Allah-u Tealâ'dan geldiklerine inanıp , Kur'an-ı Kerim gelmekle diğerlerinin okunmalarının , yazılmalarının ve bazı hükümlerinin neshedilmiş (geçersiz kılınmış) olduğunu bilmemizdir.
Bugün okunup amel etmekle emrolunduğumuz tek ilahi hitap, Kur'an-ı Hakimdir ve onun hükmü kıyamete kadar geçerlidir.
Dört büyük kitaptan Tevat, Musa(A.S.)'a ; Zebur , Davut (A.S.)'a ; İncil . İsa(A.S.)'a ; Kur'an-ı Kerim de Muhammed (S.A.V)'e indirilmiştir.
Kur'an-ı Kerim'in bütün ayetlerine inanmak gereklidir. Bİr ayeti inkâr, tümünü inkâr sayılır.

Dolayısyla namaz ayetlerine inanıp da, faizin haramiyeti gibi , ukubet(cezalar) la ilgili ayetleri inkâr etmek, insanı kıpkızıl kafir eder.Çünkü fazin yasağı;
Bakara suresi;
275- Riba (faiz) yiyen kimseler, şeytan çarpan kimse nasıl kalkarsa ancak öyle kalkarlar. Bu ceza onlara, "alışveriş de faiz gibidir" demeleri yüzündendir. Oysa Allah, alışverişi helal, faizi de haram kılmıştır. Bundan böyle her kim, Rabbinden kendisine gelen bir öğüt üzerine faizciliğe son verirse, geçmişte olanlar kendisine ve hakkındaki hüküm de Allah'a kalmıştır. Her kim de yeniden faize dönerse işte onlar cehennem ehlidirler ve orada süresiz kalacaklardır.
ayetinde olduğu gibi, Kol kesme cezasıda
Maide suresi;
38- Hırsızlık eden erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık Allah'dan bir ceza olarak ellerini kesin. Allah daima üstündür, hikmet sahibidir.
ayetinde zikredilmektedir
.

İslam dini ve Allah'ın yolu anlamına gelen "Şeriat"ı inkâr etmek de kâfirliktir.
Zira Şeriat'a uymak ,
Casire suresinini;
18- Sonra (Ey Muhammed) seni din hususunda apaçık bir şeriat sahibi kıldık. Sen ona uy, bilmeyenlerin hevâ ve heveslerine uyma.
ayeti kerimesinde Peygamberimiz (S.A.V.)'e dolayısıyla bütün ümmetine Allah-u Tealâ'nın en büyük emirlerinden biridir.
 
(Ve resülihi) PEYGAMBERE İNANMAK

(Ve resülihi) PEYGAMBERE İNANMAK

(Ve resülihi) PEYGAMBERE İNANMAK

Allah-u Tealâ'nın resüllerine iman, onların "Allah-u Tealâ tarafından kullarına müjdeleyeci ve korkutucu, onlara din ve dünya işlerinde muhtaç oldukları bilgileri açıklayıcı olarak gönderilmiş kullar" olduklarına inanmaktadır.

PEYGAMBERDE ARANAN ŞARTLAR;

1-Erkek olması
2-Hür olmak,
3-Doğruluk,
4-Emanet (güvenilirlik)
5-Adalet,
6-Tebliğ(kimseden çekinmeden hakkı duryurma)
7-Akıl , zeka, fetanet ve görüş gücünün zirvesine ulaşmak.


PEYGAMBERDE OLMAMASI GEREKEN VASIFLAR

1-Ana-babasının zinaya bulaşması olmaz
2-Katılık, kabalık, sertlik gibi kötü huylar olmaz
3- Alaca ve cüzzam gibi insanları uzaklaştıran hastalıklar.
4-Yol üzerinde yemek yemek gibi mürüeti ihlal eden(kişiliğe zarar veren işler),
5-Hıcamet(kan aldırmak) gibi düşük mesleklerle iştigal,
6-Ümmetin kabulünü engelleyecek her türlü amel ve vasıf

Şu bilinmelidir ki peygamber genel manada küfrün ve yalanın bütün çeşitlerinden, büyük günahlardan ve bir lokma çalmak gibi insanları nefret ettiren küçük günahlardan ve diğer küçük günahları kasten işlemekten müber-re(uzak )tırlar.
Peygamberlerin iliki Hz. Adem (A.S.) olup , sonuncusu Hz.Muahmmed (S.A.V) dir.
Bu ikisi arasında bir rivayet: "Yüzyirmi dörtbin " bir rivayet: "iki yüz yirmi dört bin" Peygamber geçmiştir.

Sayıları kesin bir rakam verilmeyip , "Allah tarafından gönderilen bütün peygamberlere inandım" demek daha uygundur.

Bu Peygamberlerin hepsine inanmak gerekli olup birini inkâr hepsini inkâr sayılır.Bu peygamberlerin Allah(C.C.) tarafından getirdikleri ayetlere inanmak gereklidir.

Dolayısıyla Peygamber (S.A.V.)'in buyurduğu kesinlikle bilinen sağlam senetli hadisleri inkâr etmek, Kur'an ayeterlini inkâr gibi Kâfir olur.
Peygamberlerden üç yüz onüç tanesi hem Resul hemde Nebid olup diğerleri sadece Nebidir.

Resul: "Kendisine yeni bir kitap veya değişik hüküm vahyedilen zat, " Nebi ise:" Kendinden evvellki peygamberin şeriatına uymakla emrolunan kimsedir.

Kur'an-ı Kerim'de isimleriyle anılan ve nübüvvetleri hususnda ittifak bulunan peygamberler yirmibeş tanedir. Bunlar:
1-Adem (A.S.)
2-İdris (A.S.)
3-Nuh (A.S)
4-Hud (A.S.)
5-Salih (A.S.)
6-LÜt (A.S.)
7-İbrahim (A.S.)
8-İsmail (A.S.)
9-İshak (A.S.)
10-Yakup (A.S.)
11Yusuf(A.S.)
12Eyüp(A.S.)
13-Şuayb (A.S.)
14-Musa (A.S.)
15-Harun(A.S.)
16-Davud(A.S)
17-SÜleyman(A.S.)
18-İlyas (A.S)
19- Elyesa (A.S.)
20-ZÜlkifl (A.S.)
21-Yunus (A.S.)
22-Zekeriyya(A.S.)
23-Yahya (A.S.)
24-İsa(A.S.)
25-Muhammed (A.S.)

Salavatüllahi ala nebiyyina ve aleyhim acmain.
Resullerden beş tanesi, "Ülü'l- Azim" olup bunlar da Nuh ,İbrahim ,Musa, İsa ve Muhammed Mustafa (S.A.V.)dir.
Bunların en üstünü, kainatın Efendisi sevgili Peygamberimiz Muhammed Mustafa'dır.
 
Üst