Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

inşrah

reyyan

New member
Katılım
29 Eyl 2006
Mesajlar
1,279
Tepkime puanı
18
Puanları
0
Yaş
44
Elem neşrah leke sadrek; ve vâda’na anke vizrekelleziy enkada zahrek; ve refâ’na leke zikrek. Feinne meâl usri yüsren inne meâl usri yüsra. Feizâ ferağte fensab ve ilâ rabbike fergab!..

Anlamı:

Biz senin göğsünü açmadık (basiyretini genişletmedik) mi?.. Belini büken yükü üzerinden almadık mı?.. Nâmını yükseltmedik mi?.. Kesinlikle her güçlükle beraber bir kolaylık vardır!.. Hiç şüphesiz her güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Öyle ise, işlerinden kurtulunca diğerine başla; Rabbine yaklaş!..

Bilgi:

Maneviyâtta ilerlemek istiyenler, bu sûreyi her gün 70 defa okumayı ihmal etmesinler.

Aldıkları yüksek seviyeli ilmi; karşılaştıkları yüksek müşahedeleri, değerli keşifleri hazmetmek istiyenler günde yetmiş defa bu sûreyi okumağa devam etsinler.

İçi sıkılanlar, başı daralanlar, bunalımda olanlar selâmete çıkmak istiyorlarsa, günde yetmiş defa bu sûreyi okumağa devam etsinler.

Her biri de görecek ki; bu sûreye devam, onları kesinlikle muradlarına erdirecektir.

* * *
i
 

reyyan

New member
Katılım
29 Eyl 2006
Mesajlar
1,279
Tepkime puanı
18
Puanları
0
Yaş
44
Bismillahirrahmanirrahimkurandan dualar
"Asr"a yemin olsun kı; insanlar hüsrandadır. Ancak, iman edenler, salih amel işleyenler ve birbirlerine Hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna!" (Asr Suresi)

dua1


"Ey Rabbimiz bize eşlerimizden ve çocuklarımızdan yüzümüzü ağartacak nesiller ver. Bizi muttakilere önder olanlardan eyle!"

dua

"Rabbimiz bize dünyada ve ahirette iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru!"

dua

"Rabbimiz günahlarımızı bağışla, unuttuklarımızı ört ve bize iyilerle beraber ölmeyi nasib et!"

dua

"Rabbimiz bize Rasullerine vadettiklerini ver ve kıyamet günü kovulanlardan eyleme! Sen sözünden asla caymazsın!"

dua

"Rabbimiz biz nefislerimize zulmettik, eğer sen bize acımazsan ve bize merhamet etmezsen hüsrana uğrayanlardan oluruz!"


"Rabbimiz bizi zalimlerden eyleme!"

dua

"Rabbimiz bizimle kavmimizin arasını Hak ile aç, sen fatihlerin en hayırlısısın!"

dua1


"Rabbimiz üstümüze sabır yağdır ve canımızı müslüman olarak al!"


dua

"Rabbimiz sen gizlediklerimizi de açıkladıklarımızıda bilirsin. Yeryüzünde ve gökyüzünde Allaha gizli olan birşey yoktur!"
 

reyyan

New member
Katılım
29 Eyl 2006
Mesajlar
1,279
Tepkime puanı
18
Puanları
0
Yaş
44
"Rabbimiz bize kendi katından bir rahmet ve davamızda zafer ver!"

dua)

"Rabbimiz üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı (davanda) sabit kıl, kafirlere karşı bize yardım et!"

dua
Rabbimiz sen rahmetinle ve ilminle herşeyi kuşattın, tevbe ederek senin yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azabından koru!"

dua
"Rabbimiz onları ve babalarından eşlerinden ve çocuklarından salih olanları vadettiğin Adn cennetine koy, muhakkak sen aziz ve hakimsin!"

dua

"Rabbimiz bizden azabı uzaklaştır, biz müminiz!"

dua

"Rabbimiz bizi ve imanda bizden önce olan kardeşlerimizi bağışla, iman edenlere karşı kalbizmizde en ufak bir kin bırakma, Rabbimiz sen raufsun rahimsin!"

dua

"Rabbimiz sana tevekkül ettik, sana yöneldik ve dönüşümüzde sanadır!"

dua
"Rabbimiz nurumuzu tamamla ve bizi bağışla, sen her şeye kadirsin!"

dua
"Rabbimiz unuttuklarımızdan ve hatalarımızdan dolayı bizi sorumlu tutma!"

dua

"Rabbimiz bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yükler bize yükleme!"

dua

"Rabbimiz gücümüzün yetmeyeceği şeyleri bize yükleme, bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet et, sen mevlamızsın, kafirlere karşı bize yardım et!"

dua
"Rabbimiz hidayete erdikten sonra kalblerimizi kaydırma, bize kendı katından bir rahmet ver, sen Vehhabsın!"

dua

"Rabbimiz günahlarımızı ve israfşarımızı bağışla, ayaklarımızı (davanda) sabit kıl, kafirlere karşı bize yardım et!"

dua

"Rabbimiz sen kimi ateşe koyduysan o mahvolmuştur, zalimlerin yardımcısı yoktur!"

dua

"Rabbimiz biz "Rabbinize iman edin" diye çağıran bir davetçiye uyduk ve iman ettik!"







"Rabbimiz bize kendi katından bir rahmet ve davamızda zafer ver!"

dua
"Rabbimiz üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı (davanda) sabit kıl, kafirlere karşı bize yardım et!"

dua

Rabbimiz sen rahmetinle ve ilminle herşeyi kuşattın, tevbe ederek senin yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azabından koru!"

dua

"Rabbimiz onları ve babalarından eşlerinden ve çocuklarından salih olanları vadettiğin Adn cennetine koy, muhakkak sen aziz ve hakimsin!"

dua

"Rabbimiz bizden azabı uzaklaştır, biz müminiz!"

dua

"Rabbimiz bizi ve imanda bizden önce olan kardeşlerimizi bağışla, iman edenlere karşı kalbizmizde en ufak bir kin bırakma, Rabbimiz sen raufsun rahimsin!"

dua
"Rabbimiz sana tevekkül ettik, sana yöneldik ve dönüşümüzde sanadır!"

dua

"Rabbimiz nurumuzu tamamla ve bizi bağışla, sen her şeye kadirsin!"

dua

"Rabbimiz unuttuklarımızdan ve hatalarımızdan dolayı bizi sorumlu tutma!"

dua4
"Rabbimiz bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yükler bize yükleme!"

dua

"Rabbimiz gücümüzün yetmeyeceği şeyleri bize yükleme, bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet et, sen mevlamızsın, kafirlere karşı bize yardım et!"

dua6.jpg (6515 bytes)

"Rabbimiz hidayete erdikten sonra kalblerimizi kaydırma, bize kendı katından bir rahmet ver, sen Vehhabsın!"

dua

"Rabbimiz günahlarımızı ve israfşarımızı bağışla, ayaklarımızı (davanda) sabit kıl, kafirlere karşı bize yardım et!"

dua
"Rabbimiz sen kimi ateşe koyduysan o mahvolmuştur, zalimlerin yardımcısı yoktur!"

dua

"Rabbimiz biz "Rabbinize iman edin" diye çağıran bir davetçiye uyduk ve iman ettik!"
 

reyyan

New member
Katılım
29 Eyl 2006
Mesajlar
1,279
Tepkime puanı
18
Puanları
0
Yaş
44
Fatiha Suresi
Merhametli, şevkatli Allah'ın adıyla
Övgü alemlerin (varlıkların dünyalarının) Efendisi olan Allah'adır.
Merhametlidir,şefkatlidir.
Din gününün Hükmedenidir
Yalnız sana kulluk eder, yalnız senden yardım isteriz.
Bizi dosdoğru yola ilet
Nimet verdiklerinin yoluna. Öfkeye uğrayanların ve sapmışlarınkine değil.



Bakara Suresi 32. Ayet
Dediler ki : "Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Gerçekten sen, herşeyi bilensin, bilgesin".



Bakara Suresi 127. ve 128. Ayetler
İbrahim, İsmail'le birlikte Evin duvarlarını yükseldiğinde: "Efendimiz bizden kabul et. Gerçekten, Sen işiten ve bilensin";
"Efendimiz, İkimizi Sana teslim olanlardan yap ve soyumuzdan da Sana teslim olan bir topluluk oluştur. Bize ibadet yöntemlerimizi göster ve tövbelerimizi kabul et. Gerçekten Sen tövbeleri kabul edensin, şefkatlisin.



Bakara Suresi 201. Ayet
Onlardan kimi de "Efendimiz bize dünyada, gülellik ver, ahirette de güzellik ver. Bizi ateş azabından koru." der.



Bakara Suresi 250. Ayet
Calut ve ordusuyla karşılaştıklarında, dediler ki:"Efendimiz üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve inkarcı topluma karşı bize yardım et."



Bakara Suresi 255. Ayet
Allah'tan başka Tanrı yoktur. O, canlıdır, kudretin kaynağıdır. O kendinden geçmez ve O'nu uyku tutmaz.
Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. İzni olmaksızın O'nun katında yardımda bulunacak kimdir? O, önlerindeki ve arkalarındakini bilir. İstediği kadarının dışında O'nun ilminden hiç birşeyi kavrayamazlar. O'nun tahtı gökleri ve yeri kuşatmıştır. Onların korunması O'na zor gelmez. O yücedir, uludur.



Bakara Suresi 285. ve 286. Ayetler
Elçi Efendisinden kendisine indirilene inandı, inananlarda. Hepsi Allah'a, Meleklerine, Kitaplara ve Elçilere inandı. "O'nun Elçilerinin hiçbirinin arasında ayırım yapmayız. İşittik ve itaat ettik. Efendimiz bağışlamanı dileriz; dönüş yalnız Sana'dır" dediler.
Allah hiçbir benliğe güç yetiremeyeceğinden fazlasını yüklemez. Herkesin kendi işledikleri lehine, kendi işledikleri aleyhinedir. Efendimiz eğer unutur yada yanılırsak, bizi sorumlu tutma. Efendimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Efendimiz, bize, gücümüzün yetmediği şeyleri de yükleme. Bizi affet, bizi bağışla, bize acı. Sen bizim dostumuzsun, inkarcılar toplumuna karşı bize yardım et.



Al-i İmran Suresi 8. ve 9. Ayetler
"Efendimiz, bizi doğruya ilettikten sonra, kalplerimizi eğriltme ve katından bize bir rahmet bağışla. Gerçekten sen bağışta bulunansın.."
"Efendimiz, kendisinde şüphe olmayan bir günde gerçekten Sen insanları toplayacaksın." Gerçekten Allah vaadinden dönmez.



Al-i İmran Suresi 16. Ayet
"Efendimiz, gerçekten Sana inandık. Bağışla günahlarımızı, ateş azabından koru bizi."



Al-i İmran Suresi 26. ve 27. Ayetler
De ki: "Ey hükümdarlığın sahibi Allah'ım, istediğine hükümdarlığı verirsin ve istediğinden hükümdarlığı alırsın, istediğini üstün kılar, istediğini alçaltırsın; hayır senin elindedir. Sen herşeye gücü yetensin.
Geceyi gündüze katarsın, gündüzüde geceye katarsın, diriyi ölüden çıkarırsın, ölüyü diriden çıkarırsın. Sen istediğini hesapsızca rızıklandırırsın.
 

reyyan

New member
Katılım
29 Eyl 2006
Mesajlar
1,279
Tepkime puanı
18
Puanları
0
Yaş
44
İsra Suresi 80. Ayet
Rabbim! beni gireceğim yere doğruluk-dürüstlükle sok, çıkacağım yerden doğruluk-dürüstlükle çıkar. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver.



Kehf Suresi 1. ve 10. Ayetler
Övgü o Allah’a ki, kuluna kitabı, kendisinde hiçbir eğiklik ve çelişme yapmaksızın indirdi.
Rabbimiz! katından bir rahmet ver bize ve bir çıkış yolu lütfet işimize.



Taha Suresi 25-28 . ayetler
Rabbim! göğsümü açıp genişlet; işimi bana kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz, ki sözümü iyi anlasınlar.



Enbiya Suresi 89. Ayet
Rabbim! beni yapayalnız, bir başıma bırakma. Sen, mirasçılarım en hayırlısısın.



Müminun Suresi 97. ve 98. Ayetler
Rabbim! şeytanların dürtüklemelerinden sana sığınırım. Onların başıma üşüşmelerinden de sana sığınırım.



Furkan Suresi 74. Ayet
Rabbimiz! eşlerimizden ve çocuklarımızdan bize göz aydınlığı bağışla. Bizi sakınanlara önder kıl.



Şuara Suresi 83-85,87-89. Ayetler
Rabbim! bana hükmetme gücü bağışla, beni gerçek ve barış sever iyiler arasına kat.
Beni, nimetlerle dolu cennetinin mirasçılarından kıl.
Herkesin diriltileceği gün beni utandırma.
Bir gündür ki o, ne mal fayda verir ne oğullar.
Yalnız temiz bir kalple Allah’a varan kurtulur.



Neml Suresi 15. Ayet
Bizi inanan kullarının birçoğundan üstün kılan Allah’a övgüler olsun.



Neml Suresi 19. Ayet
Rabbim! bana ve ebeveynime armağan ettiğin nimetine şükretmeme, hoşnut olacağın güzel ve hayırlı bir iş yapmama imkan ver. Ve rahmetinle beni iyilik ve barışı seven kullarının arasına sok.



Neml Suresi 40. Ayet
Rabbimizin armağanlar vericiliğindendir bu. Şükür mü edeceğim, nankörlük mü diye beni denemek istiyor. Esasında şükreden kendisi lehine şükretmiş olur. Kimde nankörlük ederse bilsin ki, Rabbim zengindir.
 

ÇAPANOÐLU

New member
Katılım
8 Eki 2006
Mesajlar
803
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Konunuza uygun olarak inşirah suresinin birinci ayetinin anlamını aşağıya asıyorum..

Biz, senin için, senin göğsünü açıp genişletmedik mi?

Şerh-ı sadr:

Deyimi oluşturan sözcüklerden biri olan " şerh” sözcüğünün aslı, et ve benzeri şeyleri açmak, yaymak, açıp yayarak genişletmek anlamındadır. Deyimin ikinci sözcüğ " sadr” ise, her şeyin ön ve baş tarafı, insan vücudunun kalp ve ciğerleri de içine alan baş ile bel arasındaki bölümünün ön kısmı, yani sine, göğüs, bağır denilen bölgesidir. Ayrıca “sadr” sözcüğü, kinaye olarak
“kalp” ve “ nefis” sözcükleri için de kullanılır.
Yukarıda açıkladığımız “şerh” ve “sadr” sözcüklerinden oluşan şerh-ı sadr” tamlamasının sözcük anlamı “göğüsün açılması” demektir. Deyim olarak ise “göğüs ve kalp ferahlığı” demektir. Bu deyim aynı zamanda manevî açıdan ruhsal sevinç, şevk ve fikir, bilgi, tahammül genişliği anlamlarına da gelir. Nitekim Arap dilinin ve Kur`an kavramlarının büyük otoritelerinden olan Ragıb, Müfredat adlı eserinde “şerh-ı sadr” deyimi için; “ilâhî nurla göğsün genişlemesi, Allah tarafından bir huzur ve rahatlatmadır” açıklamasını yapmıştır. (el Müfredat, S. 258)
Bu deyimin karşıt anlamlısı olarak " dîg-u sadr (göğüs darlığı)” deyimi kullanılır. Türkçe`ye “tazyik (sıkıştırmak)” olarak geçen “ dîg” sözcüğü; çok sıkıştırmak, âdeta presle sıkıştırmak demektir ve deyime de göğsün sıkışması sebebiyle oluşan sıkıntı, göğüs darlığı anlamını verir. “Dîg-u sadr” deyimi, manevî açıdan ise iç sıkıntısı, ümitsizlik, karamsarlık, manevî çöküntü anlamlarında kullanılır. Nitekim Hicr suresinin 97. ayetindeki “Ve hiç kuşkusuz, gerçekte onların söyledikleri sebebiyle gönlünün daraldığını biliyoruz” ifadesi de, peygamberimizin çektiği manevî sıkıntıyı dile getirmektedir.

Şerh-ı sadr” deyimi, Kur`an`da dört yerde daha geçmektedir:

Enam; 125: Ve sonra, Allah, kimi doğru yola iletmek isterse, İslâm için
onun göğsünü açar. Kimi de saptırmak isterse göğsünü öyle sıkar ki, o, göğe yükseliyormuş gibi olur. İşte böyle, Allah,
pisliği iman etmeyenlerin üzerine kılar (bırakır, atar).


Zümer; 22: Allah`ın, İslâm için göğsünü açtığı kimse, Rabbinden bir
ışık/aydınlık üzerinde olmaz mı? Allah`ın zikrine karşı kalpleri
katılaşmış olanlara yazıklar olsun! İşte onlar apaçık sapıklık
içindedirler.

Nahl; 106: Her kim imanından sonra Allah`a küfür eder, - kalbi iman ile
yatışmış halde iken, baskıyla zorlanan hariç olmak üzere, -
inkâra göğsünü açarsa, böylelerinin üzerine Allah`tan bir
gazap iner. Bunlar için büyük bir azap da vardır.

Ta Ha; 25-28: Musa dedi ki: “Rabbim! Göğsümü aç, işimi bana kolaylaştır.
dilimden de düğümü çöz ki, sözümü iyi anlasınlar.”

Görüldüğü gibi bu deyim, ayetlerin hepsinde “ferahlık, rahatlık, metanet” gibi anlamlarda kullanılmış olup, kesinlikle kalp ameliyatı anlamında ima yolu ile dahi olsa kullanılmamıştır.

Meallerin çoğu bu ayeti “Biz senin göğsünü açmadık mı?” şeklinde çevirmişler ve ayette geçen “لك leke (senin için)” sözcüğünü ihmal etmişlerdir. Oysa bu sözcüğün de kullanılarak ayetin; “Biz senin için, senin göğsünü açıp genişletmedik mi?” olarak çevrilmesi gerekmektedir. Buradaki “لك leke (senin için)” sözcüğü, peygamberimize yapılan özel bir iltifatı simgelemesi açısından bir incelik içermektedir. Bu sözcük bize anlatmaktadır ki; Allah, peygamberimizin yüreğini, yukarıda Ta Ha suresinin 25. ayetinde belirtildiği üzere, Musa peygamberin yakardığı gibi yakarmasına gerek kalmadan ferahlatmıştır. Yani bu ferahlatmanın, peygamberimize özgü bir iltifat olduğu, ayette “لك leke (senin için)” sözcüğü kullanılmak suretiyle vurgulanmıştır
.
 
Üst Alt