Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

İmzanızın Hikayesi Nedir ?

hannane

New member
Katılım
19 Ocak 2007
Mesajlar
1,172
Tepkime puanı
13
Puanları
0
Konum
kayýp þehirden
her birimizin sitede kendimizi ifade eden cümlelerden kurulu ya bir şiir, ya bir işaret yada vecizeden oluşan İMZA larımız mevcut..
ki, bu sizlercede malum..
şimdi benim merak ettiğim imzanızı seçmenizdeki etken..?
nasıl oldu, ne düşündünüzde imza olarak seçtiniz de imza bölümüne yerleştirdiniz ??

anlatarak bizlerle paylaşırmısınız.???

hem böylelikle sizin keşfedipte bizim göremediğimiz güzelliklerin ortaya çıkmasını imzanızın hikayesini anlaratarak sağlamaya ne dersiniz?
 

mhmt

New member
Katılım
7 Kas 2006
Mesajlar
2,965
Tepkime puanı
715
Puanları
0
CİHAT: Fert, cemaat ve toplum bazında iyiliklerin yaşanır hale gelmesi, kötülüklerin kaldırılması için bütün gücümüzle hep beraber ve teşkilatlı bir şekilde çalışma mecburiyetini üzerimize yükleyen farzdır...

cihad Allah rızası için yapılır ve bazı kesimlerin anladığı gibi sadece savaş demek değildir. bu yüzyılın teknolojisi, kültürel etkileşimlerin doruk noktada olması, insan ilişkilerinin maalesef bu denli yozlaşması gibi etkenler cihad anlayışına yeni bi boyut katmıştır. işte bende bu yeni boyutta bu cihad anlayışını üslenen bi teşkilatın acizane içindeyim.. saadet partisi dememden ne olduğum anlaşılmıştır zaten..milli görüşçüyüm yani..bu tanımda milli görüşün cihad anlayışıdır..

selametle..
 

fetih

New member
Katılım
16 Şub 2007
Mesajlar
1,994
Tepkime puanı
355
Puanları
0
Yaş
45
Konum
Uzay Ýstasyonundan Alooooo Kimse Yokmuuuuu :)
SALAVAT-I ŞERİFE

Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de Peygamber Efendimiz (sav)’in hayatı üzerine yemin etmiş, yüce ismini, onun ismiyle birlikte zikretmiş ve zatı uluhiyyesine imanı, onun nübüvvetine iman şartına bağlamıştır. Huzurunda seslerin yükselmesine razı olmamış, mübarek isminin sıradan bir isim gibi zikredilmesini istememiş, bütün bunlara ilaveten kendisinin ve meleklerinin onu yad ile çokça salat ü selam ettiklerini bildirerek Ümmet-i Muhammedin de aynı şekilde ona bol bol salat ü selam getirmelerini ferman eylemiştir.

Nitekim ayet-i kerimede: “Allah ve melekleri, peygamberi çok salat ederler, Ey müminler! Siz de ona salavat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin.” (El-Ahzab-56) buyurduğu veçhile o yüce varlığa salat ü selam getirmek müminler için ilahî bir emirdir.

İslamî âdâba göre dualarda, Allah’a hamd ve Rasulullaha salavat ile başlayıp yine onlarla nihayete erdirilir. Zira Peygamber (as) hakkında Cenab-ı Hakka bir dua ve niyaz hükmünde olan salavat-ı şerifenin reddedilmeyeceği yolunda bir kanaat mevcuttur. Dualarımızın başını ve sonunu salat u selam ile süslemek de bu gerçekten kaynaklanmaktadır. Yani kabul edileceği umulan iki duanın arasına kendi dualarımızı sıkıştırmak onların da kabulünü sağlamak düşüncesiyledir. Hz. Ömer (ra) buyurmuştur ki:

“Duâ sema ile arz arasında durur. Rasulullaha salavat getirilmedikçe Allah’a yükselmez.” (Tirmizi, Altınoluk yayınları Üsve-i Hasene-33)

Hazret-i Ali (ra) kerremallahu vecheden şöyle rivayet olunmuştur. Ayetin başındaki ya Eyyuha’nın “ya”sı neyse “Eyyu”su kalbe, “Ha”sı ruha hitabtır sanki Cenab-ı Hak habibime salat ederken onun şanını yalnız dilinizle değil, nefislerinizle, kalplerinizle, ruhlarınızla da tâzim ve taksim edin buyurmuştur. Mişkatül Envar’da şöyle geçmektedir, Allahümme salli ala Muhammed demek “Ya Allah Muhammedin zikrini ilâ, davetini galip ve şefaatini daim kılmak suretiyle onu dünyada da, ahirette de terkim ve tâzim buyur, onu ümmeti hakkında şefaatçi kıl. Ecrini ve derecesini kat kat artır demektir.”

Bu ayet Peygamberimize (sav) nazil olunca kendisine selam verilmesini ashabına emretti, onlardan sonra gelenler de gerek Peygamber (sav)’in kabrini ziyarette, gerek ismi âlîleri anıldığı zaman ona selam vermekle memur olmuşlardır.

Salavatı şerife hakkında varid olan pek çok ehadisi şerifler mevcuttur.

1- Her dua semaya çıkmadan memnudur. Buna salat vasıl olursa o dua yükselir.

2- Yanında ben anıldığım halde üzerime salat etmeyen kişinin burnu yere sürtülsün. (Müslim)

3- Kim bana bir kere salat ederse Allah ona on salat eder, onun on günahını siler, onun on kat derecesini artırır. (Beyhaki)

4- Cebraile mülaki oldum da bana şöyle dedi: Sana müjde ederim Allah diyor ki: ‘Kim sana selam verirse Ben ona selam veririm. Kim sana salat getirirse Ben ona salat ederim.’ (Hakim, Beyhaki)

5- İnsanlardan bana en yakın olanı, bana en çok salavat getirendir.

6- Her cimriden daha cimri olan adam ben yanında anılıp da üzerime salat getirmeyendir. (Buhari)

7- Kim kabrimin yanında bana salat ederse ben onu işitirim. Kim uzakta bulunarak üzerime salat getirirse o bana ulaştırılır. (Beyhaki)

8- Cuma günü benim üzerime salatı çoğaltın, zira sizin salatınız bana o gün arz olunur.

9- Allah’ın yer yüzünde seyahat eden melekleri vardır. Ki onlar ümmetimden bana selam tebliğ ederler. (İmam-ı Ahmet, Nesei, Hasan Basri Çantay meali)



Peygamberimize Salavat getirmenin vücubiyeti

1- En az bir defa getirmek.

2- Adet kaydetmeksizin çok getirmek.

3- İsm-i şerifi her zikrettiğinde getirmektir.

4- Her mecliste bir sefer getirmek.

5- Namazda getirmek.

6- Ömründe bir defa getirmek.

7- Teşehhüdde yani ettehiyyatüyü okurken getirmek.

8- Kade-i ahirede teşehhüdden sonra getirmek



Salavat-ı Şerifenin müstehab olduğu anlar

1- Cuma günü ile Cuma gecesi, Cumartesi, Pazar ve Perşembe günleri.

2- Sabah akşam, mescide girerken, çıkarken.

3- Peygamberimizin kabrini ziyaret ederken

4- Safa ile Merve’de. Cuma hutbesiyle sair hutbelerde, müezzine icabet ettikten hemen sonra.

5- İkamet edilirken duanın başında, ortasında ve sonunda

6- Bir yere toplanırken ve dağılırken, abdest alırken kulak çınlarken, bir şey unutulduğu vakit.

7- Vaaz ve ilim neşrederken, hadis okuma başlarken ve bitirirken, sual ve fetva yazarken.

8- Her hoca ve talebenin, hatibin, kız isteyenin evlenenin evlendirenin salavat getirmesi müstehabdır.

9- Mühim işlerin başında, zikir zamanında, peygamberimizin ismini işittği zaman yahut ismi yazıldığı zaman.

10- Abdest alırken, kulak çınlarken, aksırdıktan sonra.

(İbn-i Abidin 2/323)

Ezcümle aleyhissalatü vesselam buyurmuştur ki:

“Burnu sürtülsün o adamın ki yanında ben zikrolunmuşum da bana salavat getirmemiştir.” Yine buyurmuştur ki:

“Allah Teala bana iki melek müvekkel kıldı ben bir müslimin yanında anıldığımda bana salavat getirdi mi behemehal o iki melek ona Allah seni bağışlasın derler. Allah Teala ve sair melaikesi de o iki meleke cevaben Amin derler.

Bir müslümanın yanında zikrolundum da bana salavat getirmedi mi behemehal o iki melek Allah sana mağfiret etmesin derler. Allah Teala ve sair melaikesi de o iki meleğe cevaben amin derler.” (Elmalılı Hamdi yazır 6/3923)

Binaenaleyh Rasulullahın hali hayatında nasıl tâzim lazımsa, hali vefatında ism-i celili zikrolunduğunda dahi kemali tazim ve ihtiram lazımdır. Çünkü peygamberimiz (as) insanlık için bir mürşid-i kamildir. Ehl-i imanı imana davet eden ve hidayetlerine yegane sebep olan Rasulullah olduğundan böylesi nimetlerin karşılığı ve ümmet olmamız hasebiyle şükranen salavat-ı şerifelerle dua ve ihtiramda bulunmak her mümin üzerine vaciptir.

Salavat-ı şerife vesilesiyle pek çok mükafata nail olacağımız, hatta ahirette peygamberimizin şefaatına ecir ve mükafata vesile olacağı bellidir.



Sünnetsiz Kur’an’ı anlamak mümkün mü?

Zamanımızda bazı kişiler sünnetsiz ve mezhepsiz biz Kur’an’ı anlarız ona göre amel ederiz deseler de bu mümkün değildir. Bunu söyleyenler aslında sünnete karşı savaş halinde ve gaflettedirler. Umarız bu yanlıştan vazgeçerler Kur’an’ı en güzel anlayan hayatını Kur’an’a göre devam ettiren Allah’ın Rasulünü doğru anlamak gerekir. Allah (cc) Kur’an’ı Kerim’de şöyle buyuruyor. “Kim Rasulüne itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur. Yüz çevirene gelince seni onların başına bekçi göndermedik!” (Nisa 80)

“Rasulüm de ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.” (Al-i İmran 31)

Peygamberimiz (as) ise şöyle buyuruyor.

“Hiçbir kul, Ben kendisine ehlinden malından ve bütün insanlardan daha sevgili olmadıkça kamil iman etmiş sayılmaz.” (Müslim 1/264)

Peygamberimiz (sav) bize Kur’an ve sünneti emanet etti. Bu emanetlere sarılalım, dinî vecibeleri yerine getirelim, ömrümüzü salavat-ı Şerifelerle tezyin edelim. Ayet-i kerimede Allahu Teala: “Bu gün size dininizi ikmal ettim.” (Maide 3) buyuruyor. Günümüzde sünneti Kur’an’dan ayıranlar haddi aşıyorlar. Allah haddi aşanları sevmez. Bu ve benzeri yanlış telkinde bulunanlara dikkat edelim. Dini aslına uygun anlayalım ve yaşayalım.

Allahümme salli ala muhammedin ve alihi ve sahbihi ve barik ve sellim.
 

alptraum

New member
Katılım
1 Ocak 2005
Mesajlar
2,908
Tepkime puanı
166
Puanları
0
Yaş
39
Konum
Aþk`dan
Web sitesi
www.muhakeme.net
fatih sultan mehmedin siiridir ve bütün sailer toplanmis dururken onlar siiirini söyledikten sonra söyledigi bir siiirdir ve cok etkileyicidir benim icin derin anlami var........
 
H

hüma-gül

Guest
Necip Fazil Kisaküregi cok seviyorum. Bir peygamber asigi olarak bu siir bana cok uydugu icin bunu sectim
 

rusen_alp

New member
Katılım
11 Mar 2007
Mesajlar
1,475
Tepkime puanı
86
Puanları
0
Yaş
41
Konum
ruhlar aleminden
En büyük günahlardan bir tanesi Allahtan ümidi kesmektir, bu da demek oluyor ki insan bugün ve yarın için ümitli olmalıdır.
 

Mücahid

New member
Katılım
17 Mar 2007
Mesajlar
2,553
Tepkime puanı
223
Puanları
0
Yaş
56
Konum
Tr
Şu günlerde dünyanın dört bir tarafında(Filistinde,Lübnanda,Afganistanda,Keşmirde,Çeçenistanda,Abhazyada)Daha bir çok yerde tağuta karşı şanlı bir direniş ve cihad sergileyen Müslüman kardeşlerimizin ortak haykırışı dır benim imzam
 

talha_

New member
Katılım
6 Mar 2007
Mesajlar
1,184
Tepkime puanı
264
Puanları
0
Konum
simeranyadan..!
ey iblisin yarenleri...!
doyun keşmekeşe....
doyun kokmuş leşe...
doyun kahkahaya..
lat aşkına,menat,uzza ateş aşkına...

ey Peygamber yarenleri...!
doyun esen yele..
doyun esenliğe...
doyun merhamete..
Hak aşkına,rahmet,hikmet,cennet aşkına....!



ömer karaoğlunun geceler adlı parçasından alıntı...
 

yýldýz

New member
Katılım
22 Ağu 2006
Mesajlar
1,359
Tepkime puanı
8
Puanları
0
Ararken rastgeldim, bir mana sezdim ve imzama koydum.

ALLAH ismi. Arıların ortadan kaybolduğu günlerde belki ibret alan olur diye düşündüm sonradan.

Yaradılmışlar ALLAH' ı zikreder fakat biz anlamayız. Nasıl zikrediyor belki gören olur.
-----------------------------------------------------------
ÂL-İ İMRAN
182- "Bu, kendi ellerinizin yapıp öne sürdüğünün karşılığıdır". Allah kullar(ın)a asla zulmetmez.

185- Her canlı ölümü tadacaktır. Kıyamet günü ecirleriniz size eksiksiz olarak verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konursa o, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı zevkten başka birşey değildir.

191- Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. Ve "Rabbimiz! Sen bunu boş yere yaratmadın, Sen yücesin, bizi ateşin azabından koru." derler.
 

radikal

New member
Katılım
10 Şub 2007
Mesajlar
2,635
Tepkime puanı
1,763
Puanları
0
Yaş
50
Konum
Gönül aleminden
Derdi; Allah'ın (cc) rızası olan kişilere başka dert yoktur. Derdi o olduğu için başka bir şeyi dert olarak görmez. Ne ölüm, ne sel, ne de yangın bu dertlerin üzerine çıkar. Derdi ile dertlenir, hal ile hallenir, rıza makamına nasıl çıkılır, onlarla haşr-u neşir olur. Bu tip insanlara "Selam" vermektir amacımız. Kul makamına çıkan zaten İlah-i rıza'ya kavuşmuştur, Rabbi Teala (cc) ona "ey kulum" diye hitab etmiştir. Bu mertebeye çıkan kişilere "selam olsun"
 
Üst Alt