Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

Hz. Mevlana Mezarının Bilinmeyen Sırrı!

seyfullah putkýran

New member
Katılım
30 Eyl 2005
Mesajlar
5,807
Tepkime puanı
205
Puanları
0
Yaş
40
Konum
Ruhlar Aleminden
Web sitesi
www.tevhidyolu.net
Hz. Mevlana Mezarının Bilinmeyen Sırrı!

Hazreti Mevlana'nın mezarına bugüne kadar sadece bir kişi girebildi. Giren kişi çıktıktan sonra bir daha...

mevlanado2.jpg


Hazreti Mevlana'nın mezarına bugüne kadar sadece bir kişi girebildi. Giren kişi çıktıktan sonra bir daha konuşamadı.

Hz. Mevlana'nın yaşarken dergah olarak kullandığı ve 1926 yılında Atatürk tarafından müzeye çevrilen Mevlana Müzesi sadece Hz. Mevlana'nın türbesinin bulunmasıyla değil, içinde barındırdığı ilginç özellikleriyle de insanların ilgisini çekiyor.

Bugün müze olarak kullanılan Mevlana Dergahı'nın yeri, Selçuklu Sarayı'nın Gül Bahçesi iken bahçe, Sultan Alaeddin Keykubad tarafından Mevlana'nın babası Sultanü'l-Ulema Bahaeddin Veled'e hediye edilmişti. Hz.Mevlana, 17 Aralık 1273 yılında vefat edince Mevlana'nın oğlu Sultan Veled, Mevlana'nın mezarı üzerine türbe yaptırmak isteyenlerin isteklerini kabul etmiş, "Kubbe-i Hadra" (Yeşil Kubbe) denilen türbe 8 kalın sütun üzerine 130 Bin Selçuki dirhemine Mimar Tebrizli Bedrettin'e yaptırılmıştı. Mevlevi Dergahı ve Türbe 1926 yılında "Konya Asar-ı Atika Müzesi" adı altında müze olarak hizmete başladı, 1954 yılında ise müzenin teşhir ve tanzimi yeniden gözden geçirilmiş ve müzenin adı "Mevlana Müzesi" olarak değiştirildi.

MÜZENİN BİLİNMEYEN ÖZELLİKLERİ

Mevlana Müzesi gerek mimarisinde gerekse müze içinde bulunan ilginç tarihi eserler ile gizemini hala saklıyor. Özellikle mimarisinde ve dergah içindeki eserlerin yapım malzemelerinin o günün özelliklerine göre oldukça ileri bir safhada olması dikkat çekiyor. Binanın inşası sırasında inşaa malzemesinin içine hem yapı sağlam olsun hem de karıncalar içeri girmesin diye inşaat ustaları tarafından yumurta akı katıldı. Bu sayede duvarlara çivi bile çakarken zorlanacak kadar sağlam bir yapı elde edilirken karınca ve böceklerin dergah içine girmesi engellendi. Ayrıca müze içinde yapılan özel bir düzenek ile mum isleri ve insanların ağzından çıkan su buharı bir yerde toplanarak yapıya ve müze içindeki eserlere nemden dolayı zarar gelmesi engellendi.

Müzede şu an sergilenen ve zamanında Mevleviler tarafından kullanılan el yazması Kur'an-ı Kerim'ler, hem nemden etkilenmesin hem de güveler yemesin diye mum isi ile yazıldı. Bu sayede 11. Yüzyıldan bu yana dergahtaki birçok Kur'an-ı Kerim bugün bile hala bozulmadan durabiliyor. Ayrıca müze içine örümceklerin girmemesi ve yuva yapmaması için müzenin muhtelif yerlerine devekuşu yumurtaları asıldı. Bu yumurtalar sayesinde müzenin içine hiç bir koşulda örümcek giremiyor.

ZAMANININ ÖTESİNDE BİLİM MALZEMELERİ

Hz. Mevlana zamanında Mevlevilerin musiki ile ilgilendikleri tarihi belgelerde belirtiliyor. Müze içinde yer alan bir bölümde Mevlevilerin o zamanlar musiki yapmak için kullandıkları müzik aletleri sergileniyor. Bu aletler içinde bulunan keman ise özellikle dikkat çekiyor. Dünyadaki tek 8 telli keman olan bu kemanın Türk Musikisinde bulunan bütün makamların rahatlıkla çalınabildiği nadir kemanlardan olduğu belirtiliyor. Ayrıca Galileo'nun "Dünya Yuvarlaktır" diye ortaya attığı tezi nedeni ile Engizisyon mahkemesinde yargılanıp işkence gördüğü ve asıldığı o yıllarda dergahta eğitim gören Mevlevilere dünyanın yuvarlak olduğu gerçeği hazırlanan küçük dünya küresi ile uygulamalı olarak anlatılıyordu. Müzede bulunan seccadelerde ise Pablo Picasso'nun fikir babalığını yaptığı iddia edilen soyut resim örneklerinden Picasso'dan yüzyıllar önce bulunması ise dikkat çekici özelliklerden birisi.

Hz. Mevlana, 17 Aralık 1273 yılında vefat edince türbesi Dergahın içine yaptırıldı ancak Mevlana'nın asıl mezarı sandukasının aşağısında yer alıyor. Yaptırıldığı yıldan beri Mevleviler dahil kimsenin girmediği bu mezara rivayete göre sadece bir kişi girebildi.

Mevlana'nın türbesini ziyaret ettiğinde dergahta bulunanlara mezara girmek istediğini söyleyen ve bütün ısrarlarına rağmen mezara girmesine izin verilmeyen Sultan 4. Murat bunun üzerine elindeki tespihi, ağzı açık olan mezar yerinin içine atmış ve tespihini düşürdüğünü ve birinin gidip almasını istemiş. 7 yaşındaki bir çocuk mezara indirilerek tespih aldırılmış. Mezar yerine girip çıkan çocuğun dilinin tutulduğu ve o günden sonra bir daha konuşamadığı rivayet ediliyor. O günden sonra mezar yerinin üzeri betonla kapatılıp üzeri kurşunla kapatıldığı ve kimsenin mezara girmediği ifade ediliyor.

İHA : 04.12.2006
 

ÇAPANOÐLU

New member
Katılım
8 Eki 2006
Mesajlar
803
Tepkime puanı
1
Puanları
0
sevgili kardeşim, onun, bunun, şunun dediği revayetlerle nereye varacağız hak aşkına, dünya ümmeti kan ağlıyor, her dert bitti de şunun-bunun dediği mi kaldı lütfen, kalemine, kelamına ve alınterine yazık değil mi, içi boş yazılarla bizleri oyalıyorsun.. Filim yapmak kolaydır, ilim yapmak zordur, sizi zor olana davet ediyorum..
 

bcetin811

AMEL-Ý SALÝH
Katılım
27 Eyl 2006
Mesajlar
1,495
Tepkime puanı
110
Puanları
0
Yaş
43
Konum
Hayatýn içinden
sevgili kardeşim, onun, bunun, şunun dediği revayetlerle nereye varacağız hak aşkına, dünya ümmeti kan ağlıyor, her dert bitti de şunun-bunun dediği mi kaldı lütfen, kalemine, kelamına ve alınterine yazık değil mi, içi boş yazılarla bizleri oyalıyorsun.. Filim yapmak kolaydır, ilim yapmak zordur, sizi zor olana davet ediyorum..

Bardağın boş tarafına bakmak buna denir işte..Seyfullah kardeş ne kadar hayırlı bir iş yapmış..siz neden çocuğun mezara atlayıpta dilinin tutulduğunu görüyorsunuz..bu hurafe yada gerçek bi önemi varmı?ben mevlana müzesini hiç
görmemiştim ve bu denli ilginç bir mimari yapıya sahip olduğunu bilmiyordum..
Allah razı olsun...
 

seyfullah putkýran

New member
Katılım
30 Eyl 2005
Mesajlar
5,807
Tepkime puanı
205
Puanları
0
Yaş
40
Konum
Ruhlar Aleminden
Web sitesi
www.tevhidyolu.net
sevgili kardeşim, onun, bunun, şunun dediği revayetlerle nereye varacağız hak aşkına, dünya ümmeti kan ağlıyor, her dert bitti de şunun-bunun dediği mi kaldı lütfen, kalemine, kelamına ve alınterine yazık değil mi, içi boş yazılarla bizleri oyalıyorsun.. Filim yapmak kolaydır, ilim yapmak zordur, sizi zor olana davet ediyorum..

mübarek içi boş dediğin yazıda ben okadar dolu şey görüyorumki bu yazının suçu dğeil bakan gözlerin suçu. görmek bakmaktan ibaret değil ! bakmak bir amaç taşıyorsa görmektir. siz görmediğin her hakikati inkar ederseniz atiest mantığına yaklaşmış olursunuz jki biz görmediğimize lakin israk edebildiğimize inanırız. bu yazıda okadar hakikat varki okadar güzel sırlar varki adamın müslüman olmasına bile vesile olucak hakikatler söz konusu görmediğin herşeyi inkar etmeyin. görmeye çalışın yazının doluluğunu isterseniz bir kaç örnekle açıklayabilirmki görmek istiyen kardeşlerim eminim benim gördüklerimizde görücektir. onun için bu yazınız edep dışıdır. bu rda ilimden bahsediyor mevlana yahu idrak lazım idrak mevlana o zamadan budenle ilimden yoksunluk baş göstermişken bu denlze sırları nerdne biliyrodu işte bu hakikat görmek istiyenlerin gözüne parmak sokarcasına bellidir lakin görmemek için inat edenlere biz ne yapalım , biz sadece yazarız dileyen görür dileyen boş yazı der geçer. o kan ağlamalar bu tür yazıalrı gazete gibi okumaktan kaynaklanıyor ne zaman alem mevlana k.s . gib olur işte ozaman kan ağlıyan biz değil gayrı müslimler olur. biraz idrak etmeye koşulsuz yaklaşmaya çağırıyorum.
öldürün ama yiğin hakkını yemeyin. konuyu tartışmaya bile gerek duymuyorum... yazım biraz sert olmuş olabilir lakin hakkınızı helal edin bir kardeşin diğer kardeşininin yanlışına olan isyanıdır.onun iyliiğini istememdir.

saygılarımla...
 

seyfullah putkýran

New member
Katılım
30 Eyl 2005
Mesajlar
5,807
Tepkime puanı
205
Puanları
0
Yaş
40
Konum
Ruhlar Aleminden
Web sitesi
www.tevhidyolu.net
Bardağın boş tarafına bakmak buna denir işte..Seyfullah kardeş ne kadar hayırlı bir iş yapmış..siz neden çocuğun mezara atlayıpta dilinin tutulduğunu görüyorsunuz..bu hurafe yada gerçek bi önemi varmı?ben mevlana müzesini hiç
görmemiştim ve bu denli ilginç bir mimari yapıya sahip olduğunu bilmiyordum..
Allah razı olsun...

Allah razı olsun işte hakikati yakalamışsınız orda görülmesi gerekn ozamanın ilmiyle yapılan mükemmel bir mimari dir işte demek dileyen görebiliyor Allah sizden razı olsun.. ve bunlar ıspatlanmış gerçeklerdi, ne zaman ordan deve kuşu yumurtalarını kaldırdılar işte örümcekler bastı tekrar koydular yahu mevlana bu nerden biliyordu? yada piri reis , natonun bile imrendiği haritayı çizicek ilmi nerden aldı işte hakikat bu sırların içinde saklı anlıyana sivri sinek saz anlamayına davul zurna az derdi ecdat . Allah sizden ve onlardan razı olsun...
 

Aysegul

New member
Katılım
15 May 2006
Mesajlar
891
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
38
Yüreğine ve klavyene sağlık seyfullah kardeşim...Allah dostlarının hayatlarından kesitler öğrenmek bizler için önemli;) ...Allah'u Teala onların yüzü suyu hürmetine bizlerinde günahlarını mağfiret buyursun inşallah
 

pusula

New member
Katılım
10 Eki 2005
Mesajlar
128
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
54
Seyfullah eskiden beri hem titiz hem dikkatli paylaşımına devam ediyor. ben de geçen ziyaretimde çektiğim resimleri buraya koyayım:

a1sc2.jpg


a2ec0.jpg


a4cd4.jpg


Meşhur eseri Mesnevi de yazdığı;

"Baza, baza her ançi hesti baza,
Ger kafirü, gebru, putperesti baza,
In dergehi ma dergehi növmidi nist,
Sad bar eger tövbe şikesti baza."

a10dc8.jpg
 

pusula

New member
Katılım
10 Eki 2005
Mesajlar
128
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
54
müzesi hemen türbesi yanındadır. burada birbirinden ilginç pek çok şey sergilenmektedir.

mesela;

sabır taşı, tek parça eksiz mermerden imal edilmiştir.

a5hm7.jpg


gerçek aynası, "ya olduğun gibi görün yada göründüğün gibi ol" manasına ulaşmak içindir.

a6ax2.jpg


cübbeleri;

a7zf5.jpg


a8kh5.jpg
 

yýldýz

New member
Katılım
22 Ağu 2006
Mesajlar
1,359
Tepkime puanı
8
Puanları
0
Mevlana'ya ziyaretçi akını
Mevlana'nın 733. Vuslat Yıldönümü Etkinlikleri çerçevesinde Mevlana Müzesi'ne akın eden binlerce ziyaretçi, burada yapılan duaya eşlik etti. Yerli ve yabancı binlerce turist, saatler öncesinde duaya katılmak için müzeye geldi.
17 Aralık 2006 19:37

Konya'da aralık ayı başından bugüne dek süren Mevlana'nın 733. Vuslat Yıldönümü Etkinlikleri'nin son gününde, Mevlana Müzesi'nde dua edildi. Yerli ve yabancı binlerce turist, saatler öncesinde duaya katılmak için müzeye geldi. Mevlana'nın kabrinin başında yapılan duaya katılmak isteyenler zaman zaman izdihamlara neden oldu. Müze içinde izdiham nedeniyle zor anlar yaşayan bazı yaşlı ziyaretçiler, oturdukları yerde duaya katıldı. Okunan Kuranıkerim'in ardından duaya katılan ziyaretçilerden bazılarının gözyaşlarına hakim olamadığı görüldü. Duaya katılmak için İstanbul'dan gelen ve çevresindeki kişilerin ''Şirin Anne'' dediği yaşlı bir kadın, ziyarete gelenlerden büyük ilgi gördü. Bugün, Mevlana Müzesi ziyaretlerinin ücretsiz olduğu bildirildi.

AA
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=205687

Bütün Dünya insanlarını çekecek ve şehadet getirmelerine vesile olacak kadar önemli biridir.
Allah Teala, bizlerinde onların yolundan gitmesini nasip etsin inşallah
.
 

flok

New member
Katılım
7 Ara 2006
Mesajlar
45
Tepkime puanı
2
Puanları
0
Yaş
44
Allah razı olsun kardeşim.
Mevlana gibi hak aşığını sevmek onu sevmek gibidir..
 

Emir Hattab

New member
Katılım
11 Ara 2006
Mesajlar
729
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
38
Konum
Filistinden Lübnandan...
Web sitesi
www.google.com.tr
Hz. Mevlana Mezarının Bilinmeyen Sırrı!

Hz. Mevlana Mezarının Bilinmeyen Sırrı!



Hazreti Mevlana'nın mezarına bugüne kadar sadece bir kişi girebildi. Giren kişi çıktıktan sonra bir daha konuşamadı.

Hz. Mevlana'nın yaşarken dergah olarak kullandığı ve 1926 yılında Atatürk tarafından müzeye çevrilen Mevlana Müzesi sadece Hz. Mevlana'nın türbesinin bulunmasıyla değil, içinde barındırdığı ilginç özellikleriyle de insanların ilgisini çekiyor.

Bugün müze olarak kullanılan Mevlana Dergahı'nın yeri, Selçuklu Sarayı'nın Gül Bahçesi iken bahçe, Sultan Alaeddin Keykubad tarafından Mevlana'nın babası Sultanü'l-Ulema Bahaeddin Veled'e hediye edilmişti. Hz.Mevlana, 17 Aralık 1273 yılında vefat edince Mevlana'nın oğlu Sultan Veled, Mevlana'nın mezarı üzerine türbe yaptırmak isteyenlerin isteklerini kabul etmiş, "Kubbe-i Hadra" (Yeşil Kubbe) denilen türbe 8 kalın sütun üzerine 130 Bin Selçuki dirhemine Mimar Tebrizli Bedrettin'e yaptırılmıştı. Mevlevi Dergahı ve Türbe 1926 yılında "Konya Asar-ı Atika Müzesi" adı altında müze olarak hizmete başladı, 1954 yılında ise müzenin teşhir ve tanzimi yeniden gözden geçirilmiş ve müzenin adı "Mevlana Müzesi" olarak değiştirildi.


MÜZENİN BİLİNMEYEN ÖZELLİKLERİ

Mevlana Müzesi gerek mimarisinde gerekse müze içinde bulunan ilginç tarihi eserler ile gizemini hala saklıyor. Özellikle mimarisinde ve dergah içindeki eserlerin yapım malzemelerinin o günün özelliklerine göre oldukça ileri bir safhada olması dikkat çekiyor. Binanın inşası sırasında inşaa malzemesinin içine hem yapı sağlam olsun hem de karıncalar içeri girmesin diye inşaat ustaları tarafından yumurta akı katıldı. Bu sayede duvarlara çivi bile çakarken zorlanacak kadar sağlam bir yapı elde edilirken karınca ve böceklerin dergah içine girmesi engellendi. Ayrıca müze içinde yapılan özel bir düzenek ile mum isleri ve insanların ağzından çıkan su buharı bir yerde toplanarak yapıya ve müze içindeki eserlere nemden dolayı zarar gelmesi engellendi.

Müzede şu an sergilenen ve zamanında Mevleviler tarafından kullanılan el yazması Kur'an-ı Kerim'ler, hem nemden etkilenmesin hem de güveler yemesin diye mum isi ile yazıldı. Bu sayede 11. Yüzyıldan bu yana dergahtaki birçok Kur'an-ı Kerim bugün bile hala bozulmadan durabiliyor. Ayrıca müze içine örümceklerin girmemesi ve yuva yapmaması için müzenin muhtelif yerlerine devekuşu yumurtaları asıldı. Bu yumurtalar sayesinde müzenin içine hiç bir koşulda örümcek giremiyor.

ZAMANININ ÖTESİNDE BİLİM MALZEMELERİ

Hz. Mevlana zamanında Mevlevilerin musiki ile ilgilendikleri tarihi belgelerde belirtiliyor. Müze içinde yer alan bir bölümde Mevlevilerin o zamanlar musiki yapmak için kullandıkları müzik aletleri sergileniyor. Bu aletler içinde bulunan keman ise özellikle dikkat çekiyor. Dünyadaki tek 8 telli keman olan bu kemanın Türk Musikisinde bulunan bütün makamların rahatlıkla çalınabildiği nadir kemanlardan olduğu belirtiliyor. Ayrıca Galileo'nun "Dünya Yuvarlaktır" diye ortaya attığı tezi nedeni ile Engizisyon mahkemesinde yargılanıp işkence gördüğü ve asıldığı o yıllarda dergahta eğitim gören Mevlevilere dünyanın yuvarlak olduğu gerçeği hazırlanan küçük dünya küresi ile uygulamalı olarak anlatılıyordu. Müzede bulunan seccadelerde ise Pablo Picasso'nun fikir babalığını yaptığı iddia edilen soyut resim örneklerinden Picasso'dan yüzyıllar önce bulunması ise dikkat çekici özelliklerden birisi.

Hz. Mevlana, 17 Aralık 1273 yılında vefat edince türbesi Dergahın içine yaptırıldı ancak Mevlana'nın asıl mezarı sandukasının aşağısında yer alıyor. Yaptırıldığı yıldan beri Mevleviler dahil kimsenin girmediği bu mezara rivayete göre sadece bir kişi girebildi.

Mevlana'nın türbesini ziyaret ettiğinde dergahta bulunanlara mezara girmek istediğini söyleyen ve bütün ısrarlarına rağmen mezara girmesine izin verilmeyen Sultan 4. Murat bunun üzerine elindeki tespihi, ağzı açık olan mezar yerinin içine atmış ve tespihini düşürdüğünü ve birinin gidip almasını istemiş. 7 yaşındaki bir çocuk mezara indirilerek tespih aldırılmış. Mezar yerine girip çıkan çocuğun dilinin tutulduğu ve o günden sonra bir daha konuşamadığı rivayet ediliyor. O günden sonra mezar yerinin üzeri betonla kapatılıp üzeri kurşunla kapatıldığı ve kimsenin mezara girmediği ifade ediliyor.
 

Serhan Eðeryýlmaz

New member
Katılım
1 May 2007
Mesajlar
385
Tepkime puanı
12
Puanları
0
Yaş
37
Dünya'nın düzelmesi ve her hak sahibinin hakkı bulabilmesi için Kuran-ı Kerim'e ve Hadis-i Şeriflere göre yönetilen bir düzen lazım


''Zan konuşmadan önce ilim öğrenin.''

''Kolaylaştırın,güşleştirmeyin,sevdirin,nefret ettirmeyin.''

''İyiliği emretmeyen kötülükten yasak etmeyenler,bizden değildir.''
 

nurþeyma

New member
Katılım
7 Nis 2007
Mesajlar
302
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
49
Hz. Mevlana Mezarının Bilinmeyen Sırrı!



Hazreti Mevlana'nın mezarına bugüne kadar sadece bir kişi girebildi. Giren kişi çıktıktan sonra bir daha konuşamadı.

Hz. Mevlana'nın yaşarken dergah olarak kullandığı ve 1926 yılında Atatürk tarafından müzeye çevrilen Mevlana Müzesi sadece Hz. Mevlana'nın türbesinin bulunmasıyla değil, içinde barındırdığı ilginç özellikleriyle de insanların ilgisini çekiyor.

Bugün müze olarak kullanılan Mevlana Dergahı'nın yeri, Selçuklu Sarayı'nın Gül Bahçesi iken bahçe, Sultan Alaeddin Keykubad tarafından Mevlana'nın babası Sultanü'l-Ulema Bahaeddin Veled'e hediye edilmişti. Hz.Mevlana, 17 Aralık 1273 yılında vefat edince Mevlana'nın oğlu Sultan Veled, Mevlana'nın mezarı üzerine türbe yaptırmak isteyenlerin isteklerini kabul etmiş, "Kubbe-i Hadra" (Yeşil Kubbe) denilen türbe 8 kalın sütun üzerine 130 Bin Selçuki dirhemine Mimar Tebrizli Bedrettin'e yaptırılmıştı. Mevlevi Dergahı ve Türbe 1926 yılında "Konya Asar-ı Atika Müzesi" adı altında müze olarak hizmete başladı, 1954 yılında ise müzenin teşhir ve tanzimi yeniden gözden geçirilmiş ve müzenin adı "Mevlana Müzesi" olarak değiştirildi.


MÜZENİN BİLİNMEYEN ÖZELLİKLERİ

Mevlana Müzesi gerek mimarisinde gerekse müze içinde bulunan ilginç tarihi eserler ile gizemini hala saklıyor. Özellikle mimarisinde ve dergah içindeki eserlerin yapım malzemelerinin o günün özelliklerine göre oldukça ileri bir safhada olması dikkat çekiyor. Binanın inşası sırasında inşaa malzemesinin içine hem yapı sağlam olsun hem de karıncalar içeri girmesin diye inşaat ustaları tarafından yumurta akı katıldı. Bu sayede duvarlara çivi bile çakarken zorlanacak kadar sağlam bir yapı elde edilirken karınca ve böceklerin dergah içine girmesi engellendi. Ayrıca müze içinde yapılan özel bir düzenek ile mum isleri ve insanların ağzından çıkan su buharı bir yerde toplanarak yapıya ve müze içindeki eserlere nemden dolayı zarar gelmesi engellendi.

Müzede şu an sergilenen ve zamanında Mevleviler tarafından kullanılan el yazması Kur'an-ı Kerim'ler, hem nemden etkilenmesin hem de güveler yemesin diye mum isi ile yazıldı. Bu sayede 11. Yüzyıldan bu yana dergahtaki birçok Kur'an-ı Kerim bugün bile hala bozulmadan durabiliyor. Ayrıca müze içine örümceklerin girmemesi ve yuva yapmaması için müzenin muhtelif yerlerine devekuşu yumurtaları asıldı. Bu yumurtalar sayesinde müzenin içine hiç bir koşulda örümcek giremiyor.

ZAMANININ ÖTESİNDE BİLİM MALZEMELERİ

Hz. Mevlana zamanında Mevlevilerin musiki ile ilgilendikleri tarihi belgelerde belirtiliyor. Müze içinde yer alan bir bölümde Mevlevilerin o zamanlar musiki yapmak için kullandıkları müzik aletleri sergileniyor. Bu aletler içinde bulunan keman ise özellikle dikkat çekiyor. Dünyadaki tek 8 telli keman olan bu kemanın Türk Musikisinde bulunan bütün makamların rahatlıkla çalınabildiği nadir kemanlardan olduğu belirtiliyor. Ayrıca Galileo'nun "Dünya Yuvarlaktır" diye ortaya attığı tezi nedeni ile Engizisyon mahkemesinde yargılanıp işkence gördüğü ve asıldığı o yıllarda dergahta eğitim gören Mevlevilere dünyanın yuvarlak olduğu gerçeği hazırlanan küçük dünya küresi ile uygulamalı olarak anlatılıyordu. Müzede bulunan seccadelerde ise Pablo Picasso'nun fikir babalığını yaptığı iddia edilen soyut resim örneklerinden Picasso'dan yüzyıllar önce bulunması ise dikkat çekici özelliklerden birisi.

Hz. Mevlana, 17 Aralık 1273 yılında vefat edince türbesi Dergahın içine yaptırıldı ancak Mevlana'nın asıl mezarı sandukasının aşağısında yer alıyor. Yaptırıldığı yıldan beri Mevleviler dahil kimsenin girmediği bu mezara rivayete göre sadece bir kişi girebildi.

Mevlana'nın türbesini ziyaret ettiğinde dergahta bulunanlara mezara girmek istediğini söyleyen ve bütün ısrarlarına rağmen mezara girmesine izin verilmeyen Sultan 4. Murat bunun üzerine elindeki tespihi, ağzı açık olan mezar yerinin içine atmış ve tespihini düşürdüğünü ve birinin gidip almasını istemiş. 7 yaşındaki bir çocuk mezara indirilerek tespih aldırılmış. Mezar yerine girip çıkan çocuğun dilinin tutulduğu ve o günden sonra bir daha konuşamadığı rivayet ediliyor. O günden sonra mezar yerinin üzeri betonla kapatılıp üzeri kurşunla kapatıldığı ve kimsenin mezara girmediği ifade ediliyor.


Ne olabilir sizce, dünyaya hümanizm gülüşü dağıtan bir zat, 7 yaşındaki bir çocuğa ejderha mı kesilmiştir acaba, bu nasıl bir örnek, bu nasıl bir kutsama hastalığı kardeş, bilir misin, her yıl bir kaç kez KABEnin içi yıkanır, düzenlenir ve kokulanır, Allah'ın BEYTİM dediği bir yere millet girip çıkarken ve hiçbirşey olmazken, mevlananın özelliği nedir ki, 7 yaşındaki bir çocuğun dilini lal eylesin..
Allah bu aklı bize süs diye mi verdi ki, her okuduğunuz duyduğunuz gizemve esrarlı hikayeleri MUCİZEVİ bir şekilde anlatıyor ve inanıyorsunuz..
Bakın, ben aklımı kullanınca, bu olayda bir kutsiyet değil, acziyet görüyorum, acaba? diyorum, mevlanaya azap mı ediliyor da çocuk onu mu gördü..
Belki değildir ama, hikayeyi işleyiş tarzınız buna elverişli..
Onun için, birşey okuduğunuzda akıl süzgecinden geçirin, faydalı mı değil mi, ona göre hareket edin..
 

rusen_alp

New member
Katılım
11 Mar 2007
Mesajlar
1,475
Tepkime puanı
86
Puanları
0
Yaş
41
Konum
ruhlar aleminden
Mevlana hazretlerine hümanist demek büyük bir saygısızlık ve aynı zamanda
küstahlıktır, Hz. Mevlana hiç bir zaman hümanist olmamıştır, Mevlana sadece ve sadece bir " İslam Velisidir " , batı malesef bu islam büyüklerini sadece bir yönüyle baktığından hümanistler Mevlana'ya, panteiizm savunucuları da Muhyiddin'i arabiye sempati beslediler, oysaki ne Mevlana hümanizsttir , ne de İbn-i Arabi bir panteisttir.

Hümanistliğin temelinde insanı insan olduğu için sevme vardır, ancak Mevlana'ya göre yani islam'da insan bir yaratılmış olduğu için sevilir, Yunus emre'nin söylediği gibi " Yaratılanı severim, Yaratan'dan ötürü "

Hümanistlik olsa olsa Mevlana'nın nazarında denizde bir katrecik olabilir, Mevlana hümanizme sığmayacak kadar büyük ve evrenseldir.
 

Emir Hattab

New member
Katılım
11 Ara 2006
Mesajlar
729
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
38
Konum
Filistinden Lübnandan...
Web sitesi
www.google.com.tr
Ne olabilir sizce, dünyaya hümanizm gülüşü dağıtan bir zat, 7 yaşındaki bir çocuğa ejderha mı kesilmiştir acaba, bu nasıl bir örnek, bu nasıl bir kutsama hastalığı kardeş, bilir misin, her yıl bir kaç kez KABEnin içi yıkanır, düzenlenir ve kokulanır, Allah'ın BEYTİM dediği bir yere millet girip çıkarken ve hiçbirşey olmazken, mevlananın özelliği nedir ki, 7 yaşındaki bir çocuğun dilini lal eylesin..
Allah bu aklı bize süs diye mi verdi ki, her okuduğunuz duyduğunuz gizemve esrarlı hikayeleri MUCİZEVİ bir şekilde anlatıyor ve inanıyorsunuz..
Bakın, ben aklımı kullanınca, bu olayda bir kutsiyet değil, acziyet görüyorum, acaba? diyorum, mevlanaya azap mı ediliyor da çocuk onu mu gördü..
Belki değildir ama, hikayeyi işleyiş tarzınız buna elverişli..
Onun için, birşey okuduğunuzda akıl süzgecinden geçirin, faydalı mı değil mi, ona göre hareket edin..
Burda mucizevi bir şekilde bahsedilmemiş, sadece rivayet edilmiş. İnanıp inanmamak senin elinde, 7 yaşındaki bir ÇOÇUĞUN mezara inip korkarak yada herhangi madde ötesi bir şey görmüş olmasından dolayı dilinin tutulmasının bir özelliği! yok zaten cinlerin bu tür mezarlıkların cevresinde dolaştığını biliyoruz...

yazıdaki o kadar önemli bilgilendirmeler arasından teknik yapı ve bilimsel gereçlerden bahsedilmesini geçip bu rivayete takılmanızı anlayamadım... nasıl görmek isteyen öyle bakar...
 
Üst Alt