Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

Hz. İsa'nın Gökten İndirilmesi İle İlgili

Uninvited

New member
Katılım
25 Eki 2005
Mesajlar
2
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
42
Şöyle bir durum söz konusudur ki, büyüklerimizden duyduğumuz ve genelde okuduğumuz üzerine söylüyorum, Kıyametin kopmasına yakın olarak Hz.İsa Gökten indirilecektir.

Peki ben başka bir şey biliyorum ki, Hz.İsa'nın Doğumundan sonra Hz. Meryem'e hakaretler edilirken, Allah (c.c.) tarafından bir mucize ile konuşması. Konuşmasında bildiğim şudur ki : "Doğduğum güne, öldüğüm güne ve herkes gibi dirileceğim güne selam olsun."

Şimdi düşünüyorum gökten mi inecek yoksa herkes gibi kıyamet koptuktan sonra dirilecek mi?

Bana en mantıklısı "herkes gibi dirilecek" olarak geliyor.

Sizin yorumlarınız ve bana söylemek istediklerinizi dinlemek istiyorum...

Unutmayın ki ben sizin kadar bilgili değilim.
 

emrahyldrm

New member
Katılım
2 Ağu 2005
Mesajlar
147
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
45
Konum
Ýstanbul
"Ali imran 185 : Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulursa gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir."

"Rahman 26 : Yer üzerinde bulunan her canlı yok olacaktır."
 

pusula

Üyeliði durduruldu
Katılım
10 Eki 2005
Mesajlar
128
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
53
bildiklerimi paylaşmak isterim:

Hz İsa'nın o çok manidar yemini, kendi vefatı ile veya kendi şahsi dirilişi ile alakadar değil ki... belki çok daha büyük bir olay var ki, o da tüm esma-i ilahinin azami bir derecede parlaması ile güneş gibi doğacak olan ve hepimizin cismen bedenen ruhen yeniden yaratılmamızla başlayacak olan haşir meselesidir. eğer bir davayı iddia ve isbat diye ayırırsanız.. onun da davasının iddia kısmı haşir kısmıdır. isbatı ise doğar doğmaz konuşmasıdır. neden böle bir isbatın seçildiği ise o zamanı iyi tahlil etmekle ortaya çıkar.

Hz. İsa'nın çok önemli bir başka görevi var. o yüzden gerçekten ölmüş olsaydı bile, Allahın hikmeti gereği yine o işi yapmak için buraya gelmesi gerekiyordu.

mesele şu ki o geldiğinde herkes onun hakiki İsa olduğunu bilmek lazım değil. zaten sırr-ı teklife de uygun gelmiyor. yalnızca yakınları ve seçkinleri onu tanır. işini tamamlar ve burada vefat eder. ama onun beşaret verdiği bir haşir var ki o yaptığı işin tam neticesi ve davasının asıl iddiası o dur ki, haşirde herkesle birlikte ayağa kalkacakdır.
 
A

ademk

Guest
"Doğduğum güne, öldüğüm güne ve herkes gibi dirilecğim zamana selam olsun"
Hz İsa bu sözü daha bebekken yani ölmeden önce söylemiştir. Yani bu söz İsa'nın öldüğüne bir delil değildir. Hz İsa ölmemiştir ve göğe çıkarılmıştır. O ölecektir fakat yeryüzüne gelip işini tamamlayıp öyle ölecektir. Hz İsa gelecek diyen insanlar isa ölmez değil ölmedi diyor. Yani o ölmedi ve dünyaya yeniden gelecek ve daha sonra ölecek. Benimden öleceğim bir gün var. Bende öleceğim güne selam olsun diyorum fakat hala yaşıyorum. Bir gün öleceğim ama daha ölmedim.
 

seyfullah putkýran

New member
Katılım
30 Eyl 2005
Mesajlar
5,807
Tepkime puanı
205
Puanları
0
Yaş
38
Konum
Ruhlar Aleminden
Web sitesi
www.tevhidyolu.net
İsa Aleyhisselam'ın zuhuru

İsa Aleyhisselam'ın zuhuru

İsa Aleyhisselam'ın zuhuru

Kur'an–ı Kerîm'de zikredilen kıyamet alâmetlerinden biri de Hz. İsa Aleyhisselâm'ın zuhur etmesidir. Onun şu an itibariyle bulunduğu makamdan yeryüzüne inmesidir. Bu, üzerinde çokça tartışma yapılan ve çok değişik yorumlara sebep olan bir konudur.

Önce kâinatın Efendisini dinleyelim:

Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdular ki:

"Ümmetimden bir grup, hak için muzaffer şekilde mücadeleye kıyamet gününe kadar devam edecektir. O zaman Meryem oğlu İsa da iner. Müslümanların reisi ona: "Gel, bize namaz kıldır!" der. Fakat Hz. İsa:

"Hayır!" der, "Allah'ın bu ümmete bir ikramı olarak siz birbirinize emirsiniz!" (17)

Bir başka hadis–i şerifte de:

"Vallahi, Meryem oğlu (İsa Aleyhisselâm), Feccu'r–ravhâ adlı mevkide, hac yapmak veya umre yapmak yahut da her ikisini birlikte yapmak için telbiye getirecektir." (18)

Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "İsa Aleyhisselâm tekrar yeryüzüne inecek" buyurduktan sonra fazla söze gerek yok. Ancak yapılan itirazlara cevap olması için bazı açıklamalar yapmak gerektiği kanaatindeyiz.

Kur'an–ı Kerîm'de, İsa Aleyhisselâm'ın zuhurunu haber veren âyet–i kerîmeler Zuhruf sûresinde geçmektedir. Adı geçen âyet–i kerîmelerde de bu zuhur işaret kabilinden haber verilmektedir. Zuhruf sûresinin 57. âyet–i kerîmesinden başlayarak Aralıksız 66. âyet–i kerîmesine kadar İsa Aleyhisselâm'dan haber verilmektedir:

"Meryem oğlu İsa, bir misâl olarak anlatılınca senin kavmin hemen bağrışmaya başladılar." (19)

Âyet–i kerîmenin nüzûlü zamanında hem puta tapan kafirler bulunuyor, hem de (hâşâ) İsa Aleyhisselâm'a tanrı diyen tahrif edilmiş din mensupları… İsa Aleyhisselâm ile ilgili doğru haberler gelmeye başlayınca:

"Bizim tanrılarımız mı hayırlı, yoksa o mu? dediler. Bunu sana ancak tartışmak için söylediler. Doğrusu onlar kavgacı bir toplumdur." (20)

İsa Aleyhisselâm'a attıkları iftiraya Allah Celle Celâluhu şöyle cevap vermektedir:

"O, sadece kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğullarına örnek kıldığımız bir kuldur." (21)

Tahrif edilmiş dinin mensupları, İsa Aleyhisselâm için (hâşâ) "O, Allah'ın oğludur.", bir noktada da (hâşâ) "O, tanrıdır." diyorlardı. Allah Celle Celâluhu onların bu yalan ve iftirasını reddederken, siz İsa'nın babasız dünyaya gelmesini fırsat bilerek bunu iftiralarınızla donattınız. Biz dileseydik:

"Eğer dileseydik, içinizden, yeryüzünde yerinize geçecek melekler yaratırdık." (22)

Evet, yerinize melekleri getirir, onlar siz gibi isyan ve şirk içinde olmadan bize ibadet ederlerdi.

"Şüphesiz ki o (İsa), kıyametin (ne zaman kopacağının) bilgisidir. Ondan hiç şüphe etmeyin ve bana uyun; çünkü bu, dosdoğru yoldur." (23)

İsa Aleyhisselâm babasız dünyaya gelmiş, ölüleri diriltmeye muvaffak olmuş, ağır hastaları iyileştirmiştir. Bütün bunları kudret–i ilahî ile yapmıştır. Bu kadar üstün mucizelerle, ilim ve bilgi ile donatılan İsa Aleyhisselâm kıyametin de kopacağı zamanın bir işaretidir. O işaret de, kıyamete yakın bir zamanda yeryüzüne inişidir. Fahruddin er–Râzî bu âyet hakkında şöyle açıklamada bulunur:

Cenab–ı Hak, "Şüphe yok ki, o, yani Hz. İsa, Saat'in ilmidir. Yani, sayesinde kıyametin bilindiği alâmetlerden bir alâmettir." Böylece, bir şeye delâlet eden alâmet sayesinde o şey bilinip anlaşıldığı için, "ilim" adını almıştır. İbn Abbas da, bu ifadeyi (le'alemun) şeklinde okumuştur ki, bu, alâmet, belirti demektir. Yine bu ifade, (le'l–ılmu) şeklinde de okunmuştur. Ubey bin Ka'b ise (le'zikrun) şeklinde kıraat etmiştir. Konuyla ilgili hadiste şu yer almaktadır.

"İsa, elinde mızrağı olduğu halde, Arz–ı Mukaddes'te, kendisine Efik adı verilen bir tepeye iner. Mızrağı ile Deccal'i öldürür; peşinden imamın cemaate namaz kıldırdığı bir sırada, sabah namazında Beyt–i Makdis'e gelir. Bunun üzerine imam, geriye çekilir, fakat Hz. İsa onu yine ileri sürer ve o imamın arkasında, Hz. Muhammed'in şeriatına göre namaz kılar. Daha sonra domuzları öldürür, haçı kırar, havra ve kiliseleri tahrip eder ve kendisine inananlar hariç tüm hıristiyanları öldürür."

Cenab–ı Hak: "Artık bunda sakın şüpheye düşmeyin. Bana, yani benim hidayet rehberim olan şeriatıma tâbi olun. Bu, doğru yoldur; yani sizi kendisine davet ettiğim bu şey, dosdoğru bir yoldur." (24)

Bu âyetlerin devamında da:

"Sakın şeytan sizi yoldan çevirmesin. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır."

"İsa, açık delillerle geldiği zaman demişti ki: "Ben size hikmet getirdim ve ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için geldim. Öyleyse Allah'tan korkun ve bana itaat edin. İşte bu, doğru yoldur."

Ama aralarından çıkan gruplar, ihtilafa düştüler. Acı bir günün azabı karşısında vay o zulmedenlerin hâline!

Onlar farkında değillerken kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?"(25)



İSA ALEYHİSSELAM’IN GELİŞİ İLE İLGİLİ BAZI SORULARA CEVAPLAR

Soru 1:Bu bir Hıristiyanlık inancıdır. Mü'minler âhir zamanda İsa Aleyhisselâm'ın geleceğine inanmakla onlara destek vermiş oluyorlar.

Cevap 1: Gerek İslâm inanç sisteminde, gerekse fert bazında bir mü'min hiçbir zaman, tahrif edilmiş bir dine destek olsun diye bir şeye inanmaz. İslâm dini haricinde kalan tahrif edilmiş ve sonradan ayrı ayrı isimler konulmuş olan dinler ile İslâm dini asıl olarak aynı kaynaktan gelmektedir.

Gerçekte Musa Aleyhisselâm'ın ve İsa Aleyhisselâm'ın getirdiği dinler İslâm dininin tâ kendisi idi. Sonradan insanlar tarafından bozuldular, tahrif edildiler, içlerine farklı zararlı şeyler sokuldu. Özde kaynak tek olduğu için, İslâm dini ile onların bazı ortak noktalarda buluşmalarından doğal ne olabilir? İsa Aleyhisselâm'ın âhir zamanda zuhur edeceği hakikatine, bu sahte din mensupları da inanıyor diye biz inancımızdan vaz mı geçeceğiz? Zina ve kürtaj gibi konuları İslâm dini yasaklamış; bunlar onlarda da yasak diye biz kendi inancımızdan vaz mı geçelim?

Soru 2:İsa Aleyhisselâm vefat etmiştir. Vefat eden birinin tekrar dünyaya gelmesi mümkün olmayıp, Sünnetullaha aykırıdır.

Cevap 2: İsa Aleyhisselâm'ın durumu, diğer peygamberlerden farklılık arz etmektedir. Öncelikle babasız dünyaya gelerek, farklılığı en açık bir biçimde ortaya çıkmıştır. Onu babasız dünyaya getiren kudret, vefatından sonra tekrar dünyaya getirme gücüne de sahiptir. Kaldı ki, İsa Aleyhisselâm öldürülmeden göklere kaldırılmıştır. Dünyaya gelme sebeplerinden biri de her insan gibi vefat ederek, "her canlı ölümü tadacaktır" âyet–i kerîmesinin sırrına ermektir.

Soru 3 :Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem son peygamber ve bir daha peygamber gelmeyeceği açık olduğu hâlde İsa Aleyhisselâm'ın gelişi nasıl izah edilebilir?

Cevap 3: İsa Aleyhisselâm yeni bir din ve şeriatla gelmeyecektir. Son peygambere tâbi olacak, onun şeriatı ile amel edecektir. "Bir daha peygamber gelmeyecek" ifadesi, yeni bir din ve o dini temsil eden bir peygamber gelmeyecek anlamındadır. İsa Aleyhisselâm daha önce gelmiş ve ilâhî takdir gereği göklere kaldırılmış bir peygamberdir. O, ne yeni bir peygamberdir, ne de yeni bir din getirecektir.

Netice itibariyle denilebilir ki:

Âyet–i kerîmelerde İsa Aleyhisselâm'ın âhir zamanda geleceği işaretle bildirilmiştir. Ayrıca hadis–i şeriflerde de açıkça bildirilmiştir ki, İsa Aleyhisselâm dünyaya inecektir. Sonra gelen müçtehit İslâm âlimleri, evliya, İslâm dininin önderleri ve öncülerinin kahir çoğunluğu, "İsa Aleyhisselâm âhir zamanda zuhur edecek" demişlerdir. Bunu kendi kafalarından uydurmamışlar; bilakis bahsi geçen âyet–i kerimelere ve hadis–i şeriflere dayanarak konuşmuşlardır. Bütün bu açıklamalara ve izâhata rağmen, bir kısım kendini beğenmiş sözde ilim ehli, "İsa Aleyhisselâm gelmeyecek" diyor. Onlara sorulacak bir soru ile konuyu kapatalım: İsa Aleyhisselâm'ın zuhuru ile ilgili yukarıda yazdığımız üzere ittifak oluşmuştur. Bu, çok akıllı geçinen adamlara (hâşâ) yeni bir vahiy mi geldi de, "İsa Aleyhisselâm gelmeyecek" diye hüküm veriyorlar?!
 
Üst Alt