Hicret

Doðuþ

New member
Beni izliyorlar sanki, çatlamış tavanın ardından birileri... Yoksa bana mı öyle geliyordu; kulağımda ki garip gıcırtılardan dolayı.Böyle yapayalnız ve yaralı tavan altında geçiriyorum geceleri... Gözü yaşlı, yıkılmış omuzlar, ve kanlanmış gözbebekleri... Sen yoksan; bu yaşam niye...


Soğuk esiyor; kırılmış evin camları... Odama yağıyor, beyaz...tertemiz karlar...benden beyaz karlar. Üşüyorum kendi evimde. Kapamış dış dünyaya açılan kapıları, ağlıyor anılar...Eskiye dönük anılar. Ve bir çatlaklık tenimde...kurumuş tenimde. Sen yoksan gönlümde; ne kaldı geleceğe dönük elimde.


Dışlanmışım, 'bizden değilsin...' diye... Haklısınız...Saklayamam sizden... Burası...Pas tutumuş dünyanın zindanıdır... Eline kelepçe yemiş bir ümmeti kabul eder misiniz? Efendim; suçum: Aşık olmak...Bir beşere değilde; Size aşık olmak... Yeni öğrendim... Öğrendim ki asıl aşk, tutsaklıktır... Bedeni dört duvar arsında bırakıp; ruhunla açılmakmış. Sonsuzluğa açılmak...


Elim tutmaz oldu; galiba ilk şehidimizi verdik Efendim... Daha düne kadar günahlarla oynayan ellerimin, kabul olmuş mudur tövbesi... Üşüyorum...Yüreğim buz tuttu... Korkuyorum...Ya size duyduğum aşkta donarsa... Ve daha Size ulaşmamışken; kovulmuşluğu yaşarsam. Bahar'ın gidişi ne zamandı acaba... Ben daha hiç baharı yaşamadım. Ölüm'le birlikte mi geliyor bahar Efendim? Çünkü ayaklarım sanki baharı yaşıyor... Onları hissetmiyorum artık.


Size duyduğum özlem her şeyin üstünde... Ama Sizi hiç görmedim; göremedim. Hep anlatırlardı; kara gozlü, hilal kaşlı, ceylan bakışlı... Gerçekten gözleriniz o kadar güzel mi?.. Peki ben, onları görebilecek miyim ay gözlüm...O simsiyah gözlerin ardında ki güneşe, bakışlarımla erişebilecek miyim? Belki... Öyle değil mi?.. Her şey'e daha belki. Umut ve korku... Korku ve umut.


Olur ya Size varamazsam... Ağlamayın olur mu Efendim... Ve beni ziyarete gelmeyin sakın... Sakın gelmeyin alevler arasında, yanıp kavrulursam. üzülmenize dayanamam... Ve haber gelirse size: 'Bir çocuk var alevler arasında... Cehennem ateşi hiç olmadığı kadar ateşli ve alevler fışkırıyor bağrında...' Sakın ağlamayın; kulak vermeyin... Yüreğimden sızan ateş değil; aşktır!.. Cehennem hiç olmadığı kadar hararetli, çünkü aşk'ım, beni yakan bir alevdir.



Ve bir hicret sonrası; tek kalan şey...Karlarla dolu bir zindanda; karların üzerinde yırtılmaya yüz tutmuş bir kağıt...ve üzerinde yazılanlar:

Beni izliyorlar sanki, çatlamış tavanın ardından birileri...
Yoksa bana mı öyle geliyordu; kulağımda ki garip gıcırtılardan dolayı.
Böyle yapayalnız ve yaralı tavan altında geçiriyorum geceleri...
Gözü yaşlı, yıkılmış omuzlar, ve kanlanmış gözbebekleri...
Sen yoksan; bu yaşam niye...



Doğuş
09/02/2005
 
Üst