Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

GÖKKLERE SEYAHAT....bilimsel

nakkad

New member
Katılım
23 Ağu 2006
Mesajlar
97
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
38
Herşeyde bir hareket var. Biz farkında olalım veya olmayalım bu böyle. İşte atom; çekirdeği ve etrafında dönen elektronlarıyla. İşte Güneş; etrafında dönen seyyareleri ve dünyasıyla.

Atomlar, varlıkların en küçük yapı taşları. Teşekkülleri farklı olduğu gibi, hareketleri de farklıdır. Her atomun kendine has hususiyetleri olmakla birlikte, esasta bir benzerlik ve beraberlik arzederler. Ortada hareketli çekirdek, etrafında dönen elektronlar ve onların etrafında da dönen zerrecikler.

Güneş, binlerce semavi yıldızlardan bizim en yakın olduğumuz. Kendisi hareketli olduğu gibi, etrafında dönen seyyareler ve onların etrafında dönen tabileri de öyle. Atom sistemi, Güneş sistemi, sabit yıldızlar sistemi...

Sen, atomun semasından dünyaya, ondan Güneşe, ondan Samanyolu’na ve daha öte semalara çık ve dönüp seyret. Kaç adım atacağını bilmiyorum ama çok gitmeden akıllara durgunluk veren o deveran ve cevelan karşısında kalırsa gücün, yerlere kapanacaksın.

Bu hareket zor geldi. Biraz başını eğ, küçül küçül ve doğru yürü. Bir su damlasına nazar et. Ondan oksijen atomunun çekirdeğine, ondan da ilk semasına, en yakın elektronuna, ondan da diğerlerine sıçra. Hidrojen atomunun tek olan elektronuna çık. Durmamışsa kal- binin atışları, hissedeceksin ve yine yerlere kapanacaksın. İster makro âleme doğru, ister mikro âleme doğru; yapacağın bu seyahatlerin belki de seni bütün bu sistemlerin yaratıcısını ve sahibini araştırmaya sevk edecektir.

Göreceksin ki bu en küçük mühür, en büyük mührün küçük bir numunesi ve hareket kanunları, tıpatıp. Bunu yapan, basan, onu da o yaratmıştır. En küçükten en büyüğe kadar bütün varlıklar aynı fabrikanın mahsulü, aynı sanatkârın sanatı. Sana teminat veriyorum bunu anlayacaksın. Yalnız, tek şartım; başını soktuğun kumdan çıkarman ve şartlandırıldığın hipotez ve teorilerden, peşin fikirlerden sıyrılarak düşünmendir.

Hareket, en küçükten en büyüğe kadar bütün varlıkların fiili olduğuna göre; akıllı, şuurlu olan insanın atalet ve hareketsizliğine ne demeli! “İnsan için çalıştığından başka birşey yoktur” kaidesince birşeyler elde etmek isteyen insanın hareketsizliği ne ile izah edilmeli ki? Makro alemden mikro aleme kadar bütün varlığın küreleri baş döndürücü hareketleriyle, saniye aksatmadan yaptıkları vazifeleriyle insana vazifesini ihtar ettiğini bilmem ki insan hatırlamak istemez mi?

Işık, “foton”lar halinde saniyede 300.000 km. gitmektedir. Bir foton üzerine binip hareket ettiğinde, bir saniyeden biraz sonra Ay’da olacaksın. Göreceksin ki ne insan ne de başka canlılar mevcut. Onun varlığının, hareket ve dönmesinin başka maksatları olabileceğini düşüneceksin. 8 dk. Sonra da Güneşte olacaksın. Yoksa hazırlığın ve yanmayan elbiselerin, dumanın bile kalmayacaktır. Zira Güneşin yüzeyindeki sıcaklık 3.000.000°C’ ye kadar ulaşmaktadır.

Kat kat ateşten çemberleri geç, merkezde 16.000.000°C’ lik sıcaklıkla karşılaşacaksın. Orada yaşayanlardan bilgiler toplayıp bir cebine koymayı ihmal etme. Zira ilerde o ateşten daha şiddetli ateşle karşılaşman söz konusu. Dünyada sabır denen şeyi öğrenmişsen mühim değil. 4 saniye sonra güneşin öbür yüzündesin. Esas seyahatin yeni başlıyor. İlk hareketinden 5 saat sonra Güneş sistemini tamamen geride bırakacaksın. Yalnız yine çok dikkatli olmalısın. Binlerce taşlar, kuyruklu kuyruksuz yaratıklar karşına gelecek. Sakın hiçbirine ters bakma. Hepsinin vazifesi ve ulaşmak istedikleri bir yer vardır.

“Merhaba” de geç git. Upuzun yolda ancak bunlar yalnızlığını giderecek. Çünkü en yakın yıldıza ancak 4 yıl sonra varabileceksin. Orada da hiç durma. Gözünü diktiğin ufka, göremediğin mekânına ulaşman için daima gitmen gerek. Zaten, durmak istesen de seni buralarda durdurmazlar. Beyhude kötü olma. Güneş sisteminin bulunduğu Galaksi ki, bu Saman yoludur. 100 milyar yıldızdan oluşmaktadır. Gidişin müstakimse 5 yılda bir yıldıza rastlayacaksın. 80.000 yıl sonra ancak kendi galaksinin dışına çıkabileceksin. İşte yalnızlık buna derler. Şu Dünyaya tekrar dönebilsen hiç sıkılmayacaksın. Zira binlerce hemcinsin ve diğer milyonlarca canlıları, ünsiyet edesin, tanışasın, arkadaşlık edesin diye yaratan zat, gerçekten senin rahatını istemiştir. Belki bunu anlayacaksın. Yoluna devam etmeye çalış. Zaten dönemezsin artık 2 milyon yıl sonra Andromeda galaksisine ulaşacaksın. Yalnız kafanı boş şeylerle doldurma. Dikkatli ol! Fuzuli işleri terk et. Herşeye değeri kadar kıymet ver ve. Sadece sana lazım olacakları al.

Samanyolu gibi 17 kadar galaksiden oluşan galaksi grubundan da sonra, yani 300 milyon yıl sonra, en büyük galaksi grubu olan Herkül grubuna ulaşacaksın. Bu grubun da her birinde milyarlarca yıldız olan 10.000’den fazla galaksiden oluştuğunu göreceksin. Rakamlar ve mekânların büyüklüğü seni korkutmasın. Heyecanlanma, dehşete de kapılma.. Onlar, dizginleri ellerinde olan Zat’a karşı mutidirler. Hepsi kendi feleğinde yüzmekte ve gidişlerine “DUR” emrine kadar devam edeceklerdir.

Bütün galaksilerin 10 milyardan fazla olduğu tahmin edilmektedir. Sen yine arkana bakmadan mesafeleri kat et. Asırlarca yoluna devam et. Sonunda binlerce kapısı olan bir duvarla karşı karşıya kalacaksın. Oraya ne kadar zamanda varabileceğini pek bilemem. Bildiğim o kapılardan en az birinin sana açılabileceğidir. Bütün düğüm buradadır.

Şayet bu tahta veya demir kapıları geride bırakıp madde duvarını aşabilirsen, gerçek varlığa ve ölümsüzlüğe ulaşmış olacaksın.

Bir menzile gitmek için tek yol yoktur. Sen bu yolu seçtin. Belki de çok yoruldun. Zahmetsiz rahmet olmaz ve varlık durgunlukta bulunmaz. Fakat yanmadan, boğulmadan, mahv olmadan maksuda ulaştınsa ne gam..
 

Abd

New member
Katılım
28 Tem 2006
Mesajlar
225
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
38
bir şeylere varmak için uzaya galaksilere ötelere yönelmeye gerek yoktur. ordan bir yere varmak isteyen yolunu kaybeder. aranan şey kişinin kendi özünde hakikatindedir. holografik evren teorisine göre evrende esasen bir mekn yoktur. evrenin her noktasında evrenin tüm bilgisi mevcut. yeterki onu kendi derununda bulup çıkar!
 

nakkad

New member
Katılım
23 Ağu 2006
Mesajlar
97
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
38
biz de afaki tefekkürün ön planda olmasını savunmuyoruz.tabiki enfüsi tefekkür tafsilatlı, afaki tefekkürün icmali olması gerekir.aradığımız hakikat zaten hakikat-i insaniyede vardır. burda dikkat çekilen nokta şu ki ister makro alem ister mikro alem her yerde O' nu görebilmek ve yakinimizi artırmak..
 
Üst Alt