Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

Bir ülkücünün bir parafraflık düşünce anatomisi...

ekreme

New member
Katılım
28 Kas 2006
Mesajlar
297
Tepkime puanı
3
Puanları
0
Yaş
51
BİR ÜLKÜCÜNÜN BİR PARAGRAFLIK ŞÜNCE ANATOMİSİ

Hakan Yaman
- Goministler hepinizi ..... lan biz olmasaydık. Koca Rus İmparatorluğu niye çöktü biliyor musunuz? Bilmiyorsanız biraz tarih okuyun oğlum. Ruslar yüzyıllardır sıcak denizlere inmek istiyor. Bunun bir tek yolu var: Boğazları ele geçirmek... Baktılar, büyük Türk milletini cephede yenerek hain emellerine ulaşamayacak, çünkü biz Nene Hatun’ların, Gazi Osman Paşa’ların, Baltacı’ların torunuyuz... Ee, “içten çökertelim o zaman” dediler. Goministliği soktular içimize. Niyetleri bu kızıl ajanlara ihtilâl yaptırıp memleketi ele geçirmek... Bu memleket goministleşseydi, Boğazlar Rusların eline geçecek, Ruslar sıcak denizlere inecek ve belki bütün dünyayı titreteceklerdi. Kim tutardı o zaman Rus ayısını? Amerika’yı bile darmadağın ederdi ibneler. Yanlış anlaşılmasın, biz de Amerikan karşıtıyız ama şartlar gereği onlarla hesaplaşmamızı ileri bir tarihe erteledik, durumun aciliyetinden... Anlıyorsunuz değil mi? Yirmi bilmem kaç yıl önce Başbuğ söylemiş: “Sol azıttığı için sağ ile hesaplaşmamızı ileri bir tarihe erteledik” diye... İnanmayan Ferruh Sezgin’în “Sistemin İntikamı” kitabını okusun da Amerika’nın Türkeş’ten nasıl korktuğunu öğrensin. Başbuğ “sağ” diye kimi kastediyordu? Elbette Amerika’yı... Ama kapımızda kızıl tehlike dururken, tâ dünyanın öbür ucundaki Amerika’yla mı hesaplaşacaktı? Herşeyin bir zamanı var dii mi? Amerika nereee, Türkiye nere?.. Ama gözünü Boğazlara diken kuzeyimizdeki şu “ayı” yok mu? Gominizmi sokacaktı Türkiye’ye, ama yanıldı şerrefsizler, büyük Türk milliyetçilerini hesaba katmadılar. Kuzeyden esen kızıl rüzgarlara bağrımızı biz siper ettik. Beş bin şehit verdik ulan... Biz ülkücü gençlik... Komando “ipeğe sarılmış çeliktir” oğlum. Rahmetli Dündar abinindir bu laf. Hani şu “Türkeş’in yanlışı benim doğrumdan üstündür” diyen adam var ya, onun... “Davadan döneni vurun” diyen büyük bir lidere sadakat ancak böyle olur. Âh ulan, ne cahilsiniz siz, Necdet Sevinç abimizin “Ülkücüye Notlar”ını bir okusanız da şu “davadan döneni vurun” sözündeki şairâneliği, yüceliği bir görseniz... “Ben dönersem önce beni vurun” demiş yüce Başbuğ... Şimdi siz kafayı Dündar abinin “Türkeş’in yanlışı benim doğrumdan üstündür” lafına taktınız diil mi? Aklınızca “yanlış doğrudan nasıl üstün olur” diye ukalâlık yapacaksınız. Bu sözün büyüklüğünü beş bin yıllık bir devlet geleneğinin mirasçıları anlar oğlum. Devletin zaafa uğramaması için “itaat” şarttır. Yeri gelince haklı bile olsan kafanı cellada uzatacaksın, hem de hiç gücenmeden... Kara Mustafa Paşa gibi... Cennetmekân Osmanlı Sultanlarının hayatını hiç okudunuz mu? Devletin devamlılığı, bekâsı için kendi öz evlatlarına, öz kardeşlerine kıyıyorlardı be... Var mıdır tarihte böyle bir fedakârlık örneği?.. Siz kedinizi bile öldüremezsiniz devlet için be!.. O koca hünkârlar kardeşlerine kıymış. Derin devlet siyasetinden anlamayan “insan hakları” tellâlları nasıl anlasın bu fedakârlığın mânâsını? Bu siyasetten anlasalar, beş bin yıllık Türk devlet geleneğinden zerre kadar pay alsalardı, kahraman polisimizin öldürdüğü teröristlerin ardından “yargısız infaz” çığlığı atmazlardı. Bak birader, biz yeri gelince Yunus gibi, Mevlana gibi incelmesini, sevmesini de biliriz. Yesevîlerin, Hacı Bektaşların can ocağında pişirdik biz bu aşı... Ama kıymetimiz bilinmedi, o başka!.. Ah o eylüllerin kanlı şafağı yok mu? “Fikrimiz iktidara geldi” ama kendimiz içeri düştük. Dokuz can verdik, dokuz taze fidan sunduk o kanlı eylül şafağına. Mamak’larda, C-5’lerde ..iktiler belâmızı. Suçumuz neydi? Vatan hainlerine karşı devleti korumak, kuzeyden esen kızıl rüzgarlara bağrımızı siper etmek... “Polisi var, jandarması var, size mi düştü devleti korumak” diye kıçımıza cop soktular da yine söndüremediler içimizdeki Türklük ateşini. Gerçi bazı arkadaşlarımız devlete, orduya küsüp “Ebu Cehil devrinin Eylül uzantısı” diye şiir yazdılar, ama o kadarcık sitemi çok görmemek lâzım, değil mi? “Eğer ölümümüz kurtaracaksa bu devleti, bu canı koruyan nefse yazzıklar olsun”. Hatasıyla sevabıyla devlet bizim devletimiz. Orduya küsmek de olmaz birader. Bu orduyu büyük Türk hakanı Metehan kurmuştur. Hem de tââ Milattan önce 209 yılında. Var sen hesap et kaç bin yıllık?.. Tarih kitaplarının altın yaldızla süslenmiş sayfalarında hep Türk’ün mührü vardır. Attila’yla Roma’nın kapılarına bu ordu dayanmış, Anadoluyu istilâ eden haçlı sürülerini bu ordu perişan etmiş, Osmanlı zamanında atlarımızın nalları bütün Avrupa’yı titretmiştir. Bir tek Rus ayısına şansımız tutmamış birader. Kaç kez savaştıysak yüzde doksanında biz yenilmişiz. Osmanlı tarihinin son yüzelli-ikiyüz yılı Rus hezimetleriyle dolu... Yine de sıcak denizlere inememişler. Ah ulan Baltacı, ne güzel kıstırmıştık Prut’ta, o zaman ezecektik be yılanın başını. Ama helâldir sana, onbin Katerina fedâ olsun senin gibi yiğide. Laf aramızda Osmanlıyı uçkuruna düşkünlüğü yıkmış be abi... Neyse, ordumuzun intikamını biz aldık yerli Moskoflardan, kızıl ajanlardan... Bu dinciler var ya, hepsi “yeşil gominist”, şerefsizim öyle... Onlar da devlet düşmanı... Ordumuz biz ülkücülerin Sovyet Rusya’ya karşı kazandığı zaferi kıskandı birader, yoksa niye “fikrimiz iktidarda kendimiz içerde” olalım? Ama er oğlu er adam ordusuna, devletine küsmez, sen söyle küser mi? Küsmek kancıklara mahsustur be oğlum. Bakmayın “balkondan seyretmek” edebiyatı yaptığımıza... Şerefsizim, goministler yeniden şımarsın, yeniden kuşanırız silahları... Anam avradım olsun ki, kuşanırız. Ne dinciler yıkabilir, ne de goministler bu devleti. Bu millet sahipsiz değil. Bu memleketi seveceklerse adam gibi, Türk milliyetçileri gibi sevsinler. Başka yolu yok, bu vatanı ya Çatlı gibi sevecekler, ya terkedecekler!..

www.gonuldasforum.com
 
Üst Alt