Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

Bir Günün Hesabini Veremeyen ömrünün Hesabini ....

  • Konbuyu başlatan hüma-gül
  • Başlangıç tarihi
H

hüma-gül

Guest
BİR GÜNÜN HESABINI VEREMEYEN ÖMRÜNÜN HESABINI NASIL VERECEK?

Yaratılmışların en şereflisi, yeryüzünde Cenab-ı Hakk’ın halifesi olan, Rabbimizin kendi ruhundan üfleyerek yaratmış olduğu insanoğlunun en önemli görevi; Rabbini bilmesi, anlaması ve O’nun yolunda olmasıdır. Bir gününü, diğer bir deyimle 24 saatini bu uğurda harcaması insanın üzerine bir borçtur. Yararlı insan olmalı, hayırlı hizmetlerde bulunmalı, çevresine yaşayışı ile örnek olmalı, İslam’ı doğru öğrenmeli, doğru yaşamalı ve doğru tebliğ etmelidir. Bunu yaparken de ihlâslı olmalıdır. Zaten insanın yaratılış gayesi, bu dünyaya gönderiliş sebebi kâinatın yaratıcısını tanımak, O’na iman edip ibadet etmek değil midir? Rabbimiz:

“Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.” (Zariyat 51/56)

“Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.” (Tin 95/4)

Müslüman için en büyük mutluluk Allah’ı bilmek ve sevmekle olur. En önemli işimiz, tek derdimiz şu yarısı uykuda geçen kısacık ömürde ebedî hayatı kazanmak olmalıdır. İnsan büyük bir imtihanda olup bu imtihanın da tekrarı yoktur. Yaratılış gayesini bilemeyen, maddî ve manevî yapısının inceliklerini anlayamayan, varlığının derinliklerine dalamayan bir insanın huzurlu ve mutlu bir hayat sürmesi, insanlara örnek olması mümkün değildir. En güzel şekilde yaratıldığının şuurunda olamamak ne kadar acıdır.

Gönül dostu Mevlana:

“Bugün yapacağın iyiliği yarına bırakma. Aklını başına al da, ahiret çuvalına taşları değil, değerli olan cevherleri (salih amellerini) doldur! İşin sonunu bugünden görmeye çalış. Gaflette olma, nefsine uyma. Sermayeni bugün için değil, Hakk rızası için biriktir. Gününü iyi değerlendir elindeki fırsatı kaçırma
İmam-ı Gazali:

“Bir mümin, sabah namazını kıldıktan sonra ve güne başlamadan önce, nefsiyle baş başa kalıp düşünmelidir. Nefsine şu ikazlarda bulunmalıdır: Benim sermayem ömrümdür. Ömrümün sonunda, anaparam, kâr ve kazancım her şey biter. Fakat bu başlayan gün yeni bir gündür. Rabbim bana zaman verdi. O halde bu günümün kıymetini bilmeliyim. Harama dalmamalı, günah işlememeliyim. Bir anını dahi boşa geçirmemeliyim. Hesaba çekilmeden önce kendimi hesaba çekmeliyim.” demektedir.

Yüce Rabbimiz:

“Kim tevbe edip salih ameller işlerse muhakkak o, tevbesi kabul edilmiş olarak Allah’a döner.” (Furkan 25/71)

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem:

“Âdemoğlu hata eder. Hata edenlerin hayırlısı tevbe edendir.” (Tirmizî) buyurmuştur.

İnsan nefsinin ve şeytanın isteklerine dur diyerek, dilini gereksiz ve boş şeylerden koruyabilmelidir. Ailesinin geçimi için çalışmalı, başkalarına muhtaç olmamalıdır. Gününü fikir, zikir ve şükürle geçirmeli, insanlara şefkat, merhamet ve sevgiyle bakmalıdır.

Müslüman, Rabbinin nimetlerini ihtiyaç sahipleriyle paylaşabilmeli, mazlumları sevindirmenin, yüzlere tebessüm etmenin tadına varabilmelidir. Allah’ın kitabını okuyup, anlayıp, onu hayatına yansıtmalıdır. Kalbi selamete ulaştıranların başında Kur’an okumak, Allah’ı anmak, ölümü düşünmek, salih insanların toplantılarına katılmak gelir. Bu toplantılar cennet bahçelerinde oturmak gibidir. Hastaların şifa bulması, borçluların rahata ermesi için elinden geleni yapmalı, eş, dost ve akrabalarını ziyaret edip hatırlarını sormalı, karşılaştığı herkese Allah’ın selamını vererek onlarla dost olmalıdır. Eşine, çocuklarına ve çevresine karşı görevlerini hakkıyla yapmalıdır. Salih ve âlim insanları ziyaret ederek dualarını almalı, onlardan yararlanmalıdır. İlim ve irfanını artıracak çalışmalarda bulunmalıdır. Hayırlı hizmetlerin bir ucundan tutmalı, kötülük yapana iyilik yapıp affetmeli, vermeyene vermeli, kıskançlık ve hasetten sakınmalıdır. Kendisi için istediğini başkaları için de istemelidir.
Müslüman, bu gününün son günü olabileceğini, ömür sayfalarını nasıl açıp nasıl kapattığını, amel defterine sevaplar mı, günahlar mı yazıldığını düşünmelidir? Her anının melekler tarafından gözlendiğini bilmeli, kendisiyle hesaplaşabilmelidir. Verilen nimetlere karşılık bizler ne yapmaktayız? Ne yapmalıyız? Rabbimizin verdiği ömrü, bahşedilen değerli zamanı nasıl geçirmekteyiz? Nefsimizi sorgulayarak tatmin edici cevaplar alabiliyor muyuz? Bugün Allah için ne yaptım? Hayırlı bir insan olarak güzel ve yararlı hizmetlerde bulundum mu? Bir gönül kazandım mı? Bir açı doyurdum mu? Bir hastayı ziyaret ettim mi? Bir öksüzün, bir yetimin başını okşadım mı? Yaptığımız her şey yaratıcımız tarafından bilinmekte ve görülmekte olup adeta kameraya kaydedilmektedir. Kur’an-ı Kerim’de:

“Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı görür.” (Hadid 57/4) buyurulmaktadır.
Yatağından kalktığı andan gece yastığa başını koyana kadar hayırlı işler yapanlara, gecenin bir vaktinde kalkarak seherde doğanlara, gönlüyle, yüreğiyle Hakka bağlı olanlara selam olsun. Gününü en verimli bir şekilde Allah yolunda geçirenlerden olmamızı yüce Rabbimizden niyaz ediyorum
 

reyyan

New member
Katılım
29 Eyl 2006
Mesajlar
1,279
Tepkime puanı
18
Puanları
0
Yaş
44
Allah razi olsun kardeşim senden
 
Üst Alt