Bilimin Ulaşdiği Noktayi Kuran 14 Asir önce Söylüyor Işte Ispati

tahsiye72

New member
HERŞEYİN ÇİFT YARATILMASI

Rabbimiz her şeyi çift çift yaratmış. Bu çift çift yaratılma nötrino dediğimiz enerjinin aslında mevcut olduğu gibi, cennet ve cehennemler için de bunun geçerli olduğunu görüyoruz. Bizim cennetimiz var. Bizim cehennemimiz var. Cinler'in de cenneti ve cehennemi var. Onun için Allah'u Teâlâ çift cennetlerden çift cehennemlerden bahsediyor. Cinler için ve insanlar için ayrı ayrı cehennemler ve cennetler yaratmış. O zaman nasıl oluyor da 7 tane âlem oluyor? Hem her şey çift yaratıldı diyoruz, hem de âlemlerin sayısı yedidir. Acaba nasıl oluyor da Allah her şeyi çift yarattığı halde 7 tane âlemden söz ediyoruz. Allah'u Teâlâ;
1- Zâhiri Âlem
2- Onun Karşıtı
3- Gayb Âlemi
4- Onun Karşıtı
5- Emr Âlemi
6- Onun karşıtı, Zulmâni âlem olmak üzere, 6 ayrı âlem
yaratmıştır.
7- Bir de yaratılmayan ADEM dediğimiz, YOKLUK
dediğimiz, mekansızlık dediğimiz âlem var.
Hepsi beraber 7 âlem oluyor.

51/ZARİYAT-49: Ve min külli şey'in halaknâ zevceyni le'alleküm tezekkerûn.
Biz her şeyden zıtlarıyla birlikte çift çift yarattık, olur ki, tezekkür edersiniz.

36/YASİN-36: Sübhanellezi halâkal ezvace küllehâ mimmâ tünbitül ardu ve min enfüsihim ve mimmâ lâ yâ'lemûn.
Yerin bitirdiklerinden, kendi nefslerinden ve bilemediklerinden bütün çiftleri yaratan O Allah her şeyden münezzehtir.

Allah'u Zülcelâl Hz., Yâsin Sûresi’nin 36.âyeti kerîmesinde "ezvace" (çift çift veya çiftler) kullanmıştır. "Ezvace" zevç ve zevce kelimelerinin ikisini birden ihtiva etmektedir. Karı-koca bir çift teşkil ederler. Yâni bir karı, bir kocadan oluşan bir çift.
Fakat Zariyat 49'da Yüce Rabbimizin kullandığı kelime "zevceyni" dir. Yâni hem zevç, hem zevce, hem de zevç'in de zevce'nin de eşitleri. Bunlardan zevç ve zevce Zâhiri aleme ait olduğu için onları görebiliriz. Ama bunların eşitleri olan, (zevcin ve zevcenin fizik cesetlerinin içinde bulunan) nefslerini göremeyiz. Çünkü bu âleme ait değildirler. Böylece 2 Zâhiri âleme ait 2 de karşıt âleme ait 4 varlıktan bahsedilmiş oluyor. Yâni 2 çift.
ışte bir sağ spinli elektron ve bir sol spinli elektron zevç ve zevceyi, bir sağ spinli karşıt elektron ile bir sol spinli karşıt elektron da 2 elektronunun bu âleme ait olmayan karşıtlarını ifade etmektedir.
Biliyorsunuz ki; eski kitaplarda oluşumun 4 faktörü şöyle sıralanmaktadır. Su, hava, toprak, ateş. Zamanımızda bunlara verilen isimler tabiatıyla, zamanımız fiziğinin inceliklerini gösteriyor. Toprak deyince katı cisimleri anlıyoruz. Su deyince sıvıları anlıyoruz. Hava deyince gazları anlıyoruz. Ateş deyince de enerjiyi anlıyoruz.
Böylece 4 tane temel faktör zamanımızın gerçek ifadeleriyle yerli yerine oturuyor. O zaman da söylenenler doğruydu, şimdi de söylenenler doğrudur. Tabii bu 4 faktörü yaratan Allah'u Teâlâ’dır. Bütün bunları aslında enerjiden oluşturuyor. İşte zamanımız fiziğinin bu enerjiye verdiği isim "nötrino"dur.
Yaratılan zıt spinli iki nötrino ve iki karşıt nötrino Zâhiri âlemin en küçük maddi birimleri olan 2 elektron ve 2 karşıt elektronu vücuda getirir.
Yüce Rabbimiz zıt spinli 2 anti nötrino ve 2 karşıt antinötrino'dan 2 çift, Gayb âleminin en küçük maddi birimleri olan pozitron ve karşıt pozitronları oluşturur. Buradan anlaşıldığı gibi zıt spinli nötrino, karşıt nötrino ve anti nötrino, karşıt anti-nötrinolar daima çift çift yaratıldığı için hep çift halde bulunurlar. Tek bir nötrinodan söz etmek mümkün değildir. Sol spinli bir nötrino ile sağ spinli nötrino bir çift oluştururlarken sağ spinli bir karşıt nötrino ile sol spinli bir karşıt nötrino da aynı zamanda başka bir çift oluştururlar.
Diğer taraftan sağ spinli bir anti nötrino ile sol spinli bir anti nötrino bir çift oluştururlarken sağ spinli bir karşıt anti nötrino ile sol spinli bir karşıt anti nötrino başka bir çift oluştururlar.
Böylece EMR' âleminde oluşan zıt spinli nötrino çifleri, çift çift olarak gelir ve giderler. Herşeyin çift yaratılması ve her âlemin kendi içinde zıddı ile kaim kılınması yâni dengede olması sebebiyle nötrinoların teşekkül etmesi için mutlaka dört âleme ait enerji kürelerinin bir araya gelmesi gerekir.
Bu çift yaratılma ve zıtların birlikte bulunması gibi iki özellik, aynı zamanda her âleme sağ ve sol spinli olmak üzere, iki çift nötrino ve karşıt nötrino ile anti-nötrino ve karşıt anti-nötrino'nun gelme sebebini de teşkil eder. Çünkü daha evvel de işaret ettiğimiz gibi nötrino ancak karşıt nötrino ile anti- nötrino da ancak karşıt anti-nötrino ile çiftleşerek beraberce bir aksiyonda bulunabilirler.
 

tahsiye72

New member
..

..

ATOM VE ELEMENTLERİN OLUŞMASI

Biz, bizim âlemimizde, yâni Zâhiri âlemde yaşıyoruz, bu âlemde Allah'u Teâlâ, önce elektronları ve karşıt elektronları Gayb âleminde ise, pozitron ve karşıt pozitronları yarattı. Sonra bu elektron ve karşıt elektronlardan nötronlar ve protonları yarattı. Pozitron ve karşıt pozitronlardan anti-nötron ve anti-protonları vücuda getirdi. Bunlardan da Hünnes ve Künnes Kanunları gereğince elektron, proton ve nötronlardan Zâhiri âlemin atom yapısını, pozitron, anti- proton ve anti-nötronlardan Gayb âleminin atom yapısını oluşturdu. Atomlar birleştirilerek gaz moleküllerini ve daha sonra çeşitli sayıda atomların bir araya gelmesiyle Zâhiri ve Gayb âlemlerinde çeşitli elementler vücuda getirdi. Kâinatta mevcut her madde atomlardan meydana gelir.

81/TEKVİR-15,16: Felâ uksimû bilhünnesi el cevaril kûnnesi
Hünnese (merkezi çekirdeğe) ve etrafında cevelân eden, dönen künnese (elektrona) kasem (yemin) ederim ki.
Merkezde 1 proton ve 1 çevre elektronundan oluşan atom bir hidrojen atomudur. Hidrojen atomu Zâhiri âlemin başlangıç elementini oluşturur. Daha sonra Hidrojenin izotopları olarak tanımlanan iki atomdan müteşekkil deoteryum, 3 atomdan oluşan tirilyum ondan sonra daha çok atomdan müteşekkil helyum ve sırasıyla diğer başka elementler birer birer oluşturuldu. Allah'u Teâlâ bu atomlardan gazları, sıvıları ve katıları oluşturmaktadır.
Rabbimizce Kur’ân-ı Kerim'de, Allah'u Zülcelâl Hz.lerinin arşının evvelce su üzerinde olduğuna işaret buyrulmaktadır.

11/HUD-7: Ve hüvelleziy halâkassemâvâti vel'arda fiy sitteti eyyamin ve kâne arşühû âlel mâi. Li yeblü vekûm eyyüküm ahsenû amela. Ve lein kulte inneküm meb'ûsûne min badilmevti leyekuû lenneleziyne keferû in hâzâ illâ sihrûn mübiyn.
O, yeri ve göğü altı, günde yarattı. O'nun arşı su üzerinde idi. Hanginizin daha güzel amel işleyebileceğini tesbit etmek için. Eğer sen onlara öldükten sonra mutlaka dirileceksiniz desen, kâfir olanlar derler ki, bu ancak açık bir sihirdir.
Gerçekten görüyoruz ki, hidrojen molekülü ve oksijen atomu bir araya gelerek suyu oluşturuyor. Allah'u Teâlâ yeni elementler vücuda getirerek gazları, sıvıları sonra katıları oluşturuyor. Olayın başlangıcında atomu ve atomla beraber hidrojeni görüyoruz. Hidrojen molekül ve arkadan diğer gazların birer birer yaratılması söz konusudur. Daha sonra moleküller ve elementler çoğaltılarak Allah'u Teâlâ tarafından sıvılar ve katılar oluşturuluyor. Böylece kâinat ortaya çıkıyor, zâhir oluyor.
 

tahsiye72

New member
..

..

CANLILARIN SUDAN YARATILMASI

Allah'u Teâlâ her canlı şeyin sudan yaratıldığını beyan ediyor.

21/ENBIYA-30: Ve cealnâ minelmai külle şey'in hayy efela yüminün.
Her canlı şeyi sudan yarattığımızı kâfirler görmüyorlar mı, hâlâ inanmayacaklar mı?

Denizlerde tek hücreli amiplerden başlayan hayat zincirine, daha sonraları bir çok hücrelerin oluşturduğu ve suda yaşayan, yeni canlı türleri ilâve olunuyor. Bunlar suda yaşayan çeşitli canlı hayvan türlerini meydana getiriyor.
Rabbimiz Kur-ân'ı Kerim'de buyuruyor ki;


24/NUR-45: Vallahû halaka külle dâbbetin min mâ, feminüm men yemşiy alâ batnih minhüm men yemşiy alâ ricleyn ve minhüm men yemşiy alâ erba yahlukullâhû mâ yeş'a innallâhe alâ külli şey'in kadir.
Allah bütün hayvanları sudan yaratmıştır, onların bir kısmı karnı üzerinde, bir kısmı iki ayakla, diğer bir kısmı ise dört ayakla yürür. Allah dilediğini yaratır. Allah herşeye kâdirdir.

Görülüyor ki, Yüce Rabbimiz suda başlayan hayatı, zamanla çeşitli su hayvanlarını yarattıktan sonra karaya sıçratmıştır. Su hayvanlarıyla başlayan ve karaya sıçrayan canlı hayatın neticede, çeşitli türde kara hayvanlarının oluşmasına sebep olduğunu yukarıdaki âyeti kerime bize en güzel biçimde açıklıyor. Bu âyeti kerimede başka işaretler var. Özellikle bu canlı hayvan türlerinin en son şeklinin 4 ayaklı olmaları, bu suda ve karada devam eden yaratış zincirinin en son halkasında 4 ayaklı maymun türünün olduğunu da açıklıyor. Karada yaratılan en son canlı türü olan maymunların bir gelişme süreci içersinde, kromozomların giderek arttığını görüyoruz.
19 çift kromozomlu maymun türünden 33 çift kromozomlu orangutana kadar bir dizi maymun çeşitleri vardır. Eğer insan bu maymun türlerinin sanıldığı gibi bir devamı olsaydı 35 çift kromozomlu olması gerekirdi.
Oysaki insan 23 çift kromozoma sahiptir. Böylece insanın maymundan türemesinin mümkün olmadığı kesinlik kazanmıştır. Maymun çeşitlerinin hepsinde temel özellik olarak, el hüviyetindeki ayakların hiçbir zaman ayak hüviyetine dönüşmediğini görüyoruz. ışte böylece yeryüzünde en son yaratılan canlılardan maymunlar kendi aralarında bir yaşam içinde iken bir gün Allah'u Teâlâ bu dünya üzerinde değil, Allah’ın Katı'nda (indi ilahi'de) insanı yaratıyor. Âdem A.S. ve Havva Anamız bu dünyada yaratılmadılar. Bu dünyaya indirildiler.


2/BAKARA-36: Ve kulnehbitu bağdukûm li bağdin adüvv ve leküm filardi müstekarûn ve meta'un ilâ'hıyn.
Birbirinize düşman olarak yeryüzüne inin. Sizin için orada belli bir zaman kalmak vardır.

O halde Âdem A.S.'ın vücudunu oluşturan toprak bu dünyanın toprağı ve çamuru değil, ındi ılâhi'nin toprağı ve çamurudur. Dünya Âdem A.S.'ın ineceği bir yerdi. Onun için Arz kendisine hayat veren güneş sisteminden belli bir uzaklıkta yaratıldı. Belli bir eliptik yörünge üzerinde ve belli bir eksen eğimiyle yaratıldı. Etrafına ozon tabakası dizildi. Van allain kuşakları yerleştirildi ve dünya insan adı verilen Allah'u Zülcelâl Hz.nin bu en kıymetli mahlûkunu sinesinde barındırabilecek bir hüviyet kazandı.(Milyarlarca veya trilyonlarca yılda).

Sonra insanoğlu yukardaki âyeti kerime gereğince yeryüzüne indirildi. Sadece insan değil, insanla beraber cinler de dünya üzerine indirildi. Dünya adı verilen bu gezegeni sadece biz insanlar paylaşmıyoruz. Aynı koordinatlarda yaşayan Cin adı verilen Gayb âleminin sakinleri de var. Fakat koordinatlar aynı olduğu halde boyutlar farklı olduğu için, yapı farklı olduğu için, ne onlar bizi, ne de biz onları göremiyoruz. Eğer bir insanın hücresindeki atom yapısına dikkatle bakarsanız hâkim unsurun elektron, (-) elektrik yüklü elektron olduğunu göreceksiniz. Bir cinin de hücresindeki atom yapısına bakmanız mümkün olsaydı, onun da (+) elektrik yüklü pozitronun hâkim olduğu bir sistem içinde yaşamakta olduğunu görecektiniz. Zâhiri âlemin bütün atomları merkezde (+) elektrik yüklü protonlar, çevrede de (-) elektrik yüklü elektronlardan oluşur. Halbuki Gayb Âleminin bütün atomlarında merkezde (-) elektrik yüklü anti protonlar ile çevrede de tam zıt yapıda (+) elektrik yüklü pozitronların olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla bizim (-) elektrik yüklü olan elektronlarımız bütün dünyanın madde adını verdiği sisteminin yarısını içerirken diğer yarısını da (+) elektrik yüklü karşıt elektronlar oluşturuyor.
 

tahsiye72

New member
..

..

İNSANIN YARATILIŞI
Allah'u Teâlâ insanı kainatın en üstün varlığı olarak kendi katında yarattı, Kur' an-ı Kerim'inde buyuruyor ki;

38/SAD-71: İz kaâle Rabbüke lilmelâiketi inniy halikûn beşeran min tıyn.
Hani o zaman ki Rabbin meleklere ben balçıktan (tiyn'den) bir insan yaratacağım dedi.

32/SECDE-7: Ve bedee halkal insanı min tiyn.
İnsanı yaratmaya çamurdan (tiyn'den) başlamıştır.

15/HICR-26: Ve lekad halaknel insane min salsalin min hamein mesnun.
Biz insanı şekillenmiş kuru balçıktan yarattık. (salsalinden)
Görülüyor ki insan "indi ilâhi"'de, tiyn veya salsalin adı verilen bir balçıktan yaratılmıştır. Önce Allah'u Zülcelal Hz. ona şekil verdi sonra o'nu insan olarak dizayn etti. İnsana balçıktan ilk şekil verilmesiyle, insan hüviyetinde dizaynı arasında çok uzun zaman geçti. En sonunda bütün uzuvlarıyla dizayn edilen insan, kendisine nefs ve ruh verilerek canlandırıldı. Hem de yeryüzünün halifesi olarak canlandırılıdı. İnsan yeryüzünün halifesi, hükümdarı olarak yaratıldı. Ve bütün meleklere ve cinlere Âdem AS.a secde etmesi emredildi. Aşağıdaki âyeti kerimeler bu konulara ışık tutmaktadır.

2/BAKARA-30: Ve iz kale Rabbüke lilmelaiketi inni ca'ılün fil'ardı haliyfe.
Hani o zaman ki, Rabbin meleklere "Ben yeryüzünde bir halife kılacağım" dedi.


15/HICR-29: Feiza sevveytühû ve nefahtü fihi min rûhy feka'û lehü sâcidîyn.
Onu nefsle dizayn edip ve Ruhumdan O'na üfürdüğüm zaman ona secde edin.

32/SECDE-9: Sümme sevvâhü ve nefeha fiyhi min ruhıhi.
Daha sonra onun nefsini dizayn etmiş, ona kendi ruhundan üfürmüştür.
 

tahsiye72

New member
..

..

İNSAN BOŞUNA YARATILMAMIŞTIR

Yüce Rabbimizin herşeyi yaratmasında bir hikmet vardır. İnsan ise yaratıklar arasındaki en üst noktadadır. Öyleyse abesle iştigal etmeyen Allah’ın insanı boşuna yaratması düşünülebilir mi?
Allah'u Teâlâ, Kur’an-ı Kerimin Kıyame Süresinin 36.âyetinde buyuruyor ki;


75/Kıyame-36: Eyahsebûl insânü en yütrake südâ.
İnsan başı boş bırakılacak mı zannediyor?

23/Müminûn-115: Efehasibtüm ennemâ halâknâküm abesen ve enneküm ileynâ lâ turce'ûn.
Biz sizi abes olarak mı yarattık? Bize dönmeyeceğinizi mi sandınız?

38/Sad-27: Ve mâ halâknessemâe vel'arda ve mâ beynehümâ bâtıla, zâlike zanulleziyne keferû.

Bu göğü, yeri ve aralarındakini boşuna yaratmadık, boşuna yaratmak keyfiyeti kâfirlerin zannıdır.
 

tahsiye72

New member
..

..

ZAMAN, MEKAN VE HIZ ÜÇLÜSÜ

Zaman-mekan ve hız üçlüsü birbirinden ayrılmayan zaman-mekan ve hız birliği içindedirler. Hız, zaman ile mekân arasında aralığı kısaltmaktadır. Ne zaman gözlemcinin hızı artarsa aynı anda, zaman ve mekândaki mesafeler de kısalmış olur. Hızın sonsuz olması halinde yâni düşünce hızında, zaman ve mekân sonsuz yavaşlayıp büzülecektir.

22/HAC-47: ....Ve inne yevmen ınde Rabbike keelfi senetin mimma tûadûn.
Rabbinin indinde bir gün sizin saydığınızdan bin yıl gibidir.

ındi ilâhi’deki bir gözlemci için sahip olduğu hız sebebiyle bin yıllık dünya zamanı bir gün olmuştur. Ne zaman gözlemcinin hızı azalırsa zaman ve mekânın mesafesi artar. Dünyadaki bir gözlemcinin hızı alt hız kanununa tâbî olduğu için indi ilâhi’deki bir gün bin yıl kadar genişlemiş olur. Bu nedenledirki hız zaman ve mekândaki mesafeleri kısaltan çift etkili bir fren gibi çalışmaktadır.
Hız kanunlarının varlığına bağlı olarak değişik mekân ve zamandan sözedebiliriz.

32/SECDE-5: Yüdebbirul-emre minessemâi ilel-ardı sümme ya'rucü ileyhi fî yevmin kâne mikdâruhû elfe senetin mimmâtûadûn.
Gökten yere kadar bütün işleri O tedbir eder. Sonra emir (Enerji), miktarı 1000 yıl olan bir günde ona yükselir.

70/MEARIC-4: Ta'rucülmelâiketü verrûhu ileyhi fî yevmin kâne mikdâruhû hamsîne elfe senetin.
Melekler ve ruh ona miktarı 50.000 sene olan bir günde çıkar.

Dünyada bir gün, dünyanın, kendi ekseni etrafında 23 saat 56 dakika ve 4 saniyede bir devrini tamamlamasıyla meydana gelir. Yıl ise, dünyanın güneş etrafında 365 gün 5 saat 4 dakika ve 46 saniyede tam devrini tamamlamasıyla oluşur. Bir yıl 31470786 saniyeye eşittir. Bir dünya saniyesi dünyanın güneş etrafında seyrettiği yörüngenin 31470786 saniyesinde bir parçasıdır.
Diğer bir tabirle dünya saniyesi dünyanın güneş etrafındaki yörüngesinde 29.8 km/sn bir hareketi temsil eder. Bir ilâhi günün 50.000 seneye tekabul ettiği zikredilen Meariç suresindeki zaman 1,5735393x1012 sn ve 46,89147114x1012 km ye eşdeğerdir.
Melekler ve ruh bu mesafeyi 86164 sn.de aldıklarına göre hızları 544211865 km/sn olup ışık hızından 1814 kat daha büyüktür. Secde Sûresi’nin 5. Âyet-i Kerîme'sinde belirtildiği gibi aynı mesafeyi enerji 1000 yılda aldığına göre, enerjinin hızı, ışık hızından 90700 kat daha büyük olur.
 

tahsiye72

New member
..

..

ataistlere sesleniyorum ben bu kitapta ilimler görmedim diyenler bakın ve utanın siz görmemiş olabilirsiniz ama görenler var okuyun ibret alın bakmak ayrı şey görmek ayrı şey
 

tahsiye72

New member
..

..

Allah sizdende razı olsun kardeşim herkez üstadının hocasının efendisinin büyüklüğünden bahsediyor bizler mihr vakfı müntesipleri bundan kaçınıyoruz işin içine nefs girmesin diye şimdi sorarım sizlere kalbi Allah aşkı dolmayan Kuranı hayatına rehber edinmeyen ömrünü Allah yolunda vakfetmeyen birisi nasıl olurda bunları yazar

bazı cahillere hem kızıyor hem acıyorum kalplari ilimsizlikten ve zikirsizlikten kasiyet bağlamışlar utanmadan arlanmadan fütursuzca Allah dostuna mesnetsiz iftiralar ediyorlar inanın bu benim zoruma o kadar çok gidiyorki yukarda yazdıkları Allaha Kurana Hizmet değilde nedir? Yıllarını neden feda Ediyor
 

tahsiye72

New member
..

..

HERŞEY İNSAN İÇİN YARATILMIŞTIR

2/Bakara-29: Hüvellezi halâka leküm ma fil ardı cemi’an sümmesteva ilessemai fe sevvahünne seb’a semavati. Ve hüve bikülli şey’in alîm.
O (Allah) ki; yeryüzündeki şeylerin hepsini sizin için yarattı, sonra (kudret ve iradesiyle) göğe yönelip, onları da yedi (kat) gök olarak düzenledi. O, her şeyi bilen ALÎM’dir.


Allah'u Teâlâ insanı kainatin en üstün varlığı olarak yaratmıştır.

Ayeti Kerime'sinde;

45/Casiye-13: ve sehhare leküm mâ fiyssemâvâti ve mâ fiyl’ardı cemiy’an minh, inne fiy zâlike leâyâtin likavmin yetefekkerûn.
Odur ki , O yüce Allahdır ki bütün göklerde ve bütün arzlarda (hayat olan alemlerde yarattığı) her şeyi katından sizlerin (insanların) emrine musahhar kıldı. Muhakkak ki bunda düşünen bir kavim için ayetler vardır.

Madem ki, insandan başka her şey insan için yaratılmıştır. Öyleyse insan Allah Katı'nda en çok sevilen mahlûktur. Yüce Rabbimiz insanı en çok sevdiğinden onu yeryüzünün hükümdarı olarak yaratmıştır.

2/Bakara-30: Ve iz kale Rabbüke lilmelaiketi inniy câ'ilûn fiyl'ardı haliyfe.
Senin Rabbin o zaman meleklere dedi ki ben yeryüzünde bir halife kılacağım.
 
Üst