Asma Yaprağı

  • Konbuyu başlatan abdirabbih
  • Başlangıç tarihi
A

abdirabbih

Guest
Dolmakta içim
pirinç taneleriyle birer birer...

rendelenmiş dahi olsa zeytinyağına soğan'dır soğan;
hani şöyle deriiin bir geniz sızısı... hani şöyle gizliden gizliye!!!!

dolmakta içim...
içimde çamfıstıkları, kuşüzümleri...dereotu,maydonoz ve taze naneler...
belki biraz şeker...
yeterince tuz,su ve karabiber..
dolmakta içim,dolmakta...

neyle karışık,neye bulanmış, ve neyle beraber olursa olsun dolmakta içim pirinç taneleriyle bireeer birer.

Ve sen ...
Haşlandığın halde bana koşan asma yaprağım.
sarınmasam sana halim nice olurdu..
sarılmasan bana halim nice olurdu..

içimdeki herbir tane ayrı başaktan gelmiş...
ayrı tarladan.
ayrı tepeden.
ayrı dereden....
her otunu zikri ayrı fikri ayrı.... her otun niyeti ayrı...
her pirinç tanesi aslında birer derttir içimde;ama beni ben kılar.

ben, derdimle hemderdim.
hem, derdim ki;
"Ben,derd'im sana ömrün boyunca...."

Asma yaprağım,
Kollarındayım...

Çünkü sen bana hat çizdin.Sınır çizdin.Şekil çizdin.!!
Sen, beni kurtardın,lapa olmaktan,pelte olmaktan.
veyahut, dağılmaktan.

benim içim "ben olduğum" dert dolu, birbirinden bîhaber de olsalar.

benim içim; benim içim,ama sen olmadan ben değil !...

ve ben içinken senin, sensin beni ben eden...
yani tek yol cıkıyor "biz"e;
"sen" , "ben" e sarılacak,
"ben" , "sen" e sarınacak !..

Dolmakta içim...
Dolarken içim, için olmaktayım!...
Ben, senin için,
Sen, benim için,
Biz, bizim için !!!!


alıntıdır
 
Üst