Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

arkadaş...

mhmt

New member
Katılım
7 Kas 2006
Mesajlar
2,965
Tepkime puanı
715
Puanları
0
ARKADAŞLIK…
Kötü karakterli bir genç varmis.
Bir gün babasi ona çivilerle dolu bir torba vermis.
“ Arkadaslarin ile tartisip kavga ettigin zaman her sefer bu tahta perdeye bir çivi çak” demis.
Genç, birinci günde tahtaperdeye 37 çivi çakmis.
Sonraki haftalarda kendi kendine kontrol etmeye çalismis ve geçen her günde daha az çivi çakmis.

Nihayet bir gün gelmis ki hiç çivi çakamamis.
Babasina gidip söylemis. Babasi onu yeniden tahtaperdenin önüne götürmüs. Gence “Bugünden baslayarak tartismayip
kavga etmedigin her gün için tahtaperdelerden bir çivi sök” demis.

Günler geçmis. Bir gün gelmis ki bütün çiviler cikarilmis.
Babasi ona “aferin iyi davrandin ama bu tahtaperdeye dikkatli bak. Artik çok delik var.
Artik geçmisteki gibi güzel olmayacak” demis.

Arkadaslarla tartisip kavga edildigi zaman kötü kelimeler söylenilir.
Her kötü kelime bir yara (delik) birakir.

Arkadasin bin defa affettigini söyleyebilir ama bu delik aynen kalacak (kapanmayacak).

Bir arkadas ender bir mücehver gibidir. Seni güldürür yüreklendirir sen ihtiyaç duydugunda yardimci olur, seni dinler sana yüregini açar” demis.
 

gönüldostuelif

New member
Katılım
26 Kas 2006
Mesajlar
781
Tepkime puanı
10
Puanları
0
Yaş
34
Cok güzel bir yazı mhmt kardeş,gerçekten arkadaş ender bir mücevher gibidir,allah razı olsun selam ve dua ile...
 

muhammet

New member
Katılım
22 Şub 2007
Mesajlar
830
Tepkime puanı
14
Puanları
0
Yaş
48
Bir Gün Babasi Ona

Bir Gün Babasi Ona

Bir gün babası ona : çivilerle dolu bir torba vermis."arkadasların ile tartışıp kavga ettigin zaman her sefer bu tahtaperdeye bir çivi çak"demis.Genç, birinci gün tahtaperdeye 37 çivi çakmış. sonraki haftalarda kendi kendine kontrol etmeye çalışmış ve geçen her günde daha az çivi cakmış.Nihayet bir gün gelmis ki hiç çivi çakmamış.Babasına gidip söylemis. Babası onu yeniden tahtaperdenin önüne götürmüs. Gence"bugünden baslayarak tartışmayıp kavga etmedigin her gün için tahtaperdelerden bir çivi çıkart, sök" demis. Günler geçmis. Bir gün gelmis ki her çivi çıkaılmış.Babası ona "aferin iyi davrandın ama bu tahtaperdeye dikkatli bak. Artık çok delik var.Artık geçmisteki gibi güzel olmayacak" demis. Arkadaslarla tartışıp kavga edildigi zaman kötü kelimeler söylenilir.Her kötü kelime bir yara(delik)bırakır.Arkadasına bin defa kendisini affettigini söyleyebilirsin ama bu delik aynen kalacak(kapanmayacak). Bir arkadas ender bir mücehver gibidir.Seni güldürür yüreklendirir sen ihtiyaç duydugunda yardımcı olur seni dinler sana yüregini açar" demis.

İnsanları kırmak kolay, oysa yeni dost kazanmak zordur. Her zaman böyle olur, yapmak zor, dağıtmak ise kolaydır. Bazen bunu isteyerek yaparız. Sonuç da ne olur? Arkadaşlık ilişkimiz biter. Köprüleri atmış oluruz. Hiç düşündünüz mü “Neden bunu yaparız?” Bir sebebi varmıdır? Çoğu zaman sebebini de bulamazsınız. Bir anlık duygu-davranış durumumuzun sonucudur bu. Öfke, kin, hırs, intikam bu kararı vermemize yani köprüleri kolayca atmamıza neden olur.

Bir de olayın başka yönü var. Kimse kimseye mecbur değildir, kimse kimseyle aynı evde yaşamak, aynı iş yerinde çalışmak zorunda değildir. İsteyen kapıyı açar gider. Kapanan o kapı, atılan köprü gibidir. Kapı bir daha açılmayabilir.

Oysa her bir insan ayrı bir dünya demekdir ve onlardan öğreneceklerimiz vardır. Bunu da bilmek lazımdır.

Biz ise insanlardan ayrıldığımız zaman nedense onları cezalandırdığımızı düşünürüz. Oysa bir bakıma kendimizi de cezalandırırız. Bunun da farkındamıyızdır? Tartışmada haklı da olabiliriz. Bu geçerli bir sebepmidir? Önemli olan sebep mi yoksa sonuç mudur? Haklı olup, dost kaybedip, yalnız kalmak iyimidir?

Hatırlamak gerekir. “Hayat oyun değildir.” Hata yapıp, affedilme şansımız çoğu zaman yoktur. her şeyi kolayca silemeyiz.

Mantığımızı ya da çıkarlarımızı her zaman iyi kullanamayız. Duygularımız çoğu zaman ön plana çıkar ve duygularımız mantığımızı dinlemez. Bu nedenle “kafanı kır, ama kalp kırma” prensibine uymamızda fayda vardır. Çünkü kalp evdeki vazonuz gibidir. Kırın, dünyanın en yapıştırıcısı ile yapıştırın ilk hali gibi olmaz, biraz bozulmuştur, kırılmasından dolayı izler vardır üzerinde, hem de hiçbir şekilde geçmeyecek olan izlerdir bunlar. Unutmayalım.
 

ibrahim571632

New member
Katılım
3 Tem 2007
Mesajlar
705
Tepkime puanı
756
Puanları
0
Konum
Mersin
Çiviler

Çiviler

Çiviler....Kötü karakterli bir genç varmış.
Bir gün babası ona çivilerle dolu bir torba vermiş.
"Arkadaşların ile tartışıp kavga ettiğin zaman her sefer bu tahtaperdeye bir çivi çak" demiş.
Genç, birinci hafta tahta perdeye 37 çivi çakmış.
Sonraki haftalarda kendi kendini kontrol etmeye çalışmış ve geçen her günde daha az çivi çakmış. Nihayet bir gün gelmiş ki hiç çivi çakmamış. Babasına gidip söylemiş. Babası onu yeniden tahta perdenin önüne götürmüş. Gence bugünden başlayarak tartışmayıp kavga etmediğin her gün için tahta perdelerden bir çivi çıkart, sök" demiş. Günler geçmiş. Bir gün gelmiş ki her çivi çıkarılmış. Babası ona aferin iyi davrandın ama bu tahta perdeye dikkatli bak. Çok delik var. Artık geçmişteki gibi güzel olmayacak"demiş.Arkadaşlarla tartışıp kavga edildiği zaman kötü kelimeler söylenilir. Her kötü kelime bir yara (delik) bırakır. Arkadaşına bin defa kendisini affettiğini söyleyebilirsin ama bu delik aynen kalacak (kapanmayacak).

İyi bir arkadaş ender bir mücevher gibidir. Seninle güler ,seninle yüreklenir,ihtiyaç duyduğunda yanında ve yardımcın olur, seni dinler ve sana yüreğini açar"
 

alptraum

New member
Katılım
1 Ocak 2005
Mesajlar
2,908
Tepkime puanı
166
Puanları
0
Yaş
39
Konum
Aþk`dan
Web sitesi
www.muhakeme.net
ben bu yazinin benzerini yanlis hatirlamiyorsam imam-i gazalinin bir kitabinda okumustum
ve orda günah örnegi verilip o delikleri kalpdeki leke olarak örneklendirmisti

ama buda güzel allah razi olsun kardesim güzel bir paylasim olmus
 
Üst Alt