Neler yeni
Blue
Red
Green
Orange
Voilet
Slate
Dark

Ana hakkı

reyyan

New member
Katılım
29 Eyl 2006
Mesajlar
1,279
Tepkime puanı
18
Puanları
0
Yaş
44
Mesaj Tarih: 22 Ekm Pzr, 2006 22:44 Mesaj konusu: Ana Hakkı... Alıntıyla Cevap Ver
Hazreti Peygamberimiz (s.a.s.) eshabıyla oturmuş sohbet ediyordu. Bir kadın sahabe Resulullah'ın huzuruna telaşla girerek:

- Ya Resûlellah! Şu anda kocam ölüm dçşeğinde, belki biraz sonra ölmüş olacak... Yalnız yanında kelime-i şehadet getirdiğimi anladığı ve kendiside getirmeye çalıştığı halde şehadet kelimesi getiremiyor. Kocamın imansız gitmesinden korkuyorum. Bu hususta bir yardımınızı bekliyorum, dedi.

Hazreti Peygamberimiz:

- Kocan sağlığında ne gibi kötü harekette bulunurdu? diye sordu.

Kadın hiçbir kötü amelinin olmadığını, namazını kılıp her türlü ibadetini noksansız yerine getirmeye çalıştığını söyledi.

Bu sefer Peygamberimiz:

- Kocanızın dünyada kimi var? diye sordu.

Kadın ihtiyar bir annesi olduğunu söyleyince Peygamberimz (s.a.s.) kadının kocası Alkama'nın anasın huzura çağırdı. Hazreti Alkama'nın anası, Hazreti Peygamberimizin huzuruna çıktı. Peygamberimiz:

- Oğlun sana karşı nasıl hareket ederdi? Oğlundan memnunmusun? diyr sordu.

Alkamanın anası:

- Ya Resulullah, oğlum evleninceye kadar çok iyi muamele ederdi. Evlendikten sonra hanımını dinledi, bana hor bakmaya başladı. Hatta son zamanda evini bile ayırdı. Ben de üzüldüm, onun bu hareketine, dedi.

Peygamberimiz (s.a.s.) yaşlı kadına; oğlunun ölüm döşeğinde olduğunu, hakkını helâl etmediği takdirde cehennem azabı çekeceğini söylediyse de kadın:

- Hakkımı helâl etmem ey Allah'ın Resûlü, dedi.

Alkama ise evde yatıyor, hâlâ şehadet kelimesi getiremiyordu.

Hazreti Peygamberimi, kadının annelik şefkatini harekete geçirmek için, orada bulunanlara:

- Bana biraz odun hazırlayın, diye emir verdi.

Kadın hayretle :

- Odunu ne yapacaksın ya Resûlellah! diye sormaktan kendini alamadı.

Çünkü o da şüphelenmişti.

Peygamber Efendimiz :

- Oğlunu yakacağım... Zira yarın cehennemde yanacağına cezasını burada çeksin, daha iyi buyurunca, kadın dayanamadı,

- Oğlumun gözümün önünde yanmasına razı olamam ya Resûlellah ! Ona hakkımı helal ediyorum, dedi.

Murat hasıl olmuştu... Hazreti Peygamberimiz, Bilâl-ı Habeşi Hazretlerini göndererek :

- Git bakalım, Alkama ne haldedir? buyurdular.

- Bilâl-i Habeşi Alkam'nın yanına varıp şehadet kelimesei telkin ettiğinde, Alkama'nın dili açılmıştı :

- Lâ ilâhe illallâh, Muhammedün Resûlüllah, deyip ruhunu Allah'a teslim etti.
 

aklý selim

Mesajlari Onaylanacak
Katılım
3 Kas 2006
Mesajlar
120
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
54
Meraktan soruyorum;
Son nefesi vermeden önce kelime-i şahadet getirmek şartmı?Getirmeyen,ya da getiremeyen kişinin durumu nedir?
 

reyyan

New member
Katılım
29 Eyl 2006
Mesajlar
1,279
Tepkime puanı
18
Puanları
0
Yaş
44
uzaklardan geldim buralara ahde vefa göstermeğe
- KELİME-İ ŞEHADETİN FAYDALARI

Ömründe bir kere şehadet getirmek farzdır, delil Allah Taâlâ'nın "Bilki Allah'tan başka tanrı yoktur" (Muhammed 47/19) kavl-i şerifidir. Ve kelime-i şehadet getirmenin dört şartı vardır:
1. Dil ile getirirken kalbi hazır olmak,
2. Mânasını bilmek,
3. Hulûs-i kalp ile getirmek,
4. Tazim ile getirmek.
Ve dahi şehadet getirmenin yüz otuz kadar faidesi vardır. Amma zikr olunacak dört şeyden biri bulunmasa şehadet kelimesinin faidesi olur, eğer bulunursa faidesi yoktur. Ol dört şeyin biri şirk (Allah'a ortak koşmak), biri şek (şüphe), biri teşbih (Yüce Allah'ı varlıklardan birine benzetmek), biri ta'tîl (Allah'ın varlığını veya kâinata müdahalesini inkâr etmek). Şirk Allahu azimü'ş-şan'ın zatında şirk koşmağa, şek dinde meks etmeğe (tereddüt göstererek durmaya), teşbih vehminde Allah Taâlâ'yı bir mahlûka benzetmeğe, ta'tîl Allahu azimü'ş-şan âleme karışmaz, her bir şey vakti geldikte kendi tabiatıyla olur demeğe derler.
Ve dahi yüz otuz faidenin otuzu bu mahalde zikr olunmuştur. Otuzdan beşi dünyada ve beşi ölür iken ve beşi kabirde ve beşi Arasat'ta ve beşi Cehennem'de ve beşi Cennet'te.

Amma dünyada olan beş faide:

İsmi güzel çağırılır,ahkâm-ı şer'iyye üzerine farz olur, boynu kılıçtan kurtulur,Allahu azimü'ş-şan razı olur,cümle müminler ona muhabbet eder.
Ve dahi ölür iken olan beş faide:

Azrail aleyhi's-selâm ona güzel surette gelir, sanki yağdan kıl çeker gibi ruhunu alır,Cennet kokuları gelir dahi İlliyyîn'e çıkarmüjdeci melekler gelir "merhaba ya mümin, sen Cennetliksin"deyü haber verirler.

Ve dahi kabirde olan beş faide:

Kabri geniş olur, Münker ve Nekir hazretleri güzel surette gelir, Allahu azimü'ş-şan ona bir melek tayin eder, bilmediğini talim eder, Allahu azimü'ş-şan bilmediğini hatırına getirir, Cennet'te makamın(ı) görür.

Ve dahi meydan-ı Arasat'ta olan beş faide:

Sual ve hesabı asan (kolay) olur, kitabı sağından verilir, mizanda sevabı ağır gelir,Arşu'r-Rahman altında gölgelenir, Sırat'ı yıldırım gibi geçer.
Ve dahi Cehennem'de olan beş faide;

Eğer Cehennem'e girer ise Cehennem ehli gibi gözleri gök olmaz, şeytan ile çatılmaz, ellerine ateşten bilecek, dahi boğazına zencir vurulmaz, Hamım suyundan içirmezler, ebedi Cehennem'de kalmaz.
Ve dahi Cennet'te olan beş faide:

Cümle melekler ona selâm verir, sıddîklar ile refik (arkadaş) olur, ebedi Cennet'te kalır, Allah Taâlâ ondan razı olur, Allahu azimü'ş-şan'ın didârını görür.MIZRAKLI İLKMİHAL
 

aklý selim

Mesajlari Onaylanacak
Katılım
3 Kas 2006
Mesajlar
120
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
54
Bütün bir ömrü vahye aykırı yaşamış biri son anda kelime-i şahadet getirse ne olur?
Yada ömrü vahyin bereketli ortamında geçmiş biri kelime-i şahadet getirmemiş,yada getirememiş olsa imanımı gider!
Ki ölüm anında insan reflekslerinin etkisi altında kalıyor,yani o ortamdan kurtulmak için çabalıyor!Böylesine sıkıntılı bir durumda insanın bu sözcükleri söyleyememesi imanını götürmez herhalde!
örnek olarak firavun var,son anda söyledikleri kabul edilmeyen!
eğer ölüm anında şahadet getirmek imanın bir cüzü ise,iman eden kişiye Rabbim mutlaka ve mutlaka söyletir!Ama Kur'anda böyle bir şeye rastlamadım,siz rastldıysanız lütfen bildirin!



Eğer Cehennem'e girer ise Cehennem ehli gibi gözleri gök olmaz, şeytan ile çatılmaz, ellerine ateşten bilecek, dahi boğazına zencir vurulmaz, Hamım suyundan içirmezler, ebedi Cehennem'de kalmaz.

Cennet ve cehennemin en karakteristik özelliği içine girenin bir daha çıkmaması yada ç ı k a m a m a s ı !
 
Üst Alt